Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Tekno-faşizm, ırkçılık ve “IQ genetiği”

    6 Mart 2026

    KYB Başkanlık Divanı Üyesi Şanaz İbrahim Ahmed: “Kürtleri rahat bırakın, biz kiralık silah değiliz”

    6 Mart 2026

    İran’a 6 günlük saldırılarda ölü sayısı 1.168’i geçti

    6 Mart 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Rojava hakikatinin ışığında 1 – Öcalan ve PKK “süreç”e nereden bakıyor?

      5 Mart 2026

      Kapitalizmde ahlaki çürüme, oligarşik iktidar ve şantaj ekonomisi

      2 Mart 2026

      Meslek odalarına neler oluyor?

      2 Mart 2026

      Halkın Hafızası, Toprağın Sesi; Yaşar Kemal

      1 Mart 2026

      Yoksulluğun normalleşmesi ve gündelik hayatın sessiz eğitimi

      27 Şubat 2026
    • Seçtiklerimiz

      Varlık adı önceler

      5 Mart 2026

      ABD-İsrail’in İran saldırısı uluslararası sistemin krizini ortaya çıkardı

      4 Mart 2026

      İran’la savaşın sınırları

      1 Mart 2026

      Laiklik tamamlanmış bir hikaye mi? Bu ülke hiç gerçekten laik oldu mu?

      27 Şubat 2026

      Kemal Türkler 100 yaşında!

      23 Şubat 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      HRANA: İran’daki protestolarda binlerce kişi öldürüldü, yüzlerce çocuk gözaltına alındı

      25 Şubat 2026

      Hatimoğulları: “Halk erken seçim isterse, biz hazırız; mobilizasyon kapasitesi en yüksek partiyiz”

      19 Şubat 2026

      Maden işkolunda bir kadın sendikacı

      15 Şubat 2026

      Epstein dosyası yeniden açılırken, Burak Oğraş’ın babası konuştu: “Oğlum otelde gördükleri yüzünden öldürüldü”

      10 Şubat 2026

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » 2015 “Bahar Eylemleri”

    2015 “Bahar Eylemleri”

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    VOLKAN YARAŞIR – Diğer Yazıları …

    2015 “Bahar Eylemleri”

    Metalde öfke patlaması, fiili grevlerden kent grevine doğru         

    Renault’ta başlayan metal işçilerinin öfke patlaması, başta Bursa’daki stratejik fabrikaları sardı ve hızla Havza’ya yayılan bir direnişe ve fiili grevlere dönüştü.

    Yeni ve sarsıcı bir deneyim yaşıyoruz. Proletarya açısından stratejik bir şehir ve stratejik işyerleri harekete geçmiş durumda. Sınıfın öfke patlaması bir kenti harekete geçirdiği gibi havzayı da mobilize etti.

    Bu muazzam pratik, anafor etkisi yarattı. Süreç içinde büyük ve yıkıcı sonuçlar doğuracak, kendi özgünlüğünde/dar bir kent greviyle karşı karşıyayız. Dar vurgusunu negatif bir tanımlama için kullanmıyorum. Sadece eylemlerin ve fiili grev senkronlarının taşıdığı yıkıcı potansiyeli/enerjiyi vurgulamak için bir alt çizme. Bugün işyeri esaslı gelişen fiili grev dalgası bir ihtimalin ne kadar gerçek olabileceğini gösterdi. Fiili grevlerin hızla sokağa yayılması, özellikle yan sanayiyi şiddetle etkilemesi ve diğer sektörleri harekete geçirmesiyle olağanüstü şeyler yaşanabilirdi.

    İşte bu gerçekleştiğinde yıkıcı bir kent grevi pratiği doğacak.

    Sınıfın nesnel ve öznel şekillenmesine müthiş bir ivme katacak bu deneyim, yaşananlarla gerçekten olanaklı hale geldi.

    Varolan bu potansiyellerin harekete geçmesi, metaldeki doğrudan eylem şeklinde biçimlenen fiili grevlerin yayılmasına, uzun solukluluğuna ve yaratacağı sarsıcı ve yıkıcı etkilere bağlı olduğu yaşanarak görüldü.

