2024 yılının Kasım ayında imzalanan ateşkese rağmen Lübnan’a saldırılarını hiç durdurmayan İsrail ordusu kara harekatına da başladı. Planlanan harekatın temel hedefinin, Litani Nehri’nin güneyinde kalan tüm bölgenin kontrol altına alınması ve Hizbullah’ın askeri altyapısının tamamen ortadan kaldırılması olduğu açıklandı. Son iki hafta içerisinde bazı kara birliklerinin Lübnan topraklarına sızarak sınırlı operasyonlar gerçekleştirdiği ve bu hareketliliğin ana harekatın hazırlık süreci olduğu kaydedildi.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, İran ve Lübnan’a yönelik yürüttükleri saldırılara ilişkin Genelkurmay Başkan Yardımcısı Tamir Yadai, İsrail Askeri İstihbarat Dairesi (AMAN) Başkanı Shlomi Binder ve diğer üst düzey askeri yetkililerle yaptıkları değerlendirme toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’nin Refah, Beyt Hanun ve diğer bölgelerinde yarattıkları yıkımın benzerini Lübnan’ın güneyinde de gerçekleştireceklerini belirtti.
Söz konusu kara saldırılarında Hizbullah hedefleri ve altyapısını hedef alacaklarını öne süren Katz, Litani Nehri’nin güneyinden zorla sürdükleri on binlerce Lübnanlı’nın “İsrail’in kuzeyinde güvenlik sağlanana kadar” evlerine dönmesine izin vermeyeceklerini açıkladı.
İsrail saldırılarında ölü sayısı 886’ya, yaralı sayısı 2 bin 141’e yükseldi
Çatışmaların başlangıcından bu yana 800 binden fazla Lübnanlı yerinden edilirken, Lübnan hükümeti ülkenin ağır bir yıkım ve kalıcı işgal riskiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulunuyor.
Lübnan Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana düzenlediği saldırılarda ölü sayısının 886’ya, yaralı sayısının ise 2 bin 141’e yükseldiği bildirildi.
38 sağlık çalışanının yaşamını yitirdiği, 69’unun ise yaralandığı saldırılar sonucunda hayatını kaybedenler arasında 111 çocuk ve 67 kadının bulunduğu ifade edildi.
Lübnan’da hükümete bağlı Afet Yönetimi ise, saldırılar nedeniyle 2 Mart’tan bu yana barınma merkezlerine 1 milyon 49 bin 328 kişinin başvurduğunu bildirdi.
Mısır İsrai’i kınadı
Mısır, İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyine başlattığı kara harekatını şiddetle kınadığını duyurdu.
Mısır Dışişleri Bakanlığı’nın resmi internet sitesinden yapılan yazılı açıklamada, söz konusu harekatın Lübnan’ın egemenliği, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin açık ve ciddi bir ihlali olduğu belirtildi.
Açıklamada, Kahire yönetiminin “bu hassas süreçte kardeş Lübnan devletiyle tam dayanışma içinde olduğu” vurgulanarak, Lübnan’ın egemenliğine yönelik her türlü müdahalenin ve toprak bütünlüğünün ihlalinin kesin bir dille reddedildiği ifade edildi.
İsrail’in Lübnan’a yönelik kara harekatı ile ülkenin çeşitli bölgelerini hedef alan hava saldırıları dahil olmak üzere tüm askeri operasyonlarını derhal durdurması gerektiği yönündeki ilkesel tutumun sürdürüldüğü kaydedildi.
Açıklamada ayrıca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 1701 sayılı kararının tüm hükümlerinin eksiksiz ve ayrım gözetilmeksizin uygulanması ve uluslararası toplum ile BMGK’nın sorumluluklarını yerine getirmesi çağrısında bulunuldu.
İspanya, ‘BM Barış Gücü misyonunu güvenceye alın’
İspanya Savunma Bakanı Margarita Robles, Birleşmiş Milletler’den (BM) İsrail’e Lübnan’a saldırılarını durdurması için talepte bulunmasını istedi.
Lübnan’da görev yapan BM barış gücü misyonu UNIFIL’e bağlı 600 İspanyol askerin bulunduğu birlikle video konferans aracılığıyla görüşen Robles, “İsrail, Lübnan’a hava saldırıları, Hizbullah’sa İsrail’e top saldırıları düzenliyor. Çatışmalar nedeniyle İspanyol askerleri uzun saatler boyunca sığınaklarda kalıyor ve bu durumdan endişeliyiz. Bu durumun sona ermesini ve BM barış gücü misyonunun korunmasının güvenceye alınmasını talep ediyoruz” dedi.
