İHD İskenderun Şubesi konteynerinin önünde yapılan basın açıklamasına, İHD yöneticileri ve üyeleri ile DEM Parti, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Yeşil Sol Parti ve Emek Partisi de katıldı. Basın açıklamasında SYKP adına Belgin Ayrancı ve DEM Parti İskenderun İlçe Eş Başkanı Özgür Vural da birer konuşma yaptı.
İHD İskenderun Şubesi adına açıklamayı Şube Eş Başkanı Yusuf Berkyürek gerçekleştirdi. Berkyürek konuşmasında, İnsan Haklan Derneği olarak, silahların susmasının ve çatışmalı ortamdan kaynaklı yaşam hakkı ihlallerinin ortadan kalkmasının tek başına bütün halkların barış fikri etrafında bir araya gelmesi için yeterli bir neden olduğu kanaatindeyiz. Bununla birlikte, hukuksal reformlarla desteklenemeyen ve hukuki bir güvenceye bağlanmayan müzakere süreçlerinin kalıcı barışla sonuçlanması da mümkün görünmemektedir,” dedi.
Çıkacak olan yasa idari ve hukuki keyfiliği önleyecek güvenceler içermeli
Berkyürek açıklamada “Hükümet, Kürt Meselesinin çözümünü konjonktürel bir zorunluluktan ziyade temel hak ve özgürlükler perspektifinden stratejik bir bakış açısıyla ele almalıdır. Bu bağlamda süreç, yalnızca bir güvenlik veya teknik silahsızlanma meselesi olarak değil, Türkiye’nin demokratikleşme kapasitesini güçlendirme, kalıcı barışı kurma iradesi ve nihayet bölgesel krizler karşısında ulusal ve bölgesel istikrar üretme becerisini de kapsayacak bir şekilde düzenlenmelidir,” ifadelerine yer verdi.
Meclis’ten çıkması gereken yasa metninin açık ve yoruma kapalı ve öngörülebilir olması, infaz ve dönüş süreçlerinde idari ve hukuki keyfiliği önleyecek kesinlikler ve güvenceler içermesi gerektiğini belirten Berkyürek, bu yasanın uygulanmasını izlemek üzere TBMM bünyesinde kurulan Komisyon’a benzer biçimde oluşturulan bir “İzleme ve Denetleme Komisyonu” kurulmasını önerdi. Ayrıca “iHD olarak kalıcı barışın ve demokratik bir düzenin inşasi için bütün siyasi mahpusları özgürlüklerine kavuşturacak bir yasal düzenlemenin yapılmasını talep ediyoruz” dedi.
Tarihi fırsat kalıcı barışa dönüşmeli
İHD İskenderun Şubesi adına yapılan açıklamada Derneğin diğer önerileri sıralandı: Öneriler arasında, geçmişle yüzleşme, hakikat ve onarım süreçlerinin işletilmesi; AİHM ve AYM kararlarının yerine getirilmesi; hasta mahpusların derhal serbest bırakılması; mahpusların tahliyelerini keyfi bir şekilde engelleyen İdare ve Gozlem Kurullarının kaldırılması;
İHD İskenderun Şubesi Eş Başkanı Yusuf Berkyürek, açıklamasını “İnsan Hakları Derneği olarak, çatışmasızlık ve silahsızlanma ile elde edilen bu tarihi fırsatın kalıcı bir barışa dönüşmesi için siyasi ve hukuki adımların mümkün olan en kısa süre içinde hayata geçirilmesi talebimizi yineliyoruz,” sözleriyle bitirdi.
SYKP: Dayanışmayı büyütmek zorundayız
İHD İskenderun Şubesi’nin basın açıklamasında SYKP adına konuşan Belgin Ayrancı da adalet, eşitlik ve hoşgörünün hakim olmasının, bireylerin ve toplulukların farklılıklarına saygı duyularak birlikte yaşanmasının tüm dünya halklarının ve özellikle Ortadoğu halklarının ihtiyacı olduğunu belirterek konuşmasına başladı.
