Bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden ve hastanede tedavi gören şair Ahmet Telli’nin vefat haberi, yakın döneme tanıklık eden iki önemli kurum tarafından paylaşıldı. Devrimci 78’liler Federasyonu ve Bilim Sanat Edebiyat Derneği, yaptıkları ortak yazılı açıklamayla usta şairin hayata gözlerini yumduğunu kamuoyuna duyurdu.
8 Temmuz’da entübe edilmişti
Aylardır hastanede yoğun bir tedavi süreci geçiren usta şairin sağlık durumunun son günlerde giderek ağırlaştığı belirtilmişti. 8 Temmuz’da doktorları tarafından entübe edildiği açıklanan Telli, yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamayarak aramızdan ayrıldı.
Ahmet Telli kimdir?
Toplumcu gerçekçi şiirin ikinci kuşağının en özgün seslerinden biri olan Ahmet Telli, hüzünle isyanı, sevdayla direnişi aynı potada eriten romantik ve başkaldırıcı üslubuyla yarım asırdır edebiyat dünyasının vicdanlı seslerinden biri oldu. Anadolu’nun zorlu coğrafyasından başlayıp edebiyatın dirençli yollarına uzanan yaşam öyküsü ve sanatsal serüveni şöyle şekillendi:
- İlk Yılları ve Eğitimi: 2 Aralık 1946’da Çankırı’nın Eskipazar ilçesinde (bugün Karabük’e bağlı) doğdu. Eğitim hayatını Hasanoğlan, Kayseri Pazarören ve Pınarbaşı Öğretmen Okullarında tamamladı.
- Öğretmenlik Yılları: Öğretmen okulunu bitirdikten sonra dört yıl boyunca köylerde ilkokul öğretmenliği yaptı. Ardından Gazi Eğitim Enstitüsü’nü bitirerek Kastamonu, İnebolu, Doğanyurt, Kırıkkale ve Ankara Atatürk Lisesi gibi farklı bölgelerde Türkçe ve Edebiyat öğretmenliği görevlerinde bulundu.
- Sıkıyönetim Dönemi ve Yayıncılık: 1981 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü’nde öğretmenlik yaparken 12 Eylül sıkıyönetim döneminde tutuklandı ve görevinden uzaklaştırıldı. Yargılama sürecinde Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddelerinden hakim karşısına çıktı; bu davaların bir bölümünden beraat etti ancak Kürt şair Cegerxwîn’un şiirleri üzerine kaleme aldığı bir inceleme yazısı nedeniyle kısa süre hüküm giydi. Siyasi nedenlerle öğretmenlikten uzak kaldığı bu uzun dönemde yayıncılık, editörlük ve kitapçılık yaptı. 1993 yılında mahkeme kararıyla yeniden öğretmenlik mesleğine döndü ve bir süre sonra emekli oldu.
- Edebi Serüveni ve Eserleri: Şiir yolculuğu henüz çok gençken, 1961 yılında ilk şiirinin yayımlanmasıyla başladı. 1972’de Varlık Dergisi Eleştiri Ödülü’nde ikincilik kazandı. 1970’li yıllarda deneme ve kitap tanıtım yazılarıyla dikkat çeken Telli, 1979’dan itibaren kitaplarını ardı ardına okurla buluşturdu. Yangın Yılları (1979), Hüznün İsyan Olur (1979), Dövüşen Anlatsın (1980), Saklı Kalan (1981), Su Çürüdü (1982), Belki Yine Gelirim (1984), Nida (2010) ve Veda Divanı usta şairin başlıca yapıtları arasında yer aldı.
- “Su Çürüdü” ve Dönemin Tanıklığı: Özellikle 1982 yılında çıkan “Su Çürüdü” kitabı, 12 Eylül döneminin baskılarını, işkencelerini ve bireyin yaşadığı derin yalnızlığı çarpıcı imgelerle anlatarak edebiyat tarihinde sarsılmaz bir yer edindi.
- Aldığı Ödüller: Sanat hayatı boyunca edebiyat camiasında pek çok prestijli ödüle layık görüldü:
- Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü (Hüznün İsyan Olur, 1980)
- Yazko Şiir Özendirme Ödülü (Saklı Kalan, 1982)
- Nevzat Üstün Şiir Başarı Ödülü (Su Çürüdü, 1982)
- Altın Portakal Şiir Ödülü (Nida, 2011)
- PEN Türkiye Şiir Ödülü (2020)
Attilâ İlhan’a yakın duran lirik ve etkileyici ses tonuyla şiir severlerin hafızasına kazınan; “Büyük aşklar yolculuklarla başlar / Ve serüvenciler düşer bu yollara ancak” dizelerinin sahibi Ahmet Telli, sadece şairliğiyle değil, entelektüel duruşu, yayıncılığı ve toplumsal duyarlılığıyla da unutulmaz bir aydın olarak anılmaya devam edecek.
