Büro Emekçileri Sendikası Araştırma Merkezi (BES-AR), Haziran 2026 dönemine ilişkin açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya göre, artan gıda fiyatları ve yaşam maliyetleri nedeniyle milyonlarca emekçi ve emekli geçim sıkıntısıyla karşı karşıya kalırken, dört kişilik bir ailenin insanca yaşayabilmesi için gereken aylık gelir 119 bin lirayı aştı.
BES-AR’ın gıda fiyatları üzerinden yaptığı hesaplamaya göre, dört kişilik bir memur ailesinin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için aylık gıda harcamasının Haziran 2026 itibarıyla 48 bin 43 liraya ulaştığı belirlendi. Bekar bir çalışanın yaşam maliyeti ise 77 bin 197 lira olarak hesaplandı.
Araştırmada, gıda harcamalarının yanı sıra kira, ulaşım, enerji, sağlık, eğitim, giyim ve diğer temel ihtiyaçların da dahil edildiği yoksulluk sınırının 119 bin 344 liraya yükseldiği kaydedildi. Bu rakam, çalışanların büyük bölümünün gelirinin temel yaşam giderlerini karşılamaktan uzak kaldığını ortaya koydu.
BES-AR açıklamasında, 2026 yılında 28 bin 75 lira olarak uygulanan asgari ücretin açlık sınırının oldukça altında kaldığına dikkat çekildi. Açıklamada, asgari ücretlinin yalnızca temel gıda harcamalarını karşılamakta dahi zorlandığı belirtilerek, ücretin açlık sınırının yüzde 73 altında kaldığı ifade edildi.
Sendika, sağlıklı beslenmenin günlük maliyetinin 1.620 lirayı aştığını vurgularken, özellikle büyükşehirlerde yaşayan kamu emekçilerinin ağır bir barınma kriziyle karşı karşıya olduğunu kaydetti. Açıklamaya göre birçok kamu çalışanı maaşının yüzde 75 ila 80’ini kiraya ayırmak zorunda kalıyor. Artan kira fiyatları nedeniyle bazı kamu emekçilerinin öğrenci evlerini andıran kalabalık yaşam koşullarına yöneldiği belirtildi.
BES-AR, yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında ücretlerin hızla eridiğine dikkat çekerek kamu emekçileri, asgari ücretliler ve emekliler için insanca yaşam koşullarını sağlayacak ücret politikalarının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Sendika, açlık ve yoksulluk sınırları arasındaki farkın giderek büyümesinin emekçilerin yaşam koşullarını daha da ağırlaştırdığına işaret etti.
