HDP’nin çağrısıyla bir araya gelen EMEP, EHP, Halkevleri, SMF, TİP, TÖP, TKP 3. yol için bir araya geldi. Görüşmenin sonucunda, ortak mücadeleyi sürdürme, mücadele zeminlerini çoğaltma ve güçlendirme kararı alındı.
Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) çağrısıyla bir araya gelen sol-sosyalist örgütler; EMEP, EHP, Halkevleri, SMF, TİP, TÖP ve TKP, iktidarın sömürü, talan ve ayrımcılık politikalarına, toplumun ezilen bütün kesimlerinin her türlü insani haklarının ellerinden alınmasına, yoksullaşmaya ve doğanın talanına karışı ortak mücadeleyi sürdürme kararı aldı.
HDP, bugün yapılan görüşmeye ilişkin katılım sağlayan sol-sosyalist örgütlerinin de imzacı olduğu bir açıklama yaptı.
Açıklamada toplantıda alınan kararları şu şekilde sıraladı:
-Ortak mücadeleyi sürdürmeyi, bu mücadele zeminlerini çoğaltmayı ve güçlendirmeyi,
-Ortak mücadele konularını belirlemek, bunları hayata geçirmeye yönelik içerik, yöntem ve takvimi oluşturmak için düzenli görüşmelere devam etmeyi,
-Mevcut katılımla kendini sınırlamayan, ortak mücadelenin Türkiye’nin bütün demokratik, sol, sosyalist -ve devrimci güçlerini kapsayacak şekilde genişletilmesini hedeflemeyi karar altına aldık.
Açıklamada son olarak şu ifadeler kullanıldı: “Türkiye’nin bütün ezilenleri, ötekileştirilenleri, mağdurları, emekçileri, kadınları, gençleri ve ekoloji mücadelesi verenleri ile en geniş demokrasi, eşit yurttaşlık ve mücadele ortaklığını kurmanın yol ve yönetmelerini konuşmaya devam edeceğiz. Demokratik, sol, sosyalist ve devrimci güçler olarak üzerimize düşen toplumsal sorumluluğu yerine getirmeye kararlıyız. Dayanışma, mücadele ve umutla…”
SOL Parti katılmadı
SOL Parti, HDP’nin çağrısıyla “Demokrasi İttifakı” adı altında yapılacak çalışmanın parçası olmayacağını açıklamıştı. SOL Parti açıklamasında, “Bu aşamada hangi koşularda yapılacağı belli olmayan seçime ilişkin bir ittifak tartışmasına girilmesini doğru bulmamaktadır. Bu bağlamda HDP’nin çağrısıyla gerçekleşecek sınırları ve içeriği belli olmayan Demokrasi İttifakı adı altında yapılacak çalışmanın parçası olmadığımızı kamuoyu ile paylaşırız” ifadeleri kullanılmıştı.