Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Sivil Toplum Forumu: “Barış ve demokrasi ortak mücadeleyle kazanılacak”

    21 Ocak 2026

    DEM Parti Heyeti Rojava’ya ulaştı

    21 Ocak 2026

    TÜPRAŞ İzmit Rafinerisi’nde işçi eylemi sonuç verdi: İşten atma geri çekildi

    21 Ocak 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      21. yüzyılda küresel savaş düzeni ve ütopyamız

      20 Ocak 2026

      Emperyal düzen, taşeron iktidarlar ve Rojava’ya karşı ortak sessizlik

      20 Ocak 2026

      Öldürülen bir beden, yaşayan bir vicdan: Hrant Dink

      18 Ocak 2026

      14 Ocak İş bırakma eyleminin geride bıraktıkları

      16 Ocak 2026

      Türkiye 2025 yılı değerlendirmesi

      15 Ocak 2026
    • Seçtiklerimiz

      Hrant’ın katlinin güncelliği

      19 Ocak 2026

      Hızlı çöküşün anatomisi

      19 Ocak 2026

      Hafıza, hakikat, yüzleşme, adalet…

      18 Ocak 2026

      Oliver Rivas: “Venezuela’da olan biteni kutlayan kimse yok, muhalefette bile”

      16 Ocak 2026

      Bahçeli’nin Kürtlere teklifi: ‘Verilenle yetinin’

      14 Ocak 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » 1 Mayıs’a giderken: AKP’nin 22 yıllık karnesi

    1 Mayıs’a giderken: AKP’nin 22 yıllık karnesi

    AKP’nin 22 yıllık iktidarı döneminde en az 33 bin işçi yaşamını yitirdi ve on binlercesi işsiz bırakıldı, esnek çalışma modelleri yasallaştı, sendikalaşma baskıya maruz kaldı.
    Siyasi Haber25 Nisan 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’ne sayılı günler kalırken, işçiler alanlara çıkmaya hazırlanıyor. İşçiler bir kez daha emekleri ve hakları için birçok merkezde alanlarda olacak. Ancak AKP’nin 22 yıllık iktidarı döneminde iş cinayetinde yaşamını yitiren işçi sayısının en az 33 bin olması gözlerden kaçmıyor.

    AKP iktidarı döneminde grev yasaklarından sendikasızlaştırmaya, düşük ücretten esnek çalışmaya kadar birçok hak gaspıyla karşı karşıya kalan işçi sınıfının hakları yıldan yıla budandı; AKP öncesine kadar sadece ‘kadrolu’, ‘geçici’, kısmen de ‘taşeron’ işçilik varken, AKP döneminde ilaveten ‘geçici personel (4/C), kapsam dışı işçilik, ek ücretliler, 399 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile sözleşmeli çalışma, denetimli serbestlik, uzaktan çalışma, çağrı usulü çalışma, yan zamanlı çalışma, kiralık işçilik’ gibi biçimlerle, işçiler bin parçaya bölünürken, güvencesizliğin de önü açıldı.

    Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) 2022 yılı verilerine göre; Türkiye yine 45.7 ile en fazla çalışma süresi olan 2’nci ülke, Türkiye haftada 50 saatten fazla çalışanların toplam işçi sayısına oranı bakımından OECD ülkeleri ortalamasını ikiye katlıyor. Türkiye’de her 3 işçiden 1’i yüzde 28,8 haftada 50 saatten fazla çalışıyor. Bu çalışma sürelerine karşın Türkiye’de artık ortalama ücret haline gelen asgari ücret sadece 17 bin 2 TL. Buna karşı Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) 2024 yılı araştırmasına göre yoksulluk sınırı 54 bin 700,32 TL, tek kişinin ‘yaşama maliyeti’ de aylık 21 bin 831,13 TL olarak hesaplandı.

