Haber Merkezi, (SH)
İktidarın sansür ve yargısal baskı politikaları kapsamında LGBTİ+ dernekleri, basın kurumları ve hak savunucularının sosyal medya hesaplarına yönelik başlatılan engelleme dalgasına tepkiler büyüyor. Evrensel Gazetesi, Uluslararası Af Örgütü Türkiye, Barış Akademisyenleri ve Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin (MLSA) de aralarında bulunduğu çok sayıda kurumsal ve kişisel X ile Instagram hesabının Türkiye’den erişime kapatılmasının ardından DEM Parti’den sert bir açıklama geldi.
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla erişim engellerine ve tırmandırılan sansür rejimine tepki gösterdi.
“Sürece destek ancak demokrasinin güçlenmesiyle mümkündür”
Yürütülen politikaların toplumu ayrıştırmayı hedeflediğini belirten Doğan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Son günlerde ülkede olup bitenlere uzaktan bakan biri dahi yaşananların Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni baltalamaya yönelik olduğu sonucuna varabilir. Her gün toplumun bir başka kesiminin hedef alındığı, saldırıya uğradığı, ayrışma ve kutuplaşmanın derinleştirildiği bir ortamda, barışa inanmak-inandırmak nasıl mümkün olabilir? Sürece destek demokrasinin güçlenmesiyle mümkün hale gelir. Hak savunucularının, gazetecilerin, yazarların, Barış Akademisyenleri’nin X hesaplarının erişime kapatılması barış ve demokrasiden bahsettiğimiz bir ortamda kabul edilemez.”
“Sosyal medya engelleri ifade özgürlüğüne müdahaledir”
Erişim engellerinin doğrudan ifade ve örgütlenme özgürlüğünü hedef aldığını vurgulayan Doğan, “Sosyal medya hesaplarına erişim engeli, ifade ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik ciddi bir müdahaledir. Yaşam hakkı savunucuları, gazeteciler, yazarlar, Barış Akademisyenleri susmaz! Hepimizin güvende olması ancak hukuk, demokrasi ve özgürlüklerle mümkün olur” değerlendirmesinde bulundu.
Ne olmuştu?
Saray rejiminin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile sulh ceza hakimlikleri eliyle yürüttüğü internet sansürü, “kamu düzeni” ve “genel ahlak” adı altında geniş bir ağa yayıldı. Son olarak Kuşadası ve İstanbul’daki LGBTİ+ operasyonları ile hak savunucularına yönelik gözaltıların ardından, sansür mekanizması muhalif basın organlarına, insan hakları örgütlerine ve Barış Akademisyenleri’ne ait dijital mecralara erişim engeli getirerek toplumsal muhalefeti tamamen sessizleştirmeyi amaçlıyor.
