Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Silopi’deki panzer faciasında Yargıtay’dan emsal karar: Amir hakkındaki beraat kararı bozuldu

    31 Ağustos 2026

    Rojava’da “Kürtçe Eğitim” eylemleri: Suriye Eğitim Bakanlığı’nın haftalık 3 saatlik ders kararına tepki Yağıyor

    31 Ağustos 2026

    Türk usulü vulger Schmittçilik: Mehmet Uçum’un “yurtsever sol demokratlığı” ve neo-faşist rejimin ideolojik grameri

    31 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      “Çerçeve Yasa” Ermeniler açısından ne anlama geliyor?

      31 Ağustos 2026

      Tahammülünüze muhtaç değiliz: Arap Alevilere yönelik nefretin politik anatomisi

      30 Ağustos 2026

      Aleviler neden hedefte?

      29 Ağustos 2026

      Kuşatma Kayıtları: Kim, neye göre ahlaklı ya da değil!

      27 Ağustos 2026

      Çerçeve yasanın çerçevesi

      26 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      Müzakere ve mücadele

      28 Ağustos 2026

      Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

      24 Ağustos 2026

      Sınıfı sonradan eklememek: Türklük Sözleşmesi, anti-kolonyalizm ve politik ekonomi üzerine bir diyalog

      24 Ağustos 2026

      Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

      22 Ağustos 2026

      Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

      19 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Hayvan Sömürüsü Her Yerde – Seda K.

    Hayvan Sömürüsü Her Yerde – Seda K.

    Siyasi Haber21 Ocak 2021
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    TDK’daki sözlük anlamıyla hayvan: Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık; akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse); kızılan bir kimseye söylenen bir söz; at, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Dil düşüncenin aynası, karşındakine düşündüğünü aksettirmenin sayılı yollarından en temel olanıdır. Hayvanı nasıl tanımladığın birey ve toplum olarak hayvana nasıl baktığını, nerede konumlandırdığını gösterir.

    Kendini diğer hayvanlardan üstün kılan insanlarla hayvan sömürüsü ve istismarı konusunda tartışmak ve ortaklaşmak çoğu zaman imkansız. Bunda hayvanı toplumda, evde, derste, sokakta nasıl tanıdığımız ve konumlandırdığımız oldukça önemli. Kendisini hayvansever, ezen-ezilen ilişkilerini sorgulayan, otorite karşıtı, sömürü karşıtı, eşitlikçi ve özgürlükçü sayan birinin; çiftlikteki, mezbahanedeki, kasaptaki, streçlenmiş haliyle market dolabındaki, deney odalarındaki, tabakhanedeki, pet shop vitrinlerinde -süslenmiş alıcısına sunulmuş- kafeslerdeki, tabağındaki hayvanla kurduğu ilişki ya da ilişkisizlik sorgulanabilir. Cevap genelde hazırdır: onlar bize hizmet için var.

    İlkokulda da öyle öğrendik. Etinden, sütünden, yumurtasından, derisinden, yününden, kuvvetinden “faydalanılan” yaratık: hayvan. Bu fayda anlayışının hayvan sömürüsü üzerine kurulu olduğunu anlamak özellikle de kendini ezilenden yana konumlandıranlar için aslında o kadar da zor değildir. Zor olan toplumda avantajlı konumundan vazgeçip sömürünün karşısında durmak ve sömürü koşullarını değiştirecek bir devrimi örgütlemektir.

    Hayvan sömürüsünü hayvanların cinsel istismarından, tecavüzden tartıştığımızda “mangalda kül bırakmayanlar”; başını okşadığı kuzunun parçalar halinde markete oradan ızgaraya, mangaldaki yolculuğunu tamamladıktan sonra tabağına gelen kuzuyla aynı görmeyip kemiklerini sıyararak götürenler olabiliyor. Bu başkalaşım, dokunduğun, hissettiğin, hislerini algılayabildiğin, bir hayvanın şeyleşip tabağa gelmesi sürecidir, bu başkalaşımın ardından o artık hayvan değil yemektir, şeyleşmiştir (reification-lukacs). Genel ahlak yargıları ve normlar bir köpeğe, eşeğe, koyuna tecavüz eden birini toplumdan dışlamasına ve devlet mahkemeleri tarafından cezalandırılmasına uygundur. Geçenlerde görülen bir köpeğe tecavüz olayında tecavüzcü hayvanı yaralamaktan, istismardan, zor kullanmaktan değil mala zarar vermekten yargılanmıştır. Yani hayvanı özne yapıp yargılamak hala mümkün değildir bir “sahip” olmalı. Peki sokak hayvanlarına, mandıradaki ineklere, çiftliklerdeki tavuklara kim “sahip çıkacak”?