ABD operasyonu destekliyor
ABD yönetimi ise operasyonu desteklediğini belirtmekle birlikte, Lübnan devlet altyapısının korunması hususunda Tel Aviv ile temaslarını sürdürdüğünü ifade etti.
Avrupalı liderlerden ortak açıklama: ‘Lübnan’da çatışma durmalı’
Kanada, Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere, ortak bir açıklama yayımlayarak, İsrail ve Lübnan’ın “sürdürülebilir siyasi çözüm” için müzakerelere başlaması çağrısı yaptı.
Lübnan’daki insani durumun son derece endişe verici olduğunu belirten ülkeler, Hizbullah’ın silahsızlanması ve İsrail’e yönelik saldırılara son vermesini istedi.
İsrail’in Lübnan’a yönelik kara harekatının ise yıkıcı insani sonuçları olacağı uyarısında bulunuldu.
Türkiye, kara harekatını “en güçlü biçimde kınandığını” açıkladı.
Savaşın bir cephesi de Lübnan ve Hizbullah
28 Şubat’tan bu yana ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla İran’ın misillemeleri sürüyor. Saldırıların ilk gününde İran’ı 37 yıldır yöneten Ayetullah Ali Hamaney öldürülmüştü.
İran, saldırılara ABD’nin askeri üslerinin de bulunduğu Bahreyn, Ürdün, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni vurarak karşılık vermişti.
İran’ın desteklediği Lübnan merkezli siyasi ve askeri bir grup olan Hizbullah ise İsrail’e füze saldırılarına başlamıştı.
Bunun üzerine İsrail 1 Mart’ta başkent Beyrut dahil Lübnan’a hava saldırısı başlatmış, ülkedeki kara unsurlarını arttırma ve işgal kararı almıştı.
Lübnan, UNIFIL güçlerine ülkenin güneyinde yapılan saldırıyı kınadı
Lübnan resmi ajansı NNA, Adisa-Tayba ekseninde İsrail ordusu ile Hizbullah unsurları arasında çatışmaların sürdüğünü bildirdi. İsrail askerlerinin yoğun topçu ve silah atışları eşliğinde buradan da Lübnan topraklarına girmeye çalıştığı kaydedildi. Hizbullah sabah saatlerinde fırlattığı roketlerle Lübnan’ın güneyindeki Nebatiye kentine bağlı Hıyam ilçesinde İsrail güçlerine ait toplanma noktalarını hedef aldı.
Lübnan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Dışişleri Bakanlığı, Yatır, Deyr Kifa ve Kallaviye’deki üslerinin yakınlarında rutin devriye gezen Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) güçlerine yönelik üç ayrı olayda gerçekleştirilen silahlı saldırıları en güçlü şekilde kınamaktadır” ifadesi kullanıldı.
UNIFIL güçlerine düzenlenen saldırının uluslararası hukuku ve BM Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarını ihlal ettiğine dikkat çekilen açıklamada, barış güçlerinin BMGK’nin 1701 sayılı kararı uyarınca kendini savunma ve görevlerini engelleme girişimlerine karşı koyma hakkına sahip olduğu kaydedildi.
Lübnan Bakanlar Kurulu’nun 2 Mart tarihli kararının hatırlatıldığı açıklamada, Hizbullah’ın askeri faaliyetlerinin yasa dışı ilan edildiği ve Hizbullah’ın silahlarını Lübnan devletine teslim etmek zorunda olduğu vurgulandı.
Lübnan hükümetinin tutumuna önem atfedilen açıklamada, “Devlet dışında faaliyet gösteren hiçbir silahlı grubun, şüpheli amaçlarla Lübnan’ı kaosa sürüklemesine izin verilmeyecektir” ifadesi kullanıldı.
Açıklamada, Lübnan devletinin ülkeyi korumak, güvenliğini sağlamak ve halkın çıkarlarına hizmet etmek için toprakları üzerindeki egemenliğini uygulama ve silahların meşru kurumlarla sınırlandırılması konusundaki kararlılığı vurgulandı.
Lübnan’ın güneyindeki Yatır, Deyr Kifa ve Kallaviye beldelerindeki üsleri çevresinde UNIFIL barış güçlerine “muhtemelen devlet dışı silahlı gruplar tarafından 3 ayrı olayda ateş açıldığı” ifade edildi.