Konuşmasını kadınların durumu ve talepleri üzerine oturtan Ayrancı, “Kadınlar olarak barışı sadece savaşmanın, çatışmanın bitmesi değil militarizmin, şiddetin, patriarkal sistemin ortadan kaldırılması olarak görüyoruz. Mücadelemizi de buradan sürdürüyoruz,” dedi.
Ortadoğu ülkelerinde kadınların yaşadığı ağır baskı ve şiddete örnekler veren Ayrancı, “Bizler her yerde sesimizi yükselteceğiz. Birbirimize ses olmak zorundayız. Birbirimizle dayanışmayı büyütmek zorundayız. İşte o zaman, 21. yüzyılda Ortadoğu coğrafyasında biz kadınların kaderi bu karanlık IŞİD’vari çeteler değil; özgür ve eşit bir yaşamın olanaklarının olduğu, barış politikasının hayata geçtiği, ülkelerin çetelerce yönetilmediği, kadınların ve halkların birlikte eşit ve özgür bir şekilde yaşayabildiği bir model olur. Son 200 yıldır durmadan bize bu kırım politikalarıyla kölevari yaşamları dayatıyorlar, yaşamlarımızı çalıyorlar,” şeklinde konuştu.
Belgin Ayrancı, Suriye’deki cihatçı, IŞİD kökenli HTŞ’nin Alevi ve kadın düşmanı uygulamalarına dikkat çekerek şöyle dedi: “Bu soykırım politikalarını biz kadınlar boşa çıkaracağız. Suriye’deki kadınlara ses olacağız. Bizler, Suriye Kadın Meclisi’nin çağrısına ses veriyoruz, o çağrının her yerde duyulmasını istiyoruz. Kadın katliamlarının durması gerekiyor. Kadınların HTŞ’li bir yönetimi kabul etmediği bir gerçektir. Kadın düşmanı politikalarla yönetilmek istenen bir ülke, kadınların ülkesi olamaz. Bu ülkeleri erkek egemen siyasetlere ve çetelere kadınlar teslim etmeyecektir. Kadın mücadelesiyle, “Jin Jiyan Azadî” ruhuyla, kadınların ortak örgütlü haklarıyla bizler 21. yüzyılda Ortadoğu coğrafyasında kendi özgür ve eşit yaşamlarımızı inşa edeceğiz. Hep birlikte inşa edeceğiz. Bugün Alevi kadınlara yönelik kadın kırımı politikalarına karşı çıkarken, dünyadaki bütün kadınlara da Samandağ’dan çok renkliliğimizle ve çok kimlikliğimizle sesleniyoruz: Alevi kadınların sesine ses olun. Bu çığlığı herkes duysun. Bu mücadeleyi herkes duysun.”
DEM Parti: Toplumun barışı benimsemesi ve sindirmesi gerekir
Basın açıklamasında söz alan DEM Parti İskenderun İlçesi Eş Başkanı Özgür Vural da yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Bugüne kadar bu coğrafyada en çok sıkıntı yaşayan, en çok mağdur edilen, savaşa, katliamlara maruz kalan halk Kürt halkıdır. Toplum olarak da Alevi toplumudur. Bizler barışın eksikliğini yaşamımızın her alanında çok açıkça hissettik. Şu anda ülkemizde bir barış süreci var. Bu sürecin daha da ilerlemesini, daha umut verici gelişmelerin olmasını umuyoruz. Lakin barış dediğimiz olay sadece örgütün kendisini feshetmesi, gerillanın dağlardan çekilmesi, silah bırakması değildir. Toplumun barışı benimsemesi ve sindirmesi gerekir. Barış dediğimiz olay, kadınların sokakta öldürülmemesi, gençlerin yarına güvenle bakması demektir aynı zamanda…”
Siyasi Haber
