Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    CHP Sözcüsü Zeynel Emre’den Adalet Bakanı’na tepki: “Yargı bağımsızlığına gölge düşürür”

    16 Şubat 2026

    DEM Parti il yöneticisi Hüseyin Aslan tutuklandı

    16 Şubat 2026

    Öcalan: ‘Birinci aşama bitti, bu toplantı entegrasyona giriştir’

    16 Şubat 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Çanlar kimin için çalıyor?

      16 Şubat 2026

      Kurumsallaşan faşizme karşı devrimci mevziyi savunmak: Hepimiz ESP’liyiz!

      12 Şubat 2026

      Hacıbektaş Dergâhı’nın tasfiyesi ve devlet aklı

      11 Şubat 2026

      Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

      6 Şubat 2026

      6 Şubat: Rant, beton, yıkım

      6 Şubat 2026
    • Seçtiklerimiz

      Cemil’in manifestosu

      16 Şubat 2026

      Sağlamlık Sözleşmesi’nin bir türlü reddedilemeyişi

      15 Şubat 2026

      Epstein dosyası ve patriyarkal kapitalizmin ifşası

      15 Şubat 2026

      Başkanın tüm tarafları

      15 Şubat 2026

      Sınırdan dönen meyve sebzeyi yiyor muyuz?

      15 Şubat 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Maden işkolunda bir kadın sendikacı

      15 Şubat 2026

      Epstein dosyası yeniden açılırken, Burak Oğraş’ın babası konuştu: “Oğlum otelde gördükleri yüzünden öldürüldü”

      10 Şubat 2026

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026

      Rüya ile gerçek arasında asılı kalan hayatlar

      12 Ocak 2026

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » HDP Kadın Meclisi’nden kampanya: ‘Kadınlar için adalet’

    HDP Kadın Meclisi’nden kampanya: ‘Kadınlar için adalet’

    Siyasi Haber10 Şubat 2021
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    HDP Kadın Meclisi, “Kadınlar İçin Adalet” kampanyasının startını verdi. Meclis Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, “HDP Kadın Meclisi olarak bileşen kadın yapılarımızla birlikte; cinsiyetçi, militarist, kadın düşmanı politikalara karşı ‘kadınlar için adalet’ diyoruz dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, “Herkes İçin Adalet” kampanyasının kadın programını açıklamak için Kuğulu Park’ta bir araya geldi. “Kadınlar için adalet” ve “Ji bo jinan edalet” yazılı maskeler takan kadınlar, “Kadınlar için adalet” ve “Jin jiyan azadî” sloganı attı.


    Mezopotamya Ajansı’nın aktardığına göre, çok sayıda kadın milletvekilinin de aralarında bulunduğu kitlenin Kuğulu Park’a girmesini engelleyen polis, milletvekillerini ablukaya aldı. HDP Kadın Meclisi üyesi kadınları ise alandan uzaklaştıran polis, basının görüntü almasını kalkanlarla engellemeye çalıştı. Yapılan görüşmelerin ardından ise sadece milletvekillerinin parka alınmasına izin verildi. 


     


    “Hak, hukuk adalet ayaklar hatta postallar altında”


    Parkta bir araya gelen HDP’li kadın milletvekilleri abluka altında açıklama yaptı. Burada konuşan Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, “Bugün bir kez daha başlattığımız kampanyanın ne kadar anlamlı olduğunu gördük. Bu ülkede hak, hukuk adalet ayaklar hatta postallar altında. Yapmak istediğimiz açıklama ablukayla cevaplandı. Her dönemin bir bahanesi olduğu gibi bu dönemin bahanesi de pandemi. Bir taraftan bu bahaneyi öne sürerken, diğer yandan bizleri sağlıksız bir ortamda bekliyorlar” diyerek tepki gösterdi. 


