Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    TÜİK Ocak ayı enflasyonu yüzde 4,84; ENAG’a göre ise yüzde 6,32

    3 Şubat 2026

    ESP’ye operasyon: Eş Başkan Çepni dahil 96 sosyalist gözaltına alındı

    3 Şubat 2026

    ESP’ye operasyon: Eş Başkan Çepni dahil 96 sosyalist gözaltına alındı

    3 Şubat 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Kürtler için garanti mi, sessiz tasfiye mi?

      30 Ocak 2026

      Sermaye karanlığının “sıradanlığına” karşı…

      30 Ocak 2026

      Alt emperyalizm ve Türkiye kapitalizmi- 1

      27 Ocak 2026

      Rojava’da karşı-devrim hamlesi

      26 Ocak 2026

      Geçici ortaklıktan tasfiyeye: Suriye Demokratik Güçleri’nin yapısal yalnızlaşması

      22 Ocak 2026
    • Seçtiklerimiz

      ‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu?

      1 Şubat 2026

      Emperyalizm ve enternasyonalizm

      29 Ocak 2026

      Dayanışma yaşatır: Rojava

      28 Ocak 2026

      ABD’den genel grev manzaraları

      26 Ocak 2026

      Yaşama yolculuk: Duygu ortaklığı ve duygu kırılmasının kesişiminde Rojava

      26 Ocak 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Dünyanın en çok okunan kitabı… Üstelik hala güncel

    Dünyanın en çok okunan kitabı… Üstelik hala güncel

    NURİ GÜNAY Kısa Dalga için yazdı: Manifesto yazıldıktan yarım yüzyıl sonra söylenmiş “Ya barbarlık ya sosyalizm” sözünün benzerlerini Marx ve Engels de söylemiş. Bugün her şeyin daha kötü olabileceğine dair de insanlığın eşitliğe, özgürlüğe, insanca yaşama doğru adım atabileceğine dair de emareler görebiliriz. Doğru olan, insani olan ve ahlaki olan ikinci ihtimale sarılmak, bunun için çaba harcamak.
    Nuri Günay22 Şubat 2025
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Yazı, keşfedildiğinden bugüne gücünü yitirmedi. Günümüzde pek çok insan, izlemenin okumanın önüne geçtiğini düşünüyor.

    Video hayatımızda çok fazla yer kaplasa da kitapların alternatifi olmayacak. Metinler insanlığın bundan sonraki serüvenine eşlik etmeye devam edecek.

    İnsanlığın ortak mirası haline gelen yüzlerce kitap var. Bazıları sadece eşsiz ve benzersiz olma özellikleriyle değil; insanlığa yüzyıllardır kattıklarıyla, hala yaşıyor olmalarıyla, çok özel bir anlama sahipler. “İnsanlık tarihinde aklınıza gelen en önemli metinler hangileridir?” sorusuna pek çok insan farklı cevaplar verebilir.

    Bunlar içinde en önemlilerinden bir tanesi,177 yıl önce dün, 21 Şubat 1848’de Londra’da, Almanca olarak yayınlanan Komünist Manifesto ya da tam adıyla Komünist Parti Manifestosu’dur. Bahsettiğimiz, kutsal kitapları saymazsak dünya üzerinde en fazla basımı yapılmış, en çok dile çevrilmiş ve en fazla okunan kitaptır.

    23 sayfalık kısacık bir metnin üzerine yazılıp çizilenler ise onun hacminin yüzlerce kat fazlasıdır. Yazıldığı dönemin ruhunu yansıtan ve geleceğe dönük tahayyüllüyle eskimemiş, dinamik, yaşayan bir kitaptır Manifesto.

    Manifesto ne için yazıldı?

    Karl Marx ile Friedrich Engels tarafından Komünistler Birliği’nin programı olarak kaleme alınmıştır. Kaleme aldıklarında Marx 30, Engels 28 yaşındadır.

    Burjuvazi uzunca süredir asalak bir sınıf halindedir. Yeni ve devrimci sınıfı, işçi sınıfını insanlık dışı koşullarda yaşamaya mahkûm etmektedir. 15 saat çalışmaktadır işçiler. Onlar ki tarihin tekerleğini insanlık lehine bir istikamete döndürebilecek tek sınıfın bireyleridir. Proletarya siyasal bir güç olarak tarih sahnesinde yerini almıştır. Devrimci örgütler kurulmuştur.

