Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, Çorum Katliamı’nın 46. yılı dolayısıyla sosyal medya hesaplarından anma ve adalet çağrısı içeren açıklamalar yayınladı.
Eş genel başkanlar, katliamın toplumsal hafızadaki yerine dikkat çekerek yüzleşme ve eşit yurttaşlık vurgusu yaptı.
Bakırhan: “Gerçek sorumlular ortaya çıkarılmadı”
Tuncer Bakırhan, 46 yıl önce Çorum’da Alevi yurttaşları hedef alan saldırılarda onlarca kişinin yaşamını yitirdiğini, yüzlerce kişinin de yaralandığını hatırlattı. Katliamın toplumsal hafızada “derin ve silinmez yaralar” açtığını belirten Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:
“Çorum Katliamı; halkları, inançları ve kimlikleri birbirine düşman etmeyi amaçlayan karanlık politikaların, nefret dilinin ve örgütlü kötülüğün acı bir sonucudur. Aradan geçen bunca yıla rağmen gerçek sorumluların tüm yönleriyle ortaya çıkarılmamış olması ve cezasızlık anlayışının sürdürülmesi, adalet duygusunu zedelemekte ve acıları canlı tutmaktadır.
Türkiye’nin demokratik bir hukuk devleti olarak güçlenebilmesi; halkların, inançların ve kimliklerin eşit, özgür ve güven içinde yaşayacağı kalıcı bir toplumsal barışın kurulmasıyla mümkündür. Bunun yolu ise geçmişle samimi ve cesur bir yüzleşmeden, hakikatin açığa çıkarılmasından ve adaletin eksiksiz biçimde tesis edilmesinden geçmektedir.”
Bakırhan, hayatını kaybedenleri saygı ve rahmetle andığını belirterek, “Bu organize katliamı gerçekleştirenleri, azmettirenleri ve karanlık zihniyeti bir kez daha lanetliyoruz. Hakikat, adalet, eşit yurttaşlık ve ortak yaşam mücadelemizi kararlılıkla büyütmeye devam edeceğiz” dedi.
Hatimoğulları: “Hafızayı diri tutacağız”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ise Çorum Katliamı’nı “adaleti sağlanmayan büyük bir yara” ve “ülkenin karanlıkta bırakılan hafızası” olarak nitelendirdi.
Hatimoğulları, açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi:
“Çorum’dan Maraş’a, Sivas’tan Gazi’ye uzanan bu karanlık hafıza hâlâ canlıdır. Alevilere yönelen nefretin, inkârın ve cezasızlık düzeninin karşısında; hafızayı diri tutacak, hakikat ve adalet arayışımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.
Katledilen canlarımızı saygıyla anıyorum. Eşit yurttaşlık temelinde; inancımızla, kimliğimizle, farklılıklarımızla bir arada ve özgür yaşayacağımız ortak yaşamı hep birlikte var edeceğiz.”
