Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Bakanlık verileri şüpheli!

    10 Ağustos 2026

    Çerçeve Yasa Meclis’ten geçti: 467 kabul, 87 ret, 7 çekimser / Kim, nasıl oy kullandı?

    10 Ağustos 2026

    Can Atalay’dan çerçeve yasa açıklaması: “Şiddetsiz siyaset adımları önemlidir”

    10 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Başlangıç nerede başlar?

      10 Ağustos 2026

      Otoriter barışın hukuku mu, demokratik toplumun eşiği mi?

      7 Ağustos 2026

      Yasa Teklifi ve “bin kilometrelik yol”

      6 Ağustos 2026

      Kılı kırk yararak çalışma: Yasaklara ve sansüre karşı mücadele!

      5 Ağustos 2026

      1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

      5 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      Bakanlık verileri şüpheli!

      10 Ağustos 2026

      Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

      9 Ağustos 2026

      Üçüncü kutbun yeniden inşası

      6 Ağustos 2026

      Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

      3 Ağustos 2026

      Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

      30 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » DEM Milletvekili Kordu: Bütçe doğanın ve emeğin sömürüsüne, sermayenin kâr hırsına hizmet ediyor

    DEM Milletvekili Kordu: Bütçe doğanın ve emeğin sömürüsüne, sermayenin kâr hırsına hizmet ediyor

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 2026 Bütçesinin ele alındığı Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısı 7 Kasım Cuma günü yapıldı. Bakanlığın politikalarını eleştiren DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu “Enerji politikası doğanın diliyle, emeğin gücüyle, halkın iradesiyle yeniden yazılmalıdır” dedi.
    Siyasi Haber8 Kasım 2025
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 2026 Bütçesinin ele alındığı Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısı 7 Kasım Cuma günü yapıldı. Bakanlığın politikalarını eleştiren DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu “Enerji politikası doğanın diliyle, emeğin gücüyle, halkın iradesiyle yeniden yazılmalıdır” dedi.

    Ayten Kordu, Bakanlık Bütçesini eleştirerek “Bu bütçe, doğayı, emeği ve halkları değil, sermayenin sınırsızca tüm ekolojik hayatı daha fazla kâr hırsıyla ele alarak ve endüstriyalizmin çılgınlığında ilerleyerek, adına da “kalkınma” diyerek, sömürü üzerine kurulu, tüm canlı ekosistemi yok eden bir anlayışla ele alınmaktadır,” dedi.

    ‘Bu enerji kimin hayatını aydınlatıyor, kimin köylerini, sularını, ormanlarını yok ediyor?’

    Kordu şöyle konuştu: “Şunu soruyoruz: Kimin için enerji? Hangi ihtiyaçlar? Kimin ihtiyaçları? Neden sürekli büyüyen enerji talebi? Kimin hayatını kolaylaştırıyor, kimin hayatını, yaşam alanlarını yok ediyor? Bu soruların artık yanıtları bizim açımızdan çok net. Bugün enerji politikaları tamamen kamu dışı, antidemokratik, yerel ihtiyaçlardan kopuk, uluslararası bir anlayış içerisinde ele alınmakta, sömürme üzerinde büyük şirketlerle iş tutan bir anlayışla şekillenmekte. Üstelik bu politikalar kalkınma ve güçlenme söylemleriyle meşrulaştırılarak emperyal çıkarlar ve küresel savaşların bir parçasına dönüşmüş durumda. Enerjinin kimin için, kimin emeğiyle ve hangi bedelle üretildiği, kimin hayatını kolaylaştırıp kimin hayatını zorlaştırdığı sorularının cevabı aslında bilinmektedir. Yurttaşın yaşamını zorlaştıran, büyük sermaye şirketlerinin kazancında kâr üstüne kâr katan, adil olmayan politikalara göre kurulmaktadır. Bugün iktidar enerji politikasını “büyüme ve yatırım” adı altında yürütmekte ama biz soruyoruz: Bu büyüme kimin için? Bu enerji kimlerin hayatını aydınlatıyor? Kimlerin köylerini, derelerini, dağlarını, sularını, ormanlarını yok ediyor? Tabii ki insanlığın, tabii ki kadınların, köylülerin, emekçilerin, işçilerin, çiftçilerin, herkesin.”

