Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    UNICEF: Lübnan’da bir günde 33 çocuk öldürüldü

    10 Nisan 2026

    TGS’den basın özgürlüğü uyarısı: “Gazetecilik suç değildir”

    10 Nisan 2026

    Ankara’da 1 Mayıs çağrısı: “Tandoğan’da birleşelim”

    10 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

      7 Nisan 2026

      Yapay zekâ: Kapitalizmin ihyası mı sonu mu?

      2 Nisan 2026

      Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

      28 Mart 2026

      COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

      27 Mart 2026

      Eğitim kimin için ve ne için?

      26 Mart 2026
    • Seçtiklerimiz

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Yeni bir yol yapmak

      1 Nisan 2026

      İşsiz gençler, çalışan emekliler!

      30 Mart 2026

      İran savaşında gerçekliği kavramak, gerçekliği fiyatlamak

      30 Mart 2026

      Tarihimiz ve hakikat-sonrasının açmazları

      23 Mart 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026

      Iskalanmış Hayatlar: Tarihsel ayrımcılık, deprem ve Domariyi yitirmek

      23 Mart 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Hıristiyanlar Kürtlere niye çıkıştı?

    Hıristiyanlar Kürtlere niye çıkıştı?

    Siyasi Haber11 Kasım 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Fehim Taştekin yazdı: Hıristiyanlar Kürtlere niye çıkıştı? – Seçtiklerimiz

    Türkiye'nin Kürtlere baskıyı arttırması ve ABD'nin YPG ile ortaklığı derinleştirmesine paralel olarak Rojava modeli taşlanmaya başladı.



    “Suriye’deki krizinin en çarpıcı tarafı nedir” diye sorsanız derim ki çok fazla tanık olduğum şey acıların içine doğranmış yalanlardır, gerçeği tahrif eden algı oyunlardır. 

    IŞİD, Tel Ebyad’dan kovulup sıra Cerablus’a geldiğinden beri Rojava’yı sınava tabi tutan ve insan hakları karnesi veren girişimler arttı. YPG-YPJ, PYD ve TEV-DEM gibi özerklik hareketinin aktörlerini daha az hata yapmaya zorlayan bir baskı oluşturması açısından bunun elbette olumlu bir tarafı var. Kimse hatadan münezzeh değil. Savaş ortamı bir sürü anormallikler doğuruyor. Ancak bu coğrafyada çoğu zaman gerçekler bize paket halinde gelen tabloların yansıttığından farklı olabiliyor.



    İlk hamleyi Amnesty International yaptı. Saygın bir kuruluş, Kürtleri Arap ve Türkmen köylerini yıkmak, insanları zorla sürmek, etnik temizlik yapmak ve savaş suçu işlemekle suçladı. 



    YPG de suçlamaları reddetti: Raporun Rojava’daki yapılanmaya karşı çıkan Suriye Ulusal Koalisyonu’na (SUK) angaje olduğunu, IŞİD’e yardım etmiş kişilerin tanık olarak kullanıldığını, bölgede bir savaşın yaşandığı ve evlerin çatışmalarda yıkıldığı gerçeğinin göz ardı edildiğini, IŞİD’in evlere yerleştirdiği bubi tuzakları ile araziye yerleştirdiği binlerce mayına değinilmediğini ve IŞİD tehdidinin sürdüğünü kaydetti. Konuştuğum Kürt kaynaklar insanların yavaş yavaş evlerine döndüğünü, güvenlik tesis edildiğinde diğerlerinin de döneceğini, tabi IŞİD’e katılmış olanların da cezalarını çekeceğini söylüyor. 


     


    Kürt yetkililer ayrıca Amnesty’ye bir teklifte bulunuyor: “Yeni bir komisyon gönder, birlikte bütün iddiaları araştıralım.”



    Yüzlerce savaşçısını yitiren YPG’nin intikam hissiyle hareket etme, sınırları aşma ve IŞİD’in sığınak bulduğu yerlerde toplu cezalandırma taktiklerine başvurma ihtimalini dışlamıyorum. Ki Rojavalı kaynaklar da savaş sırasında hatalar yapıldığını ama bunlarla yüzleşmekten kaçınmadıklarını belirtiyor. Kuşkusuz YPG aleyhine dillendirilen iddialar ciddiyetle soruşturulmalı ve gereken yapılmalı. Övünerek sundukları model bunu gerektiriyor. 



    Beri tarafta etnik temizlikle suçlanan Kürtler, Tel Ebyad’da yeni yönetimi Arap, Türkmen ve Ermenilerle birlikte inşa etti. Tel Ebyad’da yürütme kurulunda 7 Arap, 4 Kürt, 2 Türkmen ve 1 Ermeni yer aldı.



