TÜİK ciro endeksleri: Sermayenin cirosu artıyor, emekçinin payı yerinde sayıyor
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Kasım 2025 Ciro Endeksleri verileri, sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörlerinde toplam cironun yıllık yüzde 37,3 oranında arttığını ortaya koydu. Aylık bazda ise toplam ciro artışı yüzde 3,7 olarak kaydedildi. Veriler, ekonomik faaliyetlerde nominal bir büyümeye işaret ederken, bu artışın toplumsal karşılığının kimler lehine şekillendiği sorusunu da beraberinde getiriyor.
İnşaat ve sanayide ciro artışı öne çıktı

TÜİK verilerine göre yıllık bazda en yüksek ciro artışı yüzde 47,6 ile inşaat sektöründe gerçekleşti. Sanayi sektöründe ciro endeksi yüzde 34,6 artarken, ticaret sektöründe artış yüzde 36,8, hizmet sektöründe ise yüzde 39,3 oldu. Aylık bazda da benzer bir tablo ortaya çıktı; sanayi cirosu yüzde 5,5, inşaat cirosu yüzde 8,0 oranında yükseldi.
Bu veriler, özellikle kamu kaynaklarıyla beslenen inşaat sektöründe ve yüksek fiyatlama gücüne sahip sanayi ve ticaret alanlarında sermaye birikiminin hızlandığını gösteriyor.
Enflasyon ve reel tablo sorusu
Ancak ciro endeksleri, fiyat etkisinden arındırılmış bir refah göstergesi sunmuyor. Yüksek enflasyon koşullarında cironun artması, üretimin ya da istihdamın aynı ölçüde arttığı anlamına gelmiyor. Tersine, fiyat artışları ve maliyetlerin tüketiciye yansıtılması, şirket cirolarını büyütürken emekçilerin alım gücü reel olarak gerilemeye devam ediyor.
Kasım 2025 verileri, ücretlerin enflasyon karşısında eridiği, sendikal örgütlülüğün zayıflatıldığı ve güvencesiz çalışmanın yaygınlaştığı bir dönemde açıklandı. Bu tablo, ciro artışlarının toplumsal refaha değil, kâr yoğunlaşmasına hizmet ettiğini gösteriyor.
Sermaye için büyüme, emek için sıkışma
Özellikle inşaat ve ticaret sektörlerinde görülen yüksek ciro artışları, kamu ihaleleri, rant politikaları ve tüketim üzerinden sürdürülen büyüme modelinin devam ettiğine işaret ediyor. Buna karşın, işçi ücretleri, sosyal harcamalar ve kamusal hizmetler aynı hızda artmıyor. Ekonomideki nominal büyüme, gelir dağılımındaki adaletsizliği daha da derinleştiriyor.
Ciro endeksleri, sermayenin dolaşım hızının arttığını ortaya koyarken, bu artışın emekçiler lehine bir paylaşım mekanizmasına dönüşmediği görülüyor. TÜİK’in açıkladığı rakamlar, iktidarın sıkça dile getirdiği “ekonomik toparlanma” söyleminin, geniş halk kesimleri açısından karşılıksız kaldığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Politik sonuçlar ve uyarı
Kasım 2025 ciro verileri, mevcut ekonomi politikalarının yönünü net biçimde gösteriyor: yüksek enflasyon ortamında sermayeyi koruyan, emeği ise baskılayan bir büyüme modeli. Bu modelin sürdürülmesi, toplumsal hoşnutsuzluğu ve sınıfsal gerilimleri derinleştirme potansiyeli taşıyor.
Önümüzdeki dönemde açıklanacak istihdam, ücret ve gelir dağılımı verileriyle birlikte bu ciro artışlarının kimler için bir kazanç yarattığı daha açık biçimde görülecek. Ancak mevcut göstergeler, ekonomik büyümenin emekçiler için değil, sermaye çevreleri için işlediğini ortaya koyuyor.
