Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Mekke Anlaşması ve Orta Doğu’nun koridor savaşları

    6 Kasım 2026

    Fatma Betül Sayan Kaya tutuklandı

    5 Kasım 2026

    Meclis Genel Kurulu’ndan Mekke Anlaşması’na onay

    5 Kasım 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Mekke Anlaşması ve Orta Doğu’nun koridor savaşları

      6 Kasım 2026

      Allende’ye Darbe: Şili 1973

      4 Kasım 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (IV) Sosyalist ortamın ve “Doktorcuların” tavrı

      29 Ekim 2026

      Erken Cumhuriyet’in millî sanayileşme hamlesinin arka planı: Alman sermayesi, patent anlaşmazlıkları ve mali krizler

      29 Ekim 2026

      Sokaklar doluyor, peki siyasetin yönü nereye?

      28 Ekim 2026
    • Seçtiklerimiz

      Trump yenilince o da yenilmiş sayılır mı ?

      5 Kasım 2026

      Müjde değil, sosyal yardım tuzağı!

      2 Kasım 2026

      Lula’nın dijital zaferinin anatomisi: Algoritmalara karşı halkın örgütlü gücü

      30 Ekim 2026

      En kötü 8. ülke: Dibin dibindeyiz!

      26 Ekim 2026

      Uçum kim gibi?

      21 Ekim 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tuncay Yılmaz: Avrupa’da enternasyonalist bir ortak direniş hattı kurmak istiyoruz

      29 Ekim 2026

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » İmamoğlu’ndan Erdoğan’a iddianame tepkisi: Nerede kaldı Kasımpaşalılık?

    İmamoğlu’ndan Erdoğan’a iddianame tepkisi: Nerede kaldı Kasımpaşalılık?

    İBB Başkanı İmamoğlu, hakkında 7 yıl 4 ay hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianameye tepki gösterdi. "Daha sahaya çıkmadan bizi sakatlamaya çalışıyorlar" ifadesini kullanan İmamoğlu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a "Nerede delikanlılık? Nerede Kasımpaşalılık?" diye seslendi.
    Siyasi Haber6 Şubat 2025
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşamını yitiren vatandaşları anma programına katıldı.

    Anmada gazetecilerin sorularını yanıtlayan İmamoğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’le ilgili kullandığı ifadeler nedeniyle 7 yıl 4 aya kadar hapis cezası istemiyle hakkında iddianame düzenlenmesine tepki gösterdi.

    Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a seslenen İmamoğlu şöyle konuştu:

    Aynen ilk seçimi kazandıktan sonra topal ördek tanımlamasını yaptığı gibi bugün turpun büyüğü heybede diyerek sürecin savcılığına soyunarak bizi sakatlamaya çalışıyorlar. Hani delikanlıydın? Delikanlı adam mertçe mücadele eder, mertçe, mertçe mücadelesini verir. Biz mücadelemizi ilan ettik, ilan ediyoruz, ilan etmekten de çekinmiyoruz. O bakımdan milletimiz delikanlı tutum ve tavırları sever, delikanlılığı sever. Nerede delikanlılık? Nerede kaldı hepimizin gururla ismini andığımız Kasımpaşalılık.

    İmamoğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

    Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ne yazık ki siyasetin yargıyı baskı altında tuttuğu ve bu denli akla hayale gelmeyecek seviyede bir yargı tacizinin yaşandığı ortamları ilk kez bu kadar derinden, trajikomik biçimde yaşıyoruz. Ve gerçekten bunun ülkemizin bu zor zamanında, ekonomik koşulların insanlarımızı inim inim inlettiği, çevremizdeki uluslararası birtakım hususların en derin şekliyle ele alınması ve milli birlik ve beraberliğimizin en üst seviyede inşa edilmesi gerektiği bir ortamda Türkiye’nin en önemli şehrinde yargı adına yapılan bu hataların, bu yanlışların ve doğru olmayan hukuki uygulamaların gündemimizi işgal etmesini gerçekten derinden üzüntüyle karşılıyorum ve her gün, her sabah, her akşam bir başka utanç verici olayla karşılaşmanın üzüntüsünü yaşadığımı vatandaşlarımızla paylaşmak isterim. Hakkımda davanın sahibi, altında imzası olan başsavcı vekilinin olmadığını ya da başsavcının olmadığını ifade etmek isterim.

    ‘Davacı olan Erdoğan’dır’

    Başsavcı da değil, başsavcı vekili de değil. Davacı olan Sayın Cumhurbaşkanı’dır, Sayın Erdoğan’dır. Tüm davalarımın altında onun imzası vardır. O kadar öfkeli ki şu ana kadar benimle ilgili istediği hapis cezası tam 17 yıl olmuştur. Yanında bana aynı zamanda üçüncü kez de siyasi yasak talep etmekte.

