Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Van’da kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 157’nci gününde

    2 Ocak 2026

    İran’da protestolar ülke geneline yayıldı: Polis halka ateş açtı

    2 Ocak 2026

    2025’te en az 297 kadın ve 29 çocuk katledildi

    2 Ocak 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Washington’un freni, Şam’ın kapısı ve Kürtlere dayatılan “İkinci Lozan”

      30 Aralık 2025

      Günümüz gerçekliğinde faşizmi anlamak

      30 Aralık 2025

      Gazetecilik “ayarı” verilmez, etik hatırlatılır

      27 Aralık 2025

      Devletten kadınlara 11. Yargı Paketi mesajı: “Sizi korumak önceliğim değil”

      26 Aralık 2025

      Şam ile Rojava arasında “anlaşma” krizi

      26 Aralık 2025
    • Seçtiklerimiz

      Albanese’nin raporu Türkçede: “Gazze Soykırımı – Toplu Bir Suç”

      2 Ocak 2026

      Yüzyılın ilk çeyreği biterken emeğin halleri

      2 Ocak 2026

      “Mutabakat”ın neresindeyiz?

      1 Ocak 2026

      Asgari ücrette döviz gerçeği!

      29 Aralık 2025

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025
    • Röportaj/Söyleşiler

      Piyangocu Meryem hepimiz için ilham kaynağı

      26 Aralık 2025

      Avrupa Süryaniler Birliği: “Noel Bayramı eşit yurttaşlığın bir gereğidir”

      24 Aralık 2025

      Duygusal Olan Politiktir – KESK’li Kadınların Mücadele Deneyimleri

      24 Aralık 2025

      Özlem Tolu: 2026 bütçesi eğitimin daha fazla piyasalaşacağı bir dönemin habercisi.

      15 Aralık 2025

      Onur Hamzaoğlu: “Sağlık Bakanlığı’nın bütçedeki payı yüzde 15’in altında olmamalı”

      13 Aralık 2025
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » ‘Boğaziçi Üniversitesi direnişi kurulu düzenin acımasız eleştirisidir’

    ‘Boğaziçi Üniversitesi direnişi kurulu düzenin acımasız eleştirisidir’

    Siyasi Haber3 Şubat 2021
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    HDP Onursal Başkanı Ertuğrul Kürkçü, Boğaziçi Üniversitesi’ne yapılan kayyum rektör atamasını yorumladı. Kürkçü, “Boğaziçi Üniversitesi direnişi 1968’in, ODTÜ direnişlerinin, Gezi’nin ve Gezi forumlarının 2021’deki yankısıdır. Kurulu düzenin acımasız eleştirisidir.” dedi.

    Artı TV’nin Söz Sırası yayınında konuşan Ertuğrul Kürkçü, Boğaziçi Üniversitesi’ne Melih Bulu’nun rektör olarak atanmasından sonra başlayan Boğaziçi eylemlerini değerlendirdi. Kürkçü, Boğaziçi Üniversitesi’nin 2000’li yılların başından beri Siyasal İslam’ın hedefleri arasında olduğunu ve bu nedenle uzun süredir bir ‘mevzi savaşının’ devam ettiğini söyledi. Rektör atamasının bu savaşın yeni bir evresi olduğunu ifade eden Kürkçü, “Erdoğan ve Pelikan çetesinin kültürel iktidarı ve fetih arzusunun başlıca nesnelerinden biriydi Boğaziçi Üniversitesi'ni fethetmek.” dedi.


    “Boğaziçi'nde Kabe'ye hakaret; Gezi'de AKP'li bacımıza saldıran deri eldivenli çıplak adamlar, camide içki içen göstericiler kadar gerçektir.” diyen Kürkçü, Kabe’ye hakaret tartışmasının Boğaziçi direnişini aşamayan Erdoğan’ın ‘ümmeti imdada çağırması’ olduğunu söyledi. Muhalefetin, Erdoğan’ın bu taktiğini okumaktan aciz olduğunu söyleyen Kürkçü, “Boğaziçi krizi yalnızca AKP'nin değil, AKP yalanlarına yaslanarak öğrencileri insanlığın mukaddes değerlerine saldırmakla ya da nefretle ahlaki pozisyonlarını kaybetmekle suçlamakla tereddüt etmeyen muhalefetin de tiynetini ölçeceğimiz mihenk taşı işlevi kazanıyor.” İfadelerini kullandı.