    YENİ GREV STRATEJİLERİ

    Fiili grevin uzun solukluluğu Renault ve Tofaş’ın bulunduğu alandaki yan sanayinin harekete geçmesi demektir. Bugün bazı yan sanayideki işyerlerinin fiili grev dalgası içinde yer alması ve bir dizi destek eylemi yapması, yan sanayideki açığa çıkmamış potansiyeli gösteriyor.

    Ana fabrikalarla birlikte, yan sanayinin farklı eylem ve direniş biçimleriyle mobilize olması tüm kenti, İstanbul ve İzmir yolundan tutuşturabilir, bir şehir işçi tulumlarına bürünebilirdi.

    Renault, Tofaş ve Bosch gibi fabrikalar ana fabrikalardır. Bursa’daki yan sanayi bu fabrikalara yüksek oranda entegredir. Yan sanayi, ana fabrikada yaşanacak üretimden şiddetle etkilenmekte ve doğacak her hangi bir aksaklıkta bloke olmaktadır. Merkez fabrikalardaki işçilerin ruh halinin yan sanayide çalışan işçilerde de olduğu bilinen bir gerçektir. Ana fabrikaların (niteliğini bir tarafa bırakarak) sendikalı olması mobilizasyon ve ortak hareket etme olanağı doğurabildiği gibi, uzun yıllardan beri sınıfı etkisiz ve edilgen bir yığına çevirebiliyor. Yan sanayinin çok büyük bir oranda örgütsüz olması en büyük handikaptır. Ama organize sanayi merkezlerinin birer işçi cehennemi olduğu unutulmamalıdır. Aynı zamanda, ağır çalışma koşulları, düşük ücret ve her an işten atılma riskinden dolayı, organize sanayi bölgeleri bir sınıfsal öfke denizidir. Özellikle 2008’den beri altını çizdiğim bu potansiyel, bugün Bursa’da ilk sarsıcı provasını gerçekleştirdi. Hatta havza grevlerinin ne kadar yakın bir olasılık olduğunu ortaya koydu.

    Metal işçilerinin gerçekleştirdikleri bu muazzam eylemler nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, artık işçi sınıfının gündeminde kent grevleri var.

    Metal işçisi tarihsel anlamı olacak eylemler zincirini yarattı.

    BÜYÜK BİR İNFİLAK GİBİ

    Uzun yıllardan beri, Türk-Metal’de somutlanan korporatist, bürokratik, işbirlikçi sendikal yapının ve finans kapitalin en militan örgütü MESS’in kuşatılmışlığı içindeki metal işçisi bir nevi infilak etti.

    İnfilak kentte metal sektöründeki birikmiş sınıfsal öfke ve kini açığa çıkardığı gibi, sektörü sarstı ve etkilerini havzadaki 6, 7 stratejik işyerlerinde gösterdi.

    İşçi sınıfının en stratejik illerinden biri olan Bursa’da sınıfsal öfke patlamasının gerçekleşmesi tesadüfi değildir. Kentin proletarya açısından stratejik bir kent olması, işçi sınıfının tarihsel deneyim ve birikimlerinin zenginliği ve özellikle 2008 sonrası krizin yarattığı yıkıcı sonuçlar Bursa’yı fırtınanın merkezine dönüştürdü.

    Metal eylemleriyle, onbinler hareketi geçti. Finans kapitalin ve siyasi iktidarın işçi sınıfına stratejik saldırılarını yoğunlaştırdığı, grevlerin yasaklandığı bir konjonktürde, fiili grev pratiği sınıfın yaratıcı gücünü ortaya koydu. Ve izlenmesi gereken yolu gösterdi: Fiili, militan ve kitlesel mücadele…

    İşyerinden işyerine sıçrayan fiili grevler, yarattığı aurayla sınıfı kuşattı. Ona muktedir olma duygusu verdi. Ve özgüven kazandırdı. İşçiler sınıf kimliğinin onurunu yaşadı.

