Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Duran Kalkan: “Çerçeve yasa tek yanlı hazırlandı, uygulanabilmesi için yeni yasalara ihtiyaç var”

    22 Eylül 2026

    Manisa Turgutlu’da liseye silahlı saldırı: 2’si ağır 10 öğrenci yaralı!

    22 Eylül 2026

    ICE polisi 28 yaşındaki Venezuelalı göçmeni ağır yaraladı!

    21 Eylül 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Türkiye sanayisinde algoritmik emek rejimi ve sömürünün yeni yüzü

      20 Eylül 2026

      Dimitrov bize bugün ne söyler? — Faşistleşmeye karşı demokratik cephe ihtiyacı

      19 Eylül 2026

      Kapitalizm kabuk değiştirirken mezar kazıcıları ne yapacak?

      18 Eylül 2026

      Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

      10 Eylül 2026

      Soldaki şovenizmin tezahürleri ve devrimci mücadele hattı

      9 Eylül 2026
    • Seçtiklerimiz

      “Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim”

      21 Eylül 2026

      COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

      20 Eylül 2026

      Bunun adı cadı avı

      17 Eylül 2026

      Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

      15 Eylül 2026

      Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

      10 Eylül 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » “Bana bunları neden öğrettin!”

    “Bana bunları neden öğrettin!”

    BAHADIR ALTAN Yeni Yaşam için yazdı: Kürtler canla başla barışı toplumsallaştırma çabası içindeler. Diğer cenahta ise kara propagandayla adeta savaş borazanlığı yapan kesimlerin çokluğuna rağmen bu olumsuzluğu giderme yönünde, halka barışın getireceklerini anlatıp ikna etme yönünde, iktidar eliyle bir çaba ne yazık ki göze çarpmıyor. En azından “Cumhuriyet barışla değil asıl kardeş kavgasıyla tehlikeye girer!” diyen bir söz dahi duyulmuyor!
    Bahadır Altan28 Haziran 2025
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Bir şeyin gerçekleşmesini istiyorsanız onun için çaba sarf edersiniz değil mi? Barış isteyenler de böyle yapıyor…

    Konferansların, panellerin, forumların biri bitip biri başlıyor. Başta DEM Parti olmak üzere, insan hakları ve demokrasi savunucuları, sosyalist örgütler, sanatçılar halk buluşmalarıyla toplumda farkındalık yaratmaya çalışıyorlar. Elli yıla yaklaşan çatışmalı sürecin acılarını en fazla yaşamış, köylerinden sürülmüş, evleri, mahalleleri bombalanmış Kürt halkının ezici çoğunluğunun, barışı yürekten desteklemesine rağmen, yani ikna edilmeye ihtiyaç duyulanların sayısı çok az olmasına rağmen, Kürtler canla başla barışı toplumsallaştırma çabası içindeler. Diğer cenahta ise kara propagandayla adeta savaş borazanlığı yapan kesimlerin çokluğuna rağmen bu olumsuzluğu giderme yönünde, halka barışın getireceklerini anlatıp ikna etme yönünde, iktidar eliyle bir çaba ne yazık ki göze çarpmıyor. En azından “Cumhuriyet barışla değil asıl kardeş kavgasıyla tehlikeye girer!” diyen bir söz dahi duyulmuyor!

    Liderleri Erdoğan ve Bahçeli ne derse mutlak doğru kabul edip hemen hizaya girenler için iknaya gerek görülmeyebilir belki ama başta muhalefet olmak üzere barışın kazandıracaklarını toplumun gözünde bir çırpıda netleştirmek mümkün olmasına rağmen bu yönde hiç çaba sarf edilmemesinin bence bir açıklaması olmalı: Belki de devletin korkusu “Barış herkes için gerekli ve mümkünken”, “neden ısrarla savaş politikalarına sarıldığının sorgulanacak olmasıdır! Oysa barışı getirecek adımları cesaretle atabilen siyasetçilerin halkların gözünde en büyük Nobel Barış ödülünün sahibi olacağına kuşku yok…

    Acıların yarıştırılması, rakamlarla ifade edilmesi çok yanlış elbet ama kabaca söylersek 45 yılda yaşamını yitirenlerin yüzde 90’ı Kürt’tür. Yüzde 10’un büyük çoğunluğu da asker, polis ve korucu gibi devlet görevlileri, çok azı sivildir. Türk tarafının aksine her Kürt ailesinden mutlaka yaşamını yitiren, hapse giren, işkence gören, kaybedilen bir fert var. Kürtler savaşın acılarını tenlerinde, içlerinde yaşadılar. Dolayısıyla bu acıların bitmesi için öfkesini içine gömerek, affetmese de barış istiyor. Aynı duyguları taşımasa da karşı taraftan da uzatılan bu eli havada bırakmaması beklenir elbet. Bunun aksi ise ben acı çektim başkaları da çeksin demektir çünkü. Barış olasılığına dahi komplo teorileriyle karşı çıkan, muhalefet edenlerin hemen hepsi şehitler üzerinden siyaset yaptıkları için ayaklarını bastıkları zeminin kayacağı endişesiyle ellerinde benzin bidonlarıyla yangını yeniden başlatma peşindeler. Oysa asker ailelerinin de barış anneleri gibi ellerini uzatmasından daha elverişli bir anahtar yok ve iktidar gerçekten barışı istese bunu kolaylıkla sağlayabilir…