    ‘Yeşil enerji değil, yeşil yıkım’

    Kordu, iktidar ve sermaye çevreleri tarafından yenilenebilir enerji olarak sunulan HES, RES, GES, JES ile enerji üretimini eleştirdi: “Bütçe sunumları “sürekli büyüme ve kalkınma, sürdürülebilirlik” gibi toplumu manipüle eden söylemlerle dolu. Bizim gördüğümüz şey, doğayı paraya, suyu metaya, enerjiyi de ticaret adına dönüştüren bir sistem ve onun bütçesi. Bu sistemin adına “yeşil enerji” denilerek özünde yeşil yıkım gerçekleşmektedir. RES, GES, JES, hepsi ihtiyaç dışı, şirketlere verilen yeni sömürü alanları ve talanlara açılan yerlerdir. Şimdi buradan soruyoruz: Bu tarlalarda projesiz geliştirilen, plansız geliştirilen, bütün mera alanlarını, tarım alanlarını yok eden plansız politikalar orada arpa, buğday gibi temel besin kaynaklarımızı yenilebilir olmaktan uzak tutmuş “yenilenebilir” adı altında güneş panelleri konulmuş ve adına “yenilenebilir” diyor. Artık arpayı, buğdayı yiyemiyoruz, güneş panelleri yenilenebilir olarak, yeni sömürü alanları olarak doğa alanları açılıyor. Rüzgâr türbinleri için ormanlar kesilmekte, güneş panelleri için tarım alanları yok edilmekte, HES projeleriyle nehirler kurutulmakta; üstelik bunlar halkın ihtiyaçlarına göre değil şirketlerin kâr hesaplarına göre yapılmaktadır. Baraj, kömür madenleri, suyun akış sahasının değiştirilmesi, ormanların, tarım alanlarının GES, HES, JES gibi her türlü yakma santrallerle işgal edilmesini bir yıkım olarak halk yaşarken şirketlerin her aşamada varlıkları katlanarak artmaktadır. Aydın bölgesinde jeotermal enerji kaynakları incir bahçelerinin tamamını yok etti Sayın Bakan, oradaki köylüler hâlen bunun mağduriyetini yaşamaktadır.”

    ‘Artan yoksulluk halkları enerjiden yoksun bırakıyor’

    DEM Parti Milletvekili Ayten Kordu, iktidarın enerji politikalarının sınıfsal karakterine vurgu yaparak bu alanda gerçekleşen eşitsizliği işaret etti: “Bir yandan lüks konutların, AVM’lerin ışıkları sabaha kadar yarıyor, öte yandan milyonlarca yoksul yurttaş karanlıkta kalıyor, faturasını ödeyemiyor. Toplumun artan yoksulluğu, enerjiye ulaşımını kısıtlayarak halkları enerji yoksunu yapmaktadır. Bir evin sıcaklığı artık cebindeki para kadar, ışığıysa maaşı kadar yanabiliyor. Üstelik en kirli enerji türlerini en yoksul kesimler kullanmak zorunda kalıyor. Bu yanlış politikaların bir sonucu olarak her kış kömürden kaynaklı zehirlenmelerden yüzlerce kişi yaşamını yitiriyor. Enerjiye erişemeyen halk yaşamını riske atarak ısınmaya çalışıyor yani enerji yokluğu değil adaletsizlik can alıyor. Kömür yardımlarıyla günü kurtarmak yerine enerjiye erişimi bir hak hâline getirmek gerekiyor. Bu anlamda, her haneye yeterli enerji erişimi anayasal güvence altına alınmalıdır.” 

    ‘Dersim’de sadece doğaya değil Alevi inancına da saldırı var’

    Kordu, Dersim’de hızlandırılan HES ve RES yapımı politikasının hem ekolojik yıkıma yol açtığını hem de Alevileri asimile etme planına hizmet ettiğini söyledi: “Şimdi, Dersim’de Sekasur, Cevizlidere yani Merho alanı, Aliboğazı, Pülümür’de HES ve RES politikaları başta Pülümür olmak üzere arıcılığı, balcılığı orada baltalayacak. Yine, orada devam eden krom madeni gibi ruhsatlandırmalar boşaltılmış köylere geri dönüş yapan yurttaşlar açısından da yaşam alanlarını yeniden madenlerle işgal eden ve köylüyü yeniden göçürtme politikasının uygulandığı yerler. Üstelik Dersim’de Munzur suyuna baraj kurmak sadece bir doğa meselesi değil doğayla bir bütün Alevi inancına, kültürüne, yaşamın hafızasına bir saldırıdır. Bu, hem ekolojik yıkıma hem de kültürel asimilasyona yıllardır devam etme ve uygulama biçimlerinden bir tanesidir.” 

