İsrail’de terörizm suçundan hüküm giyen Filistinlilere idam cezası getirilmesini öngören tartışmalı yasa tasarısı bugün parlamentoda (Knesset) oylamaya sunulacak.
Ulusal güvenlik bakanı İtamar Ben-Gvir liderliğindeki faşist Otzma Yehudit partisi tarafından hazırlanan yasa tasarısı muhaliflerden sert eleştiriler aldı. Fakat, İsrail’in kamu yayın kuruluşu KAN’ın bildirdiğine göre, Knesset’in ulusal güvenlik komitesinde yapılan bazı değişikliklerden sonra ilk oylamadan geçti.
Bu düzenleme mahkemelerin, savcılar talep etmeden ve oy birliği gerekmeden, basit çoğunlukla idam cezası vermesine olanak tanıyor. İşgal altında tutulan Batı Şeria’daki askeri mahkemeler de ölüm cezası verme yetkisine sahip olacak ve savunma bakanı da görüş bildirebilecek. Tasarı, işgal altındaki Filistinliler için temyiz veya af yollarını kapatıyor. İsrail içinde yargılanan mahkumların cezaları ise ömür boyu hapse çevrilebilecek.
Önerilere göre, idam cezasına çarptırılanlar, yetkili personel dışında kimsenin ziyaretine izin verilmeyen ayrı bir cezaevinde tutulacak ve hukuki danışmanlıklar yalnızca video bağlantısıyla yapılacak. İnfazlar, hüküm verildikten sonraki 90 gün içinde mahkûm asılarak gerçekleştirilecek.
Tasarının en ateşli destekçilerinden Ben-Gvir ve Otzma Yehudit üyeleri, yakalarına ilmek şeklinde rozetler taktı.
BM uzmanları geçen ay İsrail’i bu yasa tasarısını geri çekmeye çağırmıştı. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin (PACE) ölüm cezasının kaldırılmasına ilişkin Genel Raportörü (Hollandalı) Gala Veldhoen, 27 Mart’ta yaptığı açıklama ile, “Ölüm cezasının Filistinlilere karşı ayrımcı bir şekilde yaygınlaştırılması kanun önünde eşitlik ilkesini zedelemektedir” diyerek “İsrail’i idam cezasının kapsamını genişletmekten kesinlikle vazgeçmeye” ve “Knesset üyelerini tasarının yasalaşmasına karşı çıkmaya davet” etti. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Alain Berset de dün Knesset Başkanı Amir Ohana’ya ve İsrail Devlet Başkanı Isaac Herzog’a hitaben yazdığı resmi mektuplarda, Knesset’te görüşülen ve ölüm cezasını genişletecek olan yasa tasarısından vazgeçmelerini istedi. Keza Almanya, Fransa, İtalya ve İngiltere Dışişleri Bakanları da dün ortak bir açıklama yaparak “Dünyanın her yerindeki koşullar ne olursa olsun, ölüm cezasına karşı” olduklarını duyurdular; “İsrail’in Knesset ve Hükümet içindeki karar vericilerini bu planlardan vazgeçmeye çağırıyoruz” dediler.
B’Tselem açıklaması
İsrail’deki İnsan hakları örgütlerinden B’Tselem konuyla ilgili olarak dün bir açıklama yayımladı. Açıklamanın Türkçe çevirisi şöyle:
Birçok ülke ölüm cezasını kaldırırken veya kullanımını azaltırken, İsrail bunu yasal olarak yürürlüğe koyuyor. İsrail ölüm cezası yasası, Filistinlilerin idam edilme mekanizmasını kurumsallaştırıyor ve yasallaştırıyor.
Ekim 2023’ten bu yana İsrail, Gazze’de en az 72.000 Filistinliyi ve Batı Şeria’da en az 1.050 Filistinliyi öldürdü. Bu süre zarfında, Filistinli mahkumların tutulduğu ve sürekli kötü muamele ve şiddete maruz bırakıldığı, işkence kampları ağına dönüşen İsrail gözaltı tesislerinde 80’den fazla Filistinli mahkum hayatını kaybetti.
Ölüm cezası yasası, mevcut uygulamalara bir başka resmi öldürme mekanizması daha ekliyor. Filistinlileri hapsetme projesi, İsrail apartheid rejiminin özelliklerinden biridir. Mart 2026 itibarıyla, yaklaşık 9.500 Filistinli, İsrail gözaltı tesislerinde insanlık dışı koşullarda tutulmaktadır; bunların yaklaşık yarısı, yargılanmadan ve kendilerini savunma fırsatı verilmeden idari gözaltında veya “yasa dışı savaşçı” olarak tutulmaktadır.
Yasa, yalnızca Filistinlileri hedef alacak şekilde hazırlanmıştır. Ve Filistinlilerin öldürülmesini, çeşitli mekanizmalar aracılığıyla kabul görmüş ve yaygın bir cezalandırma aracı haline getirecektir:
Yasaya göre, askeri mahkeme hakimlerinin takdir yetkisi olmayacak ve “özel durumlar” dışında, cinayetten hüküm giyen Filistinlilere idam cezası vermek zorunda kalacaklar. Hakimlerin oy birliği gerekmeyecek, basit çoğunluk yeterli olacak ve temyiz imkanları son derece sınırlı olacak.
Şunu anlamak önemlidir: İsrailliler sivil mahkemelerde yargılanıyor. Askeri hapishanelerde sadece Filistinliler yargılanıyor ve beraat oranı yaklaşık yüzde 96. Birçok durumda, bu beraat kararları sorgulamalar sırasında baskı ve işkence yoluyla elde edilen “itiraflara” dayanıyor.
Ceza – asılarak idam – hüküm verildikten sonra 90 gün içinde infaz edilecek ve af imkanı olmayacak. Cezayı özel bir muhafız infaz edecek.
İsrail’de geniş halk desteği gören yasanın yarın (Pazartesi, 30 Mart) Knesset’ten geçmesi bekleniyor ve cezaevleri idaresi, belirlenen tesislerde cezayı infaz etmek için hazırlıklara çoktan başladı.
Ölüm cezasının uygulanması, başta yaşam hakkı olmak üzere, en temel insan haklarının, tamamen ihlalidir. İsrail, kontrolü altındaki tüm topraklarda Filistin halkına karşı kapsamlı bir öldürme ve baskı politikası izlemektedir. Ölüm cezası yasası, İsrail’in apartheid rejimine bu politikayı ilerletmek için bir araç daha sağlamaktadır.