    Zoofili, basit ve kabaca tanımlamak gerekirse (latince kökenli zoo=hayvan, fili sevgi veya dostluk) hayvan seviciliği, hayvanlara karşı duyulan cinsel istek, hayvanlarla cinsel ilişkiye girme. Zoofili tıp literatüründe ve toplumda bir sapkınlık olarak görülmektedir. Birçok ülkede hayvanlarla cinsel ilişkiye girmek cezai yaptırım gerektiriyor. Öbür yandan Almanya, Danimarka gibi sayılı ülkelerde yasal hayvan genelevleri var. Bu durum kapitalist piyasaya belirli bir ücret karşılığı istediği hayvanla cinsel ilişkiye girmek (ya da tecavüz etmek) için gelen turistler olarak geri dönüyor, Tailand’daki çocuk fuhuşu turizminin bir başka türlüsü.

    Bir de petshoplar, vitrinler, kafesler var. Hayvanların “sahiplendirilmek” adına satıldığı, bazı cinsin bir diğerinden daha “değerli” olduğu dükkanlar. Hayvanlar birer ürün ve paran yeterse istediğine sahip olabiliyorsun. O halde, petshopların hayvan genelevlerinden farkı ne?

    Tavuk çifliklerine gelelim. Civciv yumurtadan çıktığı andan itibaren başlıyor aslında cinayet. Erkek civcivler dişilerden ayrılıyor, dişiler “yumurtlama makineleri” olarak kafeslere tıkılırken, erkekler yumurtlamadığı için press makineleriyle ezilip yem yapılıyor ya da direk kimyasallarla zehirlenerek yakılıyor. Mevsimlerden baharsa bir kısmı da allara morlara boyanıp pazara oyuncak niyetine satılmaya götürülüyor, çocukluğumuzdan hatırlayacaksınızdır. Dişi civcivlerin kanatlarına daha küçücükken enjekte edilen kimyasallar kımıldamaması için kullanılırken gagaları da teker teker sivri kısımlarından kesiliyor. Hepsi kapitalist sistemin temelini oluşturan karı arttırmak uğrunadır, çünkü tavuk kanatlanırsa çok yer kaplar, gagasını kullanırsa diğerlerine zarar verebilir. Daha az yerde daha çok tavuk ve yumurta üretmek aşkına bu şarttır. Bu çiftliklerde üretilen milyarlarca tavuktan hiçbiri “gün-eş görmüyor” buna karşılık yumurtlama sayısını arttırmak amacıyla ışık teknolojisi kullanılarak metebolizmalarıyla oynanıyor ve özgür tavuğun yumurtladığının katlarca fazlası yumurtlaması sağlanıyor. Kendi çocukları olması ya da aç kaldığında yemek için saklaması gereken yani tamamen kendi için ürettiği bu yumurtalara insanlar tarafından -hak görüldüğü için- el konuluyor.

    Anlayacağınız üzere insanın öteki hayvanlara yönelik şiddetinin temelini “birisi”ni bir “şeye” indirgenmesi oluşturuyor. Ötekini şeyleştirmek onun bedenine öznenin (insan) ihtiyacını karşılayan bir nesne (hayvan) gibi davranmak, onların varoluşuna ve yok oluşuna müdehale etmek ya da üreterek ve tüketerek buna sebep olmak anlamına geliyor. Bu, erkeklerin boyun eğdirme yöntemlerine -bedenlerimizi kontrol etmelerine- benziyor. İktidar ilişkilerini sorgularken erkek iktidarın kadın bedeni ve özgürlüğü üzerindeki şiddet ve baskısını, eşitsizliğin oluşturulma koşullarını ve eşit olmamak/iktidarını terk etmemek uğruna verdiği savaşı anlamak, öteki hayvanlara karşı -aynı erkeklerin kadınlara karşı olduğu gibi- kendini üstün tür sayan insanların oluşturduğu iktidarı anlamayı kolaylaştırıyor. Hayvanların ve kadınların bedenleri üzerinde kontrol sağlanması, üremenin kontrol edilmesi, imajlarla -ve genelev örneğinde olduğu gibi- cinsel anlamda nesneleştirme, evde istismar, emek sömürüsü, dilde basmakalıplar/söylemler belirli tahakküm sistemleri aracılığıyla sürdürülüyor.

