Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Nurettin Demirtaş: “Çözüm ve hakikat ancak tarihsel-sosyolojik perspektifle mümkündür”

    16 Eylül 2026

    Türkiye tarihinde bir ilk: Motorin 100 lirayı aştı

    16 Eylül 2026

    Alevi Bektaşi Federasyonu’ndan gözaltı ve operasyon dalgasına tepki: “LGBTİ+ olmak ve muhalif olmak suç değildir!”

    16 Eylül 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

      15 Eylül 2026

      Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

      10 Eylül 2026

      Soldaki şovenizmin tezahürleri ve devrimci mücadele hattı

      9 Eylül 2026

      Belgelerle Türkiye’nin mezarlık politikası: Cumhuriyetten günümüze kültür kırımı ve hafıza tasfiyesi

      9 Eylül 2026

      6-7 Eylül faili Başbakan Menderes’in fiilleri

      8 Eylül 2026
    • Seçtiklerimiz

      Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

      10 Eylül 2026

      Okullar açılırken

      6 Eylül 2026

      Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

      31 Ağustos 2026

      Türk usulü vulger Schmittçilik: Mehmet Uçum’un “yurtsever sol demokratlığı” ve neo-faşist rejimin ideolojik grameri

      31 Ağustos 2026

      Müzakere ve mücadele

      28 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Soykırımın parçası olmayı kabul etmeyenler

    Soykırımın parçası olmayı kabul etmeyenler

    PINAR ÖĞÜNÇ Agos için yazdı: İsrail toplumunda ordunun parçası olmayı reddedenler ve hatta aileleri, büyük dışlanmaya, hakaretler ve tehditler eşliğinde hain muamelesine maruz kalıyor. Politik olarak bu görüşe yakın olsa bile herkes bu direnci göstermeyi göze alamayabiliyor, o yüzden 6 Ekim'den beri ordunun parçası olmamak için ülkeyi terk eden genç İsrailliler var.
    Pınar Öğünç28 Temmuz 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Cezaevindeyken bunun üstesinden geleceğini çünkü doğru şeyi yaptığını söylüyordu. 18 yaşındaki Tal Mitnick, Filistin’deki İsrail işgalinin soykırım boyutlarına taşındığı geçen Ekim ayından sonra tutuklanan ilk İsrailli vicdani retçiydi, cezaevinde en uzun süreyi geçirerek altı ay sonra, 7 Temmuz’da tahliye oldu.  

    İsrail’de savaş karşıtlarını, vicdani retçileri buluşturan Mesarvot tarafından yapılan basın açıklamasında Mitnick, işgale karşı direnişin bir parçası olduğu için mutlu olduğunu söylüyor. İsrail’de güvenliği yalnızca barışın garanti edebileceğini ve her iki halk için bir gelecek yaratmanın tek yolunun ateşkes ve rehine anlaşması olduğunu ekleyen Mitnick’e göre İsrail’de bunun farkına varanların sayısının giderek artıyor.

    Tal Mitnick (Fotoğaflar Mesarvot’tan alınmıştır)

    Son haftalar Filistin’i yine görünmezleştirdi. Oysa İsrail devletinin hava saldırısı, üstelik doğrudan mülteci kamplarına yönelik saldırılar sürüyor, her gün ismi bilinmeyen ölüler 6 Ekim’den bu yana iki yüz bine yaklaştığı tahmin edilen ölüler listesine ekleniyor.Yüksek sıcaklık, yiyecek ve su sıkıntısı sağ kalmış olanların hayatlarını kamplarda katlanılmaz hale çeviriyor. İsrail’de devletin politikalarını eleştirenlerin, bu yolda tavır alanların sayısı artsa dahi bir azınlığı oluşturdukları söylenebilir.

