Haber Merkezi, (SH)
Operasyonların en dikkat çeken ayağı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 23 Mart 2025’te tutuklanması oldu. İmamoğlu’na yönelik “ihaleye fesat karıştırma ve terör örgütüne yardım” suçlamalarını; Antalya’da Muhittin Böcek, Adana’da Zeydan Karalar ve Bursa’da Mustafa Bozbey’e yönelik “rüşvet ve örgüt kurma” iddiaları izledi. Bu isimlerin büyük çoğunluğu görevden uzaklaştırılırken, yerlerine kayyım atandı veya vekil seçildi.
İstanbul ilçelerinde eş zamanlı operasyonlar
İstanbul’da özellikle ilçe belediyelerine yönelik “temizlik” adı altında yürütülen süreçte Şişli, Beşiktaş, Beykoz, Beylikdüzü, Avcılar, Gaziosmanpaşa ve Beyoğlu gibi kritik ilçelerin başkanları tutuklandı. 22 Nisan 2026 itibarıyla son tutuklanan isim Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel oldu. Esenyurt, Ovacık ve Şişli belediyelerine doğrudan kayyım atanarak seçmen iradesi devre dışı bırakıldı.
2026’da operasyonlar hız kazandı
2026 yılının ilk dört ayında operasyonların vitesi artırıldı. Mart ayında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım tutuklanırken; Nisan ayında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve son olarak Eşme Belediye Başkanı Yılmaz Tozan cezaevine gönderildi. Adana Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı ise hapis cezası alarak görevden uzaklaştırıldı.
Muhalefetten “siyasi kırım” tepkisi
CHP ve diğer muhalefet partileri, bu tutuklama dalgasını “halk iradesine yönelik bir darbe” ve “yargı eliyle tasfiye süreci” olarak niteledi. Çoğu belediye başkanının somut delil olmaksızın, HTS kayıtları dahi sunulmadan tutuklanması, demokratik kamuoyunda “yerel seçim sonuçlarının yargı yoluyla iptal edilmesi” olarak yorumlanıyor.
