Editör: Mehmet Murat Yıldırım, (SH)
Kobani kentinde 20 Ocak’tan bu yana süren abluka, şehir merkezi ve kırsalda yaşayan 600 binden fazla sivilin yaşam koşullarını ağır biçimde etkiliyor. Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı grupların kente açılan tüm yolları kapattığı, giriş-çıkışlara izin verilmediği belirtiliyor.
Kuşatma nedeniyle uluslararası kamuoyunda olası bir insani felaket ihtimaline dair endişeler artıyor.
Gıda ve tıbbi malzemeye erişim engelleniyor
Kente gıda ve tıbbi malzeme girişinin durdurulması, sağlık sistemini de çökme noktasına getirdi. Hastaneler, özellikle kronik hastalıklar ve acil vakalar için hayati öneme sahip ilaçların tükenmesi ve tıbbi ekipman eksikliği nedeniyle asgari kapasiteyle hizmet vermeye çalışıyor.
Sağlık çalışanları, mevcut stokların hızla eridiğini ve yeni sevkiyat yapılmaması halinde can kayıplarının artabileceğini belirtiyor.
Bebekler ve çocuklar için hayati risk
Bebek mamasının neredeyse tamamen tükenmiş olması, alternatif besin kaynaklarının da sınırlı olması nedeniyle yüzlerce bebeğin yaşamını doğrudan tehdit ediyor. Yetersiz beslenme belirtilerinin arttığı, özellikle çocuklar ve yaşlılar arasında hastalık riskinin büyüdüğü ifade ediliyor.
Kuşatmanın devam etmesi halinde salgın hastalık ve ciddi beslenme krizinin ortaya çıkmasından endişe ediliyor.
Isınma, su ve elektrik krizi derinleşiyor
Abluka, ısınma malzemelerinde de ciddi bir kıtlığa yol açtı. Kamplar ve geçici barınaklarda yaşayanlar, yakıt eksikliği nedeniyle ağır kış koşullarıyla mücadele ediyor.
Yakıt ve yedek parça yetersizliği elektrik üretimini ve su teminini de aksatıyor. Günlük yaşam koşulları her geçen gün daha da zorlaşırken, temel altyapı hizmetlerinde ciddi aksamalar yaşanıyor.
“İnsani koridorlar derhal açılmalı”
Kobani’de yaşayanlar, gıda, ilaç ve yakıt girişine izin verilmesi için acilen insani koridorların açılması çağrısında bulunuyor. Kent sakinleri, kuşatmanın sürmesinin temel insan haklarının açık bir ihlali olduğunu vurguluyor.
Öte yandan haftalardır Süveyda kentinde de geçici yönetime bağlı güçlerin kuşatmasının sürdüğü, bölgede insani krizin derinleştiği belirtiliyor. Sivil halkın temel ihtiyaçlara erişimde ciddi zorluk yaşadığı Süveyda’da da uluslararası toplumun acil müdahalesi çağrıları yapılıyor.
