Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den Barselona’da demokrasi çağrısı: “Kurtuluş yok tek başına”

    19 Nisan 2026

    IŞİD’ten Deyrizor’da çifte saldırı: Petrol tankeri ve güvenlik görevlisi hedef alındı

    19 Nisan 2026

    İran: ABD’nin ablukası kalkana kadar Hürmüz Boğazı kapalı kalacak

    19 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Çocukların kanı üzerinde yükselen karanlık

      17 Nisan 2026

      Yapay zekâ: İşçi sınıfı mücadelesi ve komünizm

      17 Nisan 2026

      Erdoğan ve Netanyahu: Ekokırımın iki mimarı

      14 Nisan 2026

      Macaristan “başardı”: Goodbye Victor Orbán!

      13 Nisan 2026

      Öğretmenlik Meslek Kanunu pedagojik reform mu, hegemonik yeniden yapılanma mı?

      10 Nisan 2026
    • Seçtiklerimiz

      İsrail hem Yahudiler hem de Yahudi olmayanlar için bir tehlikedir: Siyonizmin antisemitizmi üzerine

      18 Nisan 2026

      Halkların demokratik, toplumsal ve ekolojik ittifakı

      17 Nisan 2026

      İran savaşı asıl şimdi mi başlıyor?

      13 Nisan 2026

      Emperyalizmin krizi

      12 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026

      Iskalanmış Hayatlar: Tarihsel ayrımcılık, deprem ve Domariyi yitirmek

      23 Mart 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Gerçekçi ol, imkansızı iste

    Gerçekçi ol, imkansızı iste

    HAKAN ÖZTÜRK Yeni Yaşam için yazdı: İmkansızı istemekle; mümkün olanı, somut olanı, gerçekçi olanı yaratmak arasında karşılıklı bir bağ var. İki taraftan da girişmeliyiz mücadeleye. Yeteneğe ve ihtiyaçlara göre düzenlenmiş eşitlik; iyi, doğru ve güzeldir. Buna sonuna kadar bağlı kalmalıyız ve pergelin sivri ucunu buraya koyarak çizmeliyiz dünyamızı. Pergelin diğer ucunda da bir kalem olmalı. Gerçekçi, somut ve mümkün olanı çizen bir kalem.
    Hakan Öztürk19 Ekim 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

     “Gerçekçi ol, imkansızı iste” sözünü Ernesto Che Guevara’nın ifade ettiği bilinir. Ne var ki bu kritik sözün ilk halini aslında yiğit Alman devrimcisi Karl Liebknecht dile getirmişti.

    Liebknecht Almanca olarak şöyle der: “Das Unmögliche zu wollen, ist die Voraussetzung dafür, das Mögliche zu schaffen.” Çevrilmiş halini yazarsak: “İmkansızı istemek, mümkün olanı yaratmanın ön şartıdır.”

    Karl Liebknecht tarihsel anlarda, Alman işçi sınıfı mücadelesinin en keskin virajlarını uçuruma savrulmadan alabilen sayılı devrimcilerdendi. 1914’de, Alman Parlamentosu’nda 1. Dünya Savaşı için savaş kredileri oylanırken ret oyu verebilmiş tek kişi oydu. Kolay gibi görülür uzaktan bakınca ama hiç de kolay değil. Dünya Savaşı bütün hızıyla sürerken, “Alman halkının asıl düşmanı içerde” diyebilmişti. Bu söz de Mahir Çayan’ın “Emperyalizm içsel bir olgudur” değerlendirmesinin önceli sayılabilir. Büyük devrimcilerin ruhu birbirine ne kadar yakın.

    “Asıl sorun içerde” şeklindeki formülün, ülkelerin girdiği savaşlar konusunda ufuk açıcılığı ne ise; “Gerçekçi ol, imkansızı iste” formülü de o ayarda. Hangi konuda mı? Bir mücadele stratejisi kurma konusunda. Mücadele stratejisi kesinlikle Moğollar’ın “Bir Şey Yapmalı” şarkısını söylemek değildir. “Kese kâğıdı bulsam okuyorum” demek de tahsil etmek anlamına gelmez.