     


    “Kadınlar için adalet demekten vazgeçmiyoruz”


    Kadınların her gün katledildiğine dikkati çeken Başaran, “Kadınlar yaşamdan izole edilirken, yardım çığlığı atarken bu kadar güvenlik yok yanlarında. Kadınlar ölüme terk ediliyor ve mücadelesi de ablukayla susturulmaya çalışılıyor. Meclis’ten sadece birkaç metre uzaktayız. Milyonlarca oy almış bir partinin temsilcilerine sayı hesabı yapılıyor. ‘Halkla aranıza mesafe koyun’ deniliyor. Ancak toplum artık bunlara biat etmiyor. Kadınlar saldırılarınız karşısında geri adım atmıyor. Tüm saldırılarına rağmen biz kadınlar sokakları da Meclis’i de terk etmiyoruz” ifadelerin kullandı. Kadınlar için adalet kampanyasını başlattıkların duyuran Başaran, “Kadınlar için adalet demekten vazgeçmiyoruz” dedi.


     


    Mor zincir oluşturuldu


    Parkta yapılan açıklamanın ardından HDP Genel Merkezi’ne geçen milletvekilleri, burada HDP Kadın Meclisi üyesi kadınların da katılımıyla açıklama yaptı. Genel Merkez önündeki Büklüm Sokak’ta açıklama yapan kadınlar, mor kurdeleli zincir oluşturdular. “Erkek adalet değil kadınlar için gerçek adalet”, “Ji bo azadiya jinan despêkê de edalet” pankartı açılan açıklamada, “Yaşamı ve doğayı savunan kadınlar için adalet”, “Yoksulluğa mahkum edilen kadınlar için adalet”, “Ji bo jinan edalet” yazılı dövizler taşındı. Kadınlar, sık sık “Jin jiyan azadî”, “Kadınlar için adalet” ve  “Susmuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz” sloganları attı.


     


    “Erkek adalet değil, kadınlar için gerçek adalet demek için buradayız”


    “Kadınlar için adalet” kampanyasını başlattıklarını vurgulayan Başaran, yaptığı açıklamada, “Yaşanan adaletsizliklere karşı partimiz, 8 Şubat itibariyle başlattığı ‘Herkes için adalet’ kampanyasının startını verdi. Bizler de partimizin başlattığı bu kampanya kapsamında HDP Kadın Meclisi olarak bileşen kadın yapılarımızla birlikte; cinsiyetçi, militarist, kadın düşmanı politikalara karşı ‘kadınlar için adalet’ diyoruz. Toplumun dinamik ve direnen kesimi olan kadınları düşmanca saldırılarla susturmak isteyen iktidar, adaletin terazisinde konu kadınlar olunca her türlü tahakkümcü uygulamaları kefeye koymaktan geri durmamaktadır. Bugün bir kez daha erkek adalet değil, kadınlar için gerçek adalet demek için buradayız” diye belirtti.  


     


    “AKP başta kadınlar olmak üzere toplumu tecrit ve adaletsizlikle karşı karşıya bırakıyor”


    AKP-MHP iktidarının şiddet ve kaostan beslendiğine dikkat çeken Başaran, şöyle dedi: “İçeride ve dışarıda yürüttüğü savaş politikaları, bugün başta kadınlar olmak üzere toplumun her kesimini tecrit ve adaletsizlikle karşı karşıya bırakmaktadır. İktidarını, kendinden olmayanları yok sayarak tekçilik üzerinden inşa eden AKP; yaşadığı siyasi krizden çıkmanın yollarını, başta kadınlar olmak üzere muhalif kesimleri susturmaya çalışarak, baskı ve zulüm aygıtlarını en ağır şekilde kullanarak bulmaktadır. Faşizmin kurumsallaştığı, ülkenin adeta açık bir cezaevine çevrildiği, yürütülen savaş politikaları ile toplumun bir bütünen tecrit altına alınmak istendiği bir süreç yaşanmaktadır. İşte tam da tüm topluma dayatılan tecride ve adaletsizliğe karşı bugün en büyük tepki cezaevlerinden gelmektedir. Cezaevlerindeki siyasi tutsaklar başta Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış mutlak tecridin kalkması ve cezaevlerinde işkence boyutuna varan hak ihlallerinin son bulması için başlatılan açlık grevinin 76’ncı günündedir.” 


