Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Maraş’taki Ezgi Apartmanı davasında skandal karar: Kolon kesen pastane sahiplerine komik ceza ve tahliye!

    11 Eylül 2026

    AİHM’in ihlal kararı sonrası Osman Kavala için mahkemeye başvuru: İnfazın durdurulması ve tahliye istendi

    11 Eylül 2026

    İmamoğlu’ndan Kılıçdaroğlu’na mahkemede yanıt: “Allah kimseyi 80 yaşında toplumun vicdanına hapsolmuş duruma düşürmesin”

    11 Eylül 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

      10 Eylül 2026

      Soldaki şovenizmin tezahürleri ve devrimci mücadele hattı

      9 Eylül 2026

      Belgelerle Türkiye’nin mezarlık politikası: Cumhuriyetten günümüze kültür kırımı ve hafıza tasfiyesi

      9 Eylül 2026

      6-7 Eylül faili Başbakan Menderes’in fiilleri

      8 Eylül 2026

      6-7 Eylül’den Çerçeve Yasa’ya tarihsel hafıza ve demokratik dönüşüm

      6 Eylül 2026
    • Seçtiklerimiz

      Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

      10 Eylül 2026

      Okullar açılırken

      6 Eylül 2026

      Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

      31 Ağustos 2026

      Müzakere ve mücadele

      28 Ağustos 2026

      Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

      24 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Başaran: İstanbul Sözleşmesi’ni biz uygulayacağız

    HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Başaran: İstanbul Sözleşmesi’ni biz uygulayacağız

    Siyasi Haber10 Haziran 2022
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Danıştay’da görülen İstanbul Sözleşmesi davalarına dikkat çeken HDP’li Başaran, ‘Yaşamları ellerinden alınan kadınlar için İstanbul Sözleşmesi’ni biz uygulayacağız’ dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, parti Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Başaran, kadın gündemine dair değerlendirmelerde bulundu.

     

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Sözleşmesi’nin gece yarısı iptal etmesine dair kadınların mücadele ettiğini dile getiren Başaran, kadınların uzun zamandır sokakta, alanda, meydanda büyük bir mücadele yürüttüğünü dile getirdi.

     

    Başaran, “Saraydakiler sefa sürerken yoksulluğa, açlığa, yokluğa mahkum edilen kadınlar için İstanbul Sözleşmesini biz uygulayacağız. Emeği, bedeni sömürülen tüm kadınlar için İstanbul Sözleşmesini biz uygulayacağız. Cinsiyet kimlikleri üzerinden hedef gösterilen, nefret saldırılarına maruz kalan LGBTİ+’lar için İstanbul Sözleşmesini biz uygulayacağız. Yerinden zorla göç ettirildiği ülkelerde her türlü sömürüye maruz kalan mülteci kadınlar için İstanbul Sözleşmesini biz uygulayacağız” ifadelerini kullandı.

     

    ‘Saray yetkililerinin yaptığı savunma uzun süre yaptıkları manipülasyonun bir tekrarıydı’

    İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasına karşı başlatılan hukuki mücadeleye değinen Başaran, “Bir de bunun hukuki mücadelesini yürüterek Danıştay’da dava açtık. Danıştay’daki davanın ikinci duruşması geçtiğimiz hafta görüldü. Onlarca kadın örgütü kadın örgütünün siyasi partilerin başvurusuyla açılan bu davanın duruşmasında biz de HDP kadın meclisi ve HDP adına Eş Genel Başkanımız Pervin Buldan bir savunma yaptı. Orada kendisinin de ifade ettiği gibi bu savunmayı sadece HDP ve kendi şahsı adına değil Türkiye’deki bütün kadınlar adına Türkü, Kürdü, Alevisi, Lazı, Çerkezi adına bu savunmayı yaptığımızı ifade etti. Orada tabii ki yine yetkililer, özellikle saray yetkililerinin yaptığı savunma uzun süre yaptıkları manipülasyonun bir tekrarıydı. İstanbul sözleşmesinin aslında kadın mücadelesine bir etkisi olmadığını ifade ettiler kadına yönelik şiddeti artırdığına yönelik ifadelerde bulundular” dedi.

