Haber Merkezi, (SH)
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi denetimindeki bölgelerde ve Kobani kentinde, ateşkesin uzatılmasının ardından temkinli bir sessizlik hâkim. Ancak bu sessizlik, barıştan çok yoksunluk ve kuşatmanın ağır sonuçlarını gizliyor. Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam yönetimi arasında varılan ve 15 gün uzatılan ateşkese rağmen Kobani, temel yaşam ihtiyaçlarından dahi mahrum bırakılmış durumda.
ANHA’nın aktardığına göre ateşkes kararının yürürlüğe girmesinden bu yana doğrudan bir ihlal yaşanmadı. Ancak Kobani üzerindeki ağır kuşatma sürüyor. Kentte ekmek, ilaç ve bebek maması gibi en temel ihtiyaçlara erişim neredeyse imkânsız hale gelirken; yakıt, elektrik ve suyun tamamen kesilmesi insani krizi daha da derinleştiriyor.
Hastaneler çöktü, ilaçlar tükendi
Kobani’de eczacılık yapan Aram Eli, kuşatmanın sağlık sistemini fiilen çökerttiğini belirtti. Daha önce günde yaklaşık 800 hastaya hizmet veren hastanelerin, bugün yalnızca sınırlı sayıda acil vakaya müdahale edebildiğini söyledi. Kentin dört bir yandan kuşatıldığını vurgulayan Eli, özellikle çocuk ilaçlarının temin edilemediğini ifade etti.
Tansiyon, şeker ve kanser hastalarına yönelik ilaçların neredeyse tamamen tükendiğini belirten Eli, diyaliz bölümünün ise tamamen kapandığını açıkladı. Kuşatma nedeniyle ilaç ve temel ihtiyaçların kente girişine izin verilmediğini söyleyen Eli, “Yaralı sayısı çok fazla, ameliyat yapacak imkânımız yok. İlaç olmadığı için bazı yaralılar yaşamını yitirdi” dedi. Eli, kuşatmanın derhal kaldırılması çağrısında bulundu.
Göç dalgası büyüyor, yardım yetersiz
Afrîn, Şehba, Rakka, Tabka, Deyrizor ve Şedade gibi bölgelerden on binlerce sığınmacı Cizir Kantonu’na ulaştı. Özerk Yönetim tüm sınırlı imkânlarını seferber etse de, sığınmacı sayısının büyüklüğü nedeniyle yardım komiteleri ihtiyaçları karşılamakta zorlanıyor. Yetkililer, uluslararası kamuoyuna acil destek çağrısı yaptı.
BM konvoyu yolda, kriz yerinde
Birleşmiş Milletler, Halep Valiliği ile koordinasyon içinde Kobani için 24 tırlık bir insani yardım konvoyu gönderdi. SANA’nın aktardığına göre tıbbi malzeme, gıda ve lojistik ekipman yüklü konvoy Halep’ten Kobani kırsalına doğru yola çıktı. Ancak yerel kaynaklar, bu yardımın mevcut krizin boyutları karşısında son derece yetersiz kaldığını vurguluyor.
SOHR: Çocuklar ölüyor, oksijen kalmadı
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Kobani’de insani krizin alarm verici boyutlara ulaştığını açıkladı. Açıklamada, kentin bir haftadan uzun süredir her taraftan kuşatma altında olduğu, bu durumun temel ihtiyaçlara erişimi imkânsız hale getirdiği belirtildi.
SOHR, saldırıların başlamasıyla Rakka, Tabka, Ayn İsa ve çevre bölgelerden Kobani’ye yoğun göç yaşandığını, binlerce kişinin sokaklarda ve açık alanlarda barınmak zorunda kaldığını bildirdi. Sağlık hizmetlerinin neredeyse durduğunu kaydeden SOHR, “Hastanelerde oksijen tükenmiş durumda. Bu koşullar nedeniyle 5 çocuk ve bir erkek yurttaş hayatını kaybetti. Kentte çocuk mamasına da ulaşılamıyor” ifadelerini kullandı.
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) da daha önce yaptığı açıklamada Kobani için ciddi insani kriz uyarısında bulunmuş, sivillerin durumuna ilişkin derin endişe duyulduğunu belirtmişti.
Ateşkes uzatılmış olsa da Kobani’de yaşananlar, savaşın yalnızca silahlarla değil; kuşatma, açlık ve ilaçsızlıkla sürdürüldüğünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Uluslararası toplumun sessizliği ise bu insani felaketin en ağır ortaklarından biri olarak öne çıkıyor.