    ‘Enerji sistemi hem doğayı hem emeği sömürüyor’

    Kordu, Enerji Bakanlığı’nın politikalarının ağır emek sömürüsü ve iş cinayetleri/katliamlarına neden olduğunun altını çizdi: “Enerji sisteminin bugünkü hâli yalnız doğayı değil emeği de sömürmektedir. Maden işçileri iş cinayetlerinde can verirken köylüler toprağını kaybetmekte, altın madenleri başta olmak üzere su varlıklarını bitirmekte; İvrindi, Uşak Eşme’de, Ağrı Diyadin’de tonlarca su 1 gram altın için harcanmaktadır. Kömür çıkarmak için su varlıklarının nasıl kullanıldığı ortadadır. En son İliç’te yaşadık, 9 madenci göz göre göre öldüler. Zonguldak, Soma, Bartın birçok madencinin yaşamına mal oldu. Halk sağlığı geri dönülmez hastalıklarla baş başa bırakılmakta. Sayın milletvekilleri, yine, enerji alanında ciddi sorunlardan biri de nükleer enerji santrallerinin yarattığı sorunlar her yönüyle bilinmesine rağmen topluma yeniden sürekli olarak enerji gereksiniminin zorunluluğu olarak sunulmaktadır. Akkuyu Nükleer Enerji Santrali hem inşaat aşamasında yarattığı yıkımlar, işçi kıyımlarıyla gündem olmakla birlikte enerjide kapitalist şirketlerle bağımlılığın temelini oluşturmaktadır.”

    ‘Talandan değil yaşamdan yanayız, 2026 Bütçesine ‘hayır’ diyoruz’

    Kordu, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı konuşmayı şu sözlerle tamamladı: “Biz DEM Parti olarak biliyoruz ki çözüm daha fazla enerji üretmekte değil enerjiyi adil paylaşmakta; demokratik bir işleyişle doğaya uyumlu, halkla birlikte planlamada yatmaktadır. Bu nedenle diyoruz ki enerji halkın hakkıdır. Enerji politikası doğanın diliyle, emeğin gücüyle, halkın iradesiyle yeniden yazılmalıdır, yeniden inşa edilmelidir. Bu yüzden bu bütçeye “hayır” diyoruz çünkü biz parti olarak talandan değil yaşamdan yana olan politikalarımızla bu konuda mücadele etmeye tüm halkımızla beraber devam edeceğiz. Bu 2026 bütçesine de hayır diyoruz. Halkların bütçesinin inşa edilmesi gerektiğini tekrar buradan belirtmek istiyorum.”

    Siyasi Haber

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Çerçeve Yasa Meclis’ten geçti: 467 kabul, 87 ret, 7 çekimser / Kim, nasıl oy kullandı?

    10 Ağustos 2026

    Can Atalay’dan çerçeve yasa açıklaması: “Şiddetsiz siyaset adımları önemlidir”

    10 Ağustos 2026

    Kolombiya’da 7.4 büyüklüğünde deprem: Can kayıpları var, tsunami tehlikesi bulunmuyor

    10 Ağustos 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mete Gönültaş

    Başlangıç nerede başlar?

    Remzi Altunpolat

    Otoriter barışın hukuku mu, demokratik toplumun eşiği mi?

    Tuncay Yılmaz

    Yasa Teklifi ve “bin kilometrelik yol”

    Korkut Akın

    Kılı kırk yararak çalışma: Yasaklara ve sansüre karşı mücadele!

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    Bakanlık verileri şüpheli!

    Tuncay Yılmaz

    Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

    Ertuğrul Kürkçü

    Üçüncü kutbun yeniden inşası

    Hakan Koçak

    Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Adana’da iş cinayeti: Önlemsiz altyapı çalışmasında göçük altında kalan işçi yaşamını yitirdi

    8 Ağustos 2026

    DİSK-AR ve ÇSGB Verileri: Her 100 işçiden 86’sı sendikasız, kadınlarda oran daha da düşük

    7 Ağustos 2026

    İSG Uzmanı Deniz İpek: “Müfettiş gelmeden önce temizlenen fabrika güvenli değildir”

    6 Ağustos 2026
    KADIN

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.