Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Çerçeve Yasa Meclis’ten geçti: 468 kabul, 88 ret, 6 çekimser / Kim, nasıl oy kullandı?

    10 Ağustos 2026

    Can Atalay’dan çerçeve yasa açıklaması: “Şiddetsiz siyaset adımları önemlidir”

    10 Ağustos 2026

    Başlangıç nerede başlar?

    10 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Başlangıç nerede başlar?

      10 Ağustos 2026

      Otoriter barışın hukuku mu, demokratik toplumun eşiği mi?

      7 Ağustos 2026

      Yasa Teklifi ve “bin kilometrelik yol”

      6 Ağustos 2026

      Kılı kırk yararak çalışma: Yasaklara ve sansüre karşı mücadele!

      5 Ağustos 2026

      1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

      5 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

      9 Ağustos 2026

      Üçüncü kutbun yeniden inşası

      6 Ağustos 2026

      Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

      3 Ağustos 2026

      Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

      30 Temmuz 2026

      ILO 193 ve algoritmanın zincirleri

      29 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Pervin Buldan Newroz alanından seslendi: Beyler, efendiler son sözü kadınlar söyler!

    Pervin Buldan Newroz alanından seslendi: Beyler, efendiler son sözü kadınlar söyler!

    Siyasi Haber20 Mart 2021
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Newroz alanından seslendi: “Beyler, efendiler, son sözü kadınlar söyler, İstanbul Sözleşmesi kadınlar bitirmeden asla bitirilmeyecek bir anlaşmadır. Tek bir adamın ‘bunu iptal ediyorum’ demesiyle bitirilemeyecektir.”

    İstanbul’daki Newroz kutlamasında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, 7 Haziran, 31 Mart ve 23 Haziran seçimlerinde yenilgiye uğrattıkları iktidarın bunun intikamını parti kapatmayla almak istediğini vurguladı. Buldan, “Hiç kimse bizim geleceğimize dair kararlar alamaz. Bir gider bin geliriz, siz 687 kişiye siyaset yasağı getirseniz, 12 milyon insan siyaset yapmaya hazır. Bu da AKP hükümetine ve küçük ortağına kapak olsun dert olsun” dedi.

     

    Pervin Buldan Tayyip Erdoğan’ın imzaladığı kararnameyle Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine ilişkin de, “Beyler, efendiler son sözü kadınlar söyler. İşte o yüzden İstanbul Sözleşmesi kadınlar bitirmeden asla bitirilmeyecek bir anlaşmadır. Bu sözleşme TBMM’de bütün partilerin ortak kararı ile çıkarılmış bir sözleşmedir. Tek bir kişinin bir adamın ‘bunu iptal ediyorum’ diyerek bitirilemeyecek olan bir sözleşmedir. Bu ülkede her gün kadınlar öldürülür, tacize, tecavüze uğrarken, bu sözleşmenin iptal edildiğine dair çıkarılan yasayı asla tanımıyoruz, hükümsüzdür diyoruz ve kabul etmiyoruz” diye konuştu.

    Pervin Buldan’ın 2021 İstanbul Newroz’unda yaptığı konuşmadan satırbaşları şöyle:

     

    “Hepinizin Newroz bayramını kutluyorum”

    “Merhaba sevgili İstanbullular. Merhaba Figen Yüksekdağ’ın ve Gültan Kışanak’ın kadın yoldaşları. Denizlerin, Mazlumların, Selahattin Demirtaş’ın yoldaşları merhaba. Merhaba Newroz’un çocukları merhaba, işçiler emekçiler bu ülkenin mazlumları halkları hepinizi sevgiyle ve saygıyla selamlıyoruz. Hoş geldiniz, hûn bi xêr hatin, ser seran ser çavan hatine. Hepinizin Newroz bayramını kutluyorum.

