Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Galatasaray’dan yükselen 30 yıllık adalet haykırışı: Cumartesi Anneleri “Kayıplar Haftası”nda yine alanda

    17 Mayıs 2026

    Türkiye Sosyalist Partisi kuruluş sürecini duyurdu

    17 Mayıs 2026

    Mem Ararat’ın büyüyen egosu: Yazık etti kendisine

    17 Mayıs 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Şirîn û xweş e zimanê Kurdî

      15 Mayıs 2026

      Teknolojik cumhuriyet ya da dijital imparatorluk

      14 Mayıs 2026

      Soma’nın altında kalan sadece İşçiler değil, bir düzenin vicdanıdır

      13 Mayıs 2026

      ‘Lan’ hadi oradan

      12 Mayıs 2026

      Zafer Partisi kapatılsın!

      11 Mayıs 2026
    • Seçtiklerimiz

      Tukidides Tuzağı’ndan kaçarken İran ve Küba’ya çarpmak!

      17 Mayıs 2026

      ODTÜ provokasyonu ve geç faşizmin yeni baskı rejimi

      14 Mayıs 2026

      İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

      9 Mayıs 2026

      Ana akım sendikacılığın krizi!

      4 Mayıs 2026

      Madenci direnişinin gösterdikleri

      4 Mayıs 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Galatasaray’dan yükselen 30 yıllık adalet haykırışı: Cumartesi Anneleri “Kayıplar Haftası”nda yine alanda

    Galatasaray’dan yükselen 30 yıllık adalet haykırışı: Cumartesi Anneleri “Kayıplar Haftası”nda yine alanda

    Cumartesi Anneleri, 17-31 Mayıs Kayıplar Haftası’nda bin 103 haftadır sürdürdükleri direnişle Galatasaray Meydanı’ndan sesleniyor: Emine Ocak’tan Berfo Ana’ya kadar çocuklarının kemiklerini bulamadan göçen annelerin vasiyeti, bugün üçüncü kuşakların mücadelesiyle hakikat arayışına kılavuzluk ediyor.
    Siyasi Haber17 Mayıs 2026
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    (MA)

    Adalet mücadelesinin ve toplumsal hafızanın en önemli mekânlarından biri olan Galatasaray Meydanı, 30 yılı aşkın bir süredir kayıplarının akıbetini soran Cumartesi Anneleri’nin direnişine ev sahipliği yapıyor. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) 1995 yılından bu yana her yıl 17-31 Mayıs tarihleri arasını “Kayıplar Haftası” ilan etmesiyle birlikte, anne ve yakınlar bir kez daha sevdiklerinin fotoğraflarıyla seslerini yükseltiyor. Çocuklarının kemiklerine dahi kavuşamadan dünyadan göç eden annelerin hakikat arayışını, bugün onların çocukları ve üçüncü kuşak torunları aynı kararlılıkla sürdürüyor.

    Hasan Ocak’la başlayan ve meydanı anıta dönüştüren direniş

    Mücadelenin ilk kıvılcımı, gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Hasan Ocak’ın annesi Emine Ocak’ın, elinde oğlunun fotoğrafıyla Galatasaray Meydanı’na çıkmasıyla çakıldı. “Sağ aldınız, sağ istiyoruz” çığlığıyla başlayan eylem, kısa sürede dalga dalga büyüyerek binlerce faili meçhul ve kayıp yakınının ortak platformu haline geldi. Türkiye’nin en yoğun insan akışının olduğu İstiklal Caddesi’ndeki bu alan, sadece bir buluşma yeri değil; sevdiklerinin kemiklerini dahi bulamayanlar için sanal bir mezarlık ve adalet anıtı oldu. İstanbul’da yakılan bu meşale zamanla Amed, Colemêrg (Hakkari), Cizîr (Cizre), Riha (Urfa) ve İzmir gibi pek çok kente yayıldı. Bin 103 haftayı geride bırakan bu eylem, dünyanın en uzun soluklu sivil itaatsizlik eylemlerinden biri olarak tarihe geçti.

    Dolmabahçe’deki boş vaatler ve Soylu’nun talimatıyla gelen yasaklar

    Kayıp yakınları, seslerini duyurabilmek adına devletin tüm kademelerine başvurdu. Bu kapsamda 5 Şubat 2011 tarihinde dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde Berfo Kırbayır, Elmas Eren, Hanife Yıldız ve Hanım Tosun’un da aralarında bulunduğu geniş bir Cumartesi Anneleri heyetiyle görüştü. Erdoğan, özellikle 103 yaşındaki Berfo Ana’ya oğlu Cemil Kırbayır’ın kemiklerini bulacağına dair söz verdi; ancak görüşme sonrası Meclis bünyesinde kurulan komisyon, kayıp yakınlarını dinlemekten öteye geçemedi ve somut bir sonuç üretmedi.