     

    ‘İktidarın kadına yönelik şiddeti çözme gibi bir derdi yok’

    İstanbul Sözleşmesi’nden imzanın geri çekilmesinden bu yana kadına yönelik şiddetin artarak, devam ettiğinin altını çizen Başaran, “Sözleşmeden geri çekinilmesinden bu yana en az 495 kadın katledilmiş. En az diyoruz çünkü uzun süredir bakanlıklar kadına yönelik şiddet verilerini ısrarlı bir şekilde açıklamıyorlar. Çünkü topluma, kadına yönelik şiddet vakaları azalmış gibi yansıtmaya çalışıyorlar sadece son bir ay içinde, Mayıs ayı içerisinde en az 32 kadın katledilmiş bir gün içerisinde en az bir kadın Türkiye’nin herhangi bir ilinde katlediliyor. Bütün bu iddialar ortadayken biz iktidarın neden İstanbul Sözleşmesinden geri çekildiğini ve kadına yönelik şiddetle ilgili bir adım atmadığını çok iyi biliyoruz çünkü iktidarın kadına yönelik şiddeti çözme gibi bir derdi yok. Mümkünse kadınların daha çok şiddete uğrayan daha çok yoksullukla yüz yüze kalsın istiyorlar. Kadınlar özgürlük mücadelesi yürütmesin istiyorlar tam da bu yüzden karşılarında mücadele eden bütün kadınları da hedef gösteriyorlar, yetmiyor iktidar kadına yönelik şiddeti teşvik ediyor” ifadelerini kullandı.

     

    ‘İstanbul Sözleşmesi’ni savunmaya devam edeceğiz’

     Erdoğan’ın kadına yönelik ayrımcı söylemlerini sürdürdüğünü aktaran Başaran, “Daha öncesinde de hatırlarsınız; ‘bir kadın olarak sus’ söylemi iktidarın söylemiydi. ‘Tecavüze uğradıysa kadın ölsün’ söylemi iktidarın söylemiydi. ‘Şuraya sembolik iki kadını alalım’ söylemi iktidarın söylemiydi. ‘Kadın erkek fıtraten eşit değildi’ sözü AKP Genel Başkanının söylemiydi. En son Gezi’de mücadele edenlere karşı kullandığı cinsiyetçi ve ayrımcı söylemlerle bir kez daha erkek egemen cinsiyetçi bir rejimin temsilcileri olduklarını ifade ettiler. Bütün bunların karşısın da bizler de kadınlar olarak bu cinsiyetçi yaklaşımlara karşı mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz ve İstanbul Sözleşmesi’ni savunmaya devam edeceğiz. Yaşamları ellerinden alınan kadınlar için İstanbul Sözleşmesi’ni biz uygulayacağız” diye konuştu.

     

    ‘Erkek adalet değil, her alanda her yerde gerçek adalet demeye devam edeceğiz’

    “Özel savaş politikalarıyla taciz ve tecavüze uğrayan Kürt kadınlarına yönelik kolluk şiddetinin son bulması için İstanbul Sözleşmesini biz uygulayacağız” diyen Başaran, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “Saraydakiler sefa sürerken yoksulluğa, açlığa, yokluğa mahkum edilen kadınlar için İstanbul Sözleşmesini biz uygulayacağız. Emeği, bedeni sömürülen tüm kadınlar için İstanbul Sözleşmesini biz uygulayacağız. Cinsiyet kimlikleri üzerinden hedef gösterilen, nefret saldırılarına maruz kalan LGBTİ+’lar için İstanbul Sözleşmesini biz uygulayacağız. Yerinden zorla göç ettirildiği ülkelerde her türlü sömürüye maruz kalan mülteci kadınlar için İstanbul Sözleşmesini biz uygulayacağız. Erkek egemenin bu tahakküm sistemine son vermek için amasız fakatsız İstanbul Sözleşmesinin uygulanması için elimizden gelen bütün çabayı sarf edeceğiz. Erkek adalet değil, her alanda her yerde gerçek adalet demeye devam edeceğiz. Önümüzdeki günlerde yine İstanbul Sözleşmesinin duruşmaları görülecek. Biz yine Danıştay’da olacağız İstanbul Sözleşmesini savunmaya devam edeceğiz. Bütün kadınları da İstanbul Sözleşmesini savunmaya ve ortak mücadeleye katılmaya çağırıyoruz.