     

    Sevgili halkımız, bugün içerisinde bulunduğumuz süreç çok karanlık, çok sancılı, çok sıkıntılı bir süreç. Önemli bir dönüm noktasından geçmeye hazırlanıyoruz. Türkiye halkları ya karanlığı ya da aydınlığı seçecek. Türkiye halkları ya faşizmi ya da demokrasiyi, Türkiye halkları aydınlıktan, çoğulculuktan, demokrasiden yana olan tüm halklarımız biliyor ve inanıyoruz ki bu karanlık gidişata dur diyecek.”

    “Hiç kimse bizim geleceğimize dair kararlar alamaz”

    Hiç kimse bizim geleceğimize dair kararlar alamaz. Türkiye tarihinde böyle bir gelişme yoktur. AKP hükümetinin bizim geleceğimizle, yarınlarımızla ilgili, gençlerimizin hayatıyla ilgili kararlar almasına izin vermeyeceğiz. Biz biliyoruz ki onlar kendi yaptıkları hataları bizleri hedef göstererek kapatmaya çalışıyorlar. Hem içeride hem dışarıda bütün krizlerin nedeni elbette ki AKP hükümetinin bu yanlış politikalarından kaynaklanıyor. Şimdi yaptıkları bütün hataların bedelini kadınlara, HDP’ye, Kürtlere, bu ülkenin işçilerine, bu ülkenin emekçilerine ödetmeye çalışıyorlar.

     

    Oysa şunu çok iyi bilsinler ki bu bedel ağır bir bedeldir. Türkiye halkları da size bu bedelin sonucunda seçim sandıklarında cevabını verecektir. Biz biliyoruz ki kendileri şatafat içerisinde saraylarda yaşarken, bu ülkenin emekçilerini, işçilerini, kadınlarını, Türkiye halklarını, Türkiye toplumunu sefalete sürüklüyorlar. Bu ülkede işsizlik sorunu var. Bu ülkede açlık sorunu var. Bu ülkede sefalet sorunu var. Bu ülkede ekonomik kriz var.”

     

    “Onların kapatması davası varsa bizim de demokrasi ve adalet davamız vardır” 

    Bu ülkede Kürt sorunu denen devasa bir sorun var. Bu ülkede tecrit sorunu var. Bu ülkede kadınların emeğine saldırı var. Bu ülkede kadınların özellikle eşitlik ve cins mücadelesine büyük bir saldırı var. İşte yaptıkları bütün yanlışları Türkiye halkları üzerinden onlara acımasızca davranan AKP hükümetine buradan sesleniyoruz: Hiç bir şey, kimse halkın iradesinin önüne geçemez. Ne yaptılar, ne yapıyorlar şimdi halkların iradesini gasp etmeyi kendilerine bir yöntem ve anlayış olarak önlerine koydular.

     

    Seçilmiş belediye eşbaşkanlarımızı görevden alıp yerlerine kayyum atadılar. Halkın iradesini gasp ettiler. Bu da yetmiyormuş gibi milletvekillerimizin vekilliğini düşürdüler. Musa Farisoğulları’nın, Leyla Güven’in vekilliği düşürüldü. Şimdi de Ömer Faruk Gergerlioğlu vekilimizin vekilliğini düşürdüler. Buradan arkadaşlarımıza Leyla Güven ve Musa Farisoğulları’na da Ömer Faruk Gergerlioğlu’na ve vekilliği düşürülen bütün arkadaşlarımıza selamlarımızı, sevgilerimizi gönderiyoruz.

     

    Şimdi aynı güne denk gelen hem Gergerlioğlu’nun vekilliğinin düşürülmesi hem de HDP’ye açılan kapatma davası gündeme geldi. Bu kapatma davası iktidarın bittiğinin, tükendiğinin resmidir. Herkes bunu böyle bilmelidir, onların kapatması davası varsa bizim de demokrasi ve adalet davamız vardır. Bundan asla vazgeçmeyeceğiz.”

