Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Amedspor özelinde kültürel hegemonya ve toplumsal barış: Kürt meselesinde popüler kültürün rolü

    24 Ağustos 2026

    Barışın, dostluğun ve sevginin ortak noktası: Muhittin Kaya

    23 Ağustos 2026

    Ankara Kale Mahallesi esnafı kriz kıskacında: “Bir hafta siftah yapamadığımız oluyor”

    23 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Amedspor özelinde kültürel hegemonya ve toplumsal barış: Kürt meselesinde popüler kültürün rolü

      24 Ağustos 2026

      Barışın, dostluğun ve sevginin ortak noktası: Muhittin Kaya

      23 Ağustos 2026

      İçişleri Bakanı: ‘Türk olmayanlara’ dikkat

      21 Ağustos 2026

      AKP-MHP kendi görüşlerini yasa haline getirdi, Kürtlere ve tüm topluma dayatıyor

      21 Ağustos 2026

      Kürtler yüzme biliyor…

      19 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

      22 Ağustos 2026

      Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

      19 Ağustos 2026

      25 yıl 25 başlık: AKP’nin emek bilançosu!

      17 Ağustos 2026

      Bakanlık verileri şüpheli!

      10 Ağustos 2026

      Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

      9 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » İnanılmaz acılar içinde gösterilen direnç: Jandarma

    İnanılmaz acılar içinde gösterilen direnç: Jandarma

    Siyasi Haber19 Temmuz 2021
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Korkut AKIN yazdı: Ahmet Han veya Emmet Conn, jandarma olarak görevlendirilmişti, Ermenileri tehcir (soykırım mı demeliyim) yolculuğunda. Ancak Jandarma Ahmet, Anadolu’nun iki ucundaki savaşın da izlerini taşıyacaktı uzun yaşamı boyunca…

    Günümüzden 100 yıl önce böyle değildi dünya. Şimdiki gibi uzaktan ve dijital yapılmıyordu savaşlar ve tabii, televizyondan da izlenmiyordu merak ve heyecanla. Fransız İhtilali ile güçlenen milliyetçilik akımıyla ulus devlet olmak için hemen bütün sömürgeler ayaklanmış ve 1. Paylaşım Savaşının da etkisiyle haklı mücadeleler verilmeye başlanmıştı. Doğaldır ki, güçlü ülkeler kolay başardı bu ayaklanmaları bastırmayı…

     

    Tarihi misyonunu tamamlayan Osmanlı, bir tarafta bağımsızlık mücadelesi veren uluslarla diğer taraftan da emperyalist paylaşımdan pay almak isteyen “istilacı” ülkelerle iki yanda savaşıyordu. Gücü gücü yetene…

     

    Ahmet Han veya Emmet Conn, jandarma olarak görevlendirilmişti, bağımsızlık mücadelesinden yenik düşen Ermenileri tehcir (soykırım mı demeliyim) yolculuğunda. Ancak Jandarma Ahmet, Anadolu’nun iki ucundaki savaşın da izlerini taşıyacaktı uzun yaşamı boyunca. 

     

    Sürgüne gönderilen…

    Aradan geçen uzun yıllar bazı yaşanmışlıkları küllendirirken bazılarının da üzerindekileri üfürüp açıyor. Unutulanları hatırlamak, yaşama yeniden gelmek gibi… Bölük pörçük anımsananlar ne kadar gerçek, ne kadarı yaşanmış, ne kadarı duyumlardan ibaret, ne kadarı abartı? Yazar Mark T. Mustian, kendisinin Ermeni olduğunu (soyadının –ian ile bitmesi önemli bir kanıt) öğrenmesiyle aradan geçen yüz yılda olanları öğrenmeye, öğrendiklerini bir romanda anlatmaya çalışıyor. Bunun için tehcir yolunu takip ederek o yerleri tanımayı, yaşananları öğrenmeye, o coğrafyanın kokusunu almayı deniyor. Ortaya çıkan roman sadece bir anlatı değil, aynı zamanda bir belge, bir tarihin günümüze taşınması.

     

    Romanın kahramanı Ahmet Han, ağır yaralandığı Çanakkale Savaşı sonrası, İngiliz askeri sanılarak Londra’ya tedaviye gönderiliyor. Oradan da Amerika’ya geçiyor ve Emmet Conn oluyor. Geçmişini silmek istediği için de her şeyi, ama her şeyi unutuyor. Yaşamının sonuna gelirken, yaşlılık hastalıkları da artıyor ve (belki de tedavilerin sonucu) geçmişte kalanları hatırlıyor. Zorlu bir süreç bu; yoruculuğu ve üzücülüğü yanı sıra sıra kimseye kabul ettiremediği… Hatırladıkça bağlantıları kurabiliyor ve anılarının peşine düşüyor.

     

    Jandarma Ahmet, yayan yapıldak sürgüne gönderilen aileleri korumakla görevli olsa da diğer görev arkadaşları çıkarlarını düşünüyor. Refakat ettikleri kafiledeki gözleri farklı güzel, (“…saçları ve teni gizlenmiş olmasına rağmen gözleri besbelli., mavisi turkuaza çalıyor, kahverengisiyse koyu ve yumuşak” -s. 155-) sadece çetelerin ve soyguncuların değil jandarmaların da takibinde… Jandarma Ahmet, kıza saldırılmasını, tecavüz edilmesini engelliyor. Hatta o kadar ki, kafileyi teslim ettikten sonra da etkisinde kaldığı kızın peşini bırakmayıp asker kaçağı oluyor.