     


    Boğaziçi Üniversitesi direnişini “Kurulu düzenin acımasız eleştirisi” olarak niteleyen Kürkçü, şunları söyledi:


    Boğaziçi Üniversitesi'nde bir mevzi savaşı sürüyor. Savaş, AKP cumhurbaşkanının partisinin bir militanını 2 Ocak'ta üniversiteye rektör olarak atamasıyla yeni bir evreye girdi. Ama bu atamayla başlamış sayılmaz. 


    Boğaziçi Üniversitesi 2000'li yılların başında Siyasal İslam'ın ülkeyi fethe yönelik stratejik atağıyla başlayan büyük manevranın hedefleri arasındaydı. Erdoğan ve Pelikan çetesinin kültürel iktidarı ve fetih arzusunun başlıca nesnelerinden biriydi Boğaziçi Üniversitesi'ni fethetmek. 


    Rejimin Boğaziçi operasyonu 2017'de profesör Gülay Barbarosoğlu'nun yerine üniversitenin kıdemli üyelerinden Prof. Dr. Mehmet Özkan'ın atanmasıyla başlamıştı ama atanma o zaman da öğrencilerin ve öğretim üyelerinin protestolarıyla karşılaştı. Ancak Boğaziçi Üniversitesi'nin özgürlükçü ve demokratik kültürü içinde yetişmiş bir akademisyen olan Özkan, siyasal tercihleri bakımından AKP evreninde nefes alıp verse de bir AKP militanı olmaktan çok meslekten bir akademisyendi. Onun rektörlüğüyle Boğaziçi'nin fethine giden bir köprü başı tutulmuştu ama daha ilk günlerden başlayarak rektörün eski liberal statükoyu aşan bir hırsa sahip olmadığı görüldü. İlk günlerdeki protestolar yatıştı. 


    Ne var ki rejim de tıpkı öğretim elemanı ve öğrenciler gibi içeriden bir rektörün Boğaziçi'ni fethetmek bakımından hiçbir işe yaramayacağını kavramakta gecikmedi. Boğaziçi Üniversitesi Türk-İslam ummanı içinde bir ada olarak kalmayacaksa, bir Pelikan çiftliği olacaksa, Siyasal-İslam Boğaziçi cübbesini sırtına geçirecekse rektör de bu hedefi paylaşan bir militan olmalıydı.


    Melih Bulu, bütün şeceresiyle birlikte bu tercihe denk düşüyor. Bu görev ancak akademik onur ve ahlaktan nasibini almamış bir intihal kralına, eğitim ve araştırmayla hiçbir ilgisi olmayan meslek olarak AKP'nin verdiği ne iş olursa yapan bir CEO'ya yakışırdı. 2 Ocak'tan bu yana öğrenciler ve öğretim üyeleri, rejimin Boğaziçi Üniversitesi'ni istila harekâtına hayranlık verici bir kararlılık ve dayanışmayla karşılık veriyorlar, mevzi savaşını başarıyla sürdürüyorlar. 


    AKP rektörü henüz üniversite içinden, kendisiyle işbirliği yapacak bir tek akademik kadro bulamadı. Bir güvenlik operasyonunun layıkı oldu bu şekilde. Polis ve özel güvenlik şirketleri dışında da bir dayanağı yok. Rejimin ve rektörünün bu sivil akademik direniş karşısında nefesleri kesilirken selameti Kabe'de aramaları tarihin bir ihtihzası olmalı. 


    AKP'li Cumhurbaşkanının Boğaziçi'ne kayyım atama gerekçesi 'layık gördüm'den ibaret. Boğaziçi Üniversitesi'ni fethetme arzusunu öğrenci ve öğretim üyelerinin gözünde meşrulaştırabileceği bir tek akli, bilimsel, akademik, kültürel, eğitsel dayanağı yok. Ancak AKP'nin fetih stratejisi de esasen eğitim, bilim ve akademiyle değil egemenlikle ilgili. İşte bu noktada Siyasal İslam'ın klasiği Nizamülmülk'teki öğütler, şimdi Erdoğan'ın egemenlik ilkesi olarak yeniden ortaya çıkıyor. 


