Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (I)

    10 Ekim 2026

    Avrupa sokaklarında yeni çatışma: Kentlerin öfkesi, taşranın düzeni ve radikal sağın gölgesinde solun geleceği

    10 Ekim 2026

    Gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklandı

    9 Ekim 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (I)

      10 Ekim 2026

      Avrupa sokaklarında yeni çatışma: Kentlerin öfkesi, taşranın düzeni ve radikal sağın gölgesinde solun geleceği

      10 Ekim 2026

      Eski eserler nasıl tahrip edildi? Arşiv belgeleri geçmişin izlerini anlatıyor

      9 Ekim 2026

      Sekiz Ekim

      7 Ekim 2026

      Anayasayı ihlal eden iktidarın yeni ve “sivil” Anayasa çağrısı

      5 Ekim 2026
    • Seçtiklerimiz

      Şimdi Che okuma zamanı

      9 Ekim 2026

      Türkiye Osmanlı gibi büyük kaybeder

      7 Ekim 2026

      Biraz da var olacağımıza inanmak

      3 Ekim 2026

      Rejimin ‘kültür savaşı’ davetiyesi – gönderene iade

      1 Ekim 2026

      14 maddede faşizm: Umberto Eco

      29 Eylül 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Titrek bir salyangozun demokrasiye inancı: Kelsen, Spinoza ve kırılganların dünyayı taşıyan sessiz direnişi

    Titrek bir salyangozun demokrasiye inancı: Kelsen, Spinoza ve kırılganların dünyayı taşıyan sessiz direnişi

    ELİF GAMZE BOZO yazdı: Demokrasi, mutlak hakikatin olmadığı yerde birlikte yaşayabilme biçimidir. Çünkü hiçbir insan, hiçbir lider, hiçbir çoğunluk tek başına mutlak doğruyu temsil edemez. Demokrasi tam da bu yüzden kırılgandır. Ve belki de bu yüzden bir salyangoza benzer.
    Elif Gamze Bozo26 Mayıs 2026
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Hukuk Felsefesi ve Sosyoloji derslerinde öğrendiğim en önemli şeylerden biri şuydu:

    Her düşünür, dünyayı açıklamaya çalışır.

    Çünkü felsefe yalnızca düşünmek değil; insanın neden acı çektiğini, neden boyun eğdiğini, neden korktuğunu ve neden özgürleşemediğini anlamaya çalışma çabasıdır.

    Bu yüzden sorgulama, felsefenin en temel eylemidir.

    Sorgulayan insan yalnızca cevap aramaz; aynı zamanda dünyanın hangi güç ilişkileriyle kurulduğunu da görmeye başlar.

    Prof. Dr. Cemal Bali Akal hocamın derslerinde bir kez daha fark ettim ki; hem Baruch Spinoza hem de Hans Kelsen yalnızca hukuk ya da siyaset teorisi üretmediler.

    Onlar aynı zamanda insanın iktidarla, korkuyla ve hakikatle kurduğu ilişkiyi çözmeye çalıştılar.

    Çünkü her toplum önce kendi korkularını üretir.

    Sonra o korkular üzerinden itaati kutsar.

    Bu nedenle tarih boyunca farklı düşünen filozoflar hep tehlikeli görülmüştür.

    Çünkü düşünmek, düzenin görünmeyen duvarlarını fark etmektir.

    Kelsen’in hukuk anlayışı çoğu zaman yalnızca “katı pozitivizm” üzerinden okunur. Oysa Kelsen’in düşüncesi bundan çok daha derindir.

    İnsan davranışlarının yalnızca bireysel iradeyle değil; toplumsal yapılar, normlar ve dil tarafından da şekillendiğini gören bir yaklaşımı vardır.

    Bu yönüyle hukuk, yalnızca devletin koyduğu kurallar bütünü değil; toplumun düşünme biçimlerinin de aynasıdır.

    Belki de bu yüzden hukuk ile sosyoloji birbirinden ayrı düşünülemez.

    Çünkü yasalar, insanların birbirine nasıl bakacağını da belirler.

    Özgürlüğü kaybetmek

    Bir toplum engelli bireyi “eksik”, kadını “itaat etmesi gereken”, yoksulu “başarısız”, mülteciyi “yük” olarak görmeye başladığında yalnızca ahlaki çöküş yaşamaz; aynı zamanda hukuk da çürümeye başlar.

    İşte tam burada Spinoza devreye girer.

    Spinoza’ya göre insan korkuyla yönetildikçe özgürlüğünü kaybeder.

    Korku yalnızca bedeni susturmaz; zihni de küçültür.

    Bugün dünyanın birçok yerinde tam olarak bunu yaşıyoruz.

    İnsanlar düşünmek yerine taraf olmaya zorlanıyor.

    Sorgulamak yerine öfkelenmeye…

    Dinlemek yerine yok etmeye…

    Demokrasi ve salyangozlar

    Kalabalıkların bağırışı düşüncenin önüne geçiyor.

    Sosyal medya çağında herkes konuşuyor ama kimse gerçekten birbirini duymuyor.

    Çünkü çağımızın en büyük krizi belki de iletişimsizlik değil; tahammülsüzlük.

