Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    BES-AR: Asgari ücret açlık sınırının yüzde 77,41 altında

    17 Ekim 2026

    Ege Üniversitesi’nde kampüs köpeklerine polis operasyonu: Hayvan hakları savunucularına sert müdahale

    17 Ekim 2026

    Torino’da Demokratik Konfederalizm Konferansı: Abdullah Öcalan’dan İmralı’dan barış mesajı

    17 Ekim 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Neşenin devrimci anlamı üzerine

      15 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (II) Kıvılcımlı yayıncılığı ve kayıp “kitaplar”

      13 Ekim 2026

      Komün, konsey ve alternatif belediyecilik; Sosyalizmin ruhu nerede?

      12 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (I)

      10 Ekim 2026

      Avrupa sokaklarında yeni çatışma: Kentlerin öfkesi, taşranın düzeni ve radikal sağın gölgesinde solun geleceği

      10 Ekim 2026
    • Seçtiklerimiz

      Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

      14 Ekim 2026

      Ucuz hammadde avı

      12 Ekim 2026

      Şimdi Che okuma zamanı

      9 Ekim 2026

      Türkiye Osmanlı gibi büyük kaybeder

      7 Ekim 2026

      Biraz da var olacağımıza inanmak

      3 Ekim 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

    Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

    Vahap Aydoğan: “Bir insanın biyografisi yaşadıklarından çok, sustuklarında saklıdır” -Sanatçı Vahap Aydoğan, sürreal biyografi çalışmalarıyla göçü, savaşı, adaleti ve özgürlük arayışını insan yüzlerinde yeniden kuruyor. Ezîdî halkının yıkılmış hafızasından Mahsa Amini’nin susmayan adımlarına, Filistin’de açlıkla büyüyen çocuklara uzanan bu görsel dil, biyografiyi yazılan bir metin olmaktan çıkarıp yeniden yaşanan bir iç yolculuğa dönüştürüyor.
    Mehmet Murat Yıldırım12 Ocak 2026
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Özel Haber: Mehmet Murat YILDIRIM

    Dünya bugün, birbirine değen acıların oluşturduğu büyük bir yaralar atlası gibi. Göç yollarında dağılan hayatlar, sokaklarda bastırılan çığlıklar, adaletin gölgede kaldığı ülkeler… İnsanlık kendi hikâyesini duymakta zorlanırken, sanat bazen kelimelerin yapamadığını yapıyor.

    Vahap Aydoğan’ın sanatı tam da bu eşikte duruyor. O, bir insanın biyografisinin yalnızca yaşanmış olaylardan değil, o olayların ruhta bıraktığı görünmez titreşimlerden oluştuğunu söylüyor. Aydoğan’la yaptığımız söyleşide, sürreal biyografi kavramının nasıl doğduğunu, neden yüzleri birer “içsel harita” gibi ele aldığını ve çağın yaralarını neden portrelere taşıdığını konuştuk.

    – Biyografi denince çoğu insan kronolojik bir hayat hikâyesi düşünür. Siz ise bunu bambaşka bir yerden ele alıyorsunuz. Nedir sizin için biyografi?

    Vahap Aydoğan’a göre biyografi, anlatılan bir hikâye değil; duyulan bir iç sestir. “Bir insanın yaşamı, başına gelenlerden ibaret değildir,” diyor. “Asıl biyografi, o yaşananların ardından geride kalan sessizlikte saklıdır.”

    Bu yüzden Aydoğan’ın portrelerinde yüzler yalnızca yüz değildir. Her biri, suskunlukların, yarım kalmış cümlelerin, bastırılmış korkuların ve direnç anlarının bir toplamı gibi durur. Bir bakış, bir kırışıklık ya da bir gölge, bir hayatın taşıdığı bütün yükü anlatabilir.

    – Çalışma süreciniz klasik portre anlayışından oldukça farklı. Nasıl ilerliyor bu süreç?

    Aydoğan önce dinliyor. Uzun uzun. “Birini resmetmeden önce onu duymam gerekir,” diyor. Nefesine, kelimeler arasındaki boşluklara, konuşurken gözlerinde beliren tereddütlere… Ardından soru-cevap yöntemiyle derine iniyor. Çünkü ona göre biyografi, anlatıldığında değil; sorulduğunda açığa çıkıyor.

    Verilen her cevap, tuvalde bir çizgiye değil; bir lekeye, bir kırılmaya, bazen bir taşın ağırlığına, bazen bir rüyanın tortusuna dönüşüyor. Böylece ortaya çıkan şey bir portre değil; kişinin kendi bilinçaltıyla yeniden karşılaşması oluyor.

    – Eserlerinizde rüya ile gerçek sürekli iç içe. Bu bilinçli bir tercih mi?