    'Bizden olmayanların ne üdüklerini dikkatle belle, bu güruhlar başlarını kaldırmaya niyet ettikleri vakit bunların tepesine çökmek, köklerini kazımak ve memleketi onlardan temizlemek emniyet içinde hüküm sürmesi için hükümdarın boynunun borcudur' diyordu Nizamülmülk. Boğaziçi'nde kopartılan Kabe'ye hakaret yaygarası, öğrencilerin tutuklanması ve LGBTİ'nin hedef alınması Nizamülmülk ilkelerinin günümüze bir uyarlamasıdır. İlk örnekleriyle Gezi'de karşılaştığımız bir AKP klasiğidir aslında. Sivil demokratik direnişle başa çıkamadıklarında kopartılan din elden gidiyor çığlığıdır. 


    Boğaziçi'nde Kabe'ye hakaret; Gezi'de AKP'li bacımıza saldıran deri eldivenli çıplak adamlar, camide içki içen göstericiler kadar gerçektir. Boğaziçi'nde aşamadığı siperlere yüklenmek için ümmeti imdada çağırması AKP ve Erdoğan'a yakışıyor. Ancak asıl acıklı olan, bunca deneyimden sonra muhalefetin bu savaş taktiğini okumaktaki aczidir. Boğaziçi krizi yalnızca AKP'nin değil, AKP yalanlarına yaslanarak öğrencileri insanlığın mukaddes değerlerine saldırmakla ya da nefretle ahlaki pozisyonlarını kaybetmekle suçlamakla tereddüt etmeyen muhalefetin de tiynetini ölçeceğimiz mihenk taşı işlevi kazanıyor. 


    Görüyoruz ki, rejimin denetiminden çıkan ve yeni bir özgürlük alanı, yeni bir mevzi, yeni bir siyaset tarzı ortaya çıkaran direnişler, muhalefetin statükonun sarsılmasından duyduğu korkuyu ya da statükonun saldırılarına direnecek bir enerjiden yoksunluğunun da bir göstergesine dönüşüyor. 


    Boğaziçi Üniversitesi direnişi 1968'in, ODTÜ direnişlerinin, Gezi'nin ve Gezi forumlarının 2021'deki yankısıdır. Kurulu düzenin acımasız eleştirisidir.


     

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Hanuka’nın son gününde İstanbul’da antisiyonizm–antisemitizm çizgisi bir kez daha aşıldı

    23 Aralık 2025

    Bursa’da metal işçileri üretim sahasında: TİS görüşmeleri krize girdi

    23 Aralık 2025

    İmralı Heyeti ile Özgür Özel görüştü: Siyasal ve toplumsal mutabakat hayati önemde

    22 Aralık 2025
    Destek Ol
    Yazılar
    Ömer Bölüm

    Washington’un freni, Şam’ın kapısı ve Kürtlere dayatılan “İkinci Lozan”

    Burak İmrek

    Günümüz gerçekliğinde faşizmi anlamak

    Elif Gamze Bozo

    Gazetecilik “ayarı” verilmez, etik hatırlatılır

    İrem Kabataş

    Devletten kadınlara 11. Yargı Paketi mesajı: “Sizi korumak önceliğim değil”

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Siyasi Haber

    Albanese’nin raporu Türkçede: “Gazze Soykırımı – Toplu Bir Suç”

    Siyasi Haber

    Yüzyılın ilk çeyreği biterken emeğin halleri

    Ertuğrul Kürkçü

    “Mutabakat”ın neresindeyiz?

    Aziz Çelik

    Asgari ücrette döviz gerçeği!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) YouTube
    EMEK

    Van’da kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 157’nci gününde

    2 Ocak 2026

    Yüzyılın ilk çeyreği biterken emeğin halleri

    2 Ocak 2026

    DİSK-AR uyardı: Vergi dilimi daraldı, işçilerin net ücreti daha hızlı düşecek

    2 Ocak 2026
    KADIN

    2025’te en az 297 kadın ve 29 çocuk katledildi

    2 Ocak 2026

    G.G.: “Beni ve çocuğumu koruyacak hiçbir mekanizma kalmadı”

    2 Ocak 2026

    Rojda Yakışıklı, katledilmeden önce fail hakkında şikâyette bulunmuş

    29 Aralık 2025
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.