Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Hafıza, hakikat, yüzleşme, adalet…

    18 Ocak 2026

    Yemeksepeti kuryeleri üç günlük iş bırakma eylemine başladı

    18 Ocak 2026

    Trump’tan Grönland çıkışı: 8 Avrupa ülkesine gümrük vergisi kararı

    18 Ocak 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Öldürülen bir beden, yaşayan bir vicdan: Hrant Dink

      18 Ocak 2026

      14 Ocak İş bırakma eyleminin geride bıraktıkları

      16 Ocak 2026

      Türkiye 2025 yılı değerlendirmesi

      15 Ocak 2026

      Akbelen’de kamulaştırma: Rıza yok, kamu yararı tartışmalı

      15 Ocak 2026

      Arşiv belgeleri ışığında Cumhuriyet’in erken döneminde Alevilere yönelik inançsal baskılar

      9 Ocak 2026
    • Seçtiklerimiz

      Hafıza, hakikat, yüzleşme, adalet…

      18 Ocak 2026

      “Venezuela’da olan biteni kutlayan kimse yok, muhalefette bile”

      16 Ocak 2026

      Bahçeli’nin Kürtlere teklifi: ‘Verilenle yetinin’

      14 Ocak 2026

      Zor-yoğun alt-emperyalizm: Türkiye’de güvenlikçi devlet aklı, Kürt meselesi ve Rojava

      13 Ocak 2026

      İran yönetiminin kaos planı

      12 Ocak 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » 19 Aralık Katliamı

    19 Aralık Katliamı

    Siyasi Haber14 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    19 Aralık 2000’de Türkiye burjuvazisinin en aşağılık ve ağır saldırılarından birisi yaşandı. Ezilenlerin devrim fikrinin, örgüt fikrinin en diri yaşatıldığı alanlardan birisi olan hapishanelerde bulunan devrimci tutsakların iradelerini kırmak, F tiplerini hayata geçirmek için topyekün bir saldırı yapıldı. Düzenlenen operasyona utanmadan “Hayata Dönüş” ismini vermişlerdi. Devrimci irade teslim alınamaz diyen devrimci tutsaklar bombalara, mermilere, kepçelere karşı can siperane bir direniş gösterdiler. Yapılan operasyon sonucu 28 devrimci tutsak yaşamını yitirirken yüzlercesi yaralandı, sakat kaldı.

    Devletin koğuş sisteminden F tipi sistemine geçiş için başlattığı süreç basit bir hapishane rejimi değişikliği değildi. Rejimin kendini yenileme ihtiyaçlarını dayattığı bir dönemde toplumun bastırılması ve resetlenmesi için en ileri unsurlarından susturmak istediler. Görkemli bir direnişe rağmen dönemselde olsa başarılı oldu devlet.

    O dönem F tipi girişimine karşı hem sol kamuoyunda hem de cezaevlerinde büyük tepkiler ortaya çıktı. Tecrit içinde tecrit anlamına gelen F tipi hapishane sistemine karşı tutsaklar süresiz açlık grevine başladılar. Hem açlık grevlerine müdahale etmek, hem de devrimci tutsakları F tiplerine zorla götürmek için devlet düğmeye bastı.

    “Sokağa hakim olmak için cezaevlerine hakim olmalıyız”
    Aylar öncesinden planları yapılan ve MGK toplantısında karar altına alınan operasyon dönemin DSP-MHP koalisyon hükümeti tarafından imzalanarak başlatılmıştı.
    “Sokağa hâkim olmak için cezaevlerine hâkim olmalıyız” diyen dönemin Başbakanı Bülent Ecevit hem kendi niyetlerini açığa vuruyor hem de operasyonun boyutlarına işaret ediyordu. 19 Aralık’ta başlatılan ve adına “Hayata Dönüş Operasyonu” denilen saldırı, MGK raporlarında düşman kuvvetlere karşı Tufan planı olarak tanımlanmıştı. 20 cezaevinde yapılan operasyona Özel askeri birlikler ile birlikte binlerce asker ve özel harekât polisleri katıldı.

    Operasyon sabaha karşı 5 sularında 20 cezaevinde eşzamanlı başlatıldı. Bu saldırıda yer alan asker ve polisler, esas olarak devrimci tutsakları teslim almak, teslim alamıyorsa katletmekle görevlendirilmişti. Dört duvar arasında tutsak olanlar bomba sesleriyle uyandılar sabaha. Çatılardan gaz, sis bombaları, havalandırmalardan sinir gazları ile yakıcı kimyasal gazlar atılmaya başlandı. Atılan gazlardan nefessiz kalan, bayılanlar kapılara koşuyorlardı, ancak oradan da askerler ateş açıyorlardı. Açıkça öldürmeye gelmişlerdi, atılan bazı kimyasal gazlar elbiselere zarar vermezken insan derisini yakıyordu. Kadınların kaldığı koğuşa da atılan bu gazlardan vücutları yanan kadınlara askerler benzinli battaniyeler atarak 6 kadın tutukluyu diri diri yaktılar.

    Bütünüyle devletin devrimci tutsakları katletmek için hazırladığı bu operasyonun planını yapan, uygulama emirlerini veren, komuta eden hiç kimseye bırakın davayı soruşturma bile açılmadı. Devlet katliamın arkasında durdu, katilleri korudu hatta ödüllendirdi. Geçiş tamamlandıktan sonra ise operasyonda hayatta kalan tutsaklara davalar açıldı.

