İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkezi LGBTİ+ Komisyonu, kamuoyuna yansıyan 12. Yargı Paketi taslağına ilişkin sert bir açıklama yayımladı. “Yargı reformu” adı altında sunulan taslağın LGBTİ+’ların varlığını, bedenini, sevgisini, görünürlüğünü ve hak mücadelesini hedef alan açık bir siyasal saldırı olduğunu belirten dernek, düzenlemenin derhal geri çekilmesi çağrısında bulundu.
“Ceza kanunları iktidarın ahlak defteri değildir”
Önceki yargı paketlerinde de benzer düzenlemelerin tekrar tekrar gündeme getirildiğini hatırlatan İHD, iktidarın ceza hukukunu toplumu hizaya sokmak, makbul hayatlar yaratmak ve nefret siyasetini yasalaştırmak için kullandığını vurguladı.
Açıklamada, genel ahlak, aile kurumunun korunması ve biyolojik cinsiyet gibi muğlak kavramlarla ceza normu üretilemeyeceği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“Laik hukuk düzeninde suç ile günah, hukuk ile ahlak dayatması, kamu düzeni ile iktidarın ideolojik arzuları birbirine karıştırılamaz. Ceza kanunları iktidarın ahlak defteri değildir. Hukuk, insanı korumak için vardır; makbul insan yaratmak için değil.”
Uluslararası mekanizmaların suskunluğuna eleştiri
LGBTİ+’ların pedofili, istismar ya da çocuklara yönelik suçlarla ilişkilendirilerek hedef gösterilmesinin insan hakları hukukuyla bağdaşmayan ağır bir ayrımcılık olduğu ifade edildi. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin ayrımcılığı yasakladığı hatırlatılan açıklamada, uluslararası denetim mekanizmaları da eleştirildi:
“Bu sözleşmelerin denetim mekanizmaları da çoğu zaman insan haklarına dayanan tutarlı bir kararlılık yerine siyasi ve stratejik kaygılarla hareket etmekte; Türkiye’deki ihlaller karşısında etkili, zamanında ve sonuç alıcı bir tutum ortaya koymamaktadır. Ancak uluslararası mekanizmaların suskunluğu ya da yetersizliği, devletin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; insan hakları pazarlık konusu yapılamaz.”
“Bunun adı reform değil, hak gaspıdır”
Taslakta yer alan düzenlemelerin sağlık hakkını, özel hayata saygı hakkını ve beden bütünlüğünü açıkça ihlal ettiği belirtilen açıklamada, yaratılmak istenen tahribat şu şekilde sıralandı:
- Transların cinsiyet uyum sürecine erişiminin zorlaştırılması,
- Sağlık hizmeti sunanların ceza tehdidiyle baskılanması,
- Aynı cinsiyetten kişilerin birlikteliğinin ve görünürlüğünün kriminalize edilmesi.
Yapılan uygulamaların “aileyi korumak” değil, devlet eliyle şiddet üretmek olduğunu savunan İHD Merkezi LGBTİ+ Komisyonu, LGBTİ+ haklarının insan hakları olduğunu vurgulayarak eşitliği, özgürlüğü ve insan onurunu savunmaktan vazgeçmeyeceklerini ilan etti.
