Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Filistin Eylem Komitesi: “İsrail’i silahlandıran şirketler yeniden İstanbul’da!”

    6 Mayıs 2026

    Meclis gündemi cezaevindeki “saç örgüsü” yasağı: DEM Partili Boz’dan sert tepki

    6 Mayıs 2026

    Van’da kayyım mağduru işçilerin direnişi 282. gününde: “Vazgeçmeyeceğiz!”

    6 Mayıs 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      6 Mayıs: Darağaçlarını aşan bir devrimci hafıza

      6 Mayıs 2026

      Her bijî Amedspor!

      2 Mayıs 2026

      Devrimciler de ölür, ama…

      2 Mayıs 2026

      1 Mayıs alanında bir gazeteci: Not defterim ve kameram

      30 Nisan 2026

      1 Mayıs’ı yeniden işçi sınıfının mücadele günü haline getirmek

      30 Nisan 2026
    • Seçtiklerimiz

      Ana akım sendikacılığın krizi!

      4 Mayıs 2026

      Madenci direnişinin gösterdikleri

      4 Mayıs 2026

      Mali’den Kıbrıs’a acayip ortaklıklar: Darbeler, İslamcılar, seküler ayrılıkçılar, Ukraynalılar ve Fransızlar

      3 Mayıs 2026

      2026’da emeğin durumu

      3 Mayıs 2026

      Ermeniler, Aleviler, “kılıç artıkları” ve devlet

      30 Nisan 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » ‘Bir seçim daha kazanırsan tamamen biteceksin’

    ‘Bir seçim daha kazanırsan tamamen biteceksin’

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    TUNCAY ŞUR-Diğer Yazıları

    Bu başlığın orijinali aslında hepimizin bildiği gibi, Epir Kralı Pirsus’un Romalılarla giriştiği ve beş yıl süren Pirus Savaşları sonunda tarihe aynı adla geçecek Pirus Zaferinden sonra söylediği şu sözdü; “Bir Zafer Daha Kazanırsam Tamamen Biteceğim”. Tarihsel anlatıya göre Kral Pirus’un orduları, Roma ordularına kıyasla hem sayıca daha üstün hem de daha donanımlıdır. Tabiatıyla Pirus’un orduları Roma ordularını yenilgiye uğratır ve fakat kendi orduları da oldukça fazla kayıp verir. Nitekim Pirus Zaferi’ne giden son savaşta Roma ordularının muazzam direnişi karşısında ordusunun neredeyse tamamını kaybetmesine rağmen savaşı kazanır. Ancak bu zafer Kral Pirus’u o kadar güçsüz bırakmıştır ki ne Roma ne de Kartaca uzlaşma talebini kabul etmeyince geriye kalan az sayıda birliği ile Epir’e dönmek zorunda kalır. Bugün Pirus Zaferi, bedeli zaferden daha ağır olan ve aslında zafer diye telakki edilenin haddizatında bir yıkım olduğunu ifade eden durumlar için sıklıkla kullanılır.

    İÖ 200’lerin son çeyreğinde yaşanmış bir tarihsel vakayı 21.yy’ın Türkiye’sinde 7 Haziran’da yapılacak olan milletvekili genel seçimlerine nasıl bağlayacağım bilmiyorum ama müsaadenizle deneyeceğim. AKP Hükümeti diyeceğim lakin dilim varmıyor zira karşı karşıya olduğumuz vaka, Fransa Kralı 14. Lui’in modern Türkiye versiyonu. Bilindiği üzere Fransa Kralı 14. Lui “Devlet benim” demekle yetinmemiş, kendisine “Fransa” diye hitap edilmesini dahi istemiştir yakın çevresinden. Bizimkinin de kendinden “Türkiye” diye bahsetmediğini iddia etmek çok da mümkün değil. Dolayısıyla 7 Haziran’da yapılacak olan seçimlere kendisini “Türkiye” olarak gören, Tayyip Erdoğan ve diğer siyasi partiler giriyor dersek abesle iştigal olmaz herhalde. Diğer siyasi partiler ifadesini de biraz daraltırsak, propoganda dönemi resmi olarak henüz başlamasa da Tayyip Erdoğan ve HDP arasında hâlihazırda bir seçim yarışı var. Taraflardan HDP, kuruluşundan itibaren Türkiye’yle aynı karede görünmeyen evrensel üç talebi dile getiriyor, herkes için demokrasi, herkes için eşitlik, herkes için özgürlük. İkinci taraf ise, yani Erdoğan, “Türk tipi başkanlık” dediği zihin dünyasındaki modelle esasında “devlet benim”, “Türkiye benim”i açıktan diyebilmek için anayasal güvence almak istiyor. Taraflardan biri, maaşları tarafınca ödenen ve bu doğrultuda gerekirse gün içinde beş takla atma kapasitesine haiz bir medya ordusuyla, sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiğini asla bilemeyeceğimiz bir bütçe ve ağzından çıkacak olan bir sözle tüm ülkede terör estirecek on binlerce kolluk gücü eşliğinde oy istiyor. Tüzel ve özel kişilikleri, kurumları ve toplulukları tehdit ediyor, önüne çıkan herkesi hainlikle, paralel olmakla suçluyor, birlikte yürüdüğü “yoldaşlarını” dakikalar içinde “itibarsızlaştırıyor”. Kitlelere seslenirken onları seçim sandığına değil de savaş meydanına çağırıyor adeta. Özetle, ya ben “Türkiye” olacağım ya da Türkiye bir kaos cumhuriyeti olacak mesajı veriyor. Bu uğurda, kefenler ve baldıran zehirleri eşliğinde giriştiği Kürt meselesinin diyalogla hal yoluna koyulması girişimini de çoktan rafa kaldırdı. Hatta öyle ki, “Kürt sorunu yoktur” açıklamasına eşlik eden Genelkurmay’ın “terörist başı” çıkışı ve hemen ardından Mardin’de gerçekleştirilen askeri operasyon, sonrasında Dağlıca haberleri gösteriyor ki saatler seçim öncesi çatışmaya ayarlanmış. Seçim öncesi bir çatışma halinin olması için Roboski’de katırları kurşuna dizdirecek kadar seviye düşmüş durumda. Seçimler öncesinde çatışma halinin “yatırım yapılacak” bir alan olduğu son çeyrek yüzyıllık seçim geçmişinden açıkça görüldüğü üzere Erdoğan’ın da “Türkiye” olmak için bu yöntemi es geçmeyeceğini tahmin etmek zor olmasa gerek.