    Kelsen’in demokrasiyi tanımlarken söylediği şey bu yüzden hâlâ çok değerlidir:

    Demokrasi, mutlak hakikatin olmadığı yerde birlikte yaşayabilme biçimidir.

    Çünkü hiçbir insan, hiçbir lider, hiçbir çoğunluk tek başına mutlak doğruyu temsil edemez.

    Demokrasi tam da bu yüzden kırılgandır.

    Ve belki de bu yüzden bir salyangoza benzer.

    Bazı canlılar vardır; dünyayı sessizce taşırlar sırtlarında.

    Ne hızlarıyla övünürler ne de güç gösterisi yaparlar.

    Kırılgandırlar.

    Narinlerdir.

    Ezilmeye en yakın olanlardır.

    Ama yaşamı en çok onlar hisseder.

    Demokrasi de böyledir.

    Gürültülü değildir.

    Gösterişli değildir.

    Bir savaş tankı kadar güçlü görünmez.

    Çünkü demokrasi, güçlü olanın değil; ezilme ihtimali olanın sistemidir.

    Bir salyangozun ezilmeden yol alabilmesi için gereken şeydir demokrasi.

    Demokrasi ne ister?

    Faşizm hız ister.

    Demokrasi sabır.

    Faşizm tek ses ister.

    Demokrasi çok ses.

    Faşizm güçlü bedenleri sever.

    Demokrasi ise en kırılgan olanın bile yaşama hakkını savunur.

    Bu yüzden engelliler için demokrasi yalnızca sandık değildir.

    Kadınlar için yalnızca temsil meselesi değildir.

    Yoksullar için yalnızca ekonomik bir kavram değildir.

    Demokrasi; nefes alabilme hakkıdır.

    Bir tekerlekli sandalye rampası demokrasidir.

    Bir işaret dili tercümanı…

    Bir kör bireyin bağımsız hareket edebilmesi…

    Bir kadının korkmadan konuşabilmesi…

    Bir çocuğun farklı olduğu için aşağılanmaması…

    Bunların hepsi demokrasinin gündelik hayattaki gerçek yüzüdür.

    Çünkü demokrasi yalnızca anayasalarda yazmaz.

    Sokakta yaşar.

    Kaldırımda yaşar.

    Okulda, hastanede, iş yerinde yaşar.

    Ve en çok da toplumun “yavaş”, “eksik”, “farklı” dediği insanların bedenlerinde sınanır.

    Bugün dünyada milyonlarca insan kendini titrek bir salyangoz gibi hissediyor.

    Kabuklarının içine çekilmek zorunda kalan insanlar…

    Ezilmekten korkanlar…

    Yavaş olduğu için değersiz sayılanlar…

    Ama belki de insanlığı kurtaracak olan tam da bu kırılganlıktır.

    Çünkü merhamet hızlı değildir.

    Adalet gösterişli değildir.

    Hakikat çoğu zaman bağırmaz.

    Sessizdir.

    Bir salyangoz gibi yavaş ilerler.

    Ama geçtiği yerde iz bırakır.

    Ve bazen dünyanın bütün gürültüsüne rağmen en büyük direniş, ezmeden yürümeyi seçmektir.

    Belki de gerçek demokrasi tam olarak budur:

    Kırılgan olanı ezmemeyi öğrenmek.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (I)

    10 Ekim 2026

    Avrupa sokaklarında yeni çatışma: Kentlerin öfkesi, taşranın düzeni ve radikal sağın gölgesinde solun geleceği

    10 Ekim 2026

    Eski eserler nasıl tahrip edildi? Arşiv belgeleri geçmişin izlerini anlatıyor

    9 Ekim 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (I)

    Toros Korkmaz

    Avrupa sokaklarında yeni çatışma: Kentlerin öfkesi, taşranın düzeni ve radikal sağın gölgesinde solun geleceği

    Mahsuni Gül

    Eski eserler nasıl tahrip edildi? Arşiv belgeleri geçmişin izlerini anlatıyor

    Ertan Eroğlu

    Sekiz Ekim

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    M. Ender Öndeş

    Şimdi Che okuma zamanı

    Siyasi Haber

    Türkiye Osmanlı gibi büyük kaybeder

    Maral Dink

    Biraz da var olacağımıza inanmak

    Ertuğrul Kürkçü

    Rejimin ‘kültür savaşı’ davetiyesi – gönderene iade

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    CHP’de kıyım sürüyor: Mutlak butlan yönetimi 3 emekçiyi daha işten çıkardı

    9 Ekim 2026

    MESEM’li Mahir Buğra’nın ölümüne ilişkin davada iki sanığa tahliye: ‘Çocukları sermayeye peşkeş çekiyorlar’

    8 Ekim 2026

    İSİG Meclisi raporu açıkladı: Eylül ayında en az 226, dokuz ayda 1736 işçi katledildi

    7 Ekim 2026
    KADIN

    Gülistan Doku dosyası: Tuncay Sonel ve siber çete üyesinin uyuşturucu yazışmaları dava dosyasında!

    5 Ekim 2026

    Erkek şiddeti bir can daha aldı: 18 yaşındaki Gökçe Alkan, Bursa’da katledildi

    4 Ekim 2026

    DEM Parti’li erkeklerden kadın katliamlarına karşı yürüyüş: “Kadını öldüren erkeklikten utanıyoruz”

    1 Ekim 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.