    Diyarbakır’da geçen hafta sonu İHD’nin düzenlediği “Barışa Giden Yol: Hafıza ve Adalet” buluşması, bu yönde çok önemli bir ilki gerçekleştirdi. Yaklaşık 10 yıl önce Kadıköy’de, Kamuran Erkaçmaz’ın asker ve gerilla aileleriyle yaptığı söyleşilerden oluşan “Acının İki Yüzü!” sergisinin açılışında bunu yapmaya çalışmış ama başarısız olmuştuk. Uğur Kaymaz’ın annesi dahil olmak üzere birçok acılı Kürt ailesi gelmesine rağmen uçak biletlerini dahi aldığımız asker aileleri son anda malum çevrelerce şehit ailelerine tanınan maddi olanakları kaybetmekle tehdit edildikleri için gelememişlerdi. Ancak İHD bunu başardı ve savaşın çirkin yüzünü teninde duymuş onlarca acı yüklü yaşanmışlık aynı salonda dile geldi.

    Salondakiler “birbirlerini yaralarından tanıyordu” aslında. “Şehitler ölmez dense de benim babam öldü!” diyerek söze başlayan Ulaş Bayraktar’ın çok küçük yaşlardayken yüzbaşı rütbesinde yitirdiği babasının son sözleri “İki çocuğum var, beni kurtarın” olmuştu! Sokak ortasında yatan annesinin cenazesine keskin nişancıların ateşi nedeniyle bir hafta yaklaşamayan Taybet Ana’nın oğlunun “O orada öylece yattı, biz burada öldük!” sözünü, Roboski’de 17 si çocuk 34 canı toprağa verenlerin yüzlerindeki derin çizgileri, Suruç’ta eşini evladını yitirenlerin, 10 Ekim Ankara katliamından yaralı kurtulanların paylaştıklarını, dört çocuğunu yitiren ananın “keşke benim evladım da mahpusta olaydı da sarılabileydim” sözünün 32 yıl yatıp çıkan Soydan Akay’da yarattığı “utancı” anlatacak söz yazmak zor…

    Diyarbakır’dan, bu çatışmalı yılların acılarını yeniden yaşamanın yanında, Barış Annelerin tek tek hepimizin boynuna astığı beyaz tülbentlerin sorumluluğuyla ayrıldık. Benim açımdan ise durum daha farklıydı: 1990 yılında gece yarısı ev telefonumu arayarak “Bana bunları neden öğrettin? biz şimdi kendi köylerimizi bombalıyoruz!” diyen öğrencimin yarattığı kırılmayı paylaştığım analardan birinin bana “Savaş Pilotu” değil, “Barış Pilotu” demesi yükümü de sorumluluğumu da iki kat artırmış oldu.

    Onurlu ve kalıcı barışı sağlayacak Demokratik Toplum hedefi, uzun, zor bir yol ama bu yolda bir ömür yürümeye değer…

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    “Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim”

    21 Eylül 2026

    COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

    20 Eylül 2026

    Bunun adı cadı avı

    17 Eylül 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Kerem Berk

    Türkiye sanayisinde algoritmik emek rejimi ve sömürünün yeni yüzü

    Remzi Altunpolat

    Dimitrov bize bugün ne söyler? — Faşistleşmeye karşı demokratik cephe ihtiyacı

    Kerem Berk

    Kapitalizm kabuk değiştirirken mezar kazıcıları ne yapacak?

    Elif Gamze Bozo

    Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ercüment Çervatoğlu

    “Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim”

    Ümit Akçay

    COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

    Ohannes Kılıçdağı

    Bunun adı cadı avı

    Musa Özuğurlu

    Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Hataylı balıkçılar ‘Vira Bismillah’ dedikten 5 gün sonra kontak kapattı: “Maliyetlere dayanamıyoruz!”

    20 Eylül 2026

    Türkiye sanayisinde algoritmik emek rejimi ve sömürünün yeni yüzü

    20 Eylül 2026

    Manisa’da üzüm üreticisi TMO alım noktalarında isyan etti: “20 yıl önce bir yıllık ürünle daire alıyorduk, şimdi borçtan çıkamıyoruz”

    19 Eylül 2026
    KADIN

    Erkek şiddeti durmuyor: Sakarya, Konya ve Hatay’da 3 kadın katledildi!

    21 Eylül 2026

    Ayşe Tokyaz’ı katleden eski polis Cemil Koç’a ağırlaştırılmış müebbet

    9 Eylül 2026

    bianet Ağustos 2026 Çetelesi: Erkekler en az 25 kadını katletti, 35 kadının ölümü şüpheli

    8 Eylül 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.