    Öte yandan Erdoğan cephesinden bakacak olursak “Türkiye” olmayı isteme talebi dışında bir seçeneği yok aslında. Çünkü bir adım geri atması demek, yüzyılın soygunun, savaş suçlarının, Roboski’nin, Gezi’nin ve henüz bilmediğimiz nice suçların açığa çıkması anlamına gelecektir. Seçimlerden muhtemel bir yenilgi alması halinde ise ne tekrar toparlanacak takate sahip olacağından ne de tekrar yola çıkacak “yoldaşlar” geride bıraktığından işi daha da zorlaşacaktır. Seçim sath ı mailine girdiğimiz şu günler itibariyle, Erdoğan’ın “ben Türkiye olmak istiyorum” arzusu kuvvetlenerek artacak ve siyasal şiddettin türlü biçimi ile karşı karşıya gelme ihtimalimiz yükselecektir. Erdoğan “Pirus zaferi” kazanmak pahasına da olsa, başka seçeneği olmadığı için geri dönülemez bir yola revan olmuştur. Nitekim mevcut siyasi iklimde ki daha da sertleşecektir, Erdoğan’ın kazanacağı bir seçim “zaferi” ancak geri dönülmez bir yıkımın başlangıcına işaret edecektir. Çünkü bu seçimde Erdoğan tüm gücünü “yenilmemek” pahasına tüketmekten geri durmayacaktır. Ancak ne var ki HDP’nin gittikçe büyüyen demokratik mukavemeti karşısında Erdoğan ancak bir “pirus zaferi” kazanabilir. Yani bu şartlar altında bir seçim daha kazanırsa tamamen bitecektir.

    TUNCAY ŞUR-Diğer Yazıları

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    6 Mayıs: Darağaçlarını aşan bir devrimci hafıza

    6 Mayıs 2026

    Her bijî Amedspor!

    2 Mayıs 2026

    Devrimciler de ölür, ama…

    2 Mayıs 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Ömer Bölüm

    6 Mayıs: Darağaçlarını aşan bir devrimci hafıza

    Mehmet Murat Yıldırım

    Her bijî Amedspor!

    Muhsin Dalfidan

    Devrimciler de ölür, ama…

    Mehmet Murat Yıldırım

    1 Mayıs alanında bir gazeteci: Not defterim ve kameram

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    Ana akım sendikacılığın krizi!

    Aziz Çelik

    Madenci direnişinin gösterdikleri

    Fehim Taştekin

    Mali’den Kıbrıs’a acayip ortaklıklar: Darbeler, İslamcılar, seküler ayrılıkçılar, Ukraynalılar ve Fransızlar

    Ümit Akçay

    2026’da emeğin durumu

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Van’da kayyım mağduru işçilerin direnişi 282. gününde: “Vazgeçmeyeceğiz!”

    6 Mayıs 2026

    Diyarbakır’da iş cinayeti: Şalteri kaldırmak isteyen işçi can verdi

    6 Mayıs 2026

    Filistin Gazeteciler Sendikası’nın Dünya Basın Özgürlüğü Günü mesajı: Basın özgürlüğü slogandan ibaret değildir

    4 Mayıs 2026
    KADIN

    Meksika’da Kadın Cinayetlerine Karşı Ulusal Yasa’nın yolu açıldı

    30 Nisan 2026

    İstiklal Kadınları Hareketi ve Femonasyonalizm

    27 Nisan 2026

    Kuşadası’nda kadınlardan “Cezasızlık Düzeni”ne isyan: “Faillerin arkasındaki devlet gücünü biliyoruz”

    24 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.