    “ULUDAĞIN ETEĞİNDE BİR CEHENNEM KENTİ VAR”: BURSA

    Bursa işçi sınıfı mücadele tarihinde önemli bir yere sahip. Türkiye kapitalizminin karakteri ve gelişim momentleri Bursa’dan okunabilir. Kentte metal ve özellikle otomotiv sektörü ciddi bir gelişim gösterdi. Renault şirketinin küresel düzeyde en önemli fabrikalarından biri Bursa’da kuruldu. Ayrıca Tofaş da kentin en stratejik fabrikalarından biri olarak öne çıktı. Bursa bunun yanında metal sektöründeki bir dizi uluslararası markanın merkezidir. En dikkat çekenlerden biri Bosch’tur.

    Kent, 70’li yıllarda özellikle metal işkolunda grev, direnişleriyle göz doldurdu. Bugün fiili grevlerin ve doğrudan eylemlerin merkezi olan işyerleri Renault, Tofaş ve Coşkunöz gibi fabrikalar geçmişte, DİSK’in taşıyıcı sendikal yapısı olan Maden-İş’e üyeydi ve 1977’deki meşhur MESS grevine de aktif katılan işyerleriydi.

    Ve MESS gibi bir karşı devrimci örgütü çok iyi tanıyorlardı. Yani bu işyerlerinin kolektif hafızalarında grevler, direnişler var. Aradan yıllar ve nesiller geçse de sınıf kolektif hafızasından beslenir, sınıfa kolektif hafızası yol gösterir. Deneyim ve tecrübelerin nesilden nesile geçen etkileri vardır.

    Koşullar bazen tarihi geri çağırır. Tarih bazen bugün olur. Bugün tarihi kapsar ve kendini üretir.

    Böylesi bir tarihsel arka planın yanında, bu işyerleri ve Bosch, yakın tarihteki metal eylemlerinde de önderlik yapan, alternatif örgütlenme arayışlarına giren, daha sonra sönümlense de farklı taban örgütlenmeleri yaratan işyerleri olarak dikkat çekti.

    1998’deki yine Türk Metal’a büyük reaksiyonla başlayan, sendika değiştirmeyi de hedefleyen metal dalgası bu işyerlerinden başladı.

    Bursa, 2012’de Bosch direnişine de merkezlik yaptı. Bosch direnişi, sonuçlarıyla ve grup sözleşmesinin dışında imzaladığı sözleşmeyle bugünkü direnişlere örnek oluşturdu.

    2015 başında, Birleşik Metal Sendikası’na bağlı işyerlerinde grev kararı alınması ve grevin ertelenmesine rağmen, daha sonra bu işyerlerinin imzaladığı sözleşmenin Türk Metal’in imzaladığı grup sözleşmesinden olumlu olması bu işyerlerinin arayışlarını hızlandırdı. Tepkilerini körükledi.

    Uludağ’ın eteğindeki işçiler için cehennem olan bu kent, sonunda infilak etti.

    Eylemlerin kendiliğindenci bir karakterde gelişmesi, öfkenin şiddetini düşürmez. Ayrıca muazzam gücünü ve yarattığı tarihsel önemdeki gelişmeleri hafifletmez. Eylemlerin doğrudan eylem biçiminde ve fiili grev şeklinde gelişmesi ve senkronize bir karakter göstermesi yeni/Çin çalışma rejimini bloke edici içerikte olması son derece önemlidir. Müthiş olanaklar sunmaktadır. (Ayrıca Bursa’da benim de yıllardır aktif olarak katıldığım metal işçilerinin çalışmaları, arayışları, taban örgütlenme deneyimleri var.)

    Hareketin kendi içinden çıkan, taban örgütlenmelerine dayanan, doğrudan eylem tarzında gelişen metal dalgası yol gösteriyor.