    Diğer yandan toplumsal etkiyi nicelikten yola çıkarak tartmak da doğru değil. Dünyanın her yanında olduğu gibi orduların, işgallerin, soykırımların parçası olmayı reddedenler, bedeli fark etmeksizin alınabilecek başka bir tavır olduğu gösterdikleri için, kendi varlıklarını aşan mesajlara dönüşüyorlar. Devletler bu tavrı hem sert biçimde cezalandırarak toplumun geri kalanına “ibretlik” bir manzara yaratmak istiyor ama aynı zamanda mesajın yayılmasının etkisini de göz önüne alıyorlar. Mitnick’in kendisi de eski bir vicdani retçi olan avukatı Noa Levy Haaretz gazetesine, ordunun ne Mitnick’in salıverilmesine ne de askerlikten muaf sayılmasına dair resmi bir açıklama almadıklarını söylemiş. Diğer yandan diğer retçilere kıyasla bu kadar uzun tutulmasının da nedeni net değil. Başka bir Mesarvot aktivisti vicdani retçi Ben Arad hâlâ cezaevinde.

    Kadınların da zorunlu askerlik hizmetine tabî olduğu İsrail’de 18 yaşındaki Sofia Orr ise Şubat ayında bu işgalin parçası olmayacağına dair açık beyanının ardından tutuklanmış, bu defa 85 gün cezaevinde tutulmuştu. Haaretz’a göre Orr’un Mitnick’ten farkı tahliye edilmesinden sonra vicdani retçi olduğunun kabul edilmesiydi.

    Antimilitarist göç

    Sofia Orr

    Haziran ayında The Guardian gazetesi tüm dünyadan beş vicdani retçinin hikâyesine yer verdi. Türkiye’den Merve Arkun’un da yer aldığı seçkide Tel Aviv’li 20 yaşındaki Einat Gerlitz de vardı. Çocukluğundan beri zorunlu askerlik hizmetine mesafeli hisseden Gerlitz, lise yıllarında İsrailli ve Filistinli arkadaşlarıyla birlikte iklim aktivizmi üzerinden politikleşmiş. İşgalin ne olduğunu, zorunlu askerliğin ne manaya geldiğini, adı konmuş bir antimilitarizmden önce iklim meselesi üzerinden o yaşta kavraması ne ilginç ve ne kadar doğru. Yaşı geldiğinde fiziksel ya da dini sebeplerle zorunlu askerlikten muaf olmaya çalışmaktansa, cezaevine girmek gerekse bile kamuya açık bir vicdani ret beyanı yapmaya karar vermiş. Gerçekten retçi olup olmadığına dair niyetinin sorgulandığı askeri heyete girmiş, zorla birliğe alınmış, pasifist ve retçi olduğuna dair ısrarıyla 87 günü cezaevinde geçirmiş. 

    Birçok benzeri gibi askerliği yücelten İsrail toplumunda ordunun parçası olmayı reddedenler ve hatta aileleri, büyük dışlanmaya, hakaretler ve tehditler eşliğinde hain muamelesine maruz kalıyor. Orduyla ilişkilerinin kesilmesiyle sınırlı kalmayan, tüm hayata yayılan bir etki bu. Politik olarak bu görüşe yakın olsa bile herkes bu direnci göstermeyi göze alamayabiliyor, o yüzden 6 Ekim’den beri ordunun parçası olmamak için ülkeyi terk eden genç İsrailliler var. Aynı şekilde toplumsal baskıya dayanamadıkları için ülkeyi terk eden açık vicdani retçiler de bulunuyor. Kendi toplumlarındaki yalnızlıklarını böyle uzaklarda bir araya gelerek dindirmeye çalışıyorlar.

    Bu nedenle New York’a göç eden 34 yaşındaki Asaf Calderon, sosyal hizmetler alanında çalışıyor ve 17 yaşından beni retçi. İşgalle birlikte bırakın çevresini, sevdikleri arasında dahi dışlanmaya başlamış, dayanamamış. El Cezire’de Mart’ta yayınlanan haberde çarpıcı bir ifadesi yer alıyor; “Savaşın başladığı günden beri bana karşı çıkanların söylediği temel şey benim İsrailliliğimi yitirmiş olmam, onlara göre ben artık İsrailli değilim”. Ulus devlet fikrinin oturtulduğu asker yurttaş kimliğini ve doğrudan İsrail vatandaşlarından yükselen antisiyonizme dair itirazı iyi özetleyen bir beyan. Retçilerin kendi ülkelerinde sıklıkla duyduğu bir diğer argüman da bencillik; ‘askerlik yapmadığın için, savaşmadığın için bencilsin’ deniyor. Öldürmesi beklenen bir halkla dayanışma için, üstelik hayatının tüm gidişatını değiştiren bir karar vermiş olmasına rağmen bu  yaftayı çok kolay yiyebiliyorlar.

