Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Bloomberg: Trump’tan Erdoğan’a “seçim bütçesi” desteği

    2 Haziran 2026

    Mutlak butlan krizi ve Kürt siyasetinin ilkesel tutumu

    1 Haziran 2026

    11 ayın Onur’u hoş geldin

    1 Haziran 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Mutlak butlan krizi ve Kürt siyasetinin ilkesel tutumu

      1 Haziran 2026

      11 ayın Onur’u hoş geldin

      1 Haziran 2026

      Gezi yaşıyor

      30 Mayıs 2026

      Cumhuriyet her zaman antidemokratikti ama…

      30 Mayıs 2026

      Tebaa mı olacağız, yurttaş mı?

      29 Mayıs 2026
    • Seçtiklerimiz

      Butlan neyi örtüyor?

      1 Haziran 2026

      Küresel Haklar Endeksi 2026: Türkiye işçiler için en kötü 10 ülke arasında

      1 Haziran 2026

      Hiyerarşi yönetimi olarak emperyalizm

      31 Mayıs 2026

      ‘CHP’ye operasyon yüz yıllık demokratik birikimin tasfiyesine yöneliktir’

      25 Mayıs 2026

      Tukidides Tuzağı’ndan kaçarken İran ve Küba’ya çarpmak!

      17 Mayıs 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      “Avrupa savaşa hazırlanıyor”

      28 Mayıs 2026

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » İnsan-köpek tartışmasında sınıflar ve kastlar görmezden gelinebilir mi?

    İnsan-köpek tartışmasında sınıflar ve kastlar görmezden gelinebilir mi?

    ROHITHA NARAHARISETTY'nin yazısını N.S. DEMİREL Evrensel için için çevirdi: Özellikle sokak köpekleriyle ilgili yüklü çağrışımlar, insan-köpek meselesini sosyal adalet ve eşitlikten ayrılamaz hale getirmektedir. soru, insanların köpeklerden daha önemli olup olmadığı ile ilgili değildir. Mesele, bu soruyu kimin soracağı ve sorunun -basitçe- ‘yerinden etmenin’ sonuçlarıyla kimin baş etmek zorunda kalacağıdır..
    Siyasi Haber3 Ağustos 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Hindistan Kerala Yüksek Mahkemesi 8 Mart 2024’te insan hayatının köpek hayatından daha öncelikli olması gerektiğine hükmetti. “Okul çocukları, başıboş köpeklerin saldırısına uğrayacakları endişesiyle okullarına yalnız gitmeye korkuyorlar… Başıboş köpeklerin saldırısına uğrama endişesi nedeniyle bugün bazı bölgelerde sabah yürüyüşü de yapılamıyor. Sokak köpeklerine karşı herhangi bir önlem alınırsa, köpekseverler gelip onlar için mücadele edecektir. Ancak ben insanlara sokak köpeklerinden daha fazla öncelik verilmesi gerektiği kanaatindeyim” dedi. Mahkeme, komşusunun yerel köpekleri beslemesinin ve bakımını yapmasının bölgede güvenlik ve hijyen sorunlarına yol açtığından şikayet eden bir tarafça sunulan dilekçeyi karara bağladı.

    Bu dilekçenin ötesinde, küçük çocukların sokak köpekleri tarafından parçalandığı ve bunun sonucunda son iki hafta içinde iki kişinin öldüğü son olaylar hararetli tartışmalara yol açtı. Bir yanda sokak köpeklerinin itlaf edilmesi gibi önlemlerden yana olanlar, diğer yanda ise böyle bir önlemi zulüm olarak görenler var. Son olayda, hayvan hakları aktivistleri sokak köpeklerinin genellikle kanıt olmadan suçlandığını söyledi. Geçtiğimiz yıl, bir toplu konutta köpek besleyen bir çift bir kalabalığın kendilerine sopalarla saldırdığını iddia etmiş, bunun üzerine iki taraf da birbirleri hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Pune’da bir başka site sakini de benzer bir olay yaşamış ve sitede çocukları kovaladığı iddia edilen köpekleri beslediği için darbedilmişti. Bir başka sitede ise aylar önce bir çocuğa saldırılmış olmasına rağmen Hayvan Doğum Kontrolü kuralları uyarınca köpeklerin bulundukları bölgeden uzaklaştırılmaması gerektiğine dair mahkeme kararının ardından sokak köpekleri yakalanıp yeniden serbest bırakıldı. Ghaziabad’da 23 yaşındaki bir “köpeksever” köpek besleme tartışması yüzünden yaşlı bir adamı dövdü. Noida’da ise bir bölge sakini, bir köpeği binadan uzaklaştırmadığı için bir güvenlik görevlisini dövdü.

