Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) MEBBİS sistemi üzerinden herhangi bir yasal düzenleme yapılmaksızın 27 yaş üstü otizmli bireylerin özel eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinden yararlanmasını fiilen engelleyen uygulama, kamuoyunda ve Meclis’te tepkilere neden oldu. CHP Ankara Milletvekili Doktor Aylin Yaman, söz konusu kısıtlamanın Anayasa’ya, eşitlik ilkesine ve Türkiye’nin uluslararası yükümlülüklerine açıkça aykırı olduğunu vurguladı.
İdari bir sistem güncellemesiyle yaş sınırı getirilemez
Aylin Yaman, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinin devleti “demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti” olarak tanımladığını hatırlatarak, sosyal devlet ilkesinin eğitim ve sosyal hizmetlere eşit erişimi güvence altına aldığını ifade etti. Anayasa’nın 10. maddesi uyarınca kamu hizmetlerine erişimde eşitlik ilkesinin bağlayıcı olduğunu belirten Yaman, şu değerlendirmede bulundu:
“Yaş temelli bir sınırlama, Anayasa’da açıkça düzenlenmemiş ve kanunla belirlenmemişse; idari bir işlem ya da teknik sistem güncellemesiyle getirilemez. MEBBİS üzerinden yapılan bu kısıtlama, 27 yaş ve üzerindeki özel gereksinimli bireyleri hizmet dışına iterek benzer durumda olan bireyler arasında haksız ayrım yaratmaktadır.”
Uluslararası yükümlülüklerle açıkça çelişiyor
Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nde yaşa dayalı bir eğitim hakkı sınırlamasının bulunmadığını hatırlatan Yaman, konunun Meclis gündemine taşındığını söyledi. Milli Eğitim Bakanlığı’na yazılı soru önergesi verdiklerini belirten Yaman, ayrıca TBMM çatısı altında faaliyet yürüten Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu’nda da bu uygulamanın kayda geçirildiğini aktardı.
Kazanılmış haklar fiilen ortadan kaldırılıyor
Söz konusu kısıtlamanın telafisi güç hak ihlallerine yol açacağını vurgulayan Yaman, halihazırda eğitim ve rehabilitasyon desteği alan binlerce yetişkin otizmli bireyin kazanılmış haklarının bir gecede ortadan kaldırıldığını belirtti:
“Plansız ve programsız alınan bu kararlar, bireylerin kazanılmış becerilerinin kaybına, toplumsal uyumlarının bozulmasına ve ailelerin ciddi bir bakım yüküyle baş başa bırakılmasına yol açacaktır. Hiçbir geçiş planı ya da bilgilendirme yapılmaması, aileleri çaresizliğe sürüklemektedir.”
Yaşam boyu eğitim hakkı için yasal düzenleme geliyor
Özel eğitim ve rehabilitasyonun bir sosyal yardım değil, yaşam boyu süren temel bir hak olduğunun altını çizen Yaman, Meclis’te bu hakkı güvence altına alacak açık ve bağlayıcı bir yasal düzenleme için girişim hazırlığında olduklarını açıkladı. Bu kapsamda bir kanun teklifi verilmesinin planlandığını belirten Yaman, TBMM Engelli Sorunlarını Araştırma Komisyonu raporuna da bu yönde öneriler ekleneceğini söyledi.
Yaman ayrıca, mevcut eğitim sürelerinin yetersizliğine dikkat çekerek, yaş sınırı getirilmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’na da çağrıda bulunan Yaman, yaşam boyu eğitimin bir “maliyet” değil, uzun vadeli bir sosyal yatırım olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.
Tasarruf adı altında yapılan kesintiler daha büyük sosyal yıkım yaratır
Aylin Yaman, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’nın da sürece dahil edilmesi gerektiğini belirterek, özellikle 27 yaş üstü özel gereksinimli bireylerin evde hareketsiz kalmasının sağlık ve sosyal sonuçlarına dikkat çekti.
“Tasarruf olarak görülen bu kesintiler, ileride çok daha ağır bir maliyet ve sosyal yıkım olarak karşımıza çıkacaktır. Bu mesele yalnızca engelli bireyleri değil, bütün aileyi ve toplumu doğrudan etkilemektedir.”