    İşsizlik verilerindeki oyun

    Türkiye’de iş güvencesi ilk kez 15 Ağustos 2002’de yürürlüğe giren 4773 sayılı Yasa ile geldi. Bu yasaya göre, 10 veya daha fazla işçinin istihdam edildiği iş yerlerinde çalışan ve yasada öngörülen diğer koşulları taşıyan işçiler, iş güvencesi kapsamına alınırken, AKP yeni yasayla bu şartı 30 işçiye çıkardı. Böylece Türkiye’de işçilerin yarısından fazlası iş güvencesi kapsamı dışında kaldı.

    Bu durum işsizlik verilerine de yansıdı. 2003 yılında resmi verilere göre; yüzde 10,5 olan işsizlik oranı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından dar tanımlı işsizliği Ocak 2024’te yüzde 9,7 seviyesinde oldu. Fakat Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) ise aynı dönem geniş tanımlı işsizliğin yüzde 26,5 seviyesinde olduğunu açıkladı. Bu rapora göre; geniş tanımlı kadın işsizliği ise yüzde 32,9 olarak hesaplandı.

    Esnek modeller yasallaştı, greve katılma yasaklandı

    İktidara gelir gelmez ilk işi İş Yasası’nı değiştirmek olan AKP, 10 Haziran 2003 tarihinde yürürlüğe giren 4857 Sayılı İş Kanunu ile esnek çalışma biçimlerine yasallık getirdi. Bu yasayla kısmi süreli çalışma, çağrı üzerine çalışma, evde çalışma, işçi kiralama gibi esnek çalışma modelleri hayata geçirildi.

    25 Şubat 2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 6111 sayılı ‘Torba kanunu’ ile fiilen uygulanan ‘Evden çalışma’, ‘Uzaktan çalışma’ ve ‘Çağrı üzerine çalışma’ gibi esnek çalışma modelleri yasallaştı ve çalışma modellerinin usul ve esasları belirlendi. Yine yasaya göre sözleşmeli personelin sendika üye olması yasalaştı ancak greve katılması, grevi desteklemesi, propaganda yapması yasaklandı.

    Bu yasaların devamında da 6 Mayıs 2016 tarihinde Meclis’te kabul edilen ‘İş Kanunu ile Türkiye İş Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’ ile ‘Özel İstihdam Büroları’ kuruldu. Bu bürolar işveren ile geçici işçi sağlama sözleşmesi yaparak, işçisini geçici olarak işverene devir yetkisi verildi. İşçilerin kiralanmasının önünü açan bu kanun ile işçiler güvencesizleşirken, kıdem ve ihbar tazminatı gibi haklarını kullanmasının da önüne geçildi. Yine AKP döneminde SEKA Kağıt Fabrikası, Türk Telekom, Tekel, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. gibi onlarca şirket yandaşlara satıldı. Bu şirketlerde taşeron uygulaması yaygın hale gelirken, istisnai çalışma biçimleri arasında yer alan sözleşmeli personel ve geçici personel (4-C) kamuda yaygınlaştırıldı ve güvenceli çalışma biçimleri yok edildi.

    Sendikalaşma düştü

    AKP’nin işçileri güvencesiz hale getirmek için başvurduğu en önemli yolda sendikasızlaştırmak oldu. Çalışma Bakanlığı verilerine göre, 2003’te çalışan işçilerin yüzde 58’i sendikalı iken, bakanlığın son olarak 2024 Ocak ayında açıkladığı verilere göre bu oran yüzde 15’e geriledi. Bu gerilemede AKP’nin patronlardan yana aldığı tavırlar etkili olurken, binlerce işçi sendika üyesi olduğu için işlerinden çıkarıldı. Fabrika önünde eyleme geçen işçiler asker ve polislerin saldırısına uğradı, gözaltına alındı, sendikacılar tutuklandı.

