Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (IV) Sosyalist ortamın ve “Doktorcuların” tavrı

    29 Ekim 2026

    Erken Cumhuriyet’in millî sanayileşme hamlesinin arka planı: Alman sermayesi, patent anlaşmazlıkları ve mali krizler

    29 Ekim 2026

    Sokaklar doluyor, peki siyasetin yönü nereye?

    28 Ekim 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (IV) Sosyalist ortamın ve “Doktorcuların” tavrı

      29 Ekim 2026

      Erken Cumhuriyet’in millî sanayileşme hamlesinin arka planı: Alman sermayesi, patent anlaşmazlıkları ve mali krizler

      29 Ekim 2026

      Sokaklar doluyor, peki siyasetin yönü nereye?

      28 Ekim 2026

      Halife Abdülhamid’in 597 bin lirası, Maliye’nin 3 bin lirası vardı

      25 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 3. yazı

      21 Ekim 2026
    • Seçtiklerimiz

      En kötü 8. ülke: Dibin dibindeyiz!

      26 Ekim 2026

      Uçum kim gibi?

      21 Ekim 2026

      Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

      14 Ekim 2026

      Ucuz hammadde avı

      12 Ekim 2026

      Şimdi Che okuma zamanı

      9 Ekim 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Yaşar Kemal’in ardından

    Yaşar Kemal’in ardından

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    TAHSİN BAŞKAVAK-Diğer Yazıları

    O iyi insanlar o güzel atlara bindiler, çekip gittiler….

    Hayatımızın en güzel hikayesi çekti gitti işte bugün. Aynı zamanı paylaştığımız bin kötü insanın utancının yanında, o yaşarken var olmuş olmak sevinçti, gururdu kimimiz için. Onsuz neler neler eksik kalacaktı varlığımızda.
    Çakırcalı’yı o olmasa böyle bilemeyecektik mesela. Son kızanı da göçüp gidecekti Çakırcalı’nın ve bize yalnızca yanlı ve kuru eşkiya haberleri kalacaktı o koca eşkiyadan.

    İnce Memed’in haramzadeler karşısında saf, çocuk düşlerini bizim edemeyecektik Sinirlendi mi İnce Memed, gözünün bebeğine gelip yerleşen iğne ucu kadar ışıktan bi haber olup anlayamayacaktık halkına dostun, düşmana ne kadar da amansız olması gerektiğini mesela. İnce Memed mi Çakırcalı, Çakırcalı mı İnce Memed diye kafayı yorup hikaye hazzını büyütemeyecektik.

    Cumhuriyetin kuruluşundaki mebus soygununu bilmeyecek, sınıfların nasıl değiştiğini roman tadında anlayamayacaktık. Geleneklerin göreneklerin yok oluşunu, feodalitenin çöküşünü tarih okuyan öğrencinin kuru okumasından ileri götüremeyecektik mesela.

    Ormanları öyle binbir renk duyup, eski zaman adetlerine hayran kalmayacaktık. Adana’nın çarşısı kadar köylerin sazdan evlerinin değerini, zamana direnen eski zaman adamlarını, hayalleriyle yaşayan pamuk ırgatını, dağlardan bir dostun gelmesine bel bağlayan mazlumları, jandarma dayağında inleyen köylüyü, zalimlerin kutsalları bile nasıl anlamsızlaştırdığını bu denli anlayamayacaktık.

    Sıtmanın köylüyü nasıl kırdığını bilemeyecek, kapitalizmin tarımsal değişimi nasıl dayatıp halkı nasıl perişan ettiğini hikaye hikaye seyredemeyecektik.

    Çukurova’nın soyguncusu, Cumhuriyetin astığı astık kestiği kestik Fransız ajanı Kuvvacısı, Gazi Paşa’nın has ve soyguncu adamı milletvekili Arif Saim’i görmeyecek, Arif Saimlerin Ali Saip’ler olarak yaşadığını bilmeyecek, gerçekliği, düşmanımızın nasıl konumlandığını, arkadan vurmakta mahir, kahramanlıkta lafta, halkına karşı düşman olduğunu anlayamayacaktık.

    Kaçağa çıkmak nedir bilmeyecektik belki. Kehribar sarısı tütüne heves etmeyecektik.
    Alevi dedelerin köylüsünde yarattığı saygıyı, mollaların dindarlık kılıfını, Cumhuriyetin her ikisine de karşıyım derken mollaların din sömürüsüyle halkı soymasına göz yumup, Alevi dedesinin saz çalmasına yasağını duymayacaktık belki de.
    Tüm yazın, sahte köylü yüceltmesi ile köylü küçümsemesi arasına sıkışmışken, köylülüğün tüm çelişkilerini, gelgitlerini, bir an düşmanken gerçekten kendi için olduğunu anladığında yar’e yaren halini, sessizliğinin arkasında biriken öcünün kuvvetini anlayamayacaktık belki de.

    Ezidi katliamının yankısını hissedemeyecek, döktüğü kandan pişman, kaçan kuvva subayının adasını kendimiz için aramayacaktık. Adada Zabitlerin savaşı yeren toplantısına katılamayacak, Vasili’nin zorunlu göçten kurtulma çabasını, toprağının Lena Ana’ya ne ifade ettiğini, Midilli’nin eskiden nasıl bir yer olduğunu, aynı kutsalı bizde Kaz Dağı, Anadolu’nun kadim halkı Rumlarda da İda Dağı adıyla sevdiğimizi bilemiyecektik mesela. Ölüm korkusuyla pençeleşen bir aşkın sonunu merakla beklemeyecek, aşkın tüm kötülükleri yenebileceğine inanmayacaktık belki de.
    Rum mallarının yağmasını, konakların yalnızlığını, Rum ve Ermeni mallarını yağmalayarak oluşan Türk zenginini tanıyamayacaktık.

