Kor Kitap’ın, kamuoyuna yaptığı açıklamada “Cezaevlerinde üreten yazarların/çevirmenlerin/editörlerin telif ödemeleri terör finansmanı değildir. Düşünceyi ve kültürü mahkûm etme girişimlerine izin vermeyeceğiz” dendi.
Kor Kitap: Dayanışmaya çağırıyoruz
Kor Kitap’ın açıklaması şöyle:
“Cezaevinde bulunan çevirmenimiz, yazarımız ve editörümüz Tonguç Ok ve Necip Baysal’a yaptıkları çalışmalar karşılığı yayınevimiz tarafından telif ödemesi yapılmakta, telif ödemesi olarak gönderilen bu paralarla arkadaşlarımız cezaevi kantininden alışveriş yapmaktadır. Fakat bugün bu ödemelerle yapılan alışverişler “terör faaliyetinin” dayanağı haline getirilmektedir. Ödemeleri gerçekleştiren yayınevi temsilcimiz hakkında soruşturma açılarak dört günlük gözaltı işleminin ardından ev hapsi kararı verilmiştir. Bu hukuksuz kararın bir an önce bozulmasını istiyor okurlarımızı dayanışmaya çağırıyoruz. Cezaevlerinde üreten yazarların/çevirmenlerin/editörlerin telif ödemeleri terör finansmanı değildir. Düşünceyi ve kültürü mahkûm etme girişimlerine izin vermeyeceğiz.”
Türkiye Yayıncılar Birliği: Son derece endişe verici
Konunun kamuoyuna yansıması üzerine Türkiye Yayıncılar Birliği sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, Derneklerinin 2014 Yılı Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü’nün de sahibi olan Tonguç Ok ve Necip Baysal’a Kor Kitap tarafından ödenen telif ücretlerinin “terör finansmanı” olarak sayılmasına ilişkin “Bu gelişme, yayıncılık dünyası ve ifade özgürlüğü açısından son derece endişe vericidir” denildi.
Açıklamada, telif ödemelerinin tümüyle yasal olduğu vurgulanırken, “Yazar, çevirmen ve editörler Tonguç Ok ve Necip Baysal’ın cezaevi koşullarında dahi olsa ürettikleri eserlerin karşılığında telif bedellerini almaları, evrensel hukuk ilkeleri, anayasal haklar ve yayıncılık etiği çerçevesinde meşru bir haktır,” ifadelerine yer verildi.
Kantin alışverişi “terör faaliyeti” sayılıyor
Telif ödemeleriyle Ok ve Baysal’ın sadece cezaevi kantininden alışveriş yapabileceğinin hatırlatıldığı açıklamada “Devletin kendi kontrol mekanizması içinde gerçekleşen bir harcamanın “terör faaliyeti” olarak nitelendirilmesinin mantığını anlamak ayrıca zordur,” denildi.
Açıklama şöyle sona eriyor: “Türkiye Yayıncılar Birliği olarak meslektaşlarımızın yanında olduğumuzu; yazmak, çizmek, söylemek, okumak gibi yayıncılık faaliyetlerinin ve kitapların, her şekilde ve devamlı suç unsuru olarak gösterilmeye çalışılmasından vazgeçilmesini, yayınevi temsilcisi hakkındaki ev hapsi kararının derhal kaldırılmasını ve düşünce ve ifade özgürlüğü üzerindeki her türlü baskıya son verilmesini talep ediyor, sürecin takipçisi olacağımızı bildiriyoruz.”