    Çözüm stratejisi ya da politik program konusunda kafalara takılan üst üste birçok soru var. Liebknecht’in formülasyonu yıllar öncesinden meseleye muazzam bir ışık tutuyor. Onun sıralamasıyla gidecek olursak ne yapmak gerekiyormuş? İmkansızı istemek gerekiyormuş. Solun epeyce bir bölümü, bu girişten sonra bir yönüyle rahatlamış olabilir. Çünkü sol, mevcut sistem koşullarında imkânsız olanı hedeflediğini düşünür. O nedenle de sistemi değiştirecektir zaten. Sonuç olarak solun bir ütopyası vardır. Daha doğrusu eskiden böyleydi diyelim. Eskiden, yeteneklere ve ihtiyaçlara göre düzenlenecek bir eşitlik hedefine sahipti.

    Dikkatli bakacak olursak, bu alanda birkaç yıpranmanın yaşandığını görebiliriz. İlk konu, eşitsizliğe özel mülkiyetin sebep olup olmadığıyla ilgili. Solun büyük bir çoğunluğu, soruna bunun yol açtığı konusunda emin değil. İkinci konu ise eşitliğe ulaşmak yönünde güçlü bir arzusunun bulunmayışı.

    Birinci konu, Karl Marks’ın “Kapital” adlı kitabı yazmış olmasına rağmen böyle. Sanki sorun özel mülkiyet, iktisadi alanın eleştirisi ve ekmek davası değilmiş gibi bir hava var. Sol, orta sınıfların kültürel özlemleri içinde hapsolmuş bir tablo ortaya koyuyor. Anlaşılacağı üzere, ana sorun kaynağının ne olduğuyla ilgili bir odaklanma kaybedilmiş bir durumda. Bu, daha teşhiste hata yapıyor olduğumuzu gösterir.

    İkinci konu olarak: Sol, sanki bir düzen değişikliği gerçekleştiğinde, bir tür solcu elit ülkeyi liyakatli bir şekilde yönetecek ve bu çok yararlı olacak gibi düşünüyor. Herkes mesleğini ya da işini çok iyi yaparsa, hiçbir sorun kalmayacak. Burada iş bölümünü sorgulamaya hiç gerek yok tabii ki. Metal işçisi metal işçisidir, yazılım mühendisi yazılım mühendisi. Onlar öyle doğmuşlardır ve bu hayatın doğal düzenidir. Biraz eleştirel bakarsak, bu düpedüz bir elitizmdir ve eşitlik fikriyle hiçbir alakası yoktur.

    Görüldüğü gibi zaten cepte bilinen eşitlik ütopyası cepte değildir aslında. Eşitsizliğe sebep olan tarihsel faktörle ilgili olarak da solcuların büyük bir kısmının kesin bir kanaati yoktur. O halde Liebknecht’in “imkansızı iste” şeklindeki bir ütopya, bir büyük anlatı ortaya koyma şartı, yerine getirilmemiş oluyor.

    Birinci bölüm yokken formülün ikinci bölümünde nasılız acaba? Doğrusunu söylemek gerekirse orada da karnemiz pek parlak değil. Gerçekçi olmak konusunda ya da mevcut gerçeklere yaslanarak mümkün olanı yaratmaya çalışma konusunda da iyi değiliz. Sol her şeye rağmen “imkansızı istemek” konusunda daha iyi sayılabilir. Lakin bu erdemli konumuna çekilerek, gerçekçi olmak ve mümkün olanı yaratmak alanındaki bütün yükümlülüklerinden uzaklaşıyor.  Buna bağlı olarak; artık yalnız, güzel, ütopya sahibi ve görevsizdir.

