Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    AYM’ye bireysel başvurularda on binlerce hak ihlali kararı

    29 Mart 2026

    DSÖ: Lübnan’da bir sağlık çalışanı daha hayatını kaybetti

    29 Mart 2026

    İran Meclis Başkanı: ABD kara operasyonu hazırlığında

    29 Mart 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

      28 Mart 2026

      COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

      27 Mart 2026

      Eğitim kimin için ve ne için?

      26 Mart 2026

      Sınıf dayanışması: Mümkün olanı, mümkün kılmak gerek

      17 Mart 2026

      Rojava hakikatinin ışığında 6 – AKP-MHP İktidar Bloku’ndan kurtulmadan bölge ve ülkede barış mümkün değildir

      16 Mart 2026
    • Seçtiklerimiz

      Tarihimiz ve hakikat-sonrasının açmazları

      23 Mart 2026

      ABD kaybederse

      22 Mart 2026

      Komün dersleriyle geri geliyor

      19 Mart 2026

      ‘Cereyanlar’ kitabında yapılan yanlışlar üzerine

      19 Mart 2026

      Müthiş “Hokus Pokus”: SGK kurtuldu, emekli battı!

      16 Mart 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026

      Iskalanmış Hayatlar: Tarihsel ayrımcılık, deprem ve Domariyi yitirmek

      23 Mart 2026

      HRANA: İran’daki protestolarda binlerce kişi öldürüldü, yüzlerce çocuk gözaltına alındı

      25 Şubat 2026

      Hatimoğulları: “Halk erken seçim isterse, biz hazırız; mobilizasyon kapasitesi en yüksek partiyiz”

      19 Şubat 2026

      Maden işkolunda bir kadın sendikacı

      15 Şubat 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Garzan Mezarlığı: Tarihe ve belleğe saldırı

    Garzan Mezarlığı: Tarihe ve belleğe saldırı

    Siyasi Haber18 Aralık 2021
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Garzan Mezarlığı’ndan cenazelerin çıkartılmasının tarihe ve beleğe yönelik bir saldırı olduğunu belirten Ölüye Saygı İnisiyatifi’nden Serhat Çakmak, davayı AİHM’e taşıyacaklarını belirtti.

    Bitlis’in Yukarı Ölek  (Oleka Jor) Mahallesi’nde bulunan Garzan Mezarlığı, 8 ile 17 Aralık 2017 tarihleri arasında saldırıya uğrayarak yıkıldı. Mezarlıkta bulunan ve PKK’lilere ait 310 cenaze 19 Aralık tarihinde mezarlıktan çıkarıldı. Uzun süre nereye götürüldükleri bilinmeyen cenazelerin 2 Ocak 2018’de Bitlis Valiliği tarafından yapılan açıklamayla İstanbul Adli Tıp Kurumu’na (ATK) götürüldükleri öğrenildi. 

    ATK’de bir süre bekletilen cenazelerin daha sonra Kilyos Mezarlığı’nda kimsesizler için ayrılan bölümün kaldırımına defnedildiği ortaya çıktı. Cenazelerini almak için mücadele eden aileler kan örneği verdi. Şu ana kadar 22 cenaze ailelere verilirken, aradan geçen 4 yıllık süreçte ailelerin mücadelesi devam ediyor. 

     

    Ölüye Saygı İnisiyatif üyesi ve Garzan Mezarlığı’na ilişkin sürecin hukuki takipçisi olan avukat Serhat Çakmak, Mezopotamya Ajansı’ndan Ferhat Çelik‘e, aradan geçen 4 yıllık süreçte yaşananları değerlendirdi. 

     

    Osmanlı’dan bu yana mezarlık

    Garzan Mezarlığı’nın Osmanlı kayıtlarında dahi “mezarlık” olarak geçtiğine dikkati çeken Çakmak, mezarlığın ilk başlarda sivil yurttaşların defnedildiğini daha sonra ise PKK’lilerin de mezarlığa defnedilmeye başlandığını ifade etti. Çakmak, ancak valilik ve savcılığın cenazelerin oradan çıkarılmasını meşru göstermek için “mezarlık statüsü yok” bahanesi yarattığını ifade etti. Valilik ve savcılığın aksine oranın çok önceden mezarlık statüsüne alındığına vurgu yapan Çakmak, “Oraya defin yapılmasında hukuken bir engel yoktu” dedi. 

