Son dönemde Gezi davası hükümlülerinden Çiğdem Mater ve Mine Özerden’in gerekçe gösterilmeksizin Bakırköy’den İzmir’e; İBB davası tutukluları Melih Gecek, Serdal Taşkın, Necati Özkan ve Fatih Keleş’in ise Silivri’den Kandıra’ya sevk edilmesi nakil uygulamalarını yeniden tartışmaya açtı. Avukatlar, duruşma tarihlerine kısa süre kala yapılan bu sevklerin aile görüşlerini imkansızlaştırdığını ve savunma hakkını kısıtladığını vurguluyor.
Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) Savunuculuk Koordinatörü Melis Gebeş, kamuya açık sevk verisi bulunmadığına dikkat çekerek kapasite baskısının iki yönlü işlediğini belirtiyor:
- Zorunlu Nakiller: Mahpuslar, yoğunluğu dengelemek adına rızaları ve bilgileri dışında yüzlerce kilometre ötedeki cezaevlerine gönderiliyor.
- Reddedilen Talepler: Ailesine, avukatına ya da tedavi gördüğü hastaneye yakın bir yere nakledilmek isteyen mahpusların talepleri ise “yer yok” gerekçesiyle reddediliyor.
Gebeş, sevklerin yalnızca idari bir yer değişimi olmadığını; aile ilişkilerini, sağlık hizmetine erişimi ve günlük yaşamı altüst eden ağır bir yaptırıma dönüştüğünü ifade ediyor.
Rakamlarla cezaevlerindeki kriz: 123 bin kişilik kapasite aşımı
CİSST’in verileri, ceza infaz sistemindeki kontrolsüz büyümeyi ve yapısal krizi gözler önüne seriyor:
| Gösterge | Mevcut Durum |
| Toplam Cezaevi Sayısı / Kapasite | 402 Cezaevi / 304.278 Kişi |
| Toplam Mahpus Sayısı | 427.525 Kişi |
| Kapasite Aşımı | 123.247 Kişi (%40 doluluk oranı) |
| Kapalı / Açık Cezaevi Nüfusu | 307.637 Kapalı / 119.888 Açık |
| Hükümlü / Tutuklu Sayısı | 363.620 Hükümlü / 63.905 Tutuklu |
| Hassas Gruplar | 20.803 Kadın, 14.276 Yabancı, 6.195 İleri Yaşlı, 476 Engelli |
| Cezaevindeki Çocuklar | 0-6 yaş arası 883 çocuk annesiyle kalıyor |
Avrupa’da açık ara lider: Hapsedilme oranı 10 yılda %105 arttı
Avrupa Konseyi ve Lozan Üniversitesi tarafından hazırlanan SPACE I raporu, Türkiye’nin hapsedilme oranlarında Avrupa’da birinci sırada olduğunu gösteriyor:
- Hapsedilme Oranı: Türkiye’de her 100 bin kişiye 458,1 mahpus düşüyor. Avrupa ortalaması ise sadece 127.
- On Yıllık Artış: 2015 yılında 223,3 olan oran, 10 yıl içinde %105’in üzerinde artış gösterdi.
- Aşırı Kalabalıklaşma: Her 100 kişilik resmi kapasiteye 130,9 mahpusun düştüğü Türkiye’de, kapasite aşımı ranza ilaveleriyle çözülmeye çalışılıyor.
- Sirkülasyon ve Personel Yükü: Bir yılda cezaevlerine 457 bin kişi girerken, 345 bin kişi tahliye oldu. Personel başına düşen mahpus sayısı Avrupa’da 1,7 iken Türkiye’de 4,6’ya ulaştı.
Siyasetin gündemi: “Yeni cezaevi inşa etmek çözüm değil”
Aşırı doluluk konusu Meclis Genel Kurulu’nda muhalefet partileri tarafından da sıkça dile getiriliyor. Yargı paketlerinin infazdaki eşitsizliklere, hasta mahpuslara ve uzun tutukluluk sürelerine kalıcı çözüm getirmediği eleştirisi öne çıkıyor.
CİSST Koordinatörü Melis Gebeş, sadece yeni cezaevi binası açarak sorunun çözülemeyeceğini, inşa edilen her yeni kurumun kısa sürede dolduğunu belirterek şu çözüm adımlarını sıralıyor:
- Tutuklamanın İstisna Olması: Tutuklama otomatize bir tedbir olmaktan çıkarılmalı, adli kontrol mekanizmaları etkinleştirilmelidir.
- Hasta ve İleri Yaşlı Mahpuslar: Cezaevinde tek başına yaşamını sürdüremeyen ağır hasta ve yaşlı mahpusların cezaları ertelenmeli ya da alternatif infaz yöntemleri uygulanmalıdır.
- Şeffaflık: Cezaevlerindeki doluluk oranları, sevk gerekçeleri ve mahpus başına düşen yaşam alanı düzenli olarak kamuoyuna açıklanmalıdır.
“Temel hedef daha fazla hapishane inşa etmek değil, hapishaneye giren kişi sayısını ve hapishanede geçirilen süreyi azaltmak olmalıdır.”