    Tal Mitnick için yapılan eylem

    Sıra arkadaşını öldürmek

    İsrail’de vicdani ret hareketinin tarihi en başa, İsrail devletinin kurulduğu 1948’e dek uzanıyor. Hemen ertesi yıl 18 yaşındaki erkeklerin (erkeklerin büyük kısımının diyelim, farklı koşullar olabiliyor) 32 ay, kadınlarınsa 24 ay askerlik yapma zorunluluğu yasalaştı. 1950’li yıllarda da savaş karşıtı, pasifist, derken vicdani retçi hareket filizlenmeye başladı. Küresel anlamda tüm vicdani ret hareketleri, dil, doz, politik çerçeve değişse de sadece zorunlu askerlik hizmetine yönelik itirazla kalmaz. İsrail’de de vicdani retçiler o tarihlerden beri askerliğin dışında işgalin, etnik homojenliğe dayanan yurttaşlığın anaakımda eleştirisini yapabilen odaklar oldular.

    Bugün her birinin tıpa tıp aynı düşündüğünü söylemek gerçekçi olmaz, ama itirazları meselenin köküne İsrail devletinin kuruluşuna iniyor, talepleri acil. İlk yargılanan savaş karşıtlarından Joseph Abileah’ın 1949’da duruşmada söylediği “Ben okulda Arap çocuklarla aynı sırada oturdum. Benden okul arkadaşlarımı öldürmemi mi bekliyorsunuz?” kadar net, çıplak bir yerden yükselen bir damar.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

    14 Eylül 2026

    Venedik’te rekor kıran belgesel “NAZA”: İsrail askerlerinin itiraflarıyla siyonist işgalin ve Gazze soykırımının anatomisi

    10 Eylül 2026

    Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

    10 Eylül 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Siyasi Haber

    Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

    Elif Gamze Bozo

    Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

    Kerem Berk

    Soldaki şovenizmin tezahürleri ve devrimci mücadele hattı

    Mahsuni Gül

    Belgelerle Türkiye’nin mezarlık politikası: Cumhuriyetten günümüze kültür kırımı ve hafıza tasfiyesi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

    Ebru Z. Yıldırım

    Okullar açılırken

    Bedri Tekin

    Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

    Remzi Altunpolat

    Türk usulü vulger Schmittçilik: Mehmet Uçum’un “yurtsever sol demokratlığı” ve neo-faşist rejimin ideolojik grameri

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Smart Güneş işçileri üretimi durdurdu: “Arkadaşlarımız işe dönene kadar fabrikayı terk etmiyoruz!”

    12 Eylül 2026

    İSİG Meclisi raporu açıklandı: Ağustos’ta en az 226, sekiz ayda 1509 işçi iş cinayetlerinde katledildi!

    11 Eylül 2026

    Boğaz köprüleri ve otoyolların peşkeş çekilmesine karşı Yol-İş sokaklara çıkıyor: “Kâr sermayeye, zarar kamuya devredilemez”

    10 Eylül 2026
    KADIN

    Ayşe Tokyaz’ı katleden eski polis Cemil Koç’a ağırlaştırılmış müebbet

    9 Eylül 2026

    bianet Ağustos 2026 Çetelesi: Erkekler en az 25 kadını katletti, 35 kadının ölümü şüpheli

    8 Eylül 2026

    Mor Çatı’dan şiddete maruz bırakılan kadınlar için feminist rehber: “Ruhsal destek hayati önemde”

    7 Eylül 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.