    Onun davası da aslında baktığınızda ben değilim. Benimle değil, benim nazarımda milleti dava ediyor. Milletin iradesini dava ediyor ve siyaseti korkuyla dizayn edeceğini zannediyor. Tehditle dizayn edeceğini zannediyor. Oysa siyaseti yalnızca ama yalnızca millet dizayn edebilir çünkü milletin yetkisiyle bu ülkede demokrasinin varlığı yüz yıla yakındır büyük mücadeleyle yerleştirilmiş bir husustur. Bu milletin iradesinin olduğu yerde neresidir? Sandıktır. Seçimler gelir, sandıklar kurulur ve vatandaşımız oyunu kullanır ve istediği makama, istediği insanı seçer ve getirir. Sandık yerine siyaseti, adliye eliyle dizayn etmeye çalışan bu aklı ne yazık ki üzülerek izliyoruz. Ve özellikle bugün yaşadığımız ortamda bu son konunun sözde mağduru kim diye sorduğumuzda başsavcı. İddianameyi hazırlayan kim? Onun vekili tekrar söylüyorum son konunun sözde mağduru kim başsavcı. İddianameyi hazırlayan kim? Başsavcı’nın vekili. Oysa olağanüstü bir durum olmadığı takdirde normalde ifademi alan Savcı Bey’in benim iddianamemi hazırlamış ve imzasının altında olması gerekirdi.

    ‘Onları ilk yalnız bırakacak kişi de yerli ve milli makyaveldir’

    Şerefli, onurlu Türk yargısının teamüllerini hiçe sayacak şekliyle bir adım daha atılmıştır. Ve idari görevleri olan başsavcı vekilleri ne zamandan beri bir iddianame hazırlamayla ilgili böylesi bir hamlede bulunuyorlar. Sormadan edemiyorum. Beni nezaketen karşıladığını söylediğim Savcı bey bu iddianameyi hazırlamaktan imtina mı etti? Ve bu işi Başsavcı Vekiline devretti. Hukukçularımdan öğrendiğim kadarıyla iddianame içerisinde pek çok Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları vurgusu yapılmış. Başsavcı Vekili belli ki esprili bir genç. Bu ülkede Anayasa Mahkemesi kararlarının tanınmamasının mucidi vekaleten temsil ettiği zat iken bu örnekleri buraya yazabilme gafında bulunmuş. Şu artık nettir. Bu siyaset sürecinde siyaseti dizayn etmek maksadıyla iş görenler vardır. Yalnız bu görev öyle zannettikleri gibi kolay değildir. Bilsinler ki bu yolda onları ilk yalnız bırakacak kişi de yerli ve milli Makyaveldir. Yerli Makyavel sizi bugün pohpohlar yarın menfaati değişir o an sizi terk eder. Yaşınız benden küçük. Siyasi tecrübeniz hiç yok. Bu da benden size bir abi tavsiyesi. Ne yazık ki bu şerefli görevlere gelmiş kişiler çıktıkları maceralı yolculukta bu tecrübeyi yakın zamanda tadacaklar hiç kuşku duymuyorum.

    ‘O işlemlerin hesabı gün gelecek hukukun önünde sorulacak’

    Bir süredir çok büyük panik yaşıyorlar. Panikle saldırganlaştıklarını hep birlikte görüyoruz. Ve bu saldırganlaşmanın adliye koridorlarında dedikodularını her gün dinliyorum ve bana her gün oradan onlarca bilgi akıyor. Özellikle bilirkişi Satılmış Bey’in marifetlerinin ortaya çıkması geçerliliği olmayan bilirkişi raporlarının savcılarca nasıl kabul edildiğinin belgelenmesi bu paniği o koridorlarda daha da arttırdı. Size buradan söylüyorum. Bu yargı garabetini yarattığınız için o Satılmış Bey’i size asla unutturmayacağız. O işlemlerin hesabı gün gelecek hukukun önünde sorulacak. Şimdi buradan milletime seslenmek istiyorum. Umutsuzluk asla yok. Hüzün hiç yok. En önemlisi zerre kadar, zerre kadar bir dirhem dahi korkumuz yok. Biz büyük bir milletle hak ve adalet yoluna çıktık. Artık bu yoldan dönüş yoktur. Hangi planı yaparlarsa yapsınlar, hangi masa başı kurguyu hazırlarlarsa hazırlasınlar bu cesur milleti, bu cesur milletin kararlılığını yenemeyecekler. Milleti alt etmeye kalkmasınlar, alt edemeyecekler.

