29 Nisan’da uğradığı saldırıdan sonra Marmaris limanında yeniden bir araya gelerek 15 Mayıs’ta yola çıkan Küresel Sumud Filosu’nun Kıbrıs açıklarında uğradığı saldırıya rağmen yola devam eden son teknelerine de İsrail donanması tarafından şiddet kullanılarak el konulduğu, hukuka aykırı olarak alıkoyulan Filo katılımcılarınını Aşdod limanı üzerinden Nakab’daki Ketsiot hapishanesine götürüldüğü açıklandı.
Küresel Sumud Filosu Kriz Masası’ndan alınan bilgilere göre Filo’daki gemilerden en son saldırıya uğrayan, “Lina” oldu. Gemiye 1976’da okula giderken öldürülen Filistinli öğrenci Lina en-Nabulsi’nin adı verilmişti. Gazze’ye yaklaşık 80 deniz mili kalmışken saldırıya uğrayan Ramle (Sirius) ise Gazze’ye en çok yaklaşan tekne oldu.
Hükümetlerin adım atması için basınç uygulama çağrısı
19 Mayıs gecesi saat 20.51’de tüm gemilerinin durdurulduğunu açıklayan Küresel Sumud Filosu tutsak alınan katılımcılar arasında yurttaşların bulunan ABD, Almanya, Arjantin, Arnavutluk, Avustralya, Avusturya, Bahreyn, Belçika, Birleşik Krallık, Brezilya, Cezayir, Danimarka, Endonezya, Fas, Finlandiya, Fransa, Güney Afrika, Güney Kore, Hırvatistan, Hollanda, İrlanda, İspanya, İsviçre, İtalya, Kanada, Libya, Malezya, Meksika, Mısır, Moritanya, Norveç, Pakistan, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovakya, Sri Lanka, Şili, Tunus, Türkiye, Umman, Ürdün, Vietnam, Yeni Zelanda ve Yunanistan hükümetlerinin harekete geçmesi için bu ülkelerin dışişleri bakanlıklarına gönderilmek üzere bir mesaj paylaştı. İlgili hükümetleri alıkonulan tüm yurttaşlarının derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmasını talep etmeye, Filo’ya yönelik her tür müdahaleyi uluslararası hukukun ve yurttaşlarının haklarının ihlali olarak açıka kınamaya, Gazze’deki abluka ve soykırımı, Batı Şeria’da devam eden etnik temizliği sona erdirmek için “somut ve ölçülebilir adımlar” atmaya çağıran mesajda “Kendi vatandaşlarını savunma ve uluslararası hukuku uygulama konusunda yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen hükümetler, harekete geçmemelerinden dolayı kamuoyu önünde hesap vereceklerdir” deniyor. Sumud Koalisyonu tarafından harekete geçenlerin ve geçmeyenleri isimlendirerek uygun olduğunda yasal işlem başlatmak üzere her şeyin belgelendiğini belirten ve “Tarih bu anı kaydediyor. Biz de öyle. Cevabınızı bekliyoruz” sözleriyle son bulan mesajı önerilen adreslere gönderenlerin sayısı bugün 17.00’te 900 bini geçiyordu.
“Elde kalan, sumuddur”
Küresel Sumud Filosu, 2026 Bahar Seferi’nin ikinci aşamasının da tüm gemilere İsrail güçlerinin el koyması ve katılımcıların zorla alıkoyulmasıyla son bulması üzerine “Filo’yu Şeytanlaştırmaya Çalışırken Kendi Suçlarını Bütün Dünyaya Gösterdiler” başlıklı bir bildiri yayınladı. Bildiride “İsrail Saldırı Güçleri” tarafından gemiler engellense de “Filistin halkıyla dayanışmaya adanmamızın” engellenemeyeceği vurgulanarak “Elde kalan, sumuddur/kararlılıktır” deniyor. 428 tutsağın karşı karşıya kaldığı uygulamanın on bin Filistinliyi tutsak eden sistemin uzantısı olarak nitelendiği bildiride Filo’nun İsrail tarafından neden bu kadar tehlikeli görüldüğüne de değiniliyor:
“Başbakan Binyamin Netanyahu sivil yelkenliler, balıkçı tekneleri, ahşap motorlar ve sandalların bir araya gelişine yönelik saldırıyı bizzat yönetmek üzere Donanma’nın askeri harekât odasında kıdemli kabine üyeleri ve amiralleriyle birlikte yerini aldı. İsrail’in Gazze’ye dayattığı “tecrit”i kırma planı olarak adlandırdığı şeyi boşa çıkarmak için “sessiz sedasız” çalışmaları nedeniyle kuvvetlerini kutladı. Tecrit, savundukları sistem için arızi bir unsur değildir. Sistemin kendisidir, tecrit sistemleriyse kendilerini ayakta tutamazlar. Onlar için duvarlar, bekçiler, silahlar gerekir. Bir de bütün dünyadaki ülkelerin sessizliği ve suç ortaklığı. Küçük teknelerden oluşan bir sivil filonun İsrail rejimi tarafından muazzam bir donanma tepkisiyle karşılanması bundandır.”
