Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Sosyal-İş Sendikası’ndan “Kadının Görünmeyen Örgütlülüğü” çalıştayı

    8 Mayıs 2026

    Afyon’da belediye krizi: CHP il başkanı’ndan siyasi baskı açıklaması

    8 Mayıs 2026

    ODTÜ Bahar şenliği’ndeki gerginlik sonrası gözaltılar başladı

    8 Mayıs 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      6 Mayıs: Darağaçlarını aşan bir devrimci hafıza

      6 Mayıs 2026

      Her bijî Amedspor!

      2 Mayıs 2026

      Devrimciler de ölür, ama…

      2 Mayıs 2026

      1 Mayıs alanında bir gazeteci: Not defterim ve kameram

      30 Nisan 2026

      1 Mayıs’ı yeniden işçi sınıfının mücadele günü haline getirmek

      30 Nisan 2026
    • Seçtiklerimiz

      Ana akım sendikacılığın krizi!

      4 Mayıs 2026

      Madenci direnişinin gösterdikleri

      4 Mayıs 2026

      Mali’den Kıbrıs’a acayip ortaklıklar: Darbeler, İslamcılar, seküler ayrılıkçılar, Ukraynalılar ve Fransızlar

      3 Mayıs 2026

      2026’da emeğin durumu

      3 Mayıs 2026

      Ermeniler, Aleviler, “kılıç artıkları” ve devlet

      30 Nisan 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Maden sahalarıyla ördük anayurdu dört baştan

    Maden sahalarıyla ördük anayurdu dört baştan

    ALP ALTINÖRS Artı Gerçek için yazdı: Ekstraktivizm, kapitalizmin daha geri ve çarpık bir biçmine yol veriyor. Devlete sağladığı büyük kaynaklarla, yandaş kapitalizminin ve otoriter şeflik rejimlerinin iktisadi temelini sağlamlaştırıyor. Bu iktisadi yöneliş sadece doğamızı katletmekle kalmıyor, ekonomiye kalıcı bir ataleti ve dinamizm yoksunluğunu da aşılıyor.
    Alp Altınörs22 Eylül 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Latin Amerika ülkeleri, 1970’li ve 80’li yıllarda sanayi üretiminde hızlı yükselişle anılırdı. Cuntaların kurduğu ucuz emek rejimleri, bu ülkelerde ihracata yönelik geniş ölçekli bir sanayinin yükselişine yol vermişti. Ancak 1990’larda ve 2000’lerde Latin Amerika’da sanayi üretimi hız kesti; hatta kısmi bir sanayisizleşme de yaşandı.

    Bu sanayisizleşmenin ABD, Britanya gibi mali sermaye ülkelerinde aynı dönemde yaşanan sanayisizleşme ile karıştırılmaması gerekir. Mali sermaye ülkeleri sanayi üretimini bağımlı ülkelere kaydırarak yüksek teknoloji üretimine odaklanıyorlardı. Latin Amerika’da yaşanan ise sanayi ürünleri ihracatından hammadde (özellikle maden) ihracatına doğru bir geriye düşüştü.[1]

    Latin Amerikalı sosyal bilimciler, maden çıkarımı odaklı bu yeni ekonomik modeli “Ekstraktivizm” olarak tanımladılar. Bu kıtada ekstraktivizm üzerine iktisadi tartışma, 90’lardan bu yana kesilmemiştir. Ekstraktivizm, Latin Amerika’yı geriye götürdü. Bu kıtada yerleşik olan başkanlık sistemleriyle birleşerek, madencilik odaklı ekonomi Latin Amerika’da bir avuç zenginin aşırı servet birikimine karşılık, geniş kitlelerin aşırı yoksullaşmasına yol açtı. Doğa yıkıma uğradı, vb.[2]

    AKP iktidarının son dönemde Türkiye’yi benzer bir gelişme yoluna sokmaya çalıştığı gözlemleniyor. Bu partinin gözdesi olan inşaat sektörünün – kısa sürede düzelmeyecek gibi görünen – çöküşü, yandaş sermaye için yeni arayışlara yol verdi. Toprak rantının bir biçmi olan kent rantından beslenmeye alışmış olan yandaş sermaye için, toprak rantını da içeren güvenceli madencilik kazançlarına geçiş yapmak zor olmadı.

