Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Kirmanşah’da füze saldırısı: 8 ölü, 56 yaralı

    28 Mart 2026

    Hama’da Hristiyanlara saldırı: Evler ve iş yerleri hedef alındı

    28 Mart 2026

    ABD genelinde “No Kings” eylemleri: 50 eyalette binlerce protesto

    28 Mart 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

      28 Mart 2026

      COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

      27 Mart 2026

      Eğitim kimin için ve ne için?

      26 Mart 2026

      Sınıf dayanışması: Mümkün olanı, mümkün kılmak gerek

      17 Mart 2026

      Rojava hakikatinin ışığında 6 – AKP-MHP İktidar Bloku’ndan kurtulmadan bölge ve ülkede barış mümkün değildir

      16 Mart 2026
    • Seçtiklerimiz

      Tarihimiz ve hakikat-sonrasının açmazları

      23 Mart 2026

      ABD kaybederse

      22 Mart 2026

      Komün dersleriyle geri geliyor

      19 Mart 2026

      ‘Cereyanlar’ kitabında yapılan yanlışlar üzerine

      19 Mart 2026

      Müthiş “Hokus Pokus”: SGK kurtuldu, emekli battı!

      16 Mart 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026

      Iskalanmış Hayatlar: Tarihsel ayrımcılık, deprem ve Domariyi yitirmek

      23 Mart 2026

      HRANA: İran’daki protestolarda binlerce kişi öldürüldü, yüzlerce çocuk gözaltına alındı

      25 Şubat 2026

      Hatimoğulları: “Halk erken seçim isterse, biz hazırız; mobilizasyon kapasitesi en yüksek partiyiz”

      19 Şubat 2026

      Maden işkolunda bir kadın sendikacı

      15 Şubat 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » İzmir’de Barış Akademisyenleri destekçilerine dava açıldı

    İzmir’de Barış Akademisyenleri destekçilerine dava açıldı

    Siyasi Haber11 Temmuz 2019
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    İzmir’de Barış Akademisyenleri destekçilerine dava açıldı
    İzmir’de ‘Barış Akademisyenleri’ne destek olan 82 kişi hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan dava açıldı. İzmir Mimarlık Merkezinde basın toplantısı gerçekleştiren Barış Akademisyenleri destekçileri, ‘Barış Akademisyenleri’nin ‘suç’una ortak olmaya devam ediyoruz” dedi

    İzmir’de ‘Barış Akademisyenleri’ne  destek olan 82 kişi hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan dava açıldı. 7 Haziran seçimleri sonrasında yüzlerce yurttaşın ölümüyle sonuçlanan çatışmalı duruma ilişkin 2 binden fazla isim “Bu suça ortak olmuyoruz” başlıklı “Barış İçin Akademisyenler” bildirisi yayımlamıştı. Bildirinin yayımlanmasının ardından bir çok ilde olduğu gibi İzmir’de de 90 civarında isim 18 Ocak 2016’da İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına “bizde bu sözlerin altına imza atıyoruz ve yasal sorumluluğu üstlenmeye hazırız” diyerek başvuruda bulunmuştu.


    Barış Akademisyenleri destekçileri İzmir Mimarlık Merkezinde basın toplantısı gerçekleştirdi. Barış Akademisyenleri Destekçileri adına basın açıklamasını okuyan Ziraat Mühendisi Vezan Karabulut, ‘Barış Akademisyenleri’nin ‘suç’una ortak olmaya devam ediyoruz” dedi.


    Barış Akademisyenleri destekçilerinin basın açıklamasının tam metni şöyle:


    "BARIŞ AKADEMİSYENLERİNİN “SUÇ”UNA ORTAK OLMAYA DEVAM EDİYORUZ


    Bilindiği üzere, ülkemizdeki çatışma ortamı on yıllardan beri sürüyor ve kaybedilen binlerce yaşama yenileri eklenmeye devam ediyor. Özellikle 7 Haziran 2015 seçimleri sonrasında yaratılan gerginlik atmosferi, ilerleyen aylarda yüzlerce yurttaşımızın ölümüyle sonuçlanan bir çatışma durumuna evrilmiş, kentler, ilçeler harabeye dönmüş, buna karşı barışın sesini yükseltmeyi amaçlayan akademisyenler de seslerini “Bu suça ortak olmuyoruz” başlıklı Barış İçin Akademisyenler Bildirisi aracılığıyla duyurmak istemiş, imzaya açılan bildiriyi 2000’den fazla isim imzalamıştı.