    Ütopya sahibi olduğu için politik ve örgütlü olarak hiçbir iş yapması gerekmez. Kalbinde bulutsu bir iyilik taşımaktadır ve bu nedenle seçkin sayılabilir. Öncelikleri olan, somut bir politik program ileri sürmek zorunda değildir. Bu zaten onun yine bulutsu “gönül adamlığı”nı bozar. İmkansızı istemiş ve gereğini yapmış bir aydın solcu olarak, bir de ayrıntılarla uğraşacak değildir. Gönül indirmez ve hatta gerek görmez.

    Gerçekçi olmak ya da mümkün olanı yaratmaya kalkışmak ne olabilir ki? Onun cevabı da büyük devrimci Lenin’den geliyor: Somut koşulların somut analizi. Evet ütopya, evet imkansızı istemek ama somut koşulların somut analizi. Sözüm ona ütopya sahibi olmanın koltuğunda pineklemek yok. Kalkıp ütopyamızın ve prensiplerimizin izdüşümlerini hayata geçirmeyi denemeliyiz.

    Şaşırtıcı bir biçimde üç büyük devrimcinin yaklaşımı da birleşiyor. Ernesto, gerçekçi olmak; Liebknecht, mümkün olanı yaratmak ve Lenin ise, somut koşulların somut analizi diyor. Aklın ve stratejinin yolu bir.

    İmkansızı istemekle; mümkün olanı, somut olanı, gerçekçi olanı yaratmak arasında karşılıklı bir bağ var. İki taraftan da girişmeliyiz mücadeleye. Yeteneğe ve ihtiyaçlara göre düzenlenmiş eşitlik; iyi, doğru ve güzeldir. Buna sonuna kadar bağlı kalmalıyız ve pergelin sivri ucunu buraya koyarak çizmeliyiz dünyamızı. Pergelin diğer ucunda da bir kalem olmalı.

    Gerçekçi, somut ve mümkün olanı çizen bir kalem.

    Yani; güncel, öncelikleri olan, çözüm öneren, cevap veren, yenilik getiren bir politik program.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    İsrail hem Yahudiler hem de Yahudi olmayanlar için bir tehlikedir: Siyonizmin antisemitizmi üzerine

    18 Nisan 2026

    Che Guevara’nın kızı Aleida Guevara: “Küba’yı boğmak isteyenler halkı cezalandırıyor”

    18 Nisan 2026

    Halkların demokratik, toplumsal ve ekolojik ittifakı

    17 Nisan 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mehmet Murat Yıldırım

    Çocukların kanı üzerinde yükselen karanlık

    Muhsin Dalfidan

    Yapay zekâ: İşçi sınıfı mücadelesi ve komünizm

    İrem Kabataş

    Erdoğan ve Netanyahu: Ekokırımın iki mimarı

    Ercan Jan Aktaş

    Macaristan “başardı”: Goodbye Victor Orbán!

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Yakov M. Rabkin

    İsrail hem Yahudiler hem de Yahudi olmayanlar için bir tehlikedir: Siyonizmin antisemitizmi üzerine

    Ertuğrul Kürkçü

    Halkların demokratik, toplumsal ve ekolojik ittifakı

    Akdoğan Özkan

    İran savaşı asıl şimdi mi başlıyor?

    Ümit Akçay

    Emperyalizmin krizi

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Bekaert işçileri grevde: “Direne direne kazanacağız!”

    19 Nisan 2026

    Ankara’ya madenci çıkarması: “Vur vur inlesin, Ankara bu sesi dinlesin!”

    18 Nisan 2026

    Temel Conta işçilerine şafak operasyonu: Onurlu direnişe gözaltı kıskacı!

    17 Nisan 2026
    KADIN

    İskoçya’da sistematik erkek şiddet sonucu ölüme sürüklenen kadının davasında 8 yıl ceza

    12 Nisan 2026

    AKP’li vekilden “tek taraflı boşanma” çıkışı: Kadın örgütlerinden tepki

    11 Nisan 2026

    Tedbir var, koruma yok: 2025’te 1 milyonu aşkın karar, şiddet sürüyor

    9 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.