Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    6-7 Eylül’den Çerçeve Yasa’ya tarihsel hafıza ve demokratik dönüşüm

    6 Eylül 2026

    Kalıcılığı sınırlandırılmış bir sergi: Romantika: Bir Ömrün Seyrüseferi

    5 Eylül 2026

    Cemil Bayık: Kürt sorununun çözümü Türkiye’nin demokratikleşmesinden ayrı düşünülemez

    5 Eylül 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      6-7 Eylül’den Çerçeve Yasa’ya tarihsel hafıza ve demokratik dönüşüm

      6 Eylül 2026

      Kalıcılığı sınırlandırılmış bir sergi: Romantika: Bir Ömrün Seyrüseferi

      5 Eylül 2026

      1 Eylül Dünya Barış Günü’nün düşündürdükleri: Muhalefet, savaş ve birleşik mücadele

      3 Eylül 2026

      Erken cumhuriyet dönemi Türk müzeciliğinde kurumsal ve bilimsel zaafiyetler: İki rapor üzerinden bir değerlendirme

      2 Eylül 2026

      Annemin Uyurgezer Geceleri: Geçmişe makyaj yapsanız değişir mi…

      2 Eylül 2026
    • Seçtiklerimiz

      Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

      31 Ağustos 2026

      Müzakere ve mücadele

      28 Ağustos 2026

      Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

      24 Ağustos 2026

      Sınıfı sonradan eklememek: Türklük Sözleşmesi, anti-kolonyalizm ve politik ekonomi üzerine bir diyalog

      24 Ağustos 2026

      Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

      22 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Hutbe değil, taht kavgaları

    Hutbe değil, taht kavgaları

    Siyasi Haber28 Nisan 2020
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Gülfer AKKAYA yazdı: Erdoğan’ın iletmediği, söylensin, yapılsın diye buyurmadığı hiçbir sözü, hiç bir hutbeyi Diyanet İşleri Başkanı bırakın bulunduğu makamı, evinde fısıltıyla bile söyleyemez.

    Diyanet İşleri Başkanı (DİB) Prof. Dr. Ali Erbaş geçen haftaki cuma hutbesinde şöyle dedi. “İslam zinayı en büyük haramlardan kabul ediyor, Lutiliği, eşcinselliği lanetliyor. Nedir bunun hikmeti? Hastalıkları beraberinde getirmesi ve nesli çürütmesidir bunun hikmeti. Yılda yüz binlerce insan gayrımeşru ve nikâhsız hayatın İslami literatürdeki ismi zina olan bu büyük haramın sebep olduğu HIV virüsüne maruz kalıyor. Geliniz bu tür kötülüklerden insanları korumak için birlikte mücadele edelim.”


    Elbette bu nefret dolu, kutuplaştırıcı, heteroseksist, nikâhsız ilişkileri hedefe koyan, tüm ilişkilerin nikâh ve yüzükle başını bağlayarak “günah” olmaktan çıkartmayı amaçlayan cinsiyetçi konuşma toplumun geniş kesimlerince eleştirildi.


    Bu eleştirilerin ardından önce Erbaş’a sahip çıkanlar sosyal medya eylemi yaptı. Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Erbaş’a sonuna kadar sahip çıktı. Erbaş’ı eleştirenlere yönelik açıklama yaptı: “Bu zihniyetin bir başka yansımasını da Diyanet İşleri Başkanımızın İslam'a ve Kuran'a yaptığı değerlendirmelere gösterilen tepkilerde görmek mümkündür.


    Diyanet İşleri Başkanlığı, devletin bir kurumudur. Ve başkanımız bir açıklama yaptı. Bu açıklamasıyla sadece inancının, ilminin, yürüttüğü görevini yerine getirmiştir. Söyledikleri de sonuna kadar doğrudur.”


    Amaç itaatkar toplum


    Erbaş’ın söylediklerinin Erdoğan tarafından sonuna kadar doğru diye desteklenmesi sürpriz mi? Değil. Çünkü tek adam rejiminde tıpkı bakanlar, tek adama bağlı belediyeler, milletvekilleri gibi ona bağlı tüm kurum başkanlarının ne söyleyecekleri ya da söyleyemeyecekleri tek adam tarafından belirlenir. Erbaş’ın bu hutbeyi Erdoğan’ın bilgisi olmadan okuduğunu düşünmek mümkün mü?


    O sözler DİB’in değil, Erdoğan’ın sözleri. Bu sözleri DİB’e o söyletiyor. Durum bu olduğu için o sözler sonuna kadar doğru. Yine durum böyle olduğu için Erbaş’ı bakandan, cumhurbaşkanı danışmanına, AKP milletvekillerine dek hepsi sosyal medya eylemiyle destekledi. Erdoğan’ın iletmediği, söylensin, yapılsın diye buyurmadığı hiçbir sözü, hiç bir hutbeyi Diyanet İşleri Başkanı bırakın bulunduğu makamı, evinde fısıltıyla bile söyleyemez.


    İşte Erdoğan kendi camiasında kurduğu bu tek adam sultasını ve itaati tüm ülkede kurmaya çalışmakta. Aynı itaati, korkuyu, denetimi herkesin üzerine yaymayı amaçlamakta. Ama tüm çabalarına rağmen bunu bir türlü başaramıyor.