    Söz konusu metnin kamuoyu ile paylaşılmasının ardından, başını iktidarın önde gelen isimlerinin ve iktidar medyasının çektiği bir güruh tarafından, imzacı akademisyenler hedef haline getirilmişti. Linç dalgası sürerken bizler de, barış talebine destek olmanın, barış isteyenler ile omuz omuza durmanın her yurttaşın sorumluluğu olduğu bilinciyle, İstanbul ve Ankara’daki destekçiler ile benzer şekilde İzmir’den çeşitli meslek grubu ve toplum kesimlerinden 90 civarında kişi 18 Ocak 2016 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na “biz de bu sözlerin altına imza atıyoruz ve yasal sorumluluğu üstlenmeye hazırız” diyerek başvuruda bulunduk. Aradan geçen yaklaşık 3,5 yıllık zamanda bizler bu düşüncelerimizden hiçbir şekilde geri adım atmamışken, hakkımızda İstanbul’daki çeşitli ağır ceza mahkemelerinde tarafından bir dava açıldığını öğrendik. Davanın iddianamesinde, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildirinin, PKK/KCK’ye destek ve örgüt propagandası mahiyetinde olduğu belirtilerek,  bildiri imzacılarının “ulusal ve uluslararası kamuoyunda devlete ve hükümete karşı güvensizlik algısı oluşturarak ve toplumsal ayrışmalar yaratarak bölünmelere zemin hazırladıklarını, neticede kamu düzenini bozmayı, devlet otoritesini zaafa uğratmayı planladıkları” öne sürülmekte. Söz konusu iddianamede, Barış İçin Akademisyenler arasında yer alan Prof. Dr. Füsun Üstel’in “terör örgütü propagandası” suçundan aldığı mahkûmiyete ilişkin istinaf başvurusunun reddedilmesi örnek gösterilip, yaptığımız eylemin de suçun yasadaki tanımına uygun olduğu iddia edilerek ve 3713 sayılı yasanın 7/2 maddesi uyarınca cezalandırılmamız istenmekte. Belirtmek isteriz ki, hukuki dilden son derece uzak, tamamen subjektif değerlendirmeler ve iktidardan bildiğimiz bir dille hazırlanan iddianameden de anlaşılacağı üzere, hazırlayanlar bütün bir muhalefete parmak sallayarak barıştan, emekten, demokrasiden yana sesleri bastırmayı amaçlamaktadır.


    Barış talebi suç değildir. Bu taleplerinden dolayı ihraç edilen, hapis cezalarına çarptırılan barış akademisyenleri gibi bizler de o gün ne söylediysek bugün aynılarını savunmaktayız. Talebimiz bâkidir; devletin vatandaşlarına karşı hangi saikle olursa olsun uyguladığı şiddet son bulmalıdır. Ülkede barışın dili hâkim olmalı, diyalog ve müzakere yoluyla barış arayışına öncelik verilmelidir.


    Herkesin bilmesini isteriz ki; Tüm kamuoyuna Bizleri yıldırmak, susturmak amacıyla; barışa, demokrasiye, emeğe düşman iktidarın talimatıyla açılan davalar bizi barışı savunmaktan alıkoyamayacaktır. Hiçbir hukuki dayanağı olmayan davalara karşı omuz omuza durmaya, mahkeme salonlarında barış talebimizi bir kez daha dillendirerek savunmaya hazırız. Bu talebimizin ve mücadelemizin daha güçlü bir hâl alması doğrultusunda İzmir kamuoyuna yan yana durma, barış talebini yükseltme çağrısında bulunurken, bütün baskı ve tehditlere rağmen halka karşı işlenen suçlara ortak olmayacağımızı bir kez daha hatırlatıyoruz."



    Barış Akademisyenleri gibi destekçileri de yanlız kalmayacak


    Barış Akademisyeni Prof. Dr. Feride Aksu Tanık da “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza attığı için ceza alan ve yargılanmaları devam eden Barış Akademisyenleri adına bir konuşma yaptı. Feride Aksu Tanık, hiç bir Barış Akademisyeni’nin dava süreçlerinde yalnız bırakılmadığına işaret ederek, Barış Akademisyenlerine destek olmak için “Barış Akademisyenlerinin ‘suçu’na ortak olan Barış destekçilerin de yalnız olmayacağını ifade etti.


