Haber Merkezi, (SH)
JRC’nin Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine dayandırarak hazırladığı rapora göre Türkiye, 2025 yılında sera gazı emisyonlarını %4,2 oranında artırarak küresel kirleticiler arasında emisyonu en hızlı büyüyen ülke oldu.
Dünya genelinde sera gazı salımları %0,7 artarken, Türkiye’deki artış oranı küresel ortalamayı katladı. Türkiye’yi %2,7 ile Vietnam, %2,2 ile ABD ve %1,9 ile Kanada takip etti.
Bir yılda 24,4 milyon ton ek kirlilik
Ekolojik talan ve fosil yakıt bağımlılığı nedeniyle Türkiye’nin karbondioksit eşdeğeri salımları rekor tazelemeye devam ediyor:
- Tarihsel tırmanış: 1990 yılında 226 milyon ton olan salım miktarı; 2015’te 464,7 milyon tona, 2024’te 586,4 milyon tona ve 2025 itibarıyla 610,8 milyon tona ulaştı.
- Bir yıllık bilanço: Sadece son bir yılda atmosfere salınan zehirli gaz miktarı 24,4 milyon ton arttı. Türkiye’nin küresel salımlardaki toplam payı %1,1’e yükseldi.
- Kirliliğin kaynağı: Salımlarda en büyük payı %25’i aşan oranla termik santraller ve ısı üretimi oluştururken; bunu %17 ile ulaştırma, %14 ile sanayi odaklı yakıt tüketimi izledi.
COP31 öncesi iklim riyakarlığı
Türkiye, 2026 yılında Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacak. Zirvede müzakere başkanlığını yürütecek olan Avustralya salımlarını %1,3 oranında azaltarak 578 milyon tona düşürürken, ev sahibi Türkiye’nin emisyon tırmandırarak 610,8 milyon tona ulaşması iktidarın iklim krizindeki samimiyetsizliğini gözler önüne serdi.
Küresel ölçekte sera gazı salımları 54,1 milyar ton karbondioksit eşdeğeriyle tüm zamanların rekorunu kırarken; Paris Anlaşması’nın 1,5 derece hedefine ulaşılması için 2035’e kadar salımların %55 azaltılması gerekiyor.