    Komisyondan bir sonuç çıkmamasına rağmen anneler meydanı terk etmedi. Ancak 700’üncü haftaya gelindiğinde, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun talimatıyla barışçıl eyleme çok sert bir polis saldırısı gerçekleştirildi. Annelerin darp edilerek gözaltına alındığı o günden sonra Galatasaray Meydanı adeta hapsedildi ve Beyoğlu Kaymakamlığı’nın yasak kararlarıyla abluka altına alındı. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) meydanın yasaklanmasına ilişkin verdiği “hak ihlali” kararına rağmen, meydan tam anlamıyla özgürleştirilmedi ve eylemler kısıtlı sayıda kişinin katılımıyla, baskı altında sürdürülüyor.

    Sevdiklerine kavuşamadan gözleri açık giden anneler

    30 yılı aşan bu amansız adalet arayışında, adalet yerini bulmadan ve çocuklarının bir mezar taşına dahi sarılamadan hayata gözlerini yuman onlarca anne ve baba, geride büyük bir vasiyet bıraktı:

    • Berfo Kırbayır (Berfo Ana): 12 Eylül 1980 darbesi sonrası gözaltında kaybedilen oğlu Cemil Kırbayır’ı bulmak için kapısını hiç kapatmadı. “Cemil’imin kemiklerini bulmadan beni gömmeyin” vasiyetiyle 21 Şubat 2013’te 106 yaşında yaşamını yitirdi. Mezarı, oğlunun bulunamayan cenazesi için kazılan boş bir mezarın yanına defnedildi.
    • Fatma Morsümbül: 1980 askeri darbesinde Bingöl’de kaybedilen oğlu Hüseyin Morsümbül’ün ardından, “Hüseyin’imin kemiklerini bulsam bir torbaya koyup sırtımda gezdireceğim, kokusunu özledim” diyerek 25 Aralık 2016’da hayata veda etti.
    • Zeynep Güney: 10 Hazıran 1981’de idam edilen ve cenazesi ailesine verilmeyen Veysel Güney’in annesi, “Seni kaybedemezler oğul, çünkü mezarını kalbime kazdım” mektubuyla zihinlerde yer edinerek 13 Ekim 2012’de öldü.
    • Kiraz Şahin: Erdoğan’ın İBB Başkanı olduğu dönemde belediye işçisiyken kaybedilen eşi İsmail Şahin’in akıbetini ararken çocuklarını Galatasaray’da büyüttü ve 27 Şubat 2015’te kanserden yaşamını yitirdi.
    • Cevriye Altunbaş: 12 Eylül döneminde zorunlu askerlik yaparken kaybedilen oğlu Zeki Altunbaş için sadece “üzerine çiçek koyabileceği bir mezar” hayal etti ancak 31 Mart 2015’te bu hayaline kavuşamadan öldü.
    • Meryem Bulut: 13 Mayıs 1994’te Lice’de gözaltında kaybedilen oğlu Mustafa Bulut’un annesi olan Meryem Ana, 10 Ekim 2015’te Ankara Gar Katliamı’nda barış istenirken yaşamını yitirdi.
    • Fatime Taşkaya: 6 Aralık 1993’te gözaltında kaybedilen oğlu Hüseyin Taşkaya’nın kemiklerini göremeden 17 Ekim 2015’te aramızdan ayrıldı.
    • Kesriye Demir & Makbule Babaoğlu: 1995’te Ömerli’de kaybedilen Abdürrahim Demir’in annesi Kesriye Demir 2016’da; 1994’te Siverek’te kaçırılıp katledilen Özgür Gündem muhabiri Nazım Babaoğlu’nun annesi Makbule Babaoğlu ise Ağustos 2017’de faillerin cezalandırıldığını göremeden öldü.
    • Ziyneti Türkoğlu, Fincan Bilgin & Koçeri Kurt: Sırasıyla Talat Türkoğlu, Kenan Bilgin ve Üzeyir Kurt’un anneleri olan bu üç çınar da ömürlerini çocuklarının izini sürmeye adadı ancak devletin inkâr duvarını aşamadan dünyadan göçtü.
    • Hatice Öztürk & Asiye Karakoç: 1992’de kaybedilip işkence edilmiş bedeni bulunan Ayten Öztürk’ün annesi Hatice Öztürk ile 1995’te cenazesi kimsesizler mezarlığında bulunan Rıdvan Karakoç’un annesi Asiye Karakoç, çocuklarının bedenlerine ulaşsalar da failler yargılanmadığı için adalet göremeden öldü. Asiye Karakoç, “Bu devletten bir can alacağım var” diyerek hafızalara kazınmıştı.
    • Hediye Coşkun: 1995’te Dargeçit’te (Kerboran) kaybedilen 21 yaşındaki oğlu Abdurrahman Coşkun’un kemiklerini 18 yıl sonra bulup kokladıktan 3 yıl sonra, 18 Mayıs 2017’de öldü. Vasiyeti oğlunun yanına gömülmek olsa da oğlunun Nusaybin’deki mezarı tel örgülerle kapatıldığı için devlet engeline takılarak bir kilometre uzağa defnedildi.
    • Asiye & Ramazan Doğan: Kerboran’da 1995’te gözaltında kaybedilen ve 18 yıl sonra Bağözü köyündeki kazılarda kemiklerine ulaşılan Seyhan Doğan’ın anne ve babası, kemiklerin bulunmasından çok önce (2000 ve 2010 yıllarında) yaşamını yitirmişti; Seyhan’ın kemikleri daha sonra anne ve babasının koynuna defnedildi.
    • Şahsenem Cihan: 1981’de gözaltında kaybedilen ve cenazesi kimsesizler mezarlığından çıkarılan Süleyman Cihan’ın annesi Şahsenem Cihan, 29 Mayıs 2015’te yaşamını yitirdi ve Feriköy Mezarlığı’nda oğlunun yanına sırlandı.
    • Emine Ocak: 1995 yılında işkenceyle katledilen oğlu Hasan Ocak için adalet arayışıyla bu direnişin ilk harcını koyan, yarım asırlık mücadelenin sembol ismi Emine Ocak, 22 Temmuz 2025’te aramızdan ayrıldı ve oğlunun Gazi Mezarlığı’ndaki mezarının yanına defnedildi.

