Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada 4 Mart 2025 tarihli değerlendirmesini yeniden hatırlatan Can Atalay, şiddetsiz siyasetin inşası için toplumsal mutabakat vurgusu yaptı:
- Siyaset Ortamının Durumu: Ülkede demokratik siyaset ortamının bir yıl öncesine kıyasla daha olumsuz olduğunu belirten Atalay, buna rağmen “şiddetsiz siyaset” doğrultusunda atılan adımların kıymetli olduğunu ifade etti.
- Barış Ateşine Sahip Çıkma Çağrısı: Kürt sorununun silahların gölgesi olmadan konuşulabilmesi gerektiğini belirten Atalay, yakılmaya çalışılan barış ateşinin sert siyaset fırtınalarıyla sönmemesi için toplumsallaştırılması ve çevresinin kuşatılması gerektiğini vurguladı.
- Kalıcı Adımlar ve Hukuk: Sürecin yalnızca “fiili durumlara” veya siyasetin hoşgörüsüne bırakılamayacağını ifade eden Atalay, şiddetin dışlanması yönündeki adımların demokratik adımlarla karşılık bulması gerektiğini kaydetti.
“Meclis çözüm odağı olmalı, kayyum vesayetine son verilmeli”
Geniş bir toplumsal ve siyasal mutabakatın sağlanması için atılması gereken somut adımlara değinen Atalay, açıklamasında şu hususların altını çizdi:
- Meclis’in Rolü ve Şeffaflık: Çözüm sürecinin toplumsallaşması ve desteğin genişlemesi için TBMM’nin çözüm odağı olarak etkin kılınması ve sürecin şeffaflaştırılması gerektiğini belirtti.
- Yasal Güvenceler ve Kayyum Vurgusu: Geçmiş yıllarda yasal güvencelere bağlanmadan atılan adımların mağduriyetlerini yaşayanların özgürleştirilmesi ve Kürt yurttaşların iradesini yok sayan kayyumluk uygulamalarına son verilmesi çağrısında bulundu.
- Eşit ve Özgür Türkiye Yürüyüşü: Cumhuriyetin demokratikleştirilmesi, hukukun ve kurallı işleyişin yeniden kazanılması için mücadelenin ve yürüyüşün sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
