Küresel Yakma Karşıtı Alternatifler Birliği (GAIA), Greenpeace Türkiye, WWF-Türkiye, Mikroplastik Araştırma Grubu ve Plastiksiz Türkiye Platformu iş birliğiyle hazırlanan bildiriye yaklaşık 60 ülkeden sıfır atık uygulayıcıları, politika uzmanları ve topluluk temsilcileri imza verdi.
“Sıfır atık vitrin politikası olmamalı”
Bildiride, Türkiye’nin uluslararası platformlarda “sıfır atık” hedefini güçlü biçimde savunmasına rağmen, plastik atık yönetimi, atık ithalatı ve atık işçilerinin durumuna ilişkin mevcut politikaların bu hedefle uyumlu olmadığı ifade edildi.
COP31 Başkanlığı’na, “sıfır atığı vitrin politikası olmaktan çıkararak somut iklim eylemine dönüştürme” çağrısı yapılırken, Türkiye’nin atık ve emisyonların temel nedenlerini hedef alan kapsamlı bir sıfır atık gündemini hayata geçirerek iklim hedeflerinde daha iddialı adımlar atması istendi.
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 9 Haziran’da Almanya’nın Bonn kentinde düzenlenen iklim ara oturumlarında küresel atık miktarını 2035 yılına kadar yarıya indirme hedefini açıklamıştı.
Ancak bildiriyi hazırlayan örgütler, bu hedefin hangi başlangıç seviyesine göre belirlendiğinin, kapsamının ve uygulanma yönteminin açıklanmadığını belirterek; plastik üretiminin azaltılması ve atık toplayıcıları için adil geçiş gibi kritik başlıkların da belirsizliğini koruduğunu ifade etti.
Bildiride öne çıkan talepler
“Sıfır Atık Hedefi COP31’in İklim Eyleminde Yüksek Hedeflerle Uyumlu Olmalıdır” başlıklı bildiride şu talepler sıralandı:
- Fosil yakıtlardan aşamalı çıkış ve plastik üretiminin azaltılmasıyla bağlantılı sıfır atık stratejilerinin uygulanması,
- Organik atıkların düzenli depolama yerine alternatif yöntemlerle değerlendirilmesi ve metan emisyonlarının azaltılması,
- Atık yakma, piroliz ve diğer karbon yoğun teknolojiler gibi “yanlış çözümlerden” vazgeçilmesi,
- Atık sömürgeciliğine son verilmesi ve çevresel adaletin sağlanması,
- Atık toplayıcıları ve atık işçilerinin politika geliştirme, finansman ve uygulama süreçlerine dahil edildiği adil bir geçiş programının oluşturulması.
“Gerçek bir sıfır atık stratejisi yok”
Mikroplastik Araştırma Grubu’ndan Sedat Gündoğdu, Türkiye’nin COP31 gündeminde sıfır atığa öncelik vermesini olumlu bulduklarını ancak mevcut uygulamaların bu hedefi karşılamadığını söyledi.
Gündoğdu, “Özellikle petrokimya tesislerine yapılan yeni yatırımlar, devam eden atık ticareti ve atık toplayıcılarının sistem dışında bırakılması bu hedefle çelişmektedir. COP31 gündeminin başarılı bir şekilde uygulanabilmesi için plastikten aşamalı çıkış stratejisine ihtiyaç vardır. Sıfır atık kavramı yalnızca bir vitrin olarak kullanılmamalı, gerçek anlamda hayata geçirilmelidir.” dedi.
GAIA Küresel İklim Programı Direktörü Mariel Vilella ise sıfır atığın yalnızca atık yönetiminden ibaret olmadığını belirterek, plastik üretiminin kaynağında azaltılması, organik atıkların alternatif yöntemlerle değerlendirilmesi ve atık yakma ile piroliz gibi kirletici teknolojilerden vazgeçilmesi gerektiğini ifade etti.
Vilella, Türkiye’nin COP31 ev sahibi olarak fosil yakıt ve atık krizlerini birlikte ele alan, aynı zamanda atık toplayıcılarını ve atık kirliliğinden etkilenen toplulukları koruyan adil bir geçiş modeli ortaya koyabileceğini söyledi.
“Türkiye plastik atık merkezi haline geldi”
Bildiride, Çin’in plastik atık ithalatını büyük ölçüde durduran “National Sword” politikası sonrasında Türkiye’nin dünyanın başlıca plastik atık ithalatı merkezlerinden biri haline geldiği hatırlatıldı.
Örgütler, Türkiye’ye küresel atık ticaretindeki rolünü yeniden değerlendirme, atık sömürgeciliğine son verme ve atık kirliliğinden en fazla etkilenen topluluklar için çevresel adaleti önceleme çağrısında bulundu.
Greenpeace Türkiye Kampanya Sorumlusu Berk Butan da, “COP31’de gerçek iklim liderliği, plastiklerin yüzde 99’unun fosil yakıtlardan üretildiğini kabul etmekle başlar. Gerçek bir sıfır atık stratejisi, plastik üretiminin musluğunu kapatmayı ve Türkiye’yi Avrupa’nın plastik atık döküm sahasına dönüştüren atık ithalatına son vermeyi gerektirir.” ifadelerini kullandı.
