Editör: Mehmet Murat YILDIRIM, (SH)
Migros depo işçilerinin ücret artışı, güvenceli çalışma ve sendikal hak talepleriyle sürdürdüğü direniş, ülkenin farklı kentlerinde dayanışma eylemleriyle büyüyor. Aydın ve Ankara’nın Sincan ilçesinde emek ve demokrasi güçleri, Migros işçilerinin mücadelesine destek için basın açıklamaları düzenledi.
Aydın Emek ve Demokrasi Güçleri, Migros depo işçilerinin direnişini desteklemek amacıyla Aydın Atatürk Kent Meydanı’nda bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı Aydın Emek ve Demokrasi Platformu adına DİSK Aydın Şube Başkanı Sibel Özhan okudu.
Özhan, Migros depolarında yükselen sesin yalnızca birkaç kuruşluk zam talebi olmadığını belirterek, bunun insanca yaşam onuru ile sınırsız kâr hırsı arasındaki çelişkinin sesi olduğunu ifade etti. Migros’un rekor kârlar açıklamasına rağmen işçilerin enflasyonun faturasını ödediğini söyleyen Özhan, sendikalaşma ve eylem hakkını kullanan işçilerin Kod 49 ile işten atılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Özhan, “Tazminatsız ve işsizlik maaşsız bırakılan işçiler açlıkla terbiye edilmek isteniyor” dedi.

Taşeron çalışmanın sendikal örgütlenmenin önündeki en büyük engellerden biri olduğunu dile getiren Özhan, direnişin toplumda karşılık bulmasının ve boykota dönüşmesinin sermayeyi tedirgin ettiğini belirtti. Aydın Emek ve Demokrasi Platformu olarak Migros depo işçilerinin yanında olduklarını ifade eden Özhan, zam oranlarının yeniden değerlendirilmesi, güvenceli çalışma, promosyon hakkı ve işten atılan işçilerin geri alınması taleplerinin derhal karşılanması çağrısında bulundu. Açıklama, “Migros depo işçileri yalnız değildir” sloganlarıyla sona erdi.
Migros işçileriyle dayanışma eylemlerinden biri de Ankara’nın Sincan ilçesinde gerçekleştirildi. Sincan Emek ve Demokrasi Güçleri, Fatih Metro arkası Migros önünde yaptıkları açıklamada “Sefalet ücretlerine ve güvencesizliğe karşı yaşasın sınıf dayanışması” pankartı açtı. Açıklamada, Türkiye emek hareketinin 2026 yılına market ve depo işçilerinin mücadelesiyle girdiği belirtilerek, Migros başta olmak üzere birçok depoda süren direnişin işçi sınıfı açısından kritik önemde olduğu vurgulandı.
Dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 31 bin TL’yi, bekar bir işçinin aylık yaşam maliyetinin ise 41 bin TL’yi aştığı hatırlatılan açıklamada, market ve depo işçilerinin insanca yaşamak için direndiği ifade edildi. İşçilerin gözaltılarla ve sendikalarının kriminalize edilmesiyle susturulmak istendiği belirtilerek, “Depo işçileri yalnız değildir” denildi.
Sincan’daki açıklamada, Migros işçilerinin mücadelesinin yalnızca kendi talepleriyle sınırlı olmadığına dikkat çekilerek, bu direnişin tüm işçiler için bir güvence olduğu ifade edildi. İşten atılan işçilerin geri alınması, baskı ve mobbingin sona ermesi ve DGD-SEN’in meşru muhatap olarak kabul edilmesi talepleri yinelendi.
Her iki kentte yapılan açıklamalarda da sendikalaşmanın önündeki engellerin sınıfın birleşik mücadelesiyle aşılacağı vurgulanırken, Migros depo işçilerinin mücadelesi kazanım elde edene kadar boykot çağrısı yapıldı. Açıklamalar, “Migros’a gitme, alışveriş yapma, uygulamayı sil, boykot et” çağrılarıyla sona erdi.