    Aydoğan’ın sürreal biyografileri tam da bu yüzden rüya ile gerçek arasında asılı kalıyor. Zamanın doğrusal akışı bozuluyor; bedenler, yüzler ve mekânlar birbirinin içine geçiyor. Çünkü ona göre hakikat düz bir çizgi değil. “Hakikat parçalıdır, kıvrımlıdır,” diyor. “Ve ancak sürreal bir dille kendini açar.”

    Bu yaklaşım, sanatçının işlerini çağın tanıklığına dönüştürüyor. Ezîdî halkının kaybolmuş evleri, Mahsa Amini’nin özgürlük fısıltısı, Filistin sokaklarında açlıkla büyüyen çocuklar… Tüm bu sahneler Aydoğan’ın tablolarında doğrudan temsil edilmez; metafora, içsel bir haritaya dönüşür.

    – Bu kadar ağır toplumsal hafızayı yüzlere taşımak sizin için ne ifade ediyor?

    “İnsan yüzü, dünyanın bütün yaralarını kendi içinde taşır,” diyor Aydoğan. Göçün görünmez ağırlığı, adaletin kırılgan sessizliği, özgürlüğün bitmeyen arayışı ve savaşın hafızada bıraktığı boşluk… Bunlar onun çizgilerinde yalnızca gösterilmez; insan ruhunda bıraktığı yankıyla yeniden doğar.

    Bu yüzden Aydoğan’ın eserleri bir yaşamın ikinci doğumu gibidir. Biyografi burada yazılmaz; yeniden yaşanır. Ve belki de insan, kendine ancak sürreal bir aynadan baktığında hakikate biraz daha yaklaşabilir.

    Vahap Aydoğan’ın görsel dili bugün yalnızca geçmişe değil, yaşanan katliamlara da bakmayı zorunlu kılıyor.
    Geçtiğimiz günlerde HTŞ’nin Halep’teki Kürt mahallelerine yönelik saldırıları bir “çatışma” ya da sıradan bir askeri hamle değil; sivillerin doğrudan hedef alındığı bir katliam olarak hafızaya kazındı. Evlerin, sokakların, gündelik hayatın ortasında gerçekleşen bu saldırılar, yalnızca canları değil, bir halkın yerleşik hafızasını da parçaladı. Hayatta kalanlar, Halep’ten Kuzey ve Doğu Suriye’ye doğru bir kez daha göç yollarına düştü; ardında yarım bırakılmış evler, isimleri duvarlarda kalan ölüler ve konuşulamayan bir korku bırakarak. Aydoğan’ın portrelerinde sıkça görülen o donmuş bakışlar, tam da bu anlara açılıyor: şiddetin ortasında kalmış, kaçmak zorunda bırakılmış, ama hâlâ tanıklık eden yüzlere. Onun çizgileri burada estetik bir mesafe kurmaz; aksine katliamın insanda bıraktığı o derin kırılmayı görünür kılar. Resimler bağırmaz, slogan atmaz; fakat susarak anlatır. Ve bazen bu suskunluk, en yüksek çığlıktan daha ağırdır.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

    22 Eylül 2026

    NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

    14 Eylül 2026

    Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

    17 Ağustos 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Şebnem Oğuz

    Neşenin devrimci anlamı üzerine

    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (II) Kıvılcımlı yayıncılığı ve kayıp “kitaplar”

    Cemalettin Efe

    Komün, konsey ve alternatif belediyecilik; Sosyalizmin ruhu nerede?

    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (I)

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Volkan Yaraşır

    Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

    Alp Altınörs

    Ucuz hammadde avı

    M. Ender Öndeş

    Şimdi Che okuma zamanı

    Siyasi Haber

    Türkiye Osmanlı gibi büyük kaybeder

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    BES-AR: Asgari ücret açlık sınırının yüzde 77,41 altında

    17 Ekim 2026

    İzmir’de dijital haber portalı Manşetiz’de sömürü ve Kod 48 kumpası: 12 gazeteci işten çıkarıldı

    16 Ekim 2026

    Diyarbakır Şehir Hastanesi şantiyesinde direniş 14’üncü gününde: “Haklarımızı alana kadar ayrılmayacağız”

    13 Ekim 2026
    KADIN

    Gülistan Doku dosyası: Tuncay Sonel ve siber çete üyesinin uyuşturucu yazışmaları dava dosyasında!

    5 Ekim 2026

    Erkek şiddeti bir can daha aldı: 18 yaşındaki Gökçe Alkan, Bursa’da katledildi

    4 Ekim 2026

    DEM Parti’li erkeklerden kadın katliamlarına karşı yürüyüş: “Kadını öldüren erkeklikten utanıyoruz”

    1 Ekim 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.