Bir yıl önce bugün, Suriye’nin başkenti Şam’ın Dweila semtinde öğle saatlerinde, Rum Ortodoks toplumuna ait Mar Elias Kilisesi’ne yönelik bir intihar saldırısı düzenlendi. En az 20 Hristiyanın yaşamını yitirdiği ve 65’e yakın kişinin ağır yaralandığı bu katliamın birinci yıl dönümünde, Avrupa Süryaniler Birliği (ESU) yazılı bir açıklama yayımladı. ESU, “22 Haziran 2025 tarihinde Mor Eliyas Kilisesi’ne yönelik gerçekleştirilen menfur terör saldırısının üzerinden bir yıl geçti” diyerek saldırıda hayatını kaybeden 26 kişiyi saygı ve rahmetle andıklarını belirtti.
Avrupa Süryaniler Birliği: “İbadethanelerin hedef alınması insanlık vicdanına karşı işlenmiş ağır bir suçtur”
Avrupa Süryaniler Birliği tarafından yapılan açıklamada, insanların huzur bulmak ve ibadet etmek amacıyla bir araya geldiği kutsal mekânların hedef alınmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı. Kiliseler, camiler ve sinagoglar gibi tüm ibadethanelerin ortak insanlık değeri olduğu aktarılan açıklamada, “Aradan bir yıl geçmiş olsa da acılar hâlâ taze. Geride gözü yaşlı aileler, anne ve babalarını kaybeden çocuklar ve derin yaralar taşıyan bir toplum kaldı” ifadelerine yer verildi.
Bölgedeki Hristiyan topluluklar için yerel ve etkili güvenlik mekanizmaları talep edildi
ESU, Suriye ve Ortadoğu genelinde yaşayan Süryani ve diğer Hristiyan toplulukların güvenliğinin sağlanmasının ertelenemez bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Süregelen istikrarsızlık ve güvenlik boşluğuna dikkat çekilen açıklamada, yerel halkların kendi köylerini, kasabalarını ve yaşam alanlarını koruyabilmesi için etkili güvenlik mekanizmalarına sahip olması gerektiği savunuldu. Hristiyan toplulukların varlıklarının korunması ve geleceğe umutla bakabilmeleri için gerekli adımların atılmasının büyük önem taşıdığı kaydedildi.
“Süryaniler, Araplar, Kürtler, Ermeniler eşit haklara sahip yurttaşlar olarak bir arada yaşayabilmeli”
Ortadoğu halklarının onlarca yıldır savaş, katliam ve zorunlu göçlerin bedelini ödediğini belirten ESU, bu şiddet döngüsünün son bulması çağrısında bulundu. Kalıcı barışın ancak demokrasi, hukuk devleti, eşit yurttaşlık ve çoğulculuk temelinde kurulabileceğini ifade eden birlik, “Süryaniler, Araplar, Kürtler, Ermeniler ve bölgenin tüm halkları; Hristiyanlar, Müslümanlar, Ezidiler ve diğer tüm inanç toplulukları, eşit haklara sahip yurttaşlar olarak bir arada yaşayabilmeli” dedi. Açıklamada, yeni nesillerin yetim kaldığı ve insanların inançları nedeniyle hedef seçildiği bir geleceğin reddedildiği vurgulandı.
ESU’dan “Birlikte yaşamı savunmaya devam edeceğiz” sözü
Açıklamanın son bölümünde Mar Elias Kilisesi’nde yaşamını yitirenlerin anısı önünde barışı ve adaleti savunma sözü yenilendi. ESU açıklamayı şu cümlelerle sonlandırdı: “Daha fazla çocuğun yetim kalmaması, daha fazla anne ve babanın evladını toprağa vermemesi, daha fazla ibadethanenin kana bulanmaması için barışı, adaleti ve birlikte yaşamı savunmaya devam edeceğiz. Tüm halkları şiddete, nefrete ve ayrımcılığa karşı ortak bir duruş sergilemeye çağırıyoruz. Savaşlar değil, yaşam kazansın. Nefret değil, kardeşlik kazansın. Ölüm değil, umut kazansın”.
Kaynak: Sabro