    Yaşar Kemal’in adasına misafir olmadan toprağın ve denizin gücünün, yüzlerce insanı bir ateşin etrafında ortak çalışmayla doyurmaya fazlasıyla yettiğini bu kadar da iyi anlayamayacaktık belki de.
    Kötülüğün her zaman kendisine döndüğü aklımıza yazılmayacak, umudumuzda hep bir eksik yön olacaktı belki de.
    Belki Sarıkamış sadece münferit ölüm kalacaktı zihnimizde, Enver’in ağaçlarda asılı asker kaçağı ormanından haberimiz olmayacak, yalın ayak 15’liklerin donuşunu gözümüzle görmeyecek, asker kaçağına düşüp yerle bir olmuş köyünde “anaaa” diye feryat eden kılıç artığı askerin gerçekliğini anlamayıp, savaşları yalan destanlardan tanıyacaktık.

    Bir insanı öldürmeye azmetmiş kişinin içsel çelişkileri böyle kendini anlatamayacaktı belki de bize; kurdu kuşu cümle kainatı incitmemenin önemini bu denli de kavrayamayacaktık belki de. “Benim kitaplarımı okuyan kişi, insan öldüremez, askere gidemez” demişti Usta, imi timi belirsiz olmadan önce.
    Geçmişe dair her şeyin reddi yerine kötüyü anlatıp yermiş, bizi uyarmış, geçmişte kalan güzellikleri esefle anmıştı. En çok da güzel insanları özlemişti. O güzel atlara binip giden o güzel insanları bize de özletmişti.
    Şimdi bizim belimiz bükük, dilimiz lak-ü ebkem. Bir aah’ız içimizde sönmüş,
    bir iğne ucu kadar ışıkta.

    “Adam şaşkınlığından, kederinden ne edeceğini bilemedi. Beli büküldü.
    Issız, yıkık, bir örene dönmüş şehri lal-ü ebkem dolaşırken o eski, mutlu
    günlerden kalmış yaşlı bir adama rastladı. Adam sırtını bir hanın yıkık
    duvarına vermiş, güneşleniyordu. Ak sakalı kir içinde, kızarmış hastalıklı
    gözlerine sinekler üşüşmüş.

    Kederinden dişleri kenetlenmiş, sakalı ak, sakalı kirli, aydınlık
    yüzlü, geniş alınlı duvar dibinde güneşlenen yaşlı adama sordu:
    “Bir zamanlar bu şehirde konuksever, sıcak yürekli, dost canlısı iyi
    insanlar, ceren gibi, kırmızı mercan gözlü, uzun boyunlu, kalem kulaklı, suna
    gibi cins atlar vardı. Onlara ne oldu?”

    Yaşlı adamdır ki, azıcık doğruldu, ak sakalı kirli, titredi, yüzü eski
    bir ışıkla parıldadı, derin bir aaah dedi, ciğeri söken. Aaaah! Duvara sırtını
    iyice verdi.

    Neden sonra gözlerini açtı:

    “O iyi insanlar,” dedi, “o güzel atlara bindiler çekip gittiler…

    Aaaah! Aaaaah! Aaaaaah!”

    TAHSİN BAŞKAVAK-Diğer Yazıları

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (IV) Sosyalist ortamın ve “Doktorcuların” tavrı

    29 Ekim 2026

    Erken Cumhuriyet’in millî sanayileşme hamlesinin arka planı: Alman sermayesi, patent anlaşmazlıkları ve mali krizler

    29 Ekim 2026

    Sokaklar doluyor, peki siyasetin yönü nereye?

    28 Ekim 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (IV) Sosyalist ortamın ve “Doktorcuların” tavrı

    Mahsuni Gül

    Erken Cumhuriyet’in millî sanayileşme hamlesinin arka planı: Alman sermayesi, patent anlaşmazlıkları ve mali krizler

    Toros Korkmaz

    Sokaklar doluyor, peki siyasetin yönü nereye?

    Nevzat Onaran

    Halife Abdülhamid’in 597 bin lirası, Maliye’nin 3 bin lirası vardı

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    En kötü 8. ülke: Dibin dibindeyiz!

    Ertuğrul Kürkçü

    Uçum kim gibi?

    Volkan Yaraşır

    Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

    Alp Altınörs

    Ucuz hammadde avı

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Diyarbakır Şehir Hastanesi şantiyesinde Yapı Yol-İş üyesi işçilerin direnişi sürüyor

    27 Ekim 2026

    İliç’te yaşamını yitiren Uğur Yıldız’ın kardeşinden Binali Yıldırım’a: “Kaybedecek neyimiz var, evlatlarımızı toprağın altında çürüttünüz”

    27 Ekim 2026

    BİRTEK-SEN: Merinos’ta işçilere ifade özgürlüğünü kısıtlayan belge imzalatıldı

    26 Ekim 2026
    KADIN

    İpek Er’in faili eski uzman çavuş Musa Orhan’a beraat

    26 Ekim 2026

    AYM’nin süresiz nafaka iptaline kadınlardan tepki: “Haklarımızdan da hayatlarımızdan da vazgeçmeyeceğiz”

    23 Ekim 2026

    Kadınlar Fatmanur ve Hifa İkra için Taksim’de sokakta

    18 Ekim 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.