    Öte yandan, hemen herkes hayvan genelevlerinin ve sundukları “hizmetin” sömürü ve şiddetin ta kendisi olduğu, yücelttiğimiz “insanlık, vicdan ve etik” gibi kimi değerlere aykırı olduğu konusunda ve o genelevlere müşteri olarak gitmenin bu sistemi beslediği, genişlettiği (yayılım) ve devam etmesi için koşulları (kapitalist sistem içinde arz-talep ilişkisi) hazırladığı konusunda hemfikirdir. Peki petshoplar, tavuk çiftlikleri, inek, keçi, tavuk, et/süt ve et/süt ürünleri üretim tesisleri? Kımıldamaksızın, günün 24 saati ayakta kalmak ve önündeki suni yemle karşı karşıya olmak kaydıyla, her gün defalarca süt sağma makinesi tarafından memelerinden sütü çekilen, buna hiçbir şekilde karşı koyamayacağı şekilde tasarlanmış kafeslerin içinde süt üretip ömür tüketen, kilosu “yeterli”-sütü az geldiğinde kesimhaneye gönderilen bir ineğin; ücretini bir insana ödeyen başka bir insan tarafından tecavüz edilen bir diğer hayvandan farkı ne? Kapilatist ekonominin “insanlığa” bahşettiği hızlı/toplu üretim ve tüketim tarzının yansıması olan bu tesislerin milyonlarca hayvanın zor kullanılarak çalıştırıldığı bir kerhaneden farkı ne?

    Bütün bunları hiç düşünmemek, insanlıktan miras kalan -diğer hayvanlar üzerinde kurulan- otoriteyi sorgulamaksızın benimseyip reddetmemek, kendi avantajlı -verili- konumunu kullanıp sömürüye gücün yettiğince devam etmek kerhaneler legalken gidip bunun “zevkini çıkarmaktan” ne kadar faklı?

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    “Çerçeve Yasa” Ermeniler açısından ne anlama geliyor?

    31 Ağustos 2026

    Tahammülünüze muhtaç değiliz: Arap Alevilere yönelik nefretin politik anatomisi

    30 Ağustos 2026

    Aleviler neden hedefte?

    29 Ağustos 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Toros Korkmaz

    “Çerçeve Yasa” Ermeniler açısından ne anlama geliyor?

    Tuncay Yılmaz Sveydiyeli

    Tahammülünüze muhtaç değiliz: Arap Alevilere yönelik nefretin politik anatomisi

    Tuncay Yılmaz

    Aleviler neden hedefte?

    Korkut Akın

    Kuşatma Kayıtları: Kim, neye göre ahlaklı ya da değil!

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Müzakere ve mücadele

    Siyasi Haber

    Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

    Şebnem Oğuz

    Sınıfı sonradan eklememek: Türklük Sözleşmesi, anti-kolonyalizm ve politik ekonomi üzerine bir diyalog

    Siyasi Haber

    Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Bodrum Xuma Beach eylemi turizmdeki sömürüyü gözler önüne serdi: Sezonluk çalışmak hakları ortadan kaldırmıyor

    31 Ağustos 2026

    Panelsan’da işten çıkarılan işçilerden kararlı duruş: Patronun tır engeline karşı fabrika kapısına çadır kuruldu

    29 Ağustos 2026

    Samsun’daki Volgo-Don 5021 gemisinde denizcilerin direnişi zaferle sonuçlandı: 4 aylık alacaklar tahsil edildi

    28 Ağustos 2026
    KADIN

    Gülistan Doku soruşturması: 5. dalga operasyonunda adliyeye sevk edilen 3 kişiden 1’i tutuklandı

    31 Ağustos 2026

    DEM Parti Milletvekili Ceylan Akça Cupolo’dan Sultan Kara cinayeti tepkisi: İhmaller Meclis gündemine taşındı

    31 Ağustos 2026

    TTB’den kürtaj denetimlerine tepki: “Kürtaj yasal bir tıbbi uygulamadır, hekimler cezalandırılamaz”

    27 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.