    Başkancı Rejim’in kaçınılmaz eşlikçisi olan döviz finansmanı krizi, özellikle altın madenciliğinin saray tarafından etkin teşvikini getirdi. Koza Altın’ın Varlık Fonu’na devri de bu eğilimi yansıttı. Doğalgaz arayışı, Doğu Akdeniz’de, yetmedi hatta Somali’de emperyalist maceralara girişmeyi getirdi. Doğalgaz-petrol madeni yataklarının olası keşfi, sarayın en büyük ütopyası haline geldi.

    Böylece, AKP’nin (2018 öncesindeki) ilk dönemlerinde inşaatın tuttuğu gözde ve imtiyazlı konuma, Başkancı Rejim döneminde madencilik yerleşti. AKP milletvekiline ait Manisa’daki Fernas Madencilik’teki vahşi çalışma koşulları ve işçilerin buna karşı direnişi; geçmişte özel sektör madenlerinde yaşanan ölümlü “kazaların” artık devlet işletmelerinde de yaşanması; Artvin gibi doğa harikası bir şehrin %71’ine maden ruhsatı verilmesi madencilik hırsının ulaştığı düzeyi gösteren gelişmeler.

    Hopa’da ağacını koruyan köylülere şirket silahıyla açılan ateş ve Raşit Kibar’ın alçakça katli, bu işte ne büyük kapitalist çıkarların söz konusu olduğunu sergileyen bir pervasızlık oldu. Artvin’deki çoğu maden projesinin ise garantili inşaat ihalelerinden tanıdığımız Cengiz Holding’e verilmesi, yandaş sermayenin inşaattan madene doğru yönelişinin simgesi gibi. Halihazırda 525 maden sahasının bulunduğu Artvin’de vahşi kapitalist madenciliğin önündeki tek engel ise doğasına sahip çıkan halk.

    Tek tek örnekler, ekstraktivist modelin anlamını tam olarak ifade edemiyor. Belki de bu modelin ne anlama geldiğini daha iyi anlamak için, toprak ağalarının bir anda petrol ağası haline geldiği ve ortaçağdan bu yolla 21. Yüzyıla ışınlandığı Suudi Arabistan Krallığı’na bakmalıyız. Sınai artı-değere dayanan büyüme modeli, yol açtığı tezatlar ve dinamizm ile otokratik rejimleri sürekli biçimde sorgular.

    Güvenceli maden kaynakları üzerinde toprak sahipliğine dayanan ekstraktivist model ise otokratik rejimleri güvenceye alır. Bir diğer örnek, askeri darbeden hemen bir yıl sonrasında Akdeniz’de, ülkenin münhasır ekonomik bölgesinde keşfedilen doğal gaz yataklarının Mısır’daki Sisi rejimine verdiği hayat öpücüğüdür.

    Hazır ve güvenceli maden kaynaklarının varlığı, ülkelerin üretkenliğini ve dinamizmini dibe çeker. Buna iktisatta “petrolün laneti” denir. Hakikaten de, (Norveç istisna olmak kaydıyla) petrol-doğalgaz rezervlerine sahip olan ülkelerden üretken bir ekonomiye sahip olan pek yoktur. Tersine, örneğin SSCB’nin ileri sanayisini yok eden Yeltsinci Rus Kapitalistleri, hala daha ülkenin doğal gaz ve petrol rezervlerine dayanarak ayakta kalabilmektedir. Rusya’nın mafyatik-oligarşik bir kapitalizme (ve ona denk gelen Putinci siyasal rejime) saplanıp kalmasının temel sebebi, “petrolün laneti”dir.