     

    ‘Krizin faturasını kadınlar ödüyor’

     Kadına yönelik şiddet her gün biraz daha artarken, nefret ve cinsiyetçi söylemler iktidar tarafından her gün biraz daha kışkırtılıp büyütülürken kadınlar bir yandan da ekonomik krizle yüz yüze kalıyor. Büyük bir ekonomik krizin olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama bu krizin de her alanda olduğu gibi en büyük faturasını kadınlar ödüyor. Bu süreç içerisinde, sadece 2022 yılının ilk 5 ayında 45 kadın işçi, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Çünkü kadınların birçoğu güvencesiz ve merdiven altı işlerde çalışmaya mecbur bırakılıyor. Büyük bir kısmı meslek hastalıkları nedeniyle hayatlarını kaybediyor. Çünkü herhangi bir güvenceli işte çalışmak kadınlara lüks olarak görülüyor. Kadınlar hala 21’nci yüzyılda eşit işe eşit ücret mücadelesi veriyor, sendika mücadelesi veriyor. Hatırlarsınız geçen sene bu zamanlarda, ‘Kadınlar için adalet, kadın yoksulluğuna hayır’ kampanyası gerçekleştirmiştik. Gittiğimiz her yerde kadınların ne kadar büyük bir yoksulluk yaşadığını, 3 kuruş için bütün günlerini harcadıklarını paylaşmıştık. Geçen sene kadınlarla görüştüğümüzde ‘Günlük yevmiye ile 5 litre yağ alıyorum’ diyordu kadınlar; ama maalesef ekonomik krizin geldiği boyutta 2-3 günlük çalışmanın sonucunda ancak 5 kilo yağ alabilecek durumdalar.

     

     ‘Ne yaparlarsa yapsınlar kazanamayacaklar’

    Genç kadınlar bu ülkede en büyük sorunu yaşayan kesimlerin başında geliyorlar işsizler umutsuz ve karamsarlar geleceklerini göremiyorlar. Çünkü AKP iktidarın toplumun tümüne olduğu gibi genç kadınlara da herhangi bir vaadi yok. Hatay’da 3 yıldır KPSS’ye çalışan ve ataması yapılmayan bilgisayar mühendisi 31 yaşındaki Aylin Arslan yaşamına son verdi. Maalesef onlarca kişi bu kriz nedeniyle yaşamına son veriyor ya da aynı düşünceye sürükleniyor. Bu AKP-MHP ittifakının kadınlara, topluma ve gençlere sunduğu tablo. Ama ne yaparlarsa yapsınlar kazanamayacaklar. Kod 29, Kod 46’ya karşı sendikal mücadele yürüten kadınlar bu mücadeleyi sürdürmeye devam ediyor. Bugün Türkiye’nin her yanında işçilerin direnişleri var. Farplas’tan Migros depo işçilerine kadar kadınlar bütün mücadele alanlarında ve direnişlerin öncülüğünü yaptı. Burada büyük bir kazanım gerçekleştirdiklerini gördük. Bugünde hala bu direnişlerin öncülüğünü yapıyorlar. Bu direnişlerde mücadele eden emeğini savunan kadınların yanında olduğumuzu bu mücadelelerini desteklediğimizi bir kez daha ifade ediyorum. Bu karanlık tablonun esas nedenini biraz daha konuşmamız lazım.