    ‘7 Haziran’ı, 31 Mart’ı, 23 Haziran’ı unutamıyorlar’

    “Bu kapatma davasını bizden intikam almak için yaptıklarını biliyoruz. Çünkü 7 Haziran’ı unutamıyorlar. Onlar 31 Mart’ı unutamıyorlar. 23 Haziran seçimlerini unutamıyorlar. Ankara’yı, İstanbul’u, Adana’yı, Mersin’i bir türlü unutamıyorlar. Bizler bugünlere kazana kazana, çoğala çoğala geldik ama onlar bölüne bölüne gidiyorlar, bitiyorlar daha da bitecekler, daha da bölünecekler. HDP’yi bitiremedikleri gibi, bizimle sandıkta baş edemedikleri için, siyasi kumpas davalarını devreye koydular. Ve biz biliyoruz ki bizlerden intikam almaya çalışıyorlar. Ama biz her şart ve koşulda siyaset yapmaya devam edeceğiz, kimse enseyi karartmasın. Hiç kimse kaygıya kapılması, kuşkuya düşmesin.

     

    AKP hükümeti, bize kapatma davası açan iktidar bugün bu meydana baksın. Yarın Amed meydanına baksın. Bu meydana bakıp iradesinin, halkının HDP’ye nasıl sahip çıktığını bir kez daha görsün. Sağ olun sevgili halkımıza teşekkür ediyoruz hepinize. Ve bu meydan AKP’nin hazırlamış olduğu kapatma davasıyla ilgili iddianamenin geri gönderildiğinin bir resmidir. Halkımız o iddianameyi AKP’ye bugün iade etmiştir.

     

    ‘HDP’yi bir daha açtırmamak namus borcumuzdur’ diyen zihniyete buradan seslenmek isterim. Tek kişi kalsak dahi bu bayrak yere düşmeyecek. Bu gemi limana mutlaka ulaşacak. Bu da bizim namus ve onur borcumuzdur. Bu bizim namus borcumuzdur. Bu da bizim onur borcumuzdur.”

     

    “Tek kişi İstanbul Sözleşmesi’ni bitiremez”

    “Beyler, efendiler son sözü kadınlar söyler. İşte o yüzden İstanbul Sözleşmesi kadınlar bitirmeden asla bitirilmeyecek bir anlaşmadır. Bu sözleşme TBMM’de bütün partilerin ortak kararı ile çıkarılmış bir sözleşmedir. Tek bir kişinin bir adamın ‘bunu iptal ediyorum’ diyerek bitirilemeyecek olan bir sözleşmedir. Bu ülkede her gün kadınlar öldürülür, tacize, tecavüze uğrarken, bu sözleşmenin iptal edildiğine dair çıkarılan yasayı asla tanımıyoruz, hükümsüzdür diyoruz ve kabul etmiyoruz.”

     

    “AKP ve küçük ortağına dert olsun”

    “Sevgili arkadaşlar HDP’nin kapatma davasında aynı zamanda 600 küsur insana siyaset yasağı getirmeyi hedefliyorlar. Amaçları bugün halkın yanında olan cezaevlerinde olan her yerde mücadele eden insanları siyaset dışı bırakmaktır. Ama bu emellerine asla ulaşamayacaklar. Bir gider bin geliriz, siz 687 kişiye siyaset yasağı getirseniz de 6 milyon, 12 milyon insan siyaset yapmaya hazırdır. Hangi HDP’liyi siyaset dışına atabilirsiniz. Bu meydanlar böyle dolu ve coşkulu iken sizlerin gücü bizi siyaset dışı bırakmaya yetmeyecek. Bunu asla kabul etmeyeceğiz. Bu da AKP hükümetine ve küçük ortağına kapak olsun dert olsun!