     


    Prof. Dr. Feride Aksu Tanık’ın konuşması şöyle:


     


    “2015 yılının yükselen şiddet ortamında hepimiz çok ciddi bir çaresizlik yaşadık. Akan kanı, yükselen şiddeti durduramamanın çaresizliği içindeydik. “Bu suça ortak olmayacağız” metni önümüze geldiğinde aslında bir çığlık atmış olduk. Evet bizlerde bedel ödedik, ama orada canlarını yitirenlerin ödediği bedelin yanında değerlendirildiğinde ömrümüzü verdiğimiz işlerimizi kaybetmemiz sadece yüreğimizi yatıştıran bir şey oldu. Bizde bu ülkede yaşanan acılara karşı bir bedel ödemiş olduk. 2016’nın ocak ayında bildiri açıklandığında birdenbire en yüksek merciler tarafından hedef gösterildik. Egedeki imzacılar olarak, Ülkü Ocakları web sitesinde, Menemen’deki yerel gazetelerde tek tek isimlerimiz, adreslerimiz, fotoğraflarımız yayınlandı ve terörist olarak ilan edildik. Biz onlarla baş etmeye çalışırken, fakültelerde başını çevirenler, selam vermeyenlerle bir ötekileştirmeye maruz kalırken, sizler bize destek olduğunuz ve savcılığa giderek, bu ‘suça’ ortak oldunuz. Çok iyi bir dayanışma gösterdiniz. Aynı çığlığı sizlerde atmış oldunuz.


    Hep birlikte olduğumuz için, ülkede barışın inşasının mümkün olduğuna hep birlikte inandığımız için sizlere müteşekkiriz. Evet davalar tek tek görülüyor. Ama hiç kimse yalnız değil. Hiçbir Barış Akademisyeni yalnız kalmadığı gibi hiçbir Barış Akademisyenlerinin ‘suçu’na ortak olan ve olmaya devam edenler de yalnız olmayacak. Barış mücadelesi mutlaka kazanacak bu topraklarda.”


     



     


    SYKP EŞ Genel Başkanı Cavit UĞUR: "Bu dava dolayısıyla yargılanmak bizler için onur vericidir"


    Barış Akademisyenleri destekçileri arasında yer alan SYKP Eş Genel Başkanı Cavit Uğur da, Siyasi Haber’e yaptığı açıklamada,bu dava dolayısıyla yargılanmanın kendileri açısından onur verici olduğunu kaydetti.


     


    Cavit Uğur'un konuşması şöyle:


     


    “Türkiye’nin en önemli meselesi Kürt sorunudur. Çünkü bir sermaye egemenliğinin sürdürülebilmesi içerde ve dışarda düşman yaratmakla mümkündür. O açıdan da Kürt sorununun çözülmesi, Türkiye’de toplumsal adaletin sağlanması, örgütlenme özgürlüğünün sağlanması işçilerin daha fazla hak talep edebilmeleri için son derece önemlidir. Kürt sorunu sadece devletle Kürtler arasında ya da başkalarıyla arasında bir mesele olmaktan çıkmış, Türkiye’nin tüm emekçilerini, tüm halklarını ilgilendiren toplumsal bir meseleye dönüşmüştür. Dolayısıyla da sadece Barış akademisyenlerinin değil sıradan her yurttaşın bu talebi yükseltiyor olması, bu toplumsal davanın kendi gelecekleri açısından son derece önemlidir. Bu dava dolayısıyla yargılanıyor olmak bizler açısından onur vericidir.” diye konuştu.


     


    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    DEM Partili Ayhan Koç: “Belediyelere yönelik operasyonlar hukuki değil, siyasi”

    13 Mart 2026

    Öcalan’ın yeni 27 Şubat mesajında ‘barış yasaları’ ve ‘hukuk’ vurgusu

    27 Şubat 2026

    CHP’nin “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi Yalova’da: İmamoğlu’ndan adalet vurgusu, Özel’den iktidara sert sözler

    24 Ocak 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Elif Gamze Bozo

    Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

    Yekta Armanc Hatipoğlu

    COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

    Ertan Eroğlu

    Eğitim kimin için ve ne için?

    Muhsin Dalfidan

    Sınıf dayanışması: Mümkün olanı, mümkün kılmak gerek

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Tarihimiz ve hakikat-sonrasının açmazları

    Ümit Akçay

    ABD kaybederse

    Ertuğrul Kürkçü

    Komün dersleriyle geri geliyor

    Siyasi Haber

    ‘Cereyanlar’ kitabında yapılan yanlışlar üzerine

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    İzmir İşçi Sağlığı Günleri 4-5 Nisan’da: İşçi Sağlığı Bir Sağlık Sorunu Değildir

    28 Mart 2026

    Dilovası’nda Ravive Kozmetik faciası davasında tahliye kararı

    27 Mart 2026

    Divriği madeninde işten çıkarmalara tepki: Hak ihlali vurgusu

    27 Mart 2026
    KADIN

    DEM Parti Milletvekili Saliha Aydeniz TBMM İdare Amiri görevinden istifa etti

    24 Mart 2026

    CSW70’te ABD duvarı: Kadın haklarına açık politik müdahale

    24 Mart 2026

    Aksaray ve Kayseri’de iki kadın katledildi

    21 Mart 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.