    Yine AKP döneminde işçilerin grev ve sendikalaşma hakkı da yok sayılırken AKP döneminde 20 grev ‘milli güvenlik’ ve ‘genel sağlık’ gibi gerekçelerle yasaklandı. Yasaklar yaklaşık 195 bin işçiyi kapsarken, işçilerin toplu iş sözleşmesi ve grev hakları da fiilen askıya alındı.

    OHAL ile birlikte hak gaspları derinleşti

    Özellikle 15 Temmuz 2016 sonrasında ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) ile birlikte işçilere yönelik hak gaspları derinleşmeye başladı. OHAL kapsamında ilan edilen Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile birlikte 150 bin kamu emekçisi haklarında hiçbir yargı kararı olmadan işlerinden ihraç edildi. Yine OHAL kapsamında birçok gazete, dergi, televizyon kapatılırken yüzlerce kişi işsiz kaldı. OHAL döneminde “Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi”ni zorunla hale getiren iktidar, burada biriken paraları da İşsizlik Fonu’nda olduğu gibi kendi propagandası için kaynak oluşturdu.

    En az 33 bin iş cinayeti

    AKP iktidarının işçilere dayattığı güvencesiz çalışma koşulları iş cinayetlerini de ‘olağan’ bir duruma getirdi. Soma, Ermenek, Kozlu ve Bartın madenlerinin yanı sıra Torunlar Center inşaatı gibi toplu işçi ölümleriyle birlikte neredeyse her gün 5 işçi çalışırken yaşamını yitirdi. İşçi Sağlığı ve Güvenliği Meclisi’nin yayınladığı verilere göre AKP’nin iktidar yılları boyunca (2024 Nisan ayına kadar) iş cinayetlerinde en az 33 bin 38 işçi hayatını kaybetti.

    AKP’nin 22 yıllık karnesini değerlendiren, Devrimci Yapı, Yol ve İnşaat İşçileri Sendikası (Dev Yapı-İş) Genel Başkanı Özgür Karabulut, AKP’nin ilk yılından şimdiye kadar geçen süreçte ciddi bir yoksullaşma, alım gücünde düşüş yaşandığını ifade etti. Karabulut, yine bu dönemin ‘bir iş cinayeti’ rejimine dönüşerek, 35 bine yakın emekçinin ölümüne yol açtığını söyledi. AKP’nin sermayeye kol kanat gerdiğini ifade eden Karabulut, “En fazla iş cinayeti yaşanan sektörlerin başında inşaat iş kolu geliyor. İnşaat firmalarının da 20 yıllık süreçte Türkiye’nin en zenginleri arasına girdiğini görüyoruz. Emekçileri baskılarken patronlara fırsatlar ve teşvikler verdi. AKP’li yıllarda onlarca grev yasaklandı. AKP demek grev yasağı, işsizlik, özelleştirme demek. AKP’li yıllarda kazanılmış haklar bile gasp edilmek istendi. İşsizlik Fonu başta olmak üzere işçinin tüm birikimi sermayenin talanına açılmış oldu. Devlet olanaklarını kendi yandaşlarını büyütmek için kullandı” dedi.

    ‘İşçilerin özgürce sendika seçme hakkını engelledi’ 

    AKP döneminde büyük işçi direnişlerinin de yaşandığını sözlerine ekleyen Karabulut, “İşçi sınıfı içinde en görkemli direniş 2015 yılında metal işçilerinin toplu sözleşme sürecinde yaptığı grevlerdi. Türk Metal’den istifa eden işçiler, Birleşik Metal’e geçerek mücadele bayrağı çekti. Aynı zamanda bu süreç AKP’nin 7 Haziran 2015 seçimlerinde ilk defa gerilediği bir süreçti. Ama AKP iş yerlerine direkt müdahale ederek buralardaki değişimin önüne geçti. İşçilerin özgürce sendika seçme hakkını engelledi. Ama hala bir değişim umudu var. İşçi sınıfı bir bütün olarak örgütsüz olsa da son yıllarda ciddi bir fiili direniş söz konusu. AKP iktidarının tüm baskılarıyla sönümlendirilmek istense de, her yerde bir direniş görüyoruz. Bugün için somut bir kazanım elde edilemese bile ilerleyen süreçte hem mevcut sendikal yapıyı değiştirebilecek, hem de iktidarı zorlayacak adımlar attıracaktır” diye belirtti.