    Daha önceki yazılarımda altını çizmiştim: Eğer Kürtler etnik temizliğe yönelirse kurdukları kanton sistemi bütün esprisini yitirir. Çünkü bu sistem bütün gücünü Kürt, Arap, Süryani, Keldani, Ermeni, Türkmen ve Çeçenlerin yani bölge halklarının yönetime katılmasından alıyor. Bu halklardan herhangi birinin mağdur edilmesi ortak yaşamın sütunlarını hızlıca çökertir. Bölgenin durumu ve iç dinamikleri bu tür bir sonucu üretmeye çok müsait. Bir Arap aşireti ya da dini bir topluluğun bir unsuru Kürtlerle, bir unsuru rejimle, bir unsuru da SUK gibi muhalif güçlerle birlikte hareket edebiliyor. Bu tür bölünmüşlük, durumu farklı aktörlerin müdahalesine açık hale getiriyor. Bu kırılganlığı azaltmanın en mantıklı yolu baskı değil işbirliğini büyütmek.



    Amnesty’den sonra Süryani, Arami, Keldani ve Ermeni cemaatlerinden 18 örgütün imzasıyla Cezire Kantonu ve YPG’yi suçlayan bir bildiri yayımlandı. Bu, kafaları daha da karıştırdı. Suçlamalar şöyle:



    – Kürt güçleri Haseke’de özel mülkleri gasp ediyor. ‘Göçmen Mülkü Kanunu’ ile iç göçle yer değiştirmek zorunda kalan Süryanilere ait mülklere el konuluyor.


    – Kilise okullarının müfredatına müdahale ediliyor.


    – Hıristiyanlar zorla askere alınıyor.


    – YPG milisleri Habur köyünü koruyan Süryani birliğinin komutanı David Jendo’u öldürdü.


    Bu suçlamalara ilaveten benim konuştuğum bir Süryani de YPG’nin Süryanileri bölgeden çıkarmak için evlerini yaktığını ya da yıktığını öne sürüp bunu etnik temizliğin işareti olarak gördüğünü söyledi.


    Bütün bu iddiaları özerklik hareketinin en etkili isimlerinden TEV-DEM Yönetim Kurulu Üyesi Eldar Halil, iki PYD yöneticisi ve bölgede iki yerel gazeteciye sordum. Ayrıca Suriyeli Süryanilerin meseleleriyle çok yakından ilgilenen Christian Political Foundation for Europe’un yöneticisi Johannes de Jong ile birkaç kez görüştüm.


    Anlatılanlardan çıkan sonuçları şöyle özetleyebilirim:


    – “El konuldu” diye üzerinde çok durulan yer Haseke’deki Amal Süryani İlköğretim Okulu. Önce Suriye ordusu okulu karargâh olarak kullandı, sonra IŞİD’in eline geçti. Temmuzdan itibaren IŞİD’i bölgeden çıkartan YPG okula yerleşti. Okulun sorumlusu Rahip Gabriel Haço, YPG’den okulu boşaltmasını istedi. Ancak YPG reddetti. Kürtler çatışmaların sürdüğünü, savaşçıların barınacağı bir karargâha ihtiyaç olduğunu ve bölge güvenli hale gelince zaten boşaltılacağını söyledi. Ayrıca YPG, kendileri çıktığında rejim güçlerinin okulu tekrar karargâha dönüştüreceğini düşünüyor ve bunu istemiyor.


    Terk edilmiş mülklerle ilgili bir düzenleme ise 20 gün önce Cezire Kantonu Yasama Meclisi’nde gündeme geldi. Yasama Meclisi Eşbaşkanı Nezire Gavuriye bir Süryani! Tartışılan öneri terk edilmiş evlerin idaresinin sahipleri dönünceye kadar yönetime verilmesini öngörüyor. Bu evlere geçici olarak çatışmalarda yerinden olmuş ailelerin yerleştirilmesi ve metruk evlerin üçüncü şahıslar tarafından gasp edilmesinin önlenmesi amaçlanıyor. Ama öneri yasalaşmış değil.



    – Suriye’de resmi okullarda okutulan kitaplar Rojava’da da geçerli. Ancak müfredattan Baas rejimini öven bölümler çıkartıldı. Bazı Süryani gruplar ise eski müfredata göre eğitimin sürmesini istiyor. Müfredattaki diğer değişiklik anadilde eğitim. Ne Arap ne de Süryaniler için Kürtçe zorunlu değil. Her halka kendi anadilinde eğitim hakkı tanınıyor. Kürtler komisyon kurup hazırlıklar yaptı. Diğerleri için de hazırlıklar sürüyor. Bazı Süryani okullarında eskiden de Süryanice eğitim vardı. Onlar için değişen fazla bir şey yok.