     


    “Tecrit insanlık suçudur”


    Tecridin insanlık suçu olduğunun altını çizen Başaran, “Adaletsizliğin ta kendisidir. Tecrit bugün savaşın, kadına yönelik şiddetin, açlığın, yoksulluğun, işsizliğin adı olmuştur. Şüphesiz ki bu tecrit ve adaletsizliği en çok hisseden kesimlerden biri de kadınlardır. Erkek iktidar, kadınları yaşam alanlarından çıkararak, evleri hapishaneye çevirerek demokratik siyaset haklarından men ederek kadınların özgürlük, adalet ve eşitlik sözünü tecrit etmek istemektedir” dedi. 


     


    “Tüm kadın tutsaklar için adalet diyoruz”


    Başaran, açıklamının devamında şunları söyledi: “Erkek siyaset karşısında toplumsal cinsiyet eşitliğini savunan ve bunun mücadelesini veren kadınlar, AKP-MHP ittifakının hedefi haline gelmektedir. Kadın seçilmişlerimiz demokratik siyaset yürüttükleri, kadın özgürlük mücadelesi verdikleri, çıktıkları mahkemelerde yargılanan değil, yargılayan oldukları için rehin tutulmaktadır. Bizi rehin tutanların tarihteki hükümleri bir mahkeme tutanağı kadar bile olmayacak’ diyen Figen Yüksekdağ, ‘Ben kaçmak istesem sizin ruhunuz duymazdı’ diyen Leyla Güven, ‘Sizin devletinize tapmak zorunda değilim’ diyen Ayşe Gökkan, 12 Eylül darbecilerine diz çökmeyen Gültan Kışanak, Sebahat Tuncel, Aysel Tuğluk, Şevin Alaca ve adlarını sayamadığımız tüm seçilmişlerimiz için; erkek egemenliğine karşı eşitlik, özgürlük, adalet mücadelesi yürüttüğü için tutuklanan, siyasi kadın tutsaklar için adalet diyoruz. Çıplak aramaya maruz kalan, birincil ihtiyaçlarına dahi ulaşamayan, çocukları ile birlikte cezaevinde kalmak zorunda bırakılan, cezaları bittiği halde tahliye edilmeyen, keyfi disiplin cezalarıyla infazları yakılan, insanlık dışı koşullarda yaşamaya zorlanan tüm kadın tutsaklar için adalet diyoruz.


     


    “İktidar kadına yönelik şiddeti meşrulaştıracak her türlü zemini hazırlıyor”


    Erkek egemenliği yıllardır kadınları yok sayarak, iradesini tanımayarak yaşamın her alanından soyutlamak istemektedir. Bu zihniyetin taşıyıcısı olan iktidar, kadına yönelik şiddeti meşrulaştıracak ortama her türlü zemini hazırlamaktadır. Nitekim bu ülkede her gün en az 3 kadın, erkekler tarafından katledilmektedir. Kadın katliamları adeta bir kadın kırımı haline gelmektedir. Ve bu veri bir savaş tablosunu çağrıştırmaktadır. Keza AKP iktidarı döneminde en az 7 bin 600 kadın katledilirken, binlercesi şiddetin her türlüsüne maruz kalırken kadınlar, fail erkekleri aklama kurumu haline gelen adliye koridorlarında verilen kararlarla ölüme mahkûm edilmektedir. ‘İyi hal’ , ‘takdir’ indirimi adı altında kravatlı erkeklere ceza vermek yerine ödüllendiren erkek yargıya karşı en büyük kazanımımız olan İstanbul Sözleşmesi’ni savunmak için ‘kadın kırımına son, kadınlar için adalet’ diyoruz.


