Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Emekliler: “Sadaka değil hakkımızı istiyoruz!”

    15 Nisan 2026

    Eğitim Sen’den iki günlük iş bırakma kararı: “Yaşam nöbetindeyiz!”

    15 Nisan 2026

    HDK davasında 6 kişiye beraat

    15 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Erdoğan ve Netanyahu: Ekokırımın iki mimarı

      14 Nisan 2026

      Macaristan “başardı”: Goodbye Victor Orbán!

      13 Nisan 2026

      Öğretmenlik Meslek Kanunu pedagojik reform mu, hegemonik yeniden yapılanma mı?

      10 Nisan 2026

      KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

      7 Nisan 2026

      Yapay zekâ: Kapitalizmin ihyası mı sonu mu?

      2 Nisan 2026
    • Seçtiklerimiz

      İran savaşı asıl şimdi mi başlıyor?

      13 Nisan 2026

      Emperyalizmin krizi

      12 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Yeni bir yol yapmak

      1 Nisan 2026

      İşsiz gençler, çalışan emekliler!

      30 Mart 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026

      Iskalanmış Hayatlar: Tarihsel ayrımcılık, deprem ve Domariyi yitirmek

      23 Mart 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Saraçhane notları: Gençler yolu gösteriyor

    Saraçhane notları: Gençler yolu gösteriyor

    EVRİM KEPENEK Bianet için yazdı: Büyük bir haksızlık ve sistematik bir irade gaspına karşı halkı örgütlemek zor iş. Halk kendisini, kadınlar, gençler kendisini örgütlemiş durumda aslına bakarsanız. Ana muhalefetin yapması gerekeni kendi kendilerine yapmışlar. Gençlerin isyanı dün gece görüldüğü kadarıyla CHP’lileri de örgütlemeye başlamış. Açık ki ancak buradan bir ortak mücadele, bir yeni siyaset, değişim doğabilir.
    Evrim Kepenek21 Mart 2025
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    – Bu halk oylamasını faşist sağ referandum çağrısı yaptığı an kaybettik.

    – O zaman neden kampanya düzenliyorsunuz ?

    – Farkındalık yaramak için.

    Bu cümleler, Şili’de 1988’de geçen olayları anlatan “NO” filminden alınma. Diktatör Pinochet, baskılar sonucu ülkeyi referanduma götürmek zorunda kalmıştı.

    Muhalefet ise bu süreci onu devirmek için bir fırsata dönüştürdü. Reklamcı René Saavedra’nın liderliğinde başlatılan yaratıcı ve umut dolu kampanya diktatörün sonunu getirdi. Tarihin yönünü değiştiren bir “hayır” kampanyasıydı bu.

    Şimdi, Türkiye’de birebir aynı süreci yaşamıyoruz ama benzer bir eşiğin ucundayız. Siyaset bilimcilerin “Türkiye otoriter mi oldu yoksa totaliterliğe mi evriliyor?” sorusu, artık sadece akademik değil, sokakta yanıt buluyor.

    Filme geri dönecek olursam, o kampanyayı yöneten akıl ile Saraçhane’de İmamoğlu’nun diplomasının iptali ve gözaltı tehdidi sonrası ortaya çıkan gençliğin aklı arasında güçlü bir paralellik kuruyorum. O gençler bir fark yaratmak peşinde değil, asla, sonuç almak istiyorlar. Netler. Kararlılar.

    Dün gece Saraçhane’deki eylemlerin ikinci gününde gençler iradelerini ortaya koydu. Saraçhane’den Taksim’e yürümek istediler. “Özgür bizi Taksim’e götür” sloganları hiç susmadı. Gece boyunca da bu çizgiden hiç sapmadılar. Çok kez polis barikatına yüklendiler. Bir ara itfaiye sesleri duyuldu. Ve o an, gençlerin sesi duyuldu: “İtfaiye bizi Taksim’e götür!”

    Sonrasında, İBB önündeki sahneden türküler, marşlar yükselmeye başladı. Ardından bir anons:
    “Dikkat dikkat…”
    Gençlik yuhaladı.
    “Niye yuhalıyorsunuz?” dedim.
    “Biz buraya mitinge gelmedik, biz buraya eyleme geldik” dediler.

    Bir başka genç daha açık konuşuyordu:
    “Ben buraya Ekrem İmamoğlu için gelmedim. Demokrasi için geldim. Kendi geleceğim için geldim.”

    Saraçhane’de, iki grubun tam ortasındaydım. Bir yanda “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diyen CHP’li kitle, diğer yanda “Diplomasız Tayyip” sloganlarıyla kendi dilini yaratan gençler vardı.

    “Bu rejimde yaşamak sana ne hissettiriyor?” diye sorduğumda neredeyse her genç aynı cevabı verdi:

    “Biz bu rejimde yaşamayacağız.”

    CHP’li yöneticiler gençleri ikna etmekte zorlanıyordu. Onlarca genç saatlerce, 16.00’dan gecenin ilerleyen saatlerine kadar Taksim’e yürümek için direndi. Kimi kendini “Çapulcunun çocuğuyum” diye tanımlıyor, kimi “Çare sandıkta değil sokakta!” diye bağırıyordu.

    Özgür Özel sahneye çıktığında Mansur Yavaş’ın ezber konuşmasının yanında, kısa ve daha net cümleler kurdu.