    Avrupa’nın tamamı 1848 devrimlerinin arifesindedir. Fakat hala işçi sınıfının tarihi ve devrimci rolü bilimsel bir zemine oturmamıştır. Hâkim anlayışlara göre sosyalizm, bir ütopya olarak insanlığın varacağı ideal nihai duraktır. Yahut yıkıcı bir hareketle kapitalizm ortadan kaldırılacak, sosyalizme geçilecektir.

    Manifesto bütün bu anlayışların dışında işçi sınıfı mücadelesini bilimsel bir teorik düzleme taşıyan en önemli ara metindir.

    İnsanlık tarihi boyunca eşitlik, özgürlük, insanca yaşam talebiyle ortaya çıkan yüzlerce mücadele olmuştur. Eşit ve özgür yaşamaya dair idealin yazılı dile dökülmüş halini mesela Thomas More’un Ütopya’sında buluruz. Ama sosyal bir hareket ürünü değildir Ütopya, Moreu’nun dâhiyane eseridir.

    17. yüzyıldan başlamak üzere sosyalist fikirlerin yaygınlaşması söz konusudur. 19. yüzyılda sosyalistler politikada söz sahibi olmaya başlarlar. Owen, Fourier, St. Simon’un ütopik sosyalizm anlayışı bu dönemde hakimdir. Bu öncüllerin önemli tarihsel bir görevi yerine getirdikleri de bilinmelidir.

    İşçi sınıfının bir partide bir araya gelmesi fikri olgunlaşmışken, Marx ve Engels üstlendikleri tarihi görevle sosyalizmi ütopya olmaktan çıkartmıştır. Manifesto bu sürecin en önemli adımıdır.

    Etkili bir girişle başlar, tarihsel materyalizmi, tarihin akışına doğru pencereden bakmamızı sağlayacak şekilde ortaya koyar. “Günümüze kadar bütün toplumların tarihi, sınıf mücadeleleri tarihidir” der ve sınıf mücadelesinin anlamını ortaya koyar. Kapitalizmin ve burjuvazinin niteliğini açıklar. Elbette sosyalizmin insanlık için kaçınılmazlığını, sosyalizme giden yolun ana yönünü tarif eder.

    Manifesto bunlarla birlikte insanca yaşamak isteyenleri mücadeleye davet eden güçlü bir bildirgedir. “Burjuvalar ve Proleterler”, “Proleterler ve Komünistler”, “Sosyalist ve Komünist Yazın”, “Komünistlerin Çeşitli Muhalefet Partilerine Karşı Konumu” bölümlerinden oluşan bu tarihi belge taraflaşma, aynıların aynı yere toplanma çağrısıdır. Ama bir o kadar da nesneldir değerlendirmeleri.

    İşçi sınıfıyla sosyalistlerin ilişkisinin nasıl olması gerektiğine dair temel ilkeleri ortaya koyar.

    Sosyalizmin inşasında atılacak adımları madde madde yazar. Devamında sosyalizm tartışmasına dair ideolojik mücadeleye girişir. Tarihsel bir netleşme anıdır bu.

    Manifesto’nun çağrısı yankılanmaya devam ediyor

    Manifesto, yayınlandığı ilk günden itibaren hâkim sınıfların düşmanlığını kazanmış bir bildirgedir. Bu düşmanlık yıllar boyu yasaklanmasına, okuyanların yargılanmasına sebep olmuştur.

    Elbette kara çalmalar, sermaye sınıfına hizmet eden kalemlerin saldırısı başından eksik olmamıştır. Mesela sosyalistlerin manifestoya dini bir metinmişçesine, dogmatik biçimde baktıkları çok söylenmiştir. Hâlbuki bildirgenin yazarları bile kendi metinlerine bu muameleyi yapmamıştır.

    Ne derlerse desinler, manifesto eskimemiş bir bildirgedir. Kapitalizme, sermaye sınıfına dair tespitleri her gün yeniden ispatlanıyor. Örneğin; küreselleşme sürecini daha en başta tarif edebilmek kâhinliğin değil, bilimsel bir dehanın ürünüdür.

    İlk gençlik yıllarımda bir dizi karmaşık kitabın ardından Manifesto’yu okuduğumu hatırlıyorum. Bir oh çekmiştim. Kapitalizmin, sosyalizmin ve bizzat hayatın kendisinin aslında o kadar da karmaşık ve anlaşılmaz olmadığını düşündürtmüştü bana.