     


    “Eşbaşkanlık sistemi yargılama konusu yapılıyor”


    İktidarın hedeflerinden biri de yaşamın her alanında eşit temsiliyeti savunan eş başkanlık sistemi olmaktadır. Dünyada örnek olan, ülkemizde ‘suç’ olarak hedef haline getirilen eşbaşkanlık sistemi, yargılama konusu yapılmaktadır. Kadınların, erkek egemen yönetim anlayışına karşı uzun mücadeleler sonucu elde ettiği eşbaşkanlık sistemi, yerel yönetimlerimizde uygulamaya konulmuştur. Ancak, halk iradesine atanan kayyımlar, kentlerimizi erkekleştirmekle kalmayıp, kadına yönelik şiddetle mücadele merkezlerimizi, kadın sığınma evlerimizi kapatarak kadınların başvuracağı mekanizmaları yok etmek istemiştir. İşte tam da bu yüzden kayyımcı rejime karşı eşbaşkanlık sistemini savunan kadınlar için adalet diyoruz.


     


    “Yoksulluğa mahkûm edilen kadınlar için adalet”


    Erkek egemen kapitalist düzen içerisinde ucuz iş gücü olarak görülen, emeği sömürülen, kamusal alanda mobinge uğrayan, ev içi emeği görülmeyen kadınlar pandemi süreci ile birlikte işsizliği, yoksulluğu en ağır şekilde yaşayan kesimlerin başında gelmektedir. Pandemi sürecinde işten çıkarmaları güya yasaklayanlar, KOD-29 adı altında birçok işçi emekçi kadının cinsiyetçi uygulamalar sonucu işten çıkarılmalarına sebep olmuştur. Yine ev içi emeği görülmeyen kadınlar, işsizliğin, yoksulluğun bir yansıması olan erkek şiddetiyle baş başa bırakılmaktadır. Şiddeti doğuran koşulların sorumlusu olan bu iktidar, biat etmeyi, ‘makbul kadın’ olmayı dayatmaktadır.


    Yoksulluğun karşısında kadınlar güvencesiz istihdama karşı güvenceli istihdam, işyerlerinde yaşanan ayrımcılığa adaletsizliğe karşı eşit işe eşdeğer ücret diyerek yaşamın her alanında ‘yoksulluğa mahkûm edilen kadınlar için adalet’ diyoruz.


     


    “Öz savunmasını yapan kadınlar ağır cezalara çarptırılıyor”


    Militarist ve cinsiyetçi politikaların erkekliği yücelttiği Türkiye’de, erkekler iktidarın cezasızlık ödülünden cesaret alarak kadınlara şiddet uygulamaktadır. Şiddete maruz kaldığında kolluğa başvuran kadınlar, evlerine geri gönderilmekte, sığınma evlerine yerleştirilmemektedir. Yani erkek şiddetine maruz kalan kadınlar başvuracağı bir mekanizma bulamamasından kaynaklı özsavunmasını yapmak zorunda kalmaktadır. Erkek şiddetinin her türlüsüne maruz kalan kadınlar, yaşamlarını savunmak zorunda bırakıldıkları için erkek yargının kendini en bariz şekilde gösterdiği alanlardan olan mahkemelerde adaletsizlikle karşı karşıya kalmaktadırlar. Kadına yönelik şiddet uygulayan erkeklere cezai yaptırım çoğu zaman uygulanmazken, infaz yasası ile serbest bırakılırken bugün öz savunmasını yapan kadınlar ağır cezalara çarptırılmaktadır.  Erkek şiddetine karşı  özsavunmasını yapan kadınlar için adalet diyoruz.


     


    “Kadınlar ekoloji mücadelesi vererek doğa katliamına dur diyor”


    Doğa düşmanı ataerkil düzene karşı yaşam alanlarını savunan kadınlar, rant politikalarına ses çıkarmaktadır. Kentlerini, köylerini, mahallelerini sermayedarların insafına terk etmeyen kadınlar, ekoloji mücadelesi vererek doğa katliamına dur demektedir. HES, kömür, maden, rant yapılaşmasına karşı verilen mücadelelerin ön saflarında köyünü, ormanını, deresini yani; yaşamı ve doğayı savunan kadınlar için adalet diyoruz.