     

    Yetkili makamların onayıyla gömdüler

     2013-2015 yılları arasında yaşanan diyalog sürecinde PKK’lilerin cenazelerinin yetkili makamların onayıyla burada defnedildiğini hatırlatan Çakmak, “Bir örgüt militanı hayatını kaybettiğinde ölüm belgesi ve defin ruhsatı alınıyordu. Nereye defnedileceği sorulduğunda ‘Garzan Mezarlığı’ deniliyordu. Bu şekilde cenazeler oraya defnediliyordu. Yani defin önünde yasal olarak bir engel yoktu. Ama devlet ve PKK arasındaki müzakerelerde belli dönemlerde tıkanmalar oluyordu. Bu tıkanma süreçlerinde yer yer belli bölgelere saldırılar gerçekleştiriliyordu. Bu saldırılardan birisi de Garzan Mezarlığı’na yapılan saldırılar dizisidir” diye işarette bulundu. 

     

    Saldırı dizisinin son halkası

    Cenazelerin Garzan’dan çıkarılmasının saldırıların son dizisi olduğunu dile getiren Çakmak, o süreçte yaşananlara dair şunları söyledi: “İlk olarak 2015 yılında savaş uçaklarıyla Garzan’da bulunan birkaç bina yıkılmıştı. Bu yıkılan yerler mezarlığa gelen insanların dini vecibelerini yerine getirdiği binalardı. Onlar yıkıldıktan sonra bu sefer mezar taşlarına saldırılar gerçekleşti.” 

     

    Mezarlıklar yerinden söküldü

    Çakmak, bu durumun darbe girişimi sürecine kadar sürdüğünü belirterek, “Darbe girişimi sürecinden sonra sokağa çıkma yasakları artmaya başladı. Bu süreçte, insanların Garzan Mezarlığı’yla ilişkisi minimize oldu. Dolayısıyla ne olduğunu da görmüyordu. Sokağa çıkma yasağının olduğu bir dönemde bu mezarlığa dozer ve kepçelerle girilip ailelere hiçbir şekilde haber verilmeden cenazeler oradan çıkarıldı. Tabi bizler bunu olaydan yaklaşık bir ay sonra öğrendik. Bunu da bir babanın kızının mezarlığına gidip dini vecibelerini yerine getirmek amacıyla gittiği sırada öğrendik. Baba oraya gittiğinde mezarlığın topyekun yerinde olmadığını görüyor ve bunu sosyal medyada duyuruyor. Bizler de bu şekilde durumu öğrendik ve hukuki girişimlere başladık.” 

     

    300’ün üzerinde cenaze

    Kaç cenazenin Garzan’dan çıkarılıp İstanbul ATK’ye geldiğini hala tam olarak bilmediklerini ifade eden Çakmak, buna ilişkin yaptıkları görüşmelerde “270” cevabını ilk başta aldıklarını söyledi. Çakmak, “ATK ile yaptığımız görüşmede birkaç torbada birden fazla kişiye ait cenazenin olabileceğini ifade etmişlerdi. Burada resmi anlamda bir sayı bulunmamaktaydı. Ayrıca tüm ailelere ulaşma gibi bir şansımız da olmadı. Şimdiye kadar 50’ye yakın aile cenazesini almak için başvurdu. Bunlardan 21’i teslim edildi. Bu cenazeleri çıkardığımızda hali hazırda 280 civarında cenazenin olduğunu biliyoruz. Bu da orada 300’ün üzerinde kişiye ait cenazenin olduğunu göstermektedir” diye belirtti.  

     

    AHİM’e gideceğiz

    Cenazelerin ATK’den sonra Kilyos’ta bulunan Kimsesizler Mezarlığı’nda kaldırımın altına gömülmesine de değinen Çakmak, cenazelerin kutular içerisinde üst üste gömülmesini hatırlattı. Mevzuata göre her cenazenin ayrı bir mezarlığı olması gerekirken Garzan’dan çıkarılan cenazeler için buna uyulmadığını dile getiren Çakmak, “Bu hususa ilişkin ilk başta savcılığa itirazda bulunduk. Savcılıktan çıkan karardan sonra Bölge İdare Mahkemesine, Nisan 2021’de  Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulunduk. AYM başvurumuza hala cevap vermiş değil. İç hukuk yolları tükendiğinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) gideceğiz” ifadesinde bulundu.  