    Mücadele çağrısı

    Yerel direnişlerin birçoğunda kazanım elde edildiğini de hatırlatan Karabulut, “Mesela Urfa’daki Özak Tekstil direnişi ile kentte işçiler ilk defa tazminat aldı. Belki Özak işçilerinin kendi talepleri karşılanmadı ama o bölgede işçiler sendikaya gitmesin diye birçok kazanım alındı. İnşaat sektöründe yine öyle. Örgütlü olunan yerlerde işçinin hem ekonomik çıkarlarını hem de yaşamını korursunuz. Sendikal yasalar bizi sıkıştıran bir duruma yol açıyor. Fakat bunu aşan fiili-meşru bir mücadele hattı kazanım elde edebilir” diye vurguladı.

    Karabulut, “Bu yoksulluğumuzun en büyük sebeplerinden bir tanesi patronların azgın kar hırsıyken, bir taraftan da iktidarın yürüttüğü savaş politikaları. Topluma harcanması gereken paralar, savaş uçaklarına, güvenlikçi politikalara harcanıyor. Bunun kesilmesi için 1 Mayıs meydanlarında olacağız. Yoksulluğun ortadan kaldırılması, ranta, talana değil topluma kaynak aktarılmasını isteyeceğiz. Mücadeleyi yükselterek adalet isteyeceğiz. Bunların karşılanması için başta Taksim Meydanı olmak üzere tüm illerin meydanlarını dolduracağız” diyerek 1 Mayıs mesajını verdi.

    (Tolga Güney\MA)

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Sivil Toplum Forumu: “Barış ve demokrasi ortak mücadeleyle kazanılacak”

    21 Ocak 2026

    DEM Parti Heyeti Rojava’ya ulaştı

    21 Ocak 2026

    TÜPRAŞ İzmit Rafinerisi’nde işçi eylemi sonuç verdi: İşten atma geri çekildi

    21 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Muhsin Dalfidan

    21. yüzyılda küresel savaş düzeni ve ütopyamız

    Remzi Altunpolat

    Emperyal düzen, taşeron iktidarlar ve Rojava’ya karşı ortak sessizlik

    Toros Korkmaz

    Öldürülen bir beden, yaşayan bir vicdan: Hrant Dink

    Mehmet Ramazan

    14 Ocak İş bırakma eyleminin geride bıraktıkları

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Kadir Akın

    Hrant’ın katlinin güncelliği

    Fehim Taştekin

    Hızlı çöküşün anatomisi

    Nuran Ağan

    Hafıza, hakikat, yüzleşme, adalet…

    Siyasi Haber

    Oliver Rivas: “Venezuela’da olan biteni kutlayan kimse yok, muhalefette bile”

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) YouTube
    EMEK

    TÜPRAŞ İzmit Rafinerisi’nde işçi eylemi sonuç verdi: İşten atma geri çekildi

    21 Ocak 2026

    DİSK-AR’dan yeni araştırma: Sendikalaşma ve Toplu Pazarlık Raporu (Ocak 2026) yayımlandı!

    20 Ocak 2026

    Metal işçileri grev sürecine giriyor: İlk grev 30 Ocak’ta

    20 Ocak 2026
    KADIN

    Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi: Rojava’da direnen Kürt halkının ve kadınların yanındayız

    20 Ocak 2026

    Kuşadalı kadınlar barış için buluştu

    16 Ocak 2026

    Kadın cezaevlerinde hak ihlali iddiaları Meclis’te: Sağlık ve iletişim kısıtlamaları gündemde

    15 Ocak 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.