    Yükselen tansiyon, sorunun kendi kendini yeniden ürettiği gerçeğini ortaya koyuyor. Köpekler insanların saldırganlığı nedeniyle saldırganlaşıyor, onlar da diğer insanlar tarafından zarar verilen köpeklere saldırganlıkla karşılık veriyor ve bu döngü kendini sürekli hale getiriyor. Dahası, bilimsel olmayan besleme uygulamaları, zayıf doğum kontrol önlemleri ve kontrolsüz sürü oluşumu sorunu daha da kötüleştiriyor. Bu durum, bir zamanlar ekosistem için önemli olan bir türü, ekosisteme zarar vermeye başlayan bir türe dönüştürüyor. “Köpekler atık yiyecekleri toplayarak önemli bir ekosistem hizmeti sunuyor. Bu aynı zamanda sıçan ve diğer kemirgenlerin nüfusunun kontrol altında tutulmasına da yardımcı oluyor” diyen Kolkata’daki* Hindistan Bilim Eğitimi ve Araştırma Enstitüsü Köpek Laboratuvarından Anindita Bhadra, Frontline’a verdiği demeçte, 1994 yılında Surat’ta yaşanan veba salgınını ve ardından orada gerçekleştirilen toplu köpek itlafını örnek gösterdi. Ancak Mongabay’e göre, kötü gıda atığı yönetimi ve hızlı kentleşmenin köpek popülasyonlarını değiştirdiği ve nesli tükenmekte olan türler de dahil olmak üzere diğer vahşi yaşam için tehdit oluşturdukları gerçeği de var.

    Yine, insan müdahalesi de önemli bir rol oynuyor. Frontiers dergisinde yayımlanan, Bhadra’nın eş yazarlığını yaptığı bir çalışma insanların kentsel alanlarda serbest dolaşan köpeklerin sosyal etkileşim ağlarına hakim olduğunu göstermiştir. Bir başka çalışma da insanların köpeklere karşı sert ya da olumsuz değil, daha nazik ya da kayıtsız olduğu yerlerde, serbest dolaşan köpeklerle yaşanan sorunların azalma eğiliminde olduğunu göstermiştir.

    Ancak tüm bunlar olurken, genellikle iki tarafın da baskın paydaşlar olarak öne çıktığı gerçeğini göz ardı etmek zor: Bir yanda mahalleli refah dernekleri (RWAs) ve diğer yanda hayvan refahı grupları. Bu durum şu soruyu akla getiriyor: Her iki grubun da görece ayrıcalıklı sınıf ve kast konumları, gerçek paydaşları görmezden mi geliyor? Köpek ısırıkları ve kuduz vakalarının orantısız bir yükünün evsizler ve yoksullar tarafından taşındığını düşünün. Gerçekleri görmezden gelmek zor: Hindistan dünyada en fazla kuduz ölümünün yaşandığı ülke ve bu ölümlerin önemli bir kısmını çocuklar oluşturuyor. Aşılara erişimin olmaması ve tedavi rejimi konusunda farkındalık eksikliği nedeniyle kuduzun orantısız bir şekilde yoksulları etkilediği gerçeği de var. Bir çalışmada, “Düşük ve orta gelirli ülkelerdeki yoksulları orantısız bir şekilde etkileyen ve tamamen aşıyla önlenebilir bir hastalık olarak, PEP’e (temas sonrası önleyici tedavi) erişimin önündeki engelleri ele alarak gereksiz kuduz ölümlerini ve yaralanmalarını önlemek bir sosyal adalet sorunudur” denildi.

    Scroll’a konuşan Alok Hisarwala Gupta, “Kentli orta sınıf seçkinlerin (…) sadece köpeklerle değil, her ikisi de ‘kamusal sokak alanı’ ekosisteminin bir parçası olan yoksul insanlarla da sorunu var” dedi. O halde “köpekseverler” ile mahalle sakinleri arasındaki çatışmalar içinden çıkılmaz bir hal alıyor çünkü sorun neredeyse hiç çözülmüyor, sadece yer değiştiriyor. Köpekler toplandığında, bölgelerindeki hayvan popülasyonunu hakkında çok az söz hakkı olan insanların sokaklarına yerleştiriliyorlar. Bu durum, anekdot niteliğindeki çok sayıda köpek saldırısında kurbanların neden genellikle kaldırım ya da sokakta başıboş bırakılan bebekler ve çocuklar olduğunu da açıklıyor.