    – Zorla askere alma meselesinde de durum şu: Bütün gençler değil her aileden bir kişinin öz savunma için 6 aylık askeri eğitim alması zorunlu hale getirildi. Bu kişiler cephe hatlarına gönderilmiyor, şehir merkezlerinde tutuluyor. Kürtler IŞİD’e karşı direnişi sürdürmek için bütün halkların savunma gücüne katılması gerektiğini söylüyor. Bu zorunluluk Araplar için de geçerli. Hâlihazırda YPG saflarında Süryani gençler savaşıyor. Süryani yerleşim birimlerinde asayişi YPG’nin yardımıyla oluşturulan Süryani birliği Sutoro sağlıyor. Süryani Askeri Konseyi de Haseke’de IŞİD’e karşı savaşta YPG’nin müttefiki. 


    – Süryani komutan David Jendo’yu öldürenlere 12 ile 20 yıl arasında hapis cezası verildi. Yani suç cezasız kalmadı.

    Johannes de Jong imzacıların bir kısmının imzasına sahip çıkmadığını, bunun kasıtlı bir tepki organizasyonu olduğunu ve arkasında rejimle bağlantılı kişilerin bulunduğunu düşünüyor: “Süryani Ortodoks Kilisesi’nin merkezini arayıp imza atıp atmadıklarını sordum, açıklamadan haberleri bile yoktu.” 



    Eldar Halil de aynı kanaatte: “Bu iddiaların arkasında rejimle bağlantılı kişiler var. Zaten bizden önce Süryani örgütler bu suçlamaları reddetti.” Tepki verenlerden biri Süryani Birlik Partisi. Partinin temsilcisi Senharib Bersum, ANHA’ya iddiaların asılsız ve ayrılık çıkarmaya yönelik olduğunu söyledi.



    Cezire bölgesindeki Hıristiyan toplulukların rejim ile Kürtlerin lokomotif güç olarak öne çıktığı ‘özerk Rojava’ arasında ikilemde kalması doğal. Ayrıca Kürtlerin IŞİD’e karşı Rusya değil de ABD’yle ortaklığı derinleştirmesi rejimi rahatsız ediyor. Bu durumda Şam yönetimi, rejimle barışık cemaat temsilcilerini yanında görmek isteyebilir. Kürtler kendi ittifak ağını genişletmeye çalıştığı gibi rejim de bölgede aşiretleri ve yerel unsurlarla dirsek temasını sürdürüyor.



    Özetle savaş koşullarında her şey düzgün gitmiyor ve hatalar yapılıyor ama ‘soykırım’ ve ‘etnik temizlik’ suçlamalarına kredi açmak bağımsız ve objektif soruşturmaları gerektiriyor. 



    Bu konuların hassasiyet eşiği yüksek; manipülasyona çok açık. Azami dikkat şart.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

    7 Nisan 2026

    Yeni bir yol yapmak

    1 Nisan 2026

    İşsiz gençler, çalışan emekliler!

    30 Mart 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Elif Gamze Bozo

    KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

    Muhsin Dalfidan

    Yapay zekâ: Kapitalizmin ihyası mı sonu mu?

    Elif Gamze Bozo

    Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

    Yekta Armanc Hatipoğlu

    COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

    Ertuğrul Kürkçü

    Yeni bir yol yapmak

    Aziz Çelik

    İşsiz gençler, çalışan emekliler!

    Akdoğan Özkan

    İran savaşında gerçekliği kavramak, gerçekliği fiyatlamak

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    TGS’den basın özgürlüğü uyarısı: “Gazetecilik suç değildir”

    10 Nisan 2026

    Ankara’da 1 Mayıs çağrısı: “Tandoğan’da birleşelim”

    10 Nisan 2026

    İtalyan Lisesi öğretmenlerinin grevi 67. gününde: “Grev kırıcılığına son verilsin”

    9 Nisan 2026
    KADIN

    Tedbir var, koruma yok: 2025’te 1 milyonu aşkın karar, şiddet sürüyor

    9 Nisan 2026

    KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

    7 Nisan 2026

    EŞİK’ten doğum izni düzenlemesine tepki: “Çocuk bakımı sadece kadınların sorumluluğu değildir”

    31 Mart 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.