    Cumartesi Anneleri, yitirdikleri tüm bu adalet çınarlarının vasiyetini omuzlayarak, Galatasaray Meydanı’nın ablukaya alınmış her bir köşesinde kayıplarının akıbetini sormaya ve devletin karanlık geçmişiyle yüzleşmesini talep etmeye devam ediyor.

    Mezopotamya Ajansı’ndan Dicle Müftüoğlu’nun haberi

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Türkiye Sosyalist Partisi kuruluş sürecini duyurdu

    17 Mayıs 2026

    Mem Ararat’ın büyüyen egosu: Yazık etti kendisine

    17 Mayıs 2026

    İHD İskenderun: Demokrasi için Barışa Ses Ver

    16 Mayıs 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mehmet Murat Yıldırım

    Şirîn û xweş e zimanê Kurdî

    Burhan Kaan Somuncu

    Teknolojik cumhuriyet ya da dijital imparatorluk

    Beritan Aslan

    Soma’nın altında kalan sadece İşçiler değil, bir düzenin vicdanıdır

    Mehmet Murat Yıldırım

    ‘Lan’ hadi oradan

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Fehim Taştekin

    Tukidides Tuzağı’ndan kaçarken İran ve Küba’ya çarpmak!

    Şebnem Oğuz

    ODTÜ provokasyonu ve geç faşizmin yeni baskı rejimi

    Mehmet Türkmen

    İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

    Aziz Çelik

    Ana akım sendikacılığın krizi!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Kütahya’da madenciler isyanda: Egetaş Kömür İşletmesi’nde iş bırakma eylemi

    15 Mayıs 2026

    BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen Beraat Etti

    12 Mayıs 2026

    Antep’te işçi sınıfı için uluslararası dayanışma: “Baskılara karşı birleşik mücadele”

    11 Mayıs 2026
    KADIN

    Şüpheli kadın ölümleri için adalet çağrısı: “Cezasızlık erkek şiddetini büyütüyor”

    10 Mayıs 2026

    Sosyal-İş’ten “Kadının Görünmeyen Örgütlülüğü” çalıştayı

    8 Mayıs 2026

    Meksika’da Kadın Cinayetlerine Karşı Ulusal Yasa’nın yolu açıldı

    30 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.