     

    ‘Siyasi partiler ve kadınlar olarak yürüyeceğiz’

    Çünkü iktidar ülkedeki problemin esas nedenini türlü yöntemlerle perdeliyor. Biz biliyoruz ki bugün Türkiye’deki ekonomik krizin de kadına yönelik şiddetin her gün biraz daha artmasının da cinsiyetçiliğin, millitarizlme beraber örgütlenmesinin bir sonucu olarak karşımızda duruyor. AKP-MHP’nin ittifakının ısrarlı bir şekilde Kürt sorunun demokratik çözümünü bir kenara bırakarak şiddet ve zorla, savaşla işgalle çözme yöntemindeki ısrarının faturasını bütün topluma ödüyor. Bu da aslında bu meselenin en esaslı noktalarından biri de İmralı’da Sayın Öcalan üzerine başlatılan tecrittir. Tam da bu nedenle bizler ayın 12’sinde bu tecride ve savaş politikalarına karşı demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve kadınlar olarak yürüyeceğiz ve tecridin kırılması için mücadele edeceğimizi ifade edeceğiz.

     

    Gözaltı operasyonlarına tepki

    Bu savaş, saldırı ve zor politikalarının sonucu olarak her gün siyasi soykırım operasyonlarıyla uyanıyoruz maalesef. Geçtiğimiz günlerde Batman’da kadın örgütlülüğümüze ve mücadelemize yapılan saldırı ile 19 kadın arkadaşımız gözaltına alındı, 3’ü tutuklandı. İstanbul ve Tekirdağ merkezli iki ayrı operasyonla HDK ve Göç İzleme Derneği’ne bir operasyon gerçekleştirildi. Bu operasyon sonucunda 19 arkadaşımız tutuklandı ve hala gözaltılar devam ediyor. Yine Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) eşbaşkanı, JİNNEWS, Mezopotamya Ajansı editör ve muhabirlerinin aralarında bulunduğu 21 gazeteci gözaltına alındı. İktidar sıkıştıkça çözümsüzlükle yüz yüze kaldıkça zor aygıtlarını devreye sokuyor saldırı ile savaşla işgalle ve en nihayetinde yargıyı sopa haline getirerek kendi tahakkümünü oluşturmaya çalışıyor.

     

    ‘Özgür basına geri adım attıramazsınız’

    Biz Kürt gazetecilere yönelik bu saldırıların nedenlerini çok iyi biliyoruz. Çünkü iktidar bir algı oluşturuyor özgür basını susturarak, bu algıyı perçinlemeye çalışıyor. Bunun karşısında hakikati savunan bütün kesimleri gözaltına alıyor bununla da kalmıyor bildiğiniz gibi gözaltına alınanlar içinde JİNNEWS muhabirleri de var. JİNNEWS dünyanın tek kadın ajansıdır. Bir sabah baskınıyla tek kadın ajansında çok sayıda gazeteci gözaltına alındı. Peki bu saldırılar karşısında özgür basın hakikati topluma ulaştırmaktan vaz mı geçecek? Tabii ki hayır daha öncesinde tarihte de gördüğümüz gibi sadece gözaltı ve tutuklamalarla değil. Katliamlarda gerçekleştirildi ama özgür basın mensupları hiçbir zaman geri adım atmadılar, hakikati topluma ulaştırmaya devam ettiler. Bir kez daha özgür basının yanında olduğumuzu ifade ediyoruz.

     

    Bütün bu saldırıların karşısında 12’sinde Gemlik’e yürüyoruz. Yürütülen savaş, saldırı, imha, inkar politikalarına karşı daha büyük bir ses yükselteceğiz.