    Ekstraktivizm, kapitalizmin daha geri ve çarpık bir biçmine yol veriyor. Devlete sağladığı büyük kaynaklarla, yandaş kapitalizminin ve otoriter şeflik rejimlerinin iktisadi temelini sağlamlaştırıyor. İşte saray iktisatçılarının (Çin’den yatırım çekmek dışında) temel uğraşıları, yurdun dört bir yanını maden sahalarıyla örmek, böylece Türkiye’yi ekstraktivist modele doğru götürmektir.

    Bu iktisadi yöneliş sadece doğamızı katletmekle kalmıyor, ekonomiye kalıcı bir ataleti ve dinamizm yoksunluğunu da aşılıyor. Toprak rantına dayalı inşaatçı modelin iflası, burjuva muhalefetin çapsızlığı nedeniyle, bir iktidar değişikliğine yol açmadı. Şimdi sarayda, toprak rantına dayalı yeni bir modelin, maden ağırlıklı ekonominin deneyi yapılıyor.


    DİPNOTLAR

    [1] Aslında, her iki gelişme de Çin’in kapitalist endüstriyel yükselişi ile bağlantılıydı. Çin, bir yandan geçmişte Latin Amerika’ya akan ABD sermaye yatırımlarını kendisine doğru çekerken, diğer yandan kronik hammadde açlığı ile Latin Amerika’da madenciliği teşvik ediyordu. Çin’in ekonomik büyümesinin yıllık %12’ye ulaştığı 2000’li yıllar, Latin Amerika’da da maden ihracatının doruğuydu.

    [2] Bu noktada, maden rezervlerini kamulaştırarak, halk lehine bir dağıtımı sağlayan Hugo Chavez (Venezuela) ve Evo Morales (Bolivya) yönetimleri ekstraktivizmin genel çerçevesinin dışına çıkamadılar. Sadece kaynakların daha adilce paylaşılmasını sağladılar. Ancak ekonomiyi “21. Yüzyıl sosyalizmi” iddiaları doğrultusunda kökünden dönüştürmekte başarısız oldular. Şili’de ise (bakırı kamulaştırmış olan Salvador Allende’nin bile çok gerisindeki) Gabriel Boric bakır madenlerinin kamulaştırılmasını teklif dahi edemedi.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Ana akım sendikacılığın krizi!

    4 Mayıs 2026

    Madenci direnişinin gösterdikleri

    4 Mayıs 2026

    Mali’den Kıbrıs’a acayip ortaklıklar: Darbeler, İslamcılar, seküler ayrılıkçılar, Ukraynalılar ve Fransızlar

    3 Mayıs 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Ömer Bölüm

    6 Mayıs: Darağaçlarını aşan bir devrimci hafıza

    Mehmet Murat Yıldırım

    Her bijî Amedspor!

    Muhsin Dalfidan

    Devrimciler de ölür, ama…

    Mehmet Murat Yıldırım

    1 Mayıs alanında bir gazeteci: Not defterim ve kameram

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    Ana akım sendikacılığın krizi!

    Aziz Çelik

    Madenci direnişinin gösterdikleri

    Fehim Taştekin

    Mali’den Kıbrıs’a acayip ortaklıklar: Darbeler, İslamcılar, seküler ayrılıkçılar, Ukraynalılar ve Fransızlar

    Ümit Akçay

    2026’da emeğin durumu

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Van’da kayyım mağduru işçilerin direnişi 282. gününde: “Vazgeçmeyeceğiz!”

    6 Mayıs 2026

    Diyarbakır’da iş cinayeti: Şalteri kaldırmak isteyen işçi can verdi

    6 Mayıs 2026

    Filistin Gazeteciler Sendikası’nın Dünya Basın Özgürlüğü Günü mesajı: Basın özgürlüğü slogandan ibaret değildir

    4 Mayıs 2026
    KADIN

    Sosyal-İş Sendikası’ndan “Kadının Görünmeyen Örgütlülüğü” çalıştayı

    8 Mayıs 2026

    Meksika’da Kadın Cinayetlerine Karşı Ulusal Yasa’nın yolu açıldı

    30 Nisan 2026

    İstiklal Kadınları Hareketi ve Femonasyonalizm

    27 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.