     

    Sefalet ve açlık…

    Emmet Conn, 92 yaşında anımsıyor bunları. O güzel kızı, ama en çok da o günleri, o günlerdeki sefaleti, açlığı, işsizliği, parası olanların zevk için içine düştükleri çirkinlikleri hatırlıyor. İnanılmaz bir sefalet yaşanıyor Katma’da, Halep’te… Kalabalık, sokaklarda yatan aç açık insanlar, işsizlik zaten dorukta… (Burada aynı sözcüğü iki ayrı anlamda kullanacağım, Attila İlhan, ‘yürek’ ile ‘kalp’ aynı sözcük olsa da farklı anlamlar taşır diye anlatmıştı; siz örnekleyebilirsiniz.) Hayalinde yaşattığı o gözleri farklı güzel ile içinde yaşadığı zorlu süreci yazar, çok güçlü anlatımla veriyor biz okurlara… aradan geçen onca yılda yaşanmışlıkların ışığında. Başka açıklama istemeyin, ‘spoiler’a girer…

     

    Çok başarılı bir film olur

    Ünlü yönetmen Atom Egoyan, “Ahmet Han’ın Emmet Conn’a ruhsal geçişi duygusal olarak yankılanıyor. Bu, şefkatle ve heyecan verici bir insanlık duygusuyla anlatılan önemli ve eşsiz bir yolculuk” olarak tanımlıyor bu görselliği ağır basan romanı. Gerçek bir insanlık dramı yaşanan. Gerçek duygular ve gerçek acılar. Zorluğu kolay aşmış Mark T. Mustian. O da, şöyle anlatıyor: “İnsanlar bazen soruyorlar, ‘Yakın atalarınız trajedinin bir parçası değilken neden bunun hakkında yazmak, hatta bunu bilmek istiyorsunuz?’ Basit cevaplarım yok. Bazı açılardan mesafe yardımcı olur, bana bir romancının aklını araştırmaya teşebbüs etme cüretini göstermeme izin verirse, en çok bir fail olarak kabul edilir. Diğer yönlerden, yatıştırıcıdır, duyguyu bastıran ve ilgisizliği ve yatıştırmayı teşvik eden bir merhemdir. Hatırlamak yaşamaktır. Ahmet Han’ın öğrendiği gibi unutmanın bir bedeli vardır. Onlarca yıl, hatta yüzyıllar sonra, ortak tarihimiz hayati olmaya devam ediyor, bağlantı ne kadar zayıf olursa olsun… Zaman uzar ve sakinleşir, ama yine de ulaşırız, çünkü bilmek istiyoruz. Bazen bu bilgi acı verici, uygunsuz ve hatta lanetleyici olsa da olmazsa olmazdır: Neydik, ne olduk, ne olacağız.”

     

    Öğrenmek için okumak gerek

    Yazara en çok sorulan sorulardan biri, belki de “Jandarma”yı okumak için temel gerekçelerin başında geliyor. Ama önce belirtmeliyim ki, “Jandarma” birçok eleştirmen, yazar ve edebiyatçı tarafından önerilen, bence de çok başarılı bir roman. 1800’lerin sonunda Hristiyan Ermenilerin Ruslarla birlikte Müslüman Türkleri Kafkasya’dan sürmesi, daha sonra bir milyon Ermeninin Anadolu’dan çıkarılmasını anımsatan Mustian, aradan geçen yüz yıllık süre soykırımı unutmayı değil, daha da çok üzerine gidilerek, bir daha asla yaşanmamasını istemeyi sağlayacağını belirtiyor: “Soykırım belki de insan eylemlerinin en çirkinini temsil eder, çoğu zaman savunmasız hemcinslerin topluca öldürülmesini. Eylemlerimiz ve politikalarımız, ne zaman, nerede ve nasıl olursa olsun onu durdurmak olmalıdır. Durdurmak için bunu duyurmalıyız. Soykırımın olmadığını söylemek, tekrarlama için sadece bir fırsat yaratır.”

     

    Jandarma
    Mark T. Mustian

    Çeviren Maral Cavak Fuchs
    Roman
    Aras Yayıncılık
    Mart 2021, 319 s.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Amedspor özelinde kültürel hegemonya ve toplumsal barış: Kürt meselesinde popüler kültürün rolü

    24 Ağustos 2026

    Barışın, dostluğun ve sevginin ortak noktası: Muhittin Kaya

    23 Ağustos 2026

    İçişleri Bakanı: ‘Türk olmayanlara’ dikkat

    21 Ağustos 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Toros Korkmaz

    Amedspor özelinde kültürel hegemonya ve toplumsal barış: Kürt meselesinde popüler kültürün rolü

    Taner Taş

    Barışın, dostluğun ve sevginin ortak noktası: Muhittin Kaya

    Nevzat Onaran

    İçişleri Bakanı: ‘Türk olmayanlara’ dikkat

    Mahir Sayın

    AKP-MHP kendi görüşlerini yasa haline getirdi, Kürtlere ve tüm topluma dayatıyor

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Siyasi Haber

    Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

    Volkan Yaraşır

    Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

    Aziz Çelik

    25 yıl 25 başlık: AKP’nin emek bilançosu!

    Aziz Çelik

    Bakanlık verileri şüpheli!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Maden işçilerinin Bakanlık önündeki eylemi 14. gününde: “Haklarımızı alana kadar gitmiyoruz”

    23 Ağustos 2026

    Beypazarı’ndaki maden kazası ile ilgili 9 gözaltı

    22 Ağustos 2026

    Enerji Bakanlığı önündeki maden işçilerinden şirket yetkililerine tepki: “İşçinin hayatı mı önemli senin itibarın mı?”

    22 Ağustos 2026
    KADIN

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.