    Her yerde söylüyorum, söylemeye devam ediyorum. Gençliğimizde var, heyecanımız da yüksek. Nasıl yola çıkmışsak, aynı heyecanla yolumuza devam ediyoruz. Her şey çok güzel olacak diyerek ikinci kez kazandık. Hizmette tam yol ileri diyerek milletimizle üçüncü kez kazandık. Üstelik İstanbul’da bir Cumhurbaşkanı 17 bakanla yarışarak kazandığımızı ve milletin iradesinin tecelli ettiğini hep beraber gördük.

    ‘Sahaya çıkmadan bizi sakatlamaya çalışıyorlar’

    Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir misali sıranın kime geldiğini anlayan beyefendi, mertçe, millet önünde demokrasi yarışına girmek yerine daha sahaya çıkmadan bizi sakatlamaya çalışıyorlar. Aynen ilk seçimi kazandıktan sonra topal ördek tanımlamasını yaptığı gibi bugün turpun büyüğü heybede diyerek sürecin savcılığına soyunarak bizi sakatlamaya çalışıyorlar. Hani delikanlıydın? Delikanlı adam mertçe mücadele eder, mertçe, mertçe mücadelesini verir. Biz mücadelemizi ilan ettik, ilan ediyoruz, ilan etmekten çekinmiyoruz. O bakımdan milletimiz delikanlı tutum ve tavırları sever, delikanlılığı sever. Nerede delikanlılık? Nerede kaldı hepimizin gururla ismini andığımız Kasımpaşalılık. Saraya yerleştikten sonra insanlarla bağı kopan bu anlayışın bunu unuttuğunu görüyoruz ve düşünüyoruz. Bizans oyunları oynanmaya başlandı. Açıkçası ben bu tutum ve tavrınızı ve bu bakışınızı, bu acı hamle ve hareketlerinizi başta Kasımpaşalı hemşerilerim olmak üzere yüce milletimize şikayet ediyorum. Hiç kusura bakma buradan ilan ediyorum. Cesaret de bizde, inanç da bizde, güç de bizde. O bakımdan güç ve kudret diye gördüğün şeyler bizim bu güçlü inancımızın, bu milletimizle olan, o birlikte olan o büyük gücümüzün yanında vız gelir tırıs gider. Bu yaptıkları hamleleri bütün güç ve kuvvetimize, milletimize olan inancımızla, toplumumuzun vicdanına, adalet duygusuna olan inancımızla yol yürüyoruz. Doğruluktan ve haksızlığa, hukuksuzluğa karşı durmaktan bizi bu durduğumuz yerden bir milim kimse kıpırdatamaz. Ama milletimize hizmet noktasında her yere koşar gider ve o hizmet için kendimizi her noktada cansiperane nefer haline getiririz bakış açımız budur. O bakımdan bu yürütülen yargı tacizi süreçlerini utanç verici olarak niteliyorum. Ve milletimizle beraber mücadeleye devam edeceğiz.” (ANKA)

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Fatma Betül Sayan Kaya tutuklandı

    5 Kasım 2026

    Meclis Genel Kurulu’ndan Mekke Anlaşması’na onay

    5 Kasım 2026

    Soma’da İmbat Madencilik işçileri iş bıraktı: Eylem TKİ önüne taşındı

    5 Kasım 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Siyasi Haber

    Mekke Anlaşması ve Orta Doğu’nun koridor savaşları

    Korkut Akın

    Allende’ye Darbe: Şili 1973

    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (IV) Sosyalist ortamın ve “Doktorcuların” tavrı

    Mahsuni Gül

    Erken Cumhuriyet’in millî sanayileşme hamlesinin arka planı: Alman sermayesi, patent anlaşmazlıkları ve mali krizler

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Trump yenilince o da yenilmiş sayılır mı ?

    Aziz Çelik

    Müjde değil, sosyal yardım tuzağı!

    Siyasi Haber

    Lula’nın dijital zaferinin anatomisi: Algoritmalara karşı halkın örgütlü gücü

    Aziz Çelik

    En kötü 8. ülke: Dibin dibindeyiz!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Soma’da İmbat Madencilik işçileri iş bıraktı: Eylem TKİ önüne taşındı

    5 Kasım 2026

    Emek örgütlerinden Ankara mitingi çağrısı: “Sadaka değil hak, sefalet değil insanca yaşam istiyoruz”

    5 Kasım 2026

    DEM Parti’den kademeli emeklilik için kanun teklifi: “Emeklilik hakkı gasp edilemez”

    2 Kasım 2026
    KADIN

    Urfa’da 2 kadın katledildi

    5 Kasım 2026

    ‘Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor’ Konferansı yapılıyor

    31 Ekim 2026

    İpek Er’in faili eski uzman çavuş Musa Orhan’a beraat

    26 Ekim 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.