    Böyle bir bildirgeyi yazabilmenin koşulu sanırım derin bir entelektüel birikime sahip olmaktır. Marx ve Engels’in genç yaşta bunu başarabilmiş olması hayranlık verici. Ekonomiye, tarihe, sosyolojiye hâkim yazarlarımız aynı zamanda edebi bir dil kurma ustasıdır. Böyle olunca eşitliğin, özgürlüğün peşinde olanların yüreğinde yanan ateşi de harlayan bir kitap olmuştur Manifesto. Hani bazılarımız romanların ilk cümlesini ve sonunun güzel olmasını bekleriz. Manifesto böyledir.

    Etkili bir roman girişi de olabilir pekâlâ şu cümleler:

    “Avrupa’ da bir heyula kol geziyor, yaşlı Avrupa’nın bütün devletleri, Papa’sı ve Çar’ı, Metternich’i ve Guizot’su, Fransız Radikalleri ve Alman hafiyeleri bu heyulaya karşı kutsal bir sürgün avında el ele vermişlerdir.”

    Şöyle biter: “Varsın hâkim sınıflar bir komünist devrim korkusuyla titresin. Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecekleri bir şey yoktur. Kazanacakları bir dünya vardır. Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!”

    Dünya ve ülkemizin oldukça karanlık bir iklimde olduğu günlerde bu tarihsel bildirgeyi konuşmak önemli. Çağrısını güncellemek ise tarihsel bir görev.

    Manifesto yazıldıktan yarım yüzyıl sonra söylenmiş “Ya barbarlık ya sosyalizm” sözünün benzerlerini Marx ve Engels de söylemiş. Bugün her şeyin daha kötü olabileceğine dair de insanlığın eşitliğe, özgürlüğe, insanca yaşama doğru adım atabileceğine dair de emareler görebiliriz. Doğru olan, insani olan ve ahlaki olan ikinci ihtimale sarılmak, bunun için çaba harcamak.

    Şüphesiz böyle düşünenler, bu uğurda mücadele edenler her şeye rağmen azımsanmayacak kadar çok.

    Ülkemizde mücadele edenler halka, işçi sınıfına çağrılar yapıyorlar. Bazen ortak bildiriler yayınlanıyor. Manifesto belki bu konuda da örnek olabilir. Çok iyi örnekleri olmakla birlikte, bazen benzerlerinin tekrarı olan bildiri ve açıklamaların ne yazık ki çoğu zaman karşılığı olmuyor. Her kelimeyi, mücadele edenlerin adeta zırhı ve silahı haline getirmeye çalışan, ince ince işleyen ustaları bu hususta da örnek almak gerekir.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    ‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu?

    1 Şubat 2026

    Emperyalizm ve enternasyonalizm

    29 Ocak 2026

    Dayanışma yaşatır: Rojava

    28 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Ömer Bölüm

    Kürtler için garanti mi, sessiz tasfiye mi?

    Muhsin Dalfidan

    Sermaye karanlığının “sıradanlığına” karşı…

    Volkan Yaraşır

    Alt emperyalizm ve Türkiye kapitalizmi- 1

    Tuncay Yılmaz

    Rojava’da karşı-devrim hamlesi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Fehim Taştekin

    ‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu?

    Ertuğrul Kürkçü

    Emperyalizm ve enternasyonalizm

    Ercan Jan Aktaş

    Dayanışma yaşatır: Rojava

    Kıvanç Eliaçık

    ABD’den genel grev manzaraları

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Depo işçilerine Ankara’da destek eylemi: Migros’u boykot et, depo işçisinin sesi ol!

    2 Şubat 2026

    Kadına yönelik şiddet ve tacize karşı ILO 190 Birleşik Metal-İş ile MESS arasındaki toplu sözleşmeye girdi

    2 Şubat 2026

    Akdeniz kentlerinde liman işçilerinden savaşa karşı ortak eylem kararı

    31 Ocak 2026
    KADIN

    Kadına yönelik şiddet ve tacize karşı ILO 190 Birleşik Metal-İş ile MESS arasındaki toplu sözleşmeye girdi

    2 Şubat 2026

    İzmir’de kadın Cinayetlerine karşı yürüyüş: “Koruma, aklama, yargıla”

    29 Ocak 2026

    Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi: Rojava’da direnen Kürt halkının ve kadınların yanındayız

    20 Ocak 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.