Francesca Albanese: “Avrupa Birliği’nin utancı!”
BM Özel Raportörü Francesca Albanese, Filo’ya bağlı teknelerden birine yaklaşan İsrail donanma güçlerinin silahsız gönüllülere ateş açtığını belgeleyen görüntü kayıtları üzerine paylaştığı X mesajında “İsrail’e uluslararası sularda DA sivillere yönelik tehdit, kaçırma ve ateş açma izni verildi! Sınır Tanımayan Apartheid’a hoşgeldiniz –Apartheid Akdeniz Konsorsiyumu çok yakında. Dünyanın bu parçasında bunun mümkün kılan Avrupa Birliği utansın!” dedi.
Hak-İş İsrail Büyükelçiliği Rezidansı önünde basın açıklaması yapıyor
Saldırı sonucu alıkonularak Ketsiot hapishanesine götürüldüğü bildirilen 428 Fİlo katılımcısı arasında Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan ve Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin de bulunuyor. Konfederasyon’un çağrısıyla tarafından yapılan çağrı üzerine bugün 15.00’te Ankara’da İsrail Büyükelçiliği Rezidansı önünde kitlesel bir basın açıklaması yapılıyor.
Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, yazılı bir açıklama yayınlayarak Arslan ve ZZengin’in de aralarında bulunduğu tüm gönüllülerin serbest bırakılması için uluslararası sendikal hareketi inisiyatif almaya çağırdı.
Somali Sendikalar Federasyonu (FESTU), SOmali Sendikalar Kongresi (SOCOTU, Arnavutluk Sendikalar Konfederasyonu (KSSH), Arnavutluk Bağımsız Sendikalar Konfederasyonu (BSPHS) ve Moritanya Ulusal İşçi Konfederasyonu (CNTM) da Hak-İş yöneticileri ve Sumud gönüllülerinin serbest bırakılması talebini ve Fİlisitn halkıyla dayanışmalarını dile getiren mesajlar yayınladı.
Avrupa Kamu Hizmeti Sendikaları Federasyonu (EPSU) Genel Sekreteri Jan Willem Goudriaan, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikalarından Sorumlu Kaja Kalls’a bir mektup yazarak, acil müdahale talebinde bulundu. Goudriaan, “EPSU’ya bağlı sendikacıların ve şimdi de Türk meslektaşlarımızın bu insani misyonlara katılımı, Avrupa sendikal hareketinin temelini oluşturan dayanışma, insanlık ve barış değerlerini yansıtmaktadır. Sizi ve Avrupa Birliği’ni, meslektaşlarımız Mahmut Arslan, Fatma Zengin ve tutuklanan diğer kişilerin güvenliklerini ve haklarının korunmasını sağlamak için elindeki araçları derhal kullanmaya çağırıyoruz” dedi.
Birleşik Metal-İş: “Nehirden denize özgür Filistin!”
Birleşik Metal-İş saldırı üzerine X hesabından #NehirdenDenizeÖzgürFilistin heştegiyle yayınladığı mesajda “İsrail devletinin hukuk tanımazlığının ve saldırganlığının yeni bir örneği” olarak nitelediği saldırıda alıkonulan tüm aktivistlerin derhal serbest bırakılmasını istedi.