     


    Genç kadınlar


    Kürt illerinde özellikle genç kadınlar üzerinden yürütülen kirli savaş politikaları ile birlikte bugün onlarca kadın katledilmişken bu suçu işleyen kolluk güçleri elini kolunu sallayarak dışarıda yaşamaya devam etmektedir. Boğaziçili genç kadın öğrenciler ve onlarla dayanışma içinde olan üniversiteli kadınlar, erkek-devlet şiddetine karşı direndikleri için saçlarından sürüklenerek işkenceye ve cinsiyetçi hakaretlere uğradı. İktidarın en fazla yöneldiği kesimler arasında yer alan genç kadınlar için adalet diyoruz. LGBTİ+ bireylere yönelik nefret söylemleri giderek artmaktadır. Boğaziçi direnişinde de gördüğümüz gibi farklı cinsel yönelime sahip bireyler, iktidar yetkilileri tarafından hedef gösterilmektedir. Ayrımcılığın olmadığı, farklı renklerin suç olarak görülmediği bir toplum için adalet diyoruz.


     


     8 Mart çağrısı


    Adaletsizliğin adı olan, sokakları, evleri, fabrikaları, okulları hapishanelere çeviren, kadınları tecritle nefessiz bırakan AKP-MHP faşist blokunun kadın düşmanı politikalarına itirazımız var. Mumla aranan adaleti bu ülkeye biz kadınlar getireceğiz. tüm baskılara karşı her alanda, her meydanda, her kürsüde kadınlar için adalet diye haykıracağız. Buradan tüm kadınlara çağrımızdır. 8 Mart’a giderken; Eşit, özgür ve adil bir yaşam için, savaşa karşı barışı savunmak için, yaşanılabilir bir toplum için, yaşam alanlarını savaş ve yoksulluktan kaynaklı terk etmek zorunda kalan mülteci ve göçmen kadınlar için, gasp edilen haklarımızı geri almak ve kazanımlarımıza sahip çıkmak için, yaşanılan tüm bu adaletsizliklere karşı isyanımızı haykırarak örgütlü direnişimize dönüştürelim. Bu erkek egemen sistemi kadın iradesi ve kadın dayanışmasıyla biz değiştireceğiz. Biz kazanacağız. Kadınlar için adalet.”

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Maden işkolunda bir kadın sendikacı

    15 Şubat 2026

    Ayrılmak istediği erkek tarafından katledilen Alev Koç Maraş’ta toprağa verildi

    15 Şubat 2026

    Özgül Saki: Tekçi ve dinci dayatmalara karşı demokratik yaşamı ve laikliği savunacağız!

    13 Şubat 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Muhsin Dalfidan

    Çanlar kimin için çalıyor?

    Tuncay Yılmaz

    Kurumsallaşan faşizme karşı devrimci mevziyi savunmak: Hepimiz ESP’liyiz!

    Mahsuni Gül

    Hacıbektaş Dergâhı’nın tasfiyesi ve devlet aklı

    Zeynel A. Göçer

    Güney Kürdistan’dan Rojava’ya Kürt siyasetinin gerçekliği

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Mehmet Horuş

    Cemil’in manifestosu

    Deniz Yazgan

    Sağlamlık Sözleşmesi’nin bir türlü reddedilemeyişi

    Siyasi Haber

    Epstein dosyası ve patriyarkal kapitalizmin ifşası

    Fehim Taştekin

    Başkanın tüm tarafları

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Dilovası’ndaki fabrika yangınının üzerinden 100 gün geçti: Aileler adalet istiyor

    16 Şubat 2026

    Maden işkolunda bir kadın sendikacı

    15 Şubat 2026

    Migros depo işçileri kazandı

    14 Şubat 2026
    KADIN

    Maden işkolunda bir kadın sendikacı

    15 Şubat 2026

    Ayrılmak istediği erkek tarafından katledilen Alev Koç Maraş’ta toprağa verildi

    15 Şubat 2026

    Özgül Saki: Tekçi ve dinci dayatmalara karşı demokratik yaşamı ve laikliği savunacağız!

    13 Şubat 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.