     

    Sevgili halkımız, bizim Newrozlarda bir araya gelmemizin önemli nedenlerinden biri de elbette zulme boyun eğmemek, direnmektir. Bu ülkenin barışına, özgürlüğüne, demokrasisine, kardeşliğine olan ihtiyaçtan kaynaklı sizlere 2013 Newroz’unu hatırlatmak isterim. 2013 Newroz’unda milyonların önünde Sayın Öcalan’ın milyonların önünde kaleme aldığı Newroz manifestosu hala zihinlerde ve yüreklerdedir. O manifesto bu ülkenin geleceğine barış özlemlerine adalet ve hukuk özlemlerine dair önemli bir manifesto idi. O gün o manifesto kabul edilmiş olsaydı bugün Türkiye bu krizleri yaşamıyor olacaktı. 28 Şubat’ta Dolmabahçe mutabakatı da aynı önemde Türkiye halklarının geleceğine dair önemli bir metindi ancak her ikisi de bu iktidar tarafından yok sayıldı kabul edilmedi.

     

    Ne vardı o manifestoda, artık silahların susacağı siyasetin konuşacağı adımların atılacağından söz ediliyordu. Türkiye’nin artık demokratik bir Türkiye olacağından bahsediyordu, barış, özgürlük, demokrasiye ihtiyaçtan dolayı kaynaklı yazılan o manifesto geçerliliğini koruyor. Biz HDP olarak hala 2013 Newroz manifestosunun arkasındayız. Çünkü bu ülkenin gerçek anlamda bir barışa ihtiyacı olduğunu biliyoruz ama onlar bunu tercih etmediler ve manifestoyu yok saydılar. Tecridi daha da derinleştirdiler. Sayın Öcalan ile ailesi ve avukatlarının görüş yapmasını bile yasakladılar. Kendi çıkardıkları yasalara bile inançları ve güvenleri yok.

     

    Sevgili halkımız gelecek elbette Türkiye halklarının olacak barış bu ülkeye mutlaka ama mutlaka gelecek. Özgürlükler ve demokrasi bu ülkede yeşerecek bizler bunun mücadelesi var olduğumuz, nefes aldığımız sürece yerine getireceğiz hayata geçireceğiz. Bunun için adalet, hukuk ve demokrasi kadar önemli bir şey olan barışın bu ülkeye yerleşmesi için sadece HDP değil sadece, Kürtler değil, bu ülkede bundan rahatsız olan her kesime başta muhalefet partileri olmak üzerine demokrasi güçlerine her inanca ve mezhebe çağrı yapıyoruz.

     

    Barışı istemek sadece bize bırakılmamalı, barışı istemek herkesin sorunu olmalı, barışı talep etmek hepimizin tek amacı olmalı.  Bu ülkeye barış gelirse inanıyoruz bu ülkede yaşanan bütün krizler biter. Ben bir kez daha hepinizin tüm halklarımızın kadınlarımızın gençlerimizin Newroz bayramını bir kez kutluyorum. Newroz’un barışa, kardeşliğe, özgürlüğe ve demokrasiye vesile olmasını temenni ediyorum. Newroz pîroz be.”

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mete Gönültaş

    Başlangıç nerede başlar?

    Remzi Altunpolat

    Otoriter barışın hukuku mu, demokratik toplumun eşiği mi?

    Tuncay Yılmaz

    Yasa Teklifi ve “bin kilometrelik yol”

    Korkut Akın

    Kılı kırk yararak çalışma: Yasaklara ve sansüre karşı mücadele!

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Tuncay Yılmaz

    Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

    Ertuğrul Kürkçü

    Üçüncü kutbun yeniden inşası

    Hakan Koçak

    Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

    Volkan Yaraşır

    Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Adana’da iş cinayeti: Önlemsiz altyapı çalışmasında göçük altında kalan işçi yaşamını yitirdi

    8 Ağustos 2026

    DİSK-AR ve ÇSGB Verileri: Her 100 işçiden 86’sı sendikasız, kadınlarda oran daha da düşük

    7 Ağustos 2026

    İSG Uzmanı Deniz İpek: “Müfettiş gelmeden önce temizlenen fabrika güvenli değildir”

    6 Ağustos 2026
    KADIN

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.