    İlk dava 10 yıl sonra…
    Tutsak yakınları ve yoldaşlarının yıllar süren çabaları sonuç vermeyince AİHM’e başvuran aileler haklı bulundu ve devlet 19 Aralık 2000’de yaptığı katliamdan mahkum edildi. Bütün bu çabalar ile oluşan kamuoyu baskısı sonucunda on yıl sonra 2010 yılında ilk kez Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Ancak bu dava da sadece Bayrampaşa Cezaevi operasyonu ile sınırlı kalmıştı ve sanık olarak sadece 39 er bulunuyordu.

    Tiyatro başlıyor…
    Asker olarak verilen emri yapmak zorunda olan, komutanlarından habersiz tuvalete bile gidemeyen 39 er Bayrampaşa Cezaevi katliamından sorumlu olarak yargılanıyordu. Operasyondan on yıl sonra dava açılması zaten bir hukuksuzluk, ayrıca emri veren, operasyonu yöneten, altına imza atanların yerine emri uygulamak zorunda olan askerlerin yargılanması tam bir komedi.

    Çünkü operasyonun siyasi sorumluları dönemin hükümeti, adalet bakanı ve içişleri bakanıdır. Askeri sorumluları zaten harekat emri verilen yazışmalarda açıkça biliniyorken savcı 4 yıl geçmesine karşın hiçbir komutanın ifadesine dahi başvurmamıştır.

    Davanın göstermelik açıldığı buralardan bile anlaşılıyor. Ne bilirkişi raporları ne de adli tıp raporları iddianamede yer almıyor. Oysa sadece o raporlar bile komuta kademesine ve siyasi sorumlulara dava açmak için yeterli. Ancak yargılamaktan, sorgulamaktan imtina eden mahkeme açıkça taraf tutuyor.

    Operasyonun tek bir merkezde planlanıp uygulanmış olması nedeniyle tüm hapishanelerde yapılan katliamların sorumlusu 267 askeri personel tutsakların avukatları tarafından bu davaya dahil edilmek istendi. Ancak kovuşturmaya yer olmadığına kanaat getiren mahkeme heyeti 39 er dışında kimseyi yargılamıyor.

    Tiyatroyu Başlarına Yıkacağız
    Katliamın sorumluları hakkında hala dava açılmadı, öldürülmek istenip hayatta kalan tutsaklara ise davalar açıldı. Devam etmekte olan mahkeme ise tam bir fiyaskoya dönüştü. Ama biz nefes aldığımız sürece ne sorumluları ne de onları koruyan, aklayan çarpık adalet anlayışını unutmayacağız, affetmeyeceğiz. 28 devrimci tutsak o gün tecrit zulmüne karşı çıktığı için şehit düştüler; sadece cezaevlerindeki tecride değil tüm yaşamımızı cezaevine çeviren anlayışa başkaldırdıkları için katledildiler.

    Hani diyorlar ya “Sokağa hakim olmak için cezaevlerine hakim olmalıyız” diye; biz de onlara diyoruz ki; bedenlerimizi tutsak edebilirsiniz, bizi öldürebilirsiniz ama asla teslim alamazsınız. Sokaklar zaten her zaman bizimdi ve bizim olmaya devam edecek. O adalet anlayışınızı da, tecrit zulmünü de sokaklarda parçalayacağız.

    19 Aralık 2013 / Cem Çekil

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Öldürülen bir beden, yaşayan bir vicdan: Hrant Dink

    18 Ocak 2026

    14 Ocak İş bırakma eyleminin geride bıraktıkları

    16 Ocak 2026

    Türkiye 2025 yılı değerlendirmesi

    15 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Toros Korkmaz

    Öldürülen bir beden, yaşayan bir vicdan: Hrant Dink

    Siyasi Haber

    14 Ocak İş bırakma eyleminin geride bıraktıkları

    Hayri Paker & Ertan Eroğlu

    Türkiye 2025 yılı değerlendirmesi

    Ömer Bölüm

    Akbelen’de kamulaştırma: Rıza yok, kamu yararı tartışmalı

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Siyasi Haber

    Hafıza, hakikat, yüzleşme, adalet…

    Siyasi Haber

    “Venezuela’da olan biteni kutlayan kimse yok, muhalefette bile”

    Ertuğrul Kürkçü

    Bahçeli’nin Kürtlere teklifi: ‘Verilenle yetinin’

    Remzi Altunpolat

    Zor-yoğun alt-emperyalizm: Türkiye’de güvenlikçi devlet aklı, Kürt meselesi ve Rojava

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) YouTube
    EMEK

    Yemeksepeti kuryeleri üç günlük iş bırakma eylemine başladı

    18 Ocak 2026

    Temel Conta grevinde polis müdahalesi: Makineler tırlarla fabrikadan çıkarıldı

    17 Ocak 2026

    Türkiye’de sendikalaşma oranı yüzde 14,45’te kaldı

    17 Ocak 2026
    KADIN

    Kuşadalı kadınlar barış için buluştu

    16 Ocak 2026

    Kadın cezaevlerinde hak ihlali iddiaları Meclis’te: Sağlık ve iletişim kısıtlamaları gündemde

    15 Ocak 2026

    Kadın hakim ayrıldığı savcı tarafından Adliye’de vuruldu

    13 Ocak 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.