    “Başkan bizi Taksim’e götür” diyen gençlere, “İmamoğlu gelene kadar Saraçhane’deyiz. Saraçhane bizim evimiz, evimizi boş bırakmayacağız. Ekrem başkan çıkınca Taksim’e de beraber gideceğiz” minvalinde yanıt verdi.

    Ayrıca sık sık,  “Üsküdar ilçe tarafı mı? Oraya ambulans gönderiyoruz” anonsu yaptı. Üç defa ambulans yönlendirilmiş olabilir. Öyle bir polis şiddetinden söz ediyoruz. Özel’e en büyük alkış ise İstanbul Valisi’ne hitaben söylediği şu cümleyle geldi:

    “Gaz sıkmayın artık. Burada olacaklardan siz sorumlusunuz.”

    Büyük bir haksızlık ve sistematik bir irade gaspına karşı halkı örgütlemek zor iş. Halk kendisini, kadınlar, gençler kendisini örgütlemiş durumda aslına bakarsanız. Ana muhalefetin yapması gerekeni kendi kendilerine yapmışlar. Gençlerin isyanı dün gece görüldüğü kadarıyla CHP’lileri de örgütlemeye başlamış.

    Halkı küçümsememek gerekiyor. O “makarna alan”, “takunya giyen”, “sıkmabaş”  dediğiniz insanlar, adaletsizliği gördüğünde ayağa kalkıyor. Vicdanı olan insanın en güçlü refleksi adaletsizlik karşısında ortaya çıkıyor.

    O vicdana sahip bir kadın da Saraçhane’deydi. Sohbet ettiğim gençlerin yanına yaklaştı, kolumu tuttu:

    “20 yıldır adalet arıyorum” dedi. “Evimize el koydular. Mahkemeye gittik, olmadı. Araştırdık, olmadı. Anneme imzalattıkları bir kâğıtla her şeyi aldılar. Meğer işin içinde Erdoğan’la aynı okulda okuyan bir iş insanı varmış. Bu mu adalet? Ben artık onun yanında değil, İmamoğlu’nun yanındayım.”

    Bir başka genç ise Taksim yürüyüşüne katılmamıştı ama oradaydı. “Neden buradasın?” dedim.
    “Hukuk için. Hukuk yoksa, demokrasi yoksa, bu ülkede ne kadar yaşayabiliriz?”

    Kalabalığın içinde tek başına [birinin] elindeki hoparlörden Edip Akbayram’ın “güzel göreceğiz çocuklar…” yankılanıyordu. Onun geçtiği yerden alkış yükseliyordu.

    Gecenin en rahatsız edici yanı teknik kesintilerdi. Telefonlar sustu, internet yoktu. Jammerlar, frekanslar, karartmalar. Anlık haber geçmek imkânsızdı. Gençleri takip eden gazetecilere yönelik polis şiddeti ekranlara ancak saatler sonra düştü. Bianet muhabiri Ali Dinç ve Yusuf Çelik’in de aralarında olduğu çok sayıda gazeteci de darp edildi. 

    Gece boyunca gençlerle CHP’liler arasında zaman zaman tansiyon yükseldi. Akşam saatlerinde gençlerle arayı açan CHP yönetimi, gecenin sonunda gençlerle makul bir anlaşmada ortaklaşmıştı. Saraçhane’de İBB önünde ateşler yakıldı. Gençler, “Evimiz” denilen İBB binasına alındı, sohbetler, halaylar, sloganlar susmadı.

    Adalet nöbeti başladı.

    Gece boyunca gençler herkese, şunu öğretmişti: “Özgürlük sokakta. Sandıkta değil.”

    Bundan sonra CHP’nin en büyük hamlesi, bu gençleri ve kadınları kendi politikaları etrafında tutmak olacak sanırım. Açık ki ancak buradan bir ortak mücadele, bir yeni siyaset, değişim doğabilir.

    Ve evet, gençler yolu gösteriyor.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    İran savaşı asıl şimdi mi başlıyor?

    13 Nisan 2026

    Emperyalizmin krizi

    12 Nisan 2026

    ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

    7 Nisan 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    İrem Kabataş

    Erdoğan ve Netanyahu: Ekokırımın iki mimarı

    Ercan Jan Aktaş

    Macaristan “başardı”: Goodbye Victor Orbán!

    Ertan Eroğlu

    Öğretmenlik Meslek Kanunu pedagojik reform mu, hegemonik yeniden yapılanma mı?

    Elif Gamze Bozo

    KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Akdoğan Özkan

    İran savaşı asıl şimdi mi başlıyor?

    Ümit Akçay

    Emperyalizmin krizi

    Ertuğrul Kürkçü

    ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

    Ertuğrul Kürkçü

    Yeni bir yol yapmak

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Emekliler: “Sadaka değil hakkımızı istiyoruz!”

    15 Nisan 2026

    Mersin Limanı’nda direnişin 103. günü: “İşimize dönene kadar buradayız”

    13 Nisan 2026

    Doruk Madencilik işçileri Ankara’ya yürüyüş başlatıyor

    12 Nisan 2026
    KADIN

    İskoçya’da sistematik erkek şiddet sonucu ölüme sürüklenen kadının davasında 8 yıl ceza

    12 Nisan 2026

    AKP’li vekilden “tek taraflı boşanma” çıkışı: Kadın örgütlerinden tepki

    11 Nisan 2026

    Tedbir var, koruma yok: 2025’te 1 milyonu aşkın karar, şiddet sürüyor

    9 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.