    Bu açıklamalara bakınca görülüyor ki mesele kimin kimle yattığı meselesi değil, mesele bu ilişkilerin hangi ideolojiye göre düzenleneceği meselesi. İslamcılar, Türkçüler arasında eşcinsellik, nikâhsız birliktelikler, evlilik dışı ilişkilere girenler yok mu? Madem bu ilişkiler virüs üretiyor, hastalıkları beraberinde getiriyor mesela neden tek adama itaat eden kesimlerden kimselere henüz “gereği yapılmadı?” Elbette bu savunulacak şey değil ama bir noktaya dikkat çekmek için söylüyorum.  Nikâhsız ilişkilerle nam salmış ya da evliyken defalarca başka ilişkileri olmuş, magazin ünlüsü onca kişi neden yeri gelince AKP yandaşı olarak kullanıldı ve ara ara kullanılıyor?


    Ne yazık ki Erdoğan ve DİB’in şekillendirmeye çalıştığı toplum normlarına Erdoğan’ı destekleyen, yandaş dediğimiz kesimlerin çoğu dahi riayet etmiyor.


     


    Bu neyin kavgası?


    Erdoğan’ın kurmayı hedeflediği paradigma muhafazakâr, İslamcı, cinsiyetçi, heteroseksist bir paradigma. Onun amacı bu paradigmayı topluma kabul ettirmek. Bunun için devlet kurumları dâhil elinde ne varsa kullanmaktan geri durmuyor. Her yerden toplumu kuşatmaya çalışıyor. Onun toplumsal paradigmasına en uygun araçların başında ise DİB geliyor ama onun da başka sıkıntıları var. DİB, İslami kesimler tarafından tamamen sözüne kulak verilip uyulan kurum değil. Tekçi İslam’ı temsil eden DİB, İslami camiadaki farklılıkları yok sayıp, tekleştiriyor. Bu ise İslami camiada tepkilere neden oluyor. Sadece seküler kesimler değil, İslami kesimlerden de Erdoğan’ın kurmak istediği bu tekçi paradigmaya karşı güçlü itirazlar mevcut.


    Geniş kesimler tarafından yapılan bu itirazlar Erdoğan’ı amaçladığı rejimi kurmak konusunda hedeflerine ulaşmasını yıllardır engelliyor. Korona gülerinde DİB başkanının virüsü bunlar üretiyor diye konuşması toplumu algıları açık olduğu konuda kendi tarafına çekme gayesi ile yapılmış bir konuşma.


    Ama yıllardır baskı, zulüm, haksızlıklarla, insanlık dışı, hukuksuzluklarla sürdürdükleri politikalarına, siyasi çalımlarına rağmen amaçladıkları ana hedefe ulaşamadılar. Çünkü karşılarında güçlü muhalif kesimler mevcut. Bu muhalif kesimlerin tamamı her ne kadar ortak platformlarda yan yana gelemiyor olsa da ve kimileri ile bırakın yan yana gelmeyi aynı havayı bile teneffüs edemeyecek kadar birbirine zıt kesimler bulunsa da hepsinin ortak noktası Erdoğan’ın kurmak istediği tekçi paradigmaya karşı olmak.


    Erdoğan’ın bu paradigmayı egemen kılmak için yaptığı her hamleyi bir şekilde boşa düşüren, bu kez amacıma ulaştım derken engelleyen, önünü kesen güç işte bu muhalefettir.


    Hepimiz her nerede bulunuyorsak bu muhalefeti güçlendirmekle, genişletmekle görevliyiz.


    Yeri gelmişken tekçiliğin simgesi olan kurumlardan Diyanet kaldırılsın.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    6-7 Eylül’den Çerçeve Yasa’ya tarihsel hafıza ve demokratik dönüşüm

    6 Eylül 2026

    Kalıcılığı sınırlandırılmış bir sergi: Romantika: Bir Ömrün Seyrüseferi

    5 Eylül 2026

    1 Eylül Dünya Barış Günü’nün düşündürdükleri: Muhalefet, savaş ve birleşik mücadele

    3 Eylül 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Toros Korkmaz

    6-7 Eylül’den Çerçeve Yasa’ya tarihsel hafıza ve demokratik dönüşüm

    Korkut Akın

    Kalıcılığı sınırlandırılmış bir sergi: Romantika: Bir Ömrün Seyrüseferi

    Şebnem Oğuz

    1 Eylül Dünya Barış Günü’nün düşündürdükleri: Muhalefet, savaş ve birleşik mücadele

    Mahsuni Gül

    Erken cumhuriyet dönemi Türk müzeciliğinde kurumsal ve bilimsel zaafiyetler: İki rapor üzerinden bir değerlendirme

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Bedri Tekin

    Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

    Ertuğrul Kürkçü

    Müzakere ve mücadele

    Siyasi Haber

    Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

    Şebnem Oğuz

    Sınıfı sonradan eklememek: Türklük Sözleşmesi, anti-kolonyalizm ve politik ekonomi üzerine bir diyalog

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Direniş kazandı: Gökay Çakır ve Başaran Aksu serbest!

    4 Eylül 2026

    Cezaevinden mesaj gönderen Başaran Aksu: “Rejimin tek dayanağı sömürü, korkuyorlar”

    4 Eylül 2026

    İBB Ağaç AŞ’de 126 günlük direniş zaferle sonuçlandı: İşten çıkarılan işçiler işe iade edildi

    3 Eylül 2026
    KADIN

    Kadın hakları mücadelesinin simge ismi Gloria Steinem 92 yaşında yaşamını yitirdi

    3 Eylül 2026

    Gülistan Doku soruşturması: 5. dalga operasyonunda adliyeye sevk edilen 3 kişiden 1’i tutuklandı

    31 Ağustos 2026

    DEM Parti Milletvekili Ceylan Akça Cupolo’dan Sultan Kara cinayeti tepkisi: İhmaller Meclis gündemine taşındı

    31 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.