TTB Merkez Konseyi tarafından yapılan başvuruda; aralarında hastane yöneticileri, cerrahi bölüm başkanları ve uzmanların da bulunduğu 14 Filistinli hekimin adil yargılanma güvencesi olmaksızın ve resmi bir suçlama yöneltilmeksizin alıkonulduğu vurgulandı.
Özellikle Gazze’deki Kemal Advan Hastanesi’nin Müdürü Dr. Hussam Ebu Safiyye’nin durumuna dikkat çekilen dilekçede, avukat görüşmelerinden sızan şu vahim bilgilere yer verildi:
- Dr. Ebu Safiyye ağır kilo kaybı yaşamaktadır.
- En temel sağlık hizmetlerine erişimi engellenmektedir.
- Sistematik kötü muamele ve işkence iddiaları nedeniyle genel sağlık durumu ciddi şekilde kötüleşmiştir.
TTB’den WMA’ya: “İstanbul Protokolü uygulansın”
Dünya Tabipleri Birliği’nin, İsrail hükümeti ve ilgili makamlarına karşı acil eylem planı başlatmasını isteyen TTB, başvurusunda şu somut talepleri sıraladı:
- Alıkonulan tüm sağlık çalışanlarının nitelikli sağlık hizmetine erişimi derhal güvence altına alınmalıdır.
- İşkence ve kötü muamele iddiaları, bağımsız uluslararası heyetlerce İstanbul Protokolü’ne (İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele veya Cezaların Etkili Biçimde Soruşturulması ve Belgelendirilmesi Kılavuzu) uygun şekilde incelenmelidir.
- Hakkında resmi bir suçlama bulunmayan veya adil yargılanma hakkı gasbedilen tüm hekimler derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalıdır.
İsrail Tabipleri Birliği’ne “Tıp Etiği” hatırlatması
TTB, uluslararası çatı örgüte yaptığı başvuruda, İsrail Tabipleri Birliği’ne de sorumluluklarının hatırlatılması gerektiğini savundu. İsrail Tabipleri Birliği’nin; Dünya Tabipleri Birliği Cenevre Bildirgesi ve Tokyo Bildirgesi başta olmak üzere temel tıp etiği ilkelerine uymak zorunda olduğu vurgulandı.
Başvuruda, İsrail Tabipleri Birliği’nin kendi hükümeti nezdinde acilen girişimde bulunarak Filistinli meslektaşlarına yönelik kötü muamele, baskı ve sağlık hakkı ihlallerine karşı net bir duruş sergilemesi gerektiği kaydedildi.
“Sağlık sisteminin hedef alınması kabul edilemez”
Gazze’de sağlık hizmetlerinin, hastanelerin ve hastaların sistematik biçimde hedef alınmasına karşı daha önce de Birleşmiş Milletler (BM) ve WMA nezdinde girişimlerde bulunulduğunu hatırlatan TTB, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Gazze’de yürütülen saldırıların en ağır sonuçlarından biri sağlık sisteminin çökertilmesidir. Sağlık çalışanlarının öldürülmesi, alıkonulması, işkenceye ve insanlık dışı muameleye maruz bırakılması asla kabul edilemez. TTB olarak hekimlik değerleri, yaşam hakkı ve tıbbi yansızlık ilkesi doğrultusunda sesimizi yükseltmeye ve girişimlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz.”