     

    ‘Bize dayatılan rejimin karşısında alternatif ve çözüm olan tek yol 3’üncü yol ve HDP’dir’

    Geçtiğimiz haftalarda konferanslarımızı gerçekleştirdik. Öncelikle Kadın Konferansımızın ardından büyük konferansımızı gerçekleştirdik. 3 Temmuz’da Kongremizi gerçekleştirmenin hazırlıklarını yapıyoruz. Bizim açımızdan büyük bir heyecan var çünkü bütün bu saldırılara karşı ülkenin, Kürtlerin, Kadınların, Gençlerin, İşçilerin, Emekçilerin umudu olmaya devam ediyoruz. Bütün bu saldırılara karşı bugün bize dayatılan rejimin karşısında alternatif ve çözüm olan tek yol 3’üncü yol ve HDP’dir. Bu alternatifin öncüsü olan biz kadınlar büyük bir heyecanla kongremizin hazırlığını yapıyoruz. Hem niteliksel hem de niceliksel olarak tarihimizin en görkemli kongrelerinden birini gerçekleştirerek bu saldırılara karşı geri adım atmadığımızı göstermiş olacağız.”

     

    Başaran, açıklamanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bursa Valiliği’nin eylem etkinlik yasağının sorulması üzerine Başaran, “Maalesef Türkiye yasaklar ülkesi haline geldi. Bugüne kadar ne kadar demokratik bir tepki ortaya koysak benzer yasaklarla karşı karşıya kaldık ama hiçbir yasak yürüyüşümüzü engelleyemedi. Biz bu yasağı tanımadığımızı buradan ifade ediyoruz. Bu yasaklar mücadelemizi ve yürüyüşümüzü hiçbir zaman durduramayacak. Planlamamızda hiçbir değişiklik olmayacak. Bu konuda hazırlıklar var. Türkiye ve Kürdistan’ın dört bir yanından halkımız Gemlik’e yürüyecek bu konuda planlamamız da değişiklik yok” diye yanıtladı.

     

    (MA)

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Ayşe Tokyaz’ı katleden eski polis Cemil Koç’a ağırlaştırılmış müebbet

    9 Eylül 2026

    bianet Ağustos 2026 Çetelesi: Erkekler en az 25 kadını katletti, 35 kadının ölümü şüpheli

    8 Eylül 2026

    Mor Çatı’dan şiddete maruz bırakılan kadınlar için feminist rehber: “Ruhsal destek hayati önemde”

    7 Eylül 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Elif Gamze Bozo

    Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

    Kerem Berk

    Soldaki şovenizmin tezahürleri ve devrimci mücadele hattı

    Mahsuni Gül

    Belgelerle Türkiye’nin mezarlık politikası: Cumhuriyetten günümüze kültür kırımı ve hafıza tasfiyesi

    Nevzat Onaran

    6-7 Eylül faili Başbakan Menderes’in fiilleri

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

    Ebru Z. Yıldırım

    Okullar açılırken

    Bedri Tekin

    Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

    Ertuğrul Kürkçü

    Müzakere ve mücadele

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Boğaz köprüleri ve otoyolların peşkeş çekilmesine karşı Yol-İş sokaklara çıkıyor: “Kâr sermayeye, zarar kamuya devredilemez”

    10 Eylül 2026

    Antep’te tünel inşaatında iş cinayeti: 1 işçi yaşamını yitirdi, 1 işçi yaralandı

    10 Eylül 2026

    Hatay’da klima atölyesinde patlama: 14 yaşındaki çocuk işçi Tunç Çam yaşamını yitirdi

    8 Eylül 2026
    KADIN

    Ayşe Tokyaz’ı katleden eski polis Cemil Koç’a ağırlaştırılmış müebbet

    9 Eylül 2026

    bianet Ağustos 2026 Çetelesi: Erkekler en az 25 kadını katletti, 35 kadının ölümü şüpheli

    8 Eylül 2026

    Mor Çatı’dan şiddete maruz bırakılan kadınlar için feminist rehber: “Ruhsal destek hayati önemde”

    7 Eylül 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.