    SINIFIN YIKICI ENERJİSİNİ TABAN ÖRGÜTLENMELERİ AÇIĞA ÇIKARIR

    Bu dalga klasik sendikal yapıların işlevsizliğini çıplak bir biçimde gösterdi. Anti-bürokratik, anti-korporatif bir taban hareketi olarak gelişen metal dalgası, yeni ufuklar açıyor.

    Taban örgütlenmelerinin ve inisiyatifinin önemi, metal işçilerinin hareketiyle bir kez daha ortaya çıktı. Yeni bir emek odağının yaratılması artık işçi sınıfı için yaşamsal önem kazandı. Bu emek odağının önemli parçası fiili, meşru, militan örgütlenmelere ve doğrudan eylemlere dayanan ve doğrudan demokrasiyle hareket, taban sendikacılığı hareketidir.*

    Metal işçileri, işçi sınıfına öğretiyor.

    Bir kent grevi pratiği olan metal direnişi, aynı zamanda havza grevlerinin olanaklarını ortaya koydu.

    Türkiye’de Bursa gibi proletarya açısından 6, 7 stratejik il önümüzdeki dönemde dikkatle izlenmelidir. Buraları yeni infilak alanlarıdır. Dün Gaziantep tekstil işçileri ve Bursa Bosch işçileri direnişleri ve fiili grevleri, dipten gelen dalganın ilk belirtileriydi. Şimdi Bursa deneyimi dipten gelen dalganın yıkıcı gücünü gösterdi.

    İşçi sınıfının taşıyıcı, lokomotif gücü olan metal işçileri tarihsel bir pratiğe imzalarını attı.

    Dipten gelen dalga, sarsıcı birikimler ve deneyimler ortaya koydu.

    “Ve Çelik Sertleşti”

     

    * Bu yazı metal işçilerinin direnişiyle ilgili hazırlanan ilk makaledir. Ardından taban örgütlenmeleri ve metal direnişi, sendikalar ve metal direnişi, kent grevleri, metal direnişi neyi gösterdi?  başlıklı spesifik konuları işleyen makaleler yayınlanacaktır.

    VOLKAN YARAŞIR – Diğer Yazıları

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Rojava hakikatinin ışığında 1 – Öcalan ve PKK “süreç”e nereden bakıyor?

    5 Mart 2026

    Kapitalizmde ahlaki çürüme, oligarşik iktidar ve şantaj ekonomisi

    2 Mart 2026

    Meslek odalarına neler oluyor?

    2 Mart 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Erdal Kara

    Rojava hakikatinin ışığında 1 – Öcalan ve PKK “süreç”e nereden bakıyor?

    Ertan Eroğlu

    Kapitalizmde ahlaki çürüme, oligarşik iktidar ve şantaj ekonomisi

    Muhsin Dalfidan

    Meslek odalarına neler oluyor?

    Elif Gamze Bozo

    Halkın Hafızası, Toprağın Sesi; Yaşar Kemal

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Varlık adı önceler

    Ertuğrul Kürkçü

    ABD-İsrail’in İran saldırısı uluslararası sistemin krizini ortaya çıkardı

    Evren Balta

    İran’la savaşın sınırları

    Adil Okay

    Laiklik tamamlanmış bir hikaye mi? Bu ülke hiç gerçekten laik oldu mu?

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Bekaert’ta TİS görüşmeleri sürüyor: İşçiler 1,5 yıllık kaybın telafisini istiyor

    6 Mart 2026

    İstanbul’daki bazı belediyelerde kamu emekçilerinden “tavan ücret” ve “sıfır zam” dayatmasına tepki

    5 Mart 2026

    Polyak Direnişi zaferle sonlandı: İşçiler maaş ve tazminatlarını aldı

    5 Mart 2026
    KADIN

    DİSK Kadın Komisyonu’ndan bakanlık önünde eşitlik talebi

    6 Mart 2026

    MKG Raporu: Şubat ayında 4 kadın gazeteci tutuklandı

    6 Mart 2026

    Araştırma: Televizyon dizilerinin yüzde 86’sında kadına yönelik şiddet var

    6 Mart 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.