    Kast ve sömürgecilik yükünün de eklenmesi meseleyi daha da karmaşık hale getiriyor. “İngilizler tarafından ‘parya’ olarak etiketlenen sokak köpekleri, sömürge döneminde dışlanmış olarak görülmüş ve muamele görmüştür. Terimin etimolojisi, kast baskısı altındaki bir topluluğun eski adı olan Paraiyar’a dayanmaktadır… Bu grubu kast baskısının kurbanları olarak çerçeveleyen İngilizler, yine de Paraiyarların sözde ahlaksızlığını, sarhoşluğunu ve vahşiliğini küçümsemiş ve ‘parya’ terimini hem insan hem de insan olmayan dışlanmışlara atıfta bulunmak için kullanmıştır.”

    Özellikle sokak köpekleriyle ilgili yüklü çağrışımlar, insan-köpek meselesini sosyal adalet ve eşitlikten ayrılamaz hale getirmektedir. Meselenin özünde şu yatıyor: Serbest köpeklerin; insanların genel olarak hayvanlarla kurduğu ‘sahiplik’ ilişkisine uymaması, ‘mülk sahipliklerini’ ve insanların kendi konut sahipliklerini tanımlamak için çizdikleri sınırları zorlaması. Eğer köpek çatışmalarından en çok etkilenenler, bu ‘bölgesel sınırlara’ erişimi olmayan insanlarsa; bu insanlar kaçınılmaz olarak vatandaşlık ve bir arada yaşama tartışmaları yerine mekan sahipliğini merkeze alan bir tartışmaya dönüşen tartışmanın dışında kalıyorlar. Bir makaleye göre, “Resmi yönetim ve planlamaya istisna teşkil eden, dikkatle üretilmiş bir durum olan kayıt dışılık, hayvanların (ve yoksul insanların) kentsel alanlarda ‘izinsiz giren’ olarak görülmesini meşrulaştırıyor.”

    O halde soru, insanların köpeklerden daha önemli olup olmadığı ile ilgili değildir. Mesele, bu soruyu kimin soracağı ve sorunu -basitçe- ‘yerinden etmenin’ sonuçlarıyla kimin baş etmek zorunda kalacağıdır.


    * SH‘nin notu: Kolkata, Batı Bengal eyaletinin başkenti; 2001 yılında adı değiştirilinceye kadar Kalküta diye bilinirdi. Yazının orijinali 9 Mart’ta The Swaddle internet sitesinde yayımlanmıştır.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Hondurasgate: Gerici enternasyonal’in Latin Amerika operasyonunun iç yüzü

    15 Mayıs 2026

    ABD’li sosyalist yorumcu Hasan Piker: “Beni anti-kapitalist yapan ilk şey sağlık faturasıydı”

    11 Mayıs 2026

    Hürmüz Boğazı, Büyük Deniz’e açılan kapı

    11 Nisan 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Yekta Armanc Hatipoğlu

    Mutlak butlan krizi ve Kürt siyasetinin ilkesel tutumu

    Mehmet Murat Yıldırım

    11 ayın Onur’u hoş geldin

    Mehmet Murat Yıldırım

    Gezi yaşıyor

    Nuran Gelişli

    Cumhuriyet her zaman antidemokratikti ama…

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    Butlan neyi örtüyor?

    Kıvanç Eliaçık

    Küresel Haklar Endeksi 2026: Türkiye işçiler için en kötü 10 ülke arasında

    Ümit Akçay

    Hiyerarşi yönetimi olarak emperyalizm

    Ertuğrul Kürkçü

    ‘CHP’ye operasyon yüz yıllık demokratik birikimin tasfiyesine yöneliktir’

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’ndan MEB önünde protesto: “Mülakat dediniz, hakkımızı yediniz!”

    1 Haziran 2026

    Bakanlıkların sözü havada kaldı: Engellenen Doruk Madencilik işçileri Ankara yolunda!

    1 Haziran 2026

    P&G’de Kurban Bayramı grev gölgesinde: 85 işçi bayramı direniş çadırında kutladı!

    27 Mayıs 2026
    KADIN

    Kızılay Kayseri İl Başkanı Cafer Beydilli’ye çalışan kadınları hedef alan paylaşımı nedeniyle suç duyurusu!

    20 Mayıs 2026

    EŞİK: “Eşitlikten ve laiklikten vazgeçmiyoruz”

    18 Mayıs 2026

    Kadınların sesini sahneye taşıyan “Adımı Hatırla” oyunu yoğun ilgi gördü

    18 Mayıs 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.