     

    ‘Muhatap bulamıyoruz’

    Avukatların da bu süreçte muhatap bulmakta zorlandığını sözlerine ekleyen Çakmak, şöyle devam etti: “Örneğin Bitlis’te açılmış bir savcılık dosyası olduğunu biliyoruz. Bu dosyada şikayet eden kim, şikayet olunan kim, kimler şüpheli, kimler hakkında bir soruşturma yürütülüyor, soruşturmanın akıbetinin ne olduğu, ne olacağına dair hiçbir bilgimiz yok. Biz burada ilgili yargı mekanizmaları ve idare organları tarafından yeterince bilgilendirilmiyoruz. Bunun için de sağlıklı bir yol alamıyoruz. Dosyada gizlilik kararı olduğu söyleniyor ama dosyada suç nedir, gizlilik kararı alınmasını gerektirecek bir mekanizma var mı, bir gereklilik var mı bilmiyoruz. Örneğin ATK cenazelerin tüm tasarrufunun Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı’nda olduğunu belirtiyor. Ama savcılık cenazenin teslimi için bizi ATK’ye yönlendirdiğinde cenazenin kendilerinde olmadığını söylüyorlar. Şimdi tasarruf Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ise cenazenin Kilyos’ta mı yoksa ATK’de mi olduğunu bilmemesi büyük bir garabet.”

     

    Toplumda kırılma yarattı

    Yaşananın bir toplumun tarihine ve belleğine yönelik bir saldırı olduğunu belirten, “Yani buradaki saldırıyı salt bir kimliğe ya da oranın bir ‘mezar vasfı’ olmadığı için cenazelerin çıkarılması üzerinden bir okuma yapmak yetersiz kalır. Bu tarihe yönelik bir saldırıdır. İnsanların demokratik tepkilerini vermesinin önüne geçmeye yönelik bir saldırıdır. İnsanları susturmaya, sindirmeye çalışılmasına yönelik bir saldırıdır. Bunu da toplumun en hassas noktası olan cenazelere saldırı girişiminde bulunarak yaptılar. Bu saldırının özellikle bir ölüye karşı yapılması toplumda ayrı bir kırılma yaratmıştır” ifadesinde bulundu. 

     

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    AYM’ye bireysel başvurularda on binlerce hak ihlali kararı

    29 Mart 2026

    DSÖ: Lübnan’da bir sağlık çalışanı daha hayatını kaybetti

    29 Mart 2026

    İran Meclis Başkanı: ABD kara operasyonu hazırlığında

    29 Mart 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Elif Gamze Bozo

    Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

    Yekta Armanc Hatipoğlu

    COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

    Ertan Eroğlu

    Eğitim kimin için ve ne için?

    Muhsin Dalfidan

    Sınıf dayanışması: Mümkün olanı, mümkün kılmak gerek

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Tarihimiz ve hakikat-sonrasının açmazları

    Ümit Akçay

    ABD kaybederse

    Ertuğrul Kürkçü

    Komün dersleriyle geri geliyor

    Siyasi Haber

    ‘Cereyanlar’ kitabında yapılan yanlışlar üzerine

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    İzmir İşçi Sağlığı Günleri 4-5 Nisan’da: İşçi Sağlığı Bir Sağlık Sorunu Değildir

    28 Mart 2026

    Dilovası’nda Ravive Kozmetik faciası davasında tahliye kararı

    27 Mart 2026

    Divriği madeninde işten çıkarmalara tepki: Hak ihlali vurgusu

    27 Mart 2026
    KADIN

    DEM Parti Milletvekili Saliha Aydeniz TBMM İdare Amiri görevinden istifa etti

    24 Mart 2026

    CSW70’te ABD duvarı: Kadın haklarına açık politik müdahale

    24 Mart 2026

    Aksaray ve Kayseri